·
Okunma
·
Beğeni
·
42.096
Gösterim
Adı:
Savaş ve Barış
Baskı tarihi:
2 Aralık 2013
Sayfa sayısı:
548
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054840687
Kitabın türü:
Orijinal adı:
War and Peace
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Antik Batı Klasikleri
İnsanın var olduğu yerde eksik olmayan aşk, hırs, iyilik, düşmanlık ve entrika... Bir yanda ne için yapıldığı bilinmeyen ve onca insanın ölmesine sebep olan savaşlar; diğer yanda 'barış'ın küçük bir sınıfın daimi kaderi oluşu... Savaşta da barışta da dürüstlüğü ilke edinmiş kahramanlar... 19. yüzyıl başlarında Napolyon orduları ile Rus askerleri arasında yaşanan savaş panoraması altında adeta bir belgesel gibi ilerleyen romanda, yüzlerce farklı karakterin gözüyle Rus toumsal yaşamı anlalır. Savaş veBarış, 'hayatın, zamanın Rusyasının, tarihin ve sınıf kavgalarının olağanüstü bir tablosudur.
1551 syf.
·15 günde·Puan vermedi
Savaş ve Barış aslen bir klasik ama aynı zamanda harika bir tarihi ve felsefi roman. Tolstoy Napoleon’un Rusya’yı işgali sırasında dönemin Rusya’sını, tüm sınıflarıyla toplumu anlatırken aynı zamanda savaş, tarih, hayatın amacı, inançlar başta olmak üzere birçok şeyi bir politik felsefeci gibi sorgulamış. Bu politik, sosyolojik ve tarihi çıkarımların arka planında her biri dantel gibi işlenmiş karekterlerle muhteşem bir hikaye, roman var. Çok fazla karekter varmış gibi görünse de özellikle başlarda, her biri o kadar güzel resmedilmiş ki hem en çok kızdığınız karektere bile ısınıyorsunuz hem de hepsi tanıdığınız biri gibi oluyor. son olarak, kitap kalın evet -Tolstoy 5 senede yazmış-ama gerçekten akıp gidiyor. Ben her cilt 1 hafta olmak üzere toplam 2 haftada bitirdim.
Çağın siyasi görüşünü anlatmak icin ,yeterli bir kitap.
İnsanın düşüncelerini,kendi idrak yöntemiyle açıklayıp ,devlet sistemini kendi içinizde bulabilirsiniz
  • Karamazov Kardeşler
    9.1/10 (1.595 Oy)1.861 beğeni4.956 okunma5.420 alıntı48.409 gösterim
  • Budala
    8.5/10 (1.042 Oy)1.199 beğeni4.017 okunma4.066 alıntı40.102 gösterim
  • Notre Dame'ın Kamburu
    8.8/10 (1.252 Oy)1.359 beğeni4.676 okunma1.863 alıntı93.753 gösterim
  • Ölü Canlar
    7.8/10 (1.061 Oy)1.058 beğeni4.490 okunma1.665 alıntı26.413 gösterim
  • Ana
    8.7/10 (1.765 Oy)1.943 beğeni6.818 okunma4.019 alıntı36.810 gösterim
  • Babalar ve Oğullar
    8.2/10 (1.905 Oy)1.865 beğeni7.245 okunma2.597 alıntı48.513 gösterim
  • Vadideki Zambak
