Sehrli Dağ

Thomas Mann
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·888 syf.·
Beğendi
·
2021 84. kitabı
Merhaba kitap dostlarım,iyi akşamlar dilerim.Bu akşam sizlere Thomas Mann’ın Büyülü Dağ eserinden bahsetmek istiyorum.. Bazı kitaplar eğlenmek içindir, bir an önce bitse dersiniz, almanız gereken hazzı alırsınız ve kısa süre sonra unutursunuz. Böyle bir okursanız bu kitabı almamanızı tavsiye ederim. Çünkü Büyülü Dağ, büyük sabır isteyen bir kitap. Kitabı okurken zaman sizin elinizden çıkıyor ve kitabın zamanına sürükleniyorsunuz. Ritmi belirleyen kitap oluyor siz değil. Kitap bir çırpıda okunabilecek türden değil. Çok detaylı bir çok konu hakkında uzun uzun diyaloglar var olaylar da çok yavaş ilerliyor. Zaman, hastalık, aşk, ölüm, beden, ruh, tıp, bitkiler, hümanizm, cizvitlik, masonluk, resim, müzik, savaş... Yani akla gelebilecek bir çok konuyu uzun uzun anlatmış yazar. Dili çok çekici bir muziplikte kullanmış Thomas Mann.Bezen okuyucuya takılıyor, bazen gülümsüyorsunuz.Şahsen bu hoş takılmalardan ötürü benim sesli gülmüşlüğüm vardır.Bütün bunlardan bağımsız, hoş bir alıntı; bir çocuğun, yıldızların gökyüzünün tavanında açılmış, içlerinden sonsuzluğun ışığının sızdığı delikler olduğunu düşünmesi ona, teklik biliminin ‘kozmoz’la ilgili abuk sabuk varsayımlarından bin kez daha sempatik geliyordu. Kesinlikle kült bir eser. İçerisinde felsefi, sanat, psikolojik ve daha bir çok öğe barındıran; bir insanın kendini bulması ve bu yoldaki gelişimini, değişimini anlatan bir eser. Ama okunması için çoğu kişi 'doğru zaman'ı beklemeli diye düşünüyorum.
1000Kitap
Büyülü DağThomas Mann · Can Yayınları · 20211,528 okunma
İnsanın yararına olan her şey gerçektir...
9/10
·888 syf.·
2023 130. kitabı
"Büyülü Dağ", hayatın anlamı ve inançlarımız üzerinden varoluş sorgulamaları sunan bir kitap olup, İsviçre Alpleri'ndeki özel bir sanatoryumda geçiyor; Birinci Dünya Savaşı'ndan önceki günlerde Avrupa için kurgusal bir dönem analizi içeren, farklı alemler sunan kitap, kısa bir ziyaret için gelen "sıradan bir genç" olan Hans Castorp adlı bir mühendisin öyküsüdür. Hans Castorp, aşkın ve ölümün gücüne yenik düşerek kısa ziyaret düşünürken uzun bir yolculuk oluşturmuştur 7 yıl kadar süren, bunun üzerine cümlelerde farklı bir anlam yüklemiştir kitaba, bu büyülü yolculukta varoluş durumları, hayat çabamız ve inançlarımız sunulmuştur... Büyülü Dağ, Hans Castorp'un Hamburg'dan İsviç­re dağlarındaki bir sanatoryuma doğru yolculuğuyla başlar. Geçici olması beklenen ziyaretin ilk üç haftası acı verici derecede yavaş geçer. Özellikle zaman kavramı üzerine tespitleri ile bir kez daha beni büyülemiştir. Belli bir süreden sonra Castorp, çok geçmeden hastaların kendini tekrarlayan tılsımlı varo­luş halinden etkilenir. Dağa sağlığını geri kazanmaya ve ölmeye gelen bir dizi süzgün karakter hayal gücünü harekete geçirir. Castrop aynı zamanda hastalık ve ölü­mün kol gezdiği bir yerde aşık olmanın nasıl bir şey ol­duğunu da anlamaya çalışır. Tüm bunlarla birlikte kitap aynı zamanda 20. yüzyılın başlarında Avrupa’da meydana gelen kültürel ve siyasi değişimlerde bireycilik, milliyetçilik, bilim ve teknolojinin toplum üzerindeki etkisini sunar. I. Dünya Savaşı’nın Avrupa kültürü ve entelektüel yaşamı üzerindeki etkisini de irdeleyerek, dönemin politik ve felsefi kaygılarını irdelemenin bir aracı olarak da güzel fakat zor bir okumaydı... Nobel Edebiyat Ödüllü yazar Thomas Mann den okuduğum çokça kitaptan biri olan "Büyülü Dağ" ölmeden önce okunması gereken 1001kitap arasında olup, dönem