    7.9/10 (1.850 Oy)1.862 beğeni8.496 okunma4.992 alıntı53.398 gösterim
  • Anna Karenina
    8.8/10 (1.562 Oy)1.844 beğeni5.978 okunma3.689 alıntı47.775 gösterim
  • Monte Cristo Kontu
    9.0/10 (1.394 Oy)1.365 beğeni4.484 okunma2.157 alıntı36.464 gösterim
  • Madame Bovary
    7.8/10 (1.165 Oy)1.076 beğeni5.763 okunma1.468 alıntı35.374 gösterim
“Mutluluk dakikalarının peşinden koş, kendini sevmek,sevilmek için zorla ! Dünyadaki tek gerçek bu, gerisi anlamsız. Ve biz burada, sadece bununla ilgileniyoruz.”
%22 (120/548)
·Beğendi·Puan vermedi
Kitap başarılı ve akıcı fakat karakterlin fazla olması ve olayların bir yere gitmemesinden dolayı sıkılarak bırakmak zorunda kaldım. İlerde tekrar karşılaşmak dileğiyle.
1808 syf.
·136 günde·Beğendi·10/10
Bu kitaba yoğun tempodayken başlamamam lazımdı. Zaman zaman ara verdim. Uzun soluklu bir kitap. Ve akıcı değil. Aşırı karakter fazlalığı var. Tabi her karakterle tanışacağımız için empati yeteneğinizi artırıyor. Napolyon’u fazlaca eleştiriyor. Yer yer abartı var bu eleştirilerde. Tolstoy bu kitapta entelektüelliğini sağlam konuşturmuş. Yeri geldiğinde tarihçi, edebiyatçı, uzay bilimcisi, filozof, sosyolog ve savaş bilimcisi olarak görebilirsiniz Tolstoy’u. Kitap bir insana çok şey katabiliyor. 100 tane polisiye roman 1 tane savaş ve barış dengindedir. Kitabı bir daha okumayı düşünüyorum. Herkese iyi okumalar.
%64 (1142/1808)
·Beğendi·9/10
887 sayfa olan kitabın birinci cildini 2 hafta gibi bir sürede bitirdim. Araya kitaplar falan da sıkıştırarak tabi. Kitabın başlarında sıkılsam da devam ettirdim ve çok güzel ilerledi. Savaş zamanlarını ustalıkla anlatmış herşeyi çok güzel betimlemiş Tolstoy. Askerlerin o içler acısı durumunu birebir anlatmıştı sanki. Hem kazanılmak isteniyor, savaşılsın isteniyor ama askerlere gerekli önlemler alınmıyor gerekli bakımlar yapılmıyordu. Altlık-üstlük ilişkileri yüzünden çok sayıda Rusya askerleri ölmüş çok sayıda yaralı olmuş ama kısa sürede olay toplanılmıştı. Kitabın sonlarına doğru aşk hayatı anlatılmaya başlanmıştır. Çok yoğun duygular yaşanmıştır. Nataşa’nın neden böyle yaptığını anlamadım ama seviyeli bir aşk hikayesi güzeldi
1808 syf.
·48 günde·10/10
Kesinlikle okurken disiplin gerektiren bir kitap. İlk 300 sayfada anlamak algılamak icin ciddi mücadele verdim. Sonrasında kitap akıcı ve okuduklarımın etkisiyle sarsıcıydı. Kesinlikle bir başyapıt, büyük emek, takdirlik yazım başarısı...

Biraz da kitap ne diyordan ziyade hissettiklerinden bahsetmek istiyorum. Okudukça dedim ki Ruslar ne kadar da biz Türklere benziyor dedim. Sonra farkettim de aslında tüm dünya insanları birbirine benziyor. Değişmeyen bazı gerçekler var. Ne geçmişte ne de gelecekte bitmiyor sürmeye devam ediyor. Savaşların kaybedenleri asla devletler degil kesinlikle halklar oluyor, yüzlerce binlerce insan ölüyor tutarlı bir açıklaması bile bulunamıyor, din üzerinden insanların zaaflarından faydalanarak kandırmacalar her dönem var.( hangi din olduğu hiç fark etmiyor) Statü konum icin yapılan duygusuz, sevgisiz evlilikler, iliskiler. Belirli görevlerdeki insanların o konuma gelmesindeki en güçlü nedeninin sosyal statüsü olması... liste uzun mevzular aynı. Önce kendini farkedip düzeltmeyi mesele edinmek gerekiyor diye düşündüm. Öteki türlü hep bi başa dönme, hep bi tarihin tekerrür etme hadisesi var.

Dip not; Kitaptaki en trajik mevzu şuydu Ruslar, Napolyon dönemindeki Fransa ile savaş halindeler kayıpları var mağlup konumdalar ama kendilerini ifade ederken, önemli bi konuşma yaparken daha etkili ve yüksek statünün olmazsa olmazı olarak Fransızca konuşmayı tercih ediyorlar. Hatta Fransızca kendini ifade edemeyip anlatamıyor ise bu durum pek hoş karşılanmıyor.

Dip not 2; kitapta tahmini 650 farklı karakter okuyoruz 10 tanesi ana karakter.
Savaş ve Barış Lev Nikolayeviç Tolstoy
1808 syf.
·Beğendi·10/10·
Kitap gayet güzel ve anlaşılır, söylenildiği kadar ürkütücü değil.
Kişileri canlandırmada zorluk yaşarsanız BBC 2016 yılında kitabı dizileştirmiş ve orada ana karakterler mevcut. Başlamadan önce oraya bir göz atarsanız iyi olur. Kitaba söyleyecek bir şey bulamıyorum, zaten haddim değil; gerçekten o dönemi iyi anlatmış, kitapta bazı savaşlardan ve komutanlardan bahsedilmiş, yeri geldiğinde 10 dk. bir araştırmayla görsel olarak da desteklerseniz aldığınız zevk iki katına çıkacaktır.
589 syf.
·17 günde·8/10
Savaş ve Barış Tolstoy’dan okuduğum ilk kitaptı. Kitaba başlarken karakter sayısı biraz gözümü korkuttu. Ama okudukça her bir karakter içselleşmeye başladı.

Kitabın genel olarak başlangıcı; Napolyon’un savaş stratejisinden bahsedip karakter analizleri ve dönem dönem yaşanan aşklar konu edilmiş. Hatta kitabın yarısına gelene kadar savaş adına pek bir konu işlenmediğini söyleyebilirim. Olay başlı başına Rusya’da yaşanıyor. Soylular ve sürekli olarak verilen balolar dönem olarak ‘Masumiyet Çağı’ ve ‘Aşk ve Gurur’u da anımsattı. Özellikle Nataşa adında güzeller güzeli bir kızı baz alarak aşk hayatıyla harmanlanıp Fransa’nın Rusya’yı işgali anlatılmış. Bazı kitaplarda kendime belirli karakterleri çok yakın hissederim. Bu kitabın benim için unutulmayacak ismi de Prens Andrey olacak. Baştan itibaren içine çeken karakterleri ile de sarıp sarmalayan Napolyon dönemini de çok güzel işleyen bir baş yapıt.
496 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Yordam edebiyat tarafından basılan ve Mete Ergin tarafından çevirisi yapılan Tolstoy'un 4 ciltlik "Savaş ve Barış" romanı toplam 2048 sayfa. Akşamları okuyarak 4 haftada bitirdim. Savaş anı betimlemeleri çok gerçekçi ve en beğendiğim bölümlerdi, hem savaşta hem siyasette, hem de sosyal hayatta insanların/ olayların iç ve dış yüzünü de çok hoş detaylarla vermiş Tolstoy. Sanki kitap okumuyor film seyrediyormuşuz gibi karakterlerin tipleri, mimikleri gözümüzde hemen canlandırabileceğimiz şekilde çok iyi tarif edilmiş. Baş karakterler çok renkliydi ; galiba onları özleyeceğim... Aslında beğendiğim çok yanı var romanın ama sanki bazı didaktik tarza bürünen, yazarın kendi fikirlerini anlattığı bölümler gereksiz uzun gibi de geldi bana zaman zaman. Özellikle 3. Cildin sonlarından itibaren ilk 2 ciltteki aynı tadı alamadım. Bazı cümleler birkaç yerde tekrarlanmış, evrilip çevrilip aynı cümlelere dönüş yapılmış, bu çevirmenden ya da editörden mi kaynaklı yoksa orjinali mi böyleydi bilemiyorum. Napolyon hakkında ve Rus insanı hakkında çok ciddi fikir sahibi olduğum bu eseri okumak isteyenlere "iş bankası kültür yayınları" tarafından basılanını okumalarını öneririm.
1775 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Savaş ve barış arasındaki fark çok güzeldi. Savaştan dönen insanlar savaşa hiç girmemiş insanlardan çok farklıydı. İnsan ölüme biraz yaklaşınca önem verdiği şeyler o kadar çok değişiyor ki ve Tolstoy bunu o kadar güzel anlatmış ki okurken bunun üzerine bolca düşünmemek elde değil.