1001KitapOkumalarım
Büyülü DağThomas Mann · Can Yayınları · 20211,528 okunma
Puan vermedi
Bazı kitaplar vardır okurken hem çok zevk alırız hemde okadar yoğundur ki acaba daha sakin bir kafa ile daha sakin bir zamanda mı okumalıydım dedirten.Bana göre Büyülü dağ bu kitabın ta kendisi.Konusuna değinmek gerekirse Hans Carstop bir senatoryumda tedavi gören kuzeni Joachim ‘i 3 haftalığına ziyarete gelir ve bu ziyaretin bitmesine yakın kendisi de rahatsızlanıp tedavi için kalır.Bu tedavi süreci 7 yılı bulur. Yeri gelmişken değinmekte fayda var roman zaman kavramına sıkça yer veren bir kitap. Kitapta Hans’ın bu süreçteki gözlemleri ,arkadaşlıkları ,kayıpları durağan bir şekilde olay örgüsüne pek rastlanmadan anlatılır.Özellikle Naptha ve Settembrini arasında geçen tatlı tartışmalar kitabın tadı,tuzu denilen ve kitabı okumaktan zevk aldığım kısımlar. Zaten verilmek istenenler bu ikilinin diyaloglarındaki konular üzerinden birçok kez verilmiş. (Aydınlanma ve kilise,devletlerin ekonomileri,ölüm,sanat,burjuva yaşam tarzı,zaman vb.birçok konu) Ana karakterimiz Hans da bu diyaloglar üzerinden kendini ,hayatı ve özellikle zamanı sorguluyor.Bu noktada eleştiri yapmam gerekirse bazen konu değişse artık çok uzadı dediğim kısımlar oldu.(Özellikler son sayfalar )Genel olarak ağır dili olan,yoğun bir kitap.2.cilt daha da yoğun ve bunda 2.ciltte felsefi diyalogların çok olmasının payı büyük.Bu nedenden ötürü de bana göre herkes bu kitabı tavsiye etmez birbirine.Ben okurken büyük zevk aldım.Bir kitaptan doluluk bekliyorum düşünmek istiyorum,ağır ağır gitmek istiyorum derseniz,kendinizi,hayatı sorgulamak isterseniz şiddetle tavsiye edilir.
Büyülü Dağ (2 Cilt Takım)Thomas Mann · Can Yayınları · 20181,528 okunma
Puan vermedi·888 syf.·
2022 14. kitabı
İsviçre'de yer alan Davos civarında Uluslararası Berghof Sanatoryum'unda geçiyor tüm olaylar. Kitabın baş karakteri Hans Castrop kuzenini ziyaret için üç haftalığına sanatoryumu ziyaret ediyor. 3 hafta oluyor, yıllar. Sanatoryumun bulunduğu yerin havası en sağlıklı insanı bile hasta edecek cinsten. Burada türlü türlü hastalığınız çıkar bu yüzden oraya giden ayrılıp bir kaç defa geri dönüyorlar. Yılın her döneminde kar yağabilen. Yazın ortasında dondurucu soğuk olabilen ve kışın bahar havası edebilen bir yer Sanatoryumun olduğu yer, orda yaşamak hiç kolay değil, tuhaf değişken belli olmayan bir hava ve her daim soğuk, dondurucu.. Can yayınları bu kitabı böyle nasıl bastı şaşırıyorum doğrusu. Basmadan önce okumadılar mı? Kitabın çevirmeni Almanca dışında herhangi bir dili çevirmemiş. Kitapta çoğu yerde Fransızca, Latince, İtalyanca, İngilizce cümleler ve kelimeler geçiyor, çevirmen zahmet edip bunların karşılığı yazmamış. Elimde çeviri ile kitabı okudum.
Edebiyat
Büyülü DağThomas Mann · Can Yayınları · 20211,528 okunma
NE İYİ NE KÖTÜ HERHALDE ÇOKÇA FENA DEĞİL...
6/10
·881 syf.·
2021 150. kitabı
Thomas Mann Büyülü Dağ 'da kazandığı bir kumar oynamış. Bu kitabın tutma sebepleri ile teknik açıdan aşırı sıkıcı olma sebepleri içiçe geçmiş. Öncelikle olay mekanı çok dar. Sanatoryum, bu kadar. Fakat mekan, giriş-çıkış, hayat-ölüm döngüsü için muazzam elverişli ve sonunda ölüm sürprizini her daim içinde saklı tutuyor. elde var bir. Mekan darlığı, gelişen olayların çeşitliliği ile örtülmüş veya gizlenmiş. Tabi gelişen olayların kilidi hep giriş ve çıkışlarda. Saklı kalan bir unsur olarak; "iyileşti ve güzel günlere yelken açtı" hikayesi yok denecek kadar az. Mekan, kasvet üretiyor ve ürettikçe üretiyor. Elde var iki. Yazarın her ama her konuda bilgisi var. Masonluk, coğrafya, askerlik, aşk, hastalık, botanik, kimya, astroloji...ne alırsan bir milyonculara dönmüş bir hali var kitabın. Bunun çekici olmasını anlamak çok mümkün değil, çünkü kitap bir 'bilgilenme' eseri olarak da kullanılabilir. Yaygın okuyucu kitlesi de, bu tarz bilgilere bayılır. Elde var üç. Karakterlerden Settembrini'yi ve Naphta'yı aldığında, bu bilgilerin yarısından fazlasını da kitaptan sökersin. Ağırlık, doğru dağıtılmamış. Ana kahramanı en son botaniğe ve astrolojiye olan merakı ile buldum sonra onlar bir yere bağlanmadı, hatta öyle havada kaldı ki, ne için bu konuya sayfalarca detay verilmiş bunu da anlamak ve anlamlandırmak neredeyse mümkün değil. Buddenbrooklar sosyal bir olguyu neredeyse kusursuz işlenişin örnek kitabı. Büyülü Dağ da aynı dalgayı yakalamaya çalışmış yazarın kendini aşma çabasındayken kapaklanıp düşmesin diye sıçramasıdır bence. Ha sıçramış mı...kısmen evet. Fakat işte o 'kısmen' kısmı, göz doldurmaktan ziyade, sadece karın doyurmuş. Bir de değinmeden geçemeyeceğim, paragraf boyyu uzun cümleler ile de...sanki okuma zorluğu değil de yazar, bariyer koymuş. Madalyonun diğer tarafı ise,
Edebiyat
Büyülü DağThomas Mann · Can Yayınları · 20191,528 okunma
Uğurlar olsun sana, Hans Castorp, yaşamın sadık ama sorunlu çocuğu!
Puan vermedi·888 syf.··
2022 6. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2022 18:05
  Ben mi kitabı okudum kitap mı beni bilemiyorum. Çok zorlu bir mücadele oldu ama ben kazandım. Yani tam hakkını vererek yüzde yüz anlayarak okumasam da ben kazandım. Çünkü okumak her zaman kazandırır. (Dip not yüzde yüz anlamak için berrak bir zihinle iki üç kere falan okumak lazım.)    Kahramanımız Hans Castorp kuzenini ziyaret etmek için Alplerde bir sanatoryuma gider ve hikayesi başlar. Başlarda çok sağlıklı olduğunu düşünen genç kahraman orada geçirdiği 3 haftanın sonunda hasta olduğunu öğrenir ve konuk olmaktan çıkıp sanatoryumun bir üyesi olur. Ve orada insanlar ikiye ayrılır, dağdakiler ve düzlüktekiler… Dağdakiler hastalıkla mücadele ederler, düzlüktekiler ise oldukça normal bir hayat sürerler. Peki düzlüktekiler aslında gerçekten sağlıklı mıdırlar? Hans arkadaşımız da düzlükte yaşarken çok sağlıklı olduğunu düşünmekteydi.    Aslında kitabın ismi neden Büyülü Dağ diye biraz düşündüm. Kitapta mistik bir durum gizemli bir şeyler yok, çok fazla aksiyon da yok fakat bolca psikolojik çözümleme ve felsefe üzerine konuşmalar var. Bunları düşünürken acaba dağ bir metafor olabilir mi? dedim. İnsanın içi olabilir mi? İnsan içine yolculuk yaptıkça ne kadar hastalıklı olduğunu görüyor olabilir mi? Giren o nedenle bir daha çıkamıyor olabilir mi? Genelde kaçarak ayrılıyor dağın sakinleri. Giden çoğunlukla da geri dönüyor. İnsan kendinden kaçtıkça iyi olacağını düşünüyor olabilir mi? Ama kaçmak çözüm değil. İyileşmek için kendi içinle tamamen yüzleşmek zorundasın. İnsanın dönüp dolaşıp geleceği yer yine kendisi.    Böyle böyle düşünürken dedim ki belki de gerçek dağdır. Çünkü öyle betimlemeler yapılmıştı ki kitapta her şeyi gözümde canlandırabiliyordum. Ah keşke ben olsaydım o dağda şimdi o şezlonglara uzansam temiz havayı içime çekerken kitap okusam falan dediğim çok
Edebiyat
Büyülü DağThomas Mann · Can Yayınları · 20191,528 okunma
Puan vermedi·888 syf.··
2023 41. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2023 15:56
Herkese merhaba Bu ayın en uzun okuması ile karşınızdayım. Özellikle zaman ve psikanaliz üzerine yazılmış tam bir çağ romanı okudum. Yazarla Buddenbrooklar kitabı ile tanışmış ve çok beğenmiştim. Kitabın konusu ve ne anlattığına genel olarak bir yorum yapacağım. Aslında basit bir konusu olsada içeriği oldukça derindi. Kahramanımız Hans Castorp Alpler’deki bir sanatoryumda yatan kuzenini üç haftalığına ziyarete gider. Ama kendisinin de hasta olduğunu öğrenerek yedi yıl burada kalır. Bu süre içinde yaşadıklarını da tüm ayrıntısıyla bizlere anlatır. Kitap bu sanatoryumda tüberküloz hastaları arasında geçerken öyle bir hava katılmış ki sanki orası bir sayfiye evi gibi oradakiler misafir ve felsefi konuşmalar yapıyorlar arada sırada birileri ölüyor ve siz o zaman farkına varıyorsunuz nerede olduğunuzu. Sonra akışa göre tekrar sayfiye evi moduna felsefi sohbetlere geri dönebiliyorsunuz Bence kitapta asıl anlatılmak istenen de bu tüberküloz hastalığı değil oradaki asıl konu ruhların sorunu. Yazar aklından geçen her konuyu deneme tarzında tek tek karakterler üzerinden uzun uzun sorgulatarak anlatmışta anlatmış. Öncelik zamana verilmiş ve bunun yanında yaşam, ölüm,aşk,insan ilişkileri ve savaş anlatılmış. Anlatımlarını zaman üzerinden yapan yazar Alp dağlarının oradaki mevsimleri tasvirlemesi en ilgi çekici kısımdı. Bu yüzden de kitabın adının bundan yola çıkarak Büyülü Dağ olduğunu düşünüyorum. Romanda yaşamı anlama, bir arayış, varoluş mücadelesi var. Sanatoryum ve ölüm bu bağlamda bir metafor olarak düşünülmüş olabilir. Her bir karakter kendi felsefi bakış açılarıyla hayata farklı yaklaşımlarını göstermiş. Bizde bu yaklaşımları zaman ve ölüm üzerinden okuyoruz. Temposu oldukça yavaş bir romandı. Çok sıkıldığım anlar oldu. Ama okunmaya değerdi. Ve önemli bir soru; Eğer
Roman
Büyülü DağThomas Mann · Can Yayınları · 20191,528 okunma
10/10
·888 syf.··
2021 79. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2021 12:42
Büyülü Dağ, ilk kez Kasım 1924'te yayınlanan bir roman. 20. yüzyıl Alman edebiyatının en etkili eserlerinden biri olarak kabul ediliyor. Roman 1. Dünya Savaşı'ndan önceki on yılda başlıyor. Kahramanı ise Hamburg'lu bir tüccar ailesinin tek çocuğu olan Hans Castorp. Ebeveynlerinin erken ölümünün ardından Castorp, büyükbabasıyla ve daha sonra James Tienappel ile, yani anne tarafından amcasıyla büyür. Castorp, 20'li yaşlarının başında memleketi Hamburg'da bir gemi inşa kariyerine başlayacak. İşe başlamadan önce, İsviçre Alplerinin tepesinde Davos'ta bir sanatoryumda tedavi gören veremli kuzeni Joachim Ziemssen'i ziyaret etmek için bir yolculuğa çıkar. Kitabın daha başında Castorp, daha sonraları "düzlük" olarak adlandıracağı bu yerde, sanatoryumun nadir bulunan dağ havasını ve içe dönük küçük dünyasını ziyaret etmek için tanıdık yaşamını ve yükümlülüklerini terk eder. Sarp bir dağa tırmandığınızı hayal edin. Güneş ile saklambaç oynuyorsunuz fakat yine de gözlerinizi yakmayı başarıyor. Bacaklarınız aralıksız titriyor. Attığınız her adımda düşme arzusu daha da güçleniyor. Fakat bu adımlardan biri sizi aniden önünüzde muhteşem bir manzaranın olduğu bir noktaya götürüyor. Önünüzdeki sahne bir an için sadece görüşünüzü değil, bilincinizi de kaplıyor. Zorlu tırmanışın sona erdiğini ancak bir sonraki adımda anlıyorsunuz, ama ne yazık ki o adımı da boşluğa atmışsınız. Büyülü Dağ böyle bir yürüyüş. Başka hiçbir kitap sabrımı bu kadar zorlamamıştı sanırım (Hermann Hesse‘nin Boncuk Oyunu hariç, ne tesadüf o da Alman edebiyatı.) Büyülü Dağ inanılmaz derecede yoğun bir kitap ve maalesef yavaş ilerliyor. Ama bir de anlatının kanatlanıp yükseldiği yerler var ki bu yerler sizi de alıp yükseklere çıkarıyor, duracağı zaman da sakince alçalmak yerine bir anda bırakıyor sizi. Bazı
Büyülü DağThomas Mann · Can Yayınları · 20211,528 okunma
Büyülü dili eşliğinde Mann ile 1900lerin başına keyifli bir yolculuk...
10/10
·881 syf.··
Beğendi
·
2014 2. kitabı
·
65 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2014 21:17
Thomas Mann 2 ciltten oluşan, adı gibi büyülü ama okuması bir hayli zorlu bu romanında zaman, batı felsefesi, farklı kültürler, siyasi sorunlar, aşk, hastalık gibi temaları platonik bir aşk hikayesine sarıp inceler. 1. Dünya Savaşı öncesi dönemdeki siyasi sorunları, yüzyıllardır devam eden imparatorlukların ve aristokrasinin çöküşünü, bilimin gelişimini incelerken dönem burjuvasını ve ahlakını eleştiren 1924 tarihli bu roman, en büyük toplumsal kırılmaların yaşandığı o döneme ait mükemmel bir referans aynı zamanda... Thomas Mann’ın bu romanı, 1. Dünya Savaşı öncesinde Davos’taki bir sanatoryumda geçer. Kahramanımız Hans Castorp hasta kuzenini ziyaret için 3 haftalığına gelip 7 yıl kaldığı sanatoryumda, “düzlükteki” sıkıcı hayatının aksine kendine yeni birçok kişi ve kavramla karşılaşır. Zamanı, tıp ilmini, psikanalizi, dönemin siyasi sorunlarına farklı bakışları irdeler. Arkadaşları ve sanatoryum sakinleri liberal mason Settembrini, Katolik Cizvit Naphta, kuzeni asker Joachim, platonik aşkı Clavdia, doktor Behrens ve yardımcısı Krokovski ile birlikte sürekli yeni keşifler yapar Castorp hayat hakkında. Bu keşifler onu cezbeder; öyle ki ciddi bir rahatsızlığı olmamasına karşın “düzlük”te yapacağı sevdiği bir işi olmadığından ve sanatoryum ortamı bu meraklı ve heyecanlı genç için “düzlük”ten çok daha ilgi çekici olduğundan geri dönmez. Kitabın 2. cildinde Clavdia’nın sevgilisi olarak ortaya çıkan Peeperkorn, entellektüel olarak kahramanların hiçbiri ile karşılaştırılamayacak kadar cahil olmasına karşın, gücü ve karizması ile sanatoryumun en ilgi çeken ve sözü mutlaka dinlenen kahramanı olur. İstisnasız herkese, Settembrini’ye bile söz dinletebilmesinin sebebi parasının gücü, davudi sesi, yukarıdan bakan tavrı, öfkelendiğinde son derece fütursuz olabilmesi; yani aslında
1000Kitap
Büyülü Dağ (2 Cilt Takım)Thomas Mann · Can Yayınları · 20181,528 okunma
9/10
·888 syf.··
2020 34. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2020 16:10
Hikaye Hans Castrop isimli ana karakterin Davos'ta bulunan bir senatoryumda tedavi görmekte olan kuzeni Joachim'i ziyaret etmesiyle başlar. Üç hafta olarak planlanan ziyaret kendisinin de hasta olduğunu öğrenmesiyle süre yedi yıla uzar. Çocukluğundan beri gemilere ilgi duyan Hans bu konuda öğretim görerek gemi mühendisi olur ancak mesleğine başlayamadan senatoryuma gitmiştir. Kitap aslında bir nevi otobiyografik eser olarak da görülebilir. Bu olayların benzeri aslında yazar Thomas Mann'in de başından geçmiştir. Mann, Hans Castrop gibi aslında senatoryuma bir arkadaşını ziyarete gitmiş ve Mann'in de hasta olduğu anlaşıldığından ona orda kalmasını önermelerine rağmen yazarımız oradan ayrılıp Büyülü Dağ'ı yazmayı seçer. Yaptığı seçimle de bize bu harika kitabı okuma şansı vermiş oldu. 12 yılda yazılan bu değerli kitabın birkaç cümleyle yorumunun yapılması hem imkansız hem de biraz haksızlık olacaktır. Ama kesinlikle okunması gereken kitaplardan biri olduğunu söyleyebilirim. Özellikle ikinci cildini daha keyifle okudum. Yer yer biyoloji, anatomi ya da başka konuları fazlaca uzattığını hissetsem de yapılan felsefi tartışmalar birkaç kere okumamı gerektirse de oldukça keyif verdi. Kesinlikle okunması gereken kitaplar arasında olduğunu düşünüyorum.
Edebiyat
Büyülü DağThomas Mann · Can Yayınları · 20191,528 okunma

Yazar Hakkında

Thomas MannYazar · 33 kitap
Paul Thomas Mann, (6 Haziran 1875, Lübeck; 12 Ağustos 1955, Zürih) 20. yüzyılın en önemli Alman yazarlarından biridir. Özellikle romanları ile tanınmakla beraber, edebiyat alanında verdiği eserler yanı sıra, toplumsal eleştirileri ile de öne çıkmıştır. 1929 yılında Nobel Edebiyat Ödülünü kazanmış, 1933'te Nazilerin iktidara gelişinin ardından önce İsviçre'ye ardından ise ABD'ye göç etmiştir. 1944'te ABD vatandaşlığı almakla beraber, 1952'de yeniden İsviçre'ye dönmüş ve hayatının sonuna kadar burada kalmıştır. Mann, Johann Wolfgang von Goethe'nin yapıtlarını kendi yapıtında bir tüzük ve konu bulmada örnek olarak kullandı. Avrupa ve Alman ruhuna dair analiz ve eleştiriler yaparken, eski Alman hikayeleri ve Kitab-ı Mukaddes'te geçen kıssalardan, Goethe'nin, Nietzsche'nin ve Schopenhauer'in düşüncelerinden faydalanmıştır. Kendi ailesini örnek alarak oluşturduğu ilk romanı Buddenbrook Ailesi'nde örnek olacak biçimde anlatıldığı gibi, yapıtlarının başlıca konusunu burjuvazinin yozlaşması oluşturmaktadır. Mann, özellikle Alman edebiyatında önemli bir yer edinmiş olan Bildungsroman türünde yetkin eserler vermiştir. Alman yazar Heinrich Mann'ın kardeşidir. Thomas Mann'ın altı çocuğundan üçü, Erika Mann, Klaus Mann ve Golo Mann da yazar olmuşlardır.