Bir roman olan Savaş ve Barış içinde deneme tadında fazlasıyla bölüm barındırıyor. Mesela Tolstoy'un özgür iradeye bakış açısı benim çok hoşuma gitti. Koyunlar onlar için iyi olanın fazla yem yemek olduğunu düşünürler çünkü koyun gibi bakarlar. Bilmezler ama en çok kilo alan sofralarımızı süsler. İnsan da böyle: Onun için en iyi olanın ne olduğuna karar verirken ancak insan kadar bakabilir diyor üstad. Bu konu üzerine yazılmış birçok deneme tadında bölüm mevcut kitapta. Tarih konusu belki de üzerinde en çok durulan şeylerden biriydi. Kahramanlar yaratan tarihçiliğe sürekli bir saldırı söz konusuydu. Örnek vererek açıklayacak olursak Amerikanın Keşfi'ni, Fransız İhtilali'ni ya da İstanbul'un Fethi'ni bir ya da birkaç kişiye bağlamak saçmalıktır. Zemin bu olaylar için hazırdır ve bu olaylar eninde sonunda olacaktır diyor Tolstoy birçok bölümde.

Kitap 1805-1814 yılları arasını ve biraz da sonrasını anlatıyor bize. Karakterlerindeki çokluk, her birinin kendi hikayesinin olması, yollarının zaman zaman ayrılması zaman zaman birleşmesi farklı bir keyifti. Tek tek insanlara ve onların maceralarına, hayata bakış açılarına ve sergiledikleri tutumlara, değerlerine, önyargılarına, kıskançlıklarına ve daha fazlasına konuk olarak koca bir dönemin ruhunu okumak belki de Savaş ve Barış'ın en güzel yönüydü.

Okuyacak arkadaşlara iki tavsiye vermek istiyorum

1.) En azından ilk 200 sayfa için karakterleri ve aile ağaçlarını not tutmaya çalışın. Tuttuğunuz notlar ilerleyen sayfalarda sizin en büyük dostunuz olacak.

2.) Kitap hakkındaki düşüncelerinize dair ufak ufak notlar alarak ilerleyin. İlk sayfalara ait düşüncelerimi kitap bittikten sonra dinlerken başka birisini dinliyormuş gibi hissettim (Video not tutuyorum bazı kitaplar için, tavsiye ederim.)

Son olarak spoiler vermeden bir şeyden bahsetmek istiyorum. Kitabın başında Piyer'in ve Prens Andrey'in dostluklarını okuyorduk. Kitabın sonlarına doğru iki farklı kişi konuşurken "Andrey'in Piyer'i neden bu kadar çok sevdiğini şimdi anlıyorum" cümlesini kurması beni o kadar duygulandırdı ki anlatamam size. Okuyanlar varsa aranızda böyle bir his yaşadılar mı merak ettim

Zaman zaman sıkılsam da duygusal bir bağ kurdum kitapla. Bu benim için en önemli olaylardan bir tanesiydi. Duygusal bağ kurduğum kitapları kolay kolay unutmam zaten. Okumanızı tavsiye ederim ama zamanını güzel seçmenizi şiddetle tavsiye ederim çünkü araya 7 tane filan kitap sıkıştırarak anca biterebildim, zor bir kitap olduğunu düşünüyorum. Orta ve alt sınıfa çok az değinmesi bir yerde sadece holding sahibi yakışıklıların ve güzellerin olduğu Türk dizilerini izliyormuş tadı verdi açıkçası. Umarım bu benzetmeden dolayı linç yemem diyor yorumu bitiriyorum Lev Nikolayeviç Tolstoy Savaş ve Barış
1808 syf.
·31 günde·Beğendi·10/10·
Bu kitapla ilgili küçük bir yorum gireceğim. Genel olarak Fransa ve Rusya arasındaki savaşı, Rusya tarihini, Rusların zaferini ve o dönemdeki yüksek zümre ailelerinin hayatını konu alıyor. Genel olarak güzel bir kitap ama sıkıcı kısımları var mı, elbette var. Eğer tarih kitapları okumayı sevmiyorsanız hiç okumayın derim. Psikolojik tahlillerr fazla yok. Zaten Tolstoy o dönemin sosyolojik yönlerini ele almış.

Kitapla ilgili çok eleştiri gördüm. Eleştirilerin haksız olduğunu düşünüyorum. Çevirmenlere laf edilmesi çok haksız. Çevirmenler kitabın aslına sadık kalmışlar. Ki bunda da haklılar. Öyle olmasa Fransızca ve Rusça metinleri nasıl ayırt edeceğiz.
Eğer bu kitabı okumayı düşünüyorsanız önce Tolstoy'un kendi yazdığı, kitapta bulunan önsözü okuyun derim.
Ben hayatta sadece iki tane gerçekten kötü olan şey biliyorum: vicdan azabı ve hastalık. İyi olan tek şey de kötü şeylerin olmaması.
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sayfa 571 - Türkiye İş Bankası
“...savaşta oyun oynamak aşağılık bir şey; asalet oyunu vesaire de aynı derecede kötü şeyler. Bu asalet ve duygusallık, kesilmekte olan bir koyuna bakamayan bir hanımefendinin asalet ve duygusallığına benziyor. O kadar yufka yüreklidir ki kan görmeye dayanamaz ama salçalı eti iştahla yer.”
"... insanların eylemlerini yöneten şeyin, aklın eylemleri olduğunu kabul etmeye hiç olanak yok çünkü insanların eşit olduğu konusunda verilen vaazlardan doğan Fransız Devrimi'nin cinayetleri ve insanların birbirini sevmesi konusunda öğütlenenlerden ötürü ortaya çıkan en kanlı savaş ile en korkunç cezalar bu düşünceyi doğrulamıyor."
Hiyeroglif duyularla algılanmayanların simgesidir, temsil ettiği şeyi hatırlatan özellikler taşır.
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sayfa 534 - Türkiye İş Bankası
Kötü ne? İyi ne? Neyi sevmek, neden nefret etmek gerekiyor? Ne uğruna yaşanmalı ve ben neyim? Yaşam ne, ölüm ne? Hangi güç her şeye hükmediyor?
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sayfa 518 - Türkiye İş Bankası

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Savaş ve Barış
Baskı tarihi:
2 Aralık 2013
Sayfa sayısı:
548
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054840687
Kitabın türü:
Orijinal adı:
War and Peace
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Antik Batı Klasikleri
İnsanın var olduğu yerde eksik olmayan aşk, hırs, iyilik, düşmanlık ve entrika... Bir yanda ne için yapıldığı bilinmeyen ve onca insanın ölmesine sebep olan savaşlar; diğer yanda 'barış'ın küçük bir sınıfın daimi kaderi oluşu... Savaşta da barışta da dürüstlüğü ilke edinmiş kahramanlar... 19. yüzyıl başlarında Napolyon orduları ile Rus askerleri arasında yaşanan savaş panoraması altında adeta bir belgesel gibi ilerleyen romanda, yüzlerce farklı karakterin gözüyle Rus toumsal yaşamı anlalır. Savaş veBarış, 'hayatın, zamanın Rusyasının, tarihin ve sınıf kavgalarının olağanüstü bir tablosudur.

Kitabı okuyanlar 4.519 okur

  • Sema Dağcı
  • Umut Uğur
  • Semra TÜRK
  • Gülce BAYATLI
  • Tunahan Gediz
  • Taner Byrm
  • FATİH ÇANDIR
  • Tong
  • Dogukan ince
  • Yazgül Demircioğlu

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.9 (10)
9
%0.9 (10)
8
%0.7 (7)
7
%0.3 (3)
6
%0.1 (1)
5
%0.3 (3)
4
%0
3
%0.1 (1)
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları