·
Okunma
·
Beğeni
·
4.134
Gösterim
Adı:
Sevgili Jerry
Baskı tarihi:
Aralık 2014
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755098012
Çeviri:
Ali Aydoğan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Arkadaş Yayınevi
Baskılar:
Tanrılar ve Köpekler
Sevgili Jerry
Tanrılar ve Köpekler
Tanrılar ve Köpekler
Tanrılar ve Köpekler
Tanrılar ve Köpekler
Henüz altı aylık yavru bir köpek olan Jerry, anne babası ve kardeşi Michael'dan koparılır ve Solomon Adalarında yaşayan yerlileri gemisiyle alıp Meringe topraklarına götüren Kaptan Van Horn'a armağan edilir. Kaptan Van Horn'un yanında ve açık denizlerde türlü tehlikelerle karşılaşarak geçecek bir hayat beklemektedir Jerry'yi. 

Şefkatli kaptanın o günden itibaren hep "Sevgili Jerry" diye sesleneceği bu sevimli yavru köpek, Van Horn'un kucağında maceralı bir yolculuğa çıkarken başına geleceklerden tamamen habersizdir. Denize açılarak ağır ağır kıyıdan uzaklaşan gemideki Jerry tüm gücüyle havlar ve iskelede kalan annesi babası ve kardeşi Michael ile vedalaşmaya çabalar. Oysa heyecan dolu yeni bir hayata yelken açan Jerry'nin işittiği son şey, anne babası ve kardeşinin üzüntü dolu, acı acı ulumaları olacaktır.

Hayvanlara insani duygularla yaklaşan ve onları birer roman kahramanına dönüştüren Amerikalı yazar Jack London'ın (1876-1916) büyük beğeni toplayan başlıca eserlerinden olan Sevgili Jerry ve Michael'ın hayatını anlattığı Sirk Köpeği, çocuk edebiyatının önemli klasikleri arasındadır.
160 syf.
·5 günde·Beğendi·7/10
Hayvanların bencillikten uzak ve özverili sevgileri, insan denen varlığın değersiz dostluğunu ve pamuk ipliğine bağlı sadakatini tecrübe etmiş kişinin kalbine işler.
-Edgar Allan Poe

Çoğu zaman düşünürüm: Hakaret olarak söylediğimiz, aşağılama niyetiyle kullandığımız "köpek" sıfatını. Köpek, it deriz; kötü bir şeymiş gibi. Hâlbuki bizim hor gördüğümüz o "köpek" bile, sokakta bizi görünce kaçacak delik arıyor. Daha ne kadar vahşi olabiliriz? Köpekler de bize sırt çevirdiyse...

Hayvanları çok severim, haddinden fazla hem de. Örneğin yolda kedi görsem, pis-temiz umrumda bile olmaz, hemen okşayıp öpmeye çalışırım. İnek, at, keçi, koyun, köpek vb. bütün hayvanları severim. Sevmemek için bir şart bulamıyorum çünkü. Ben onu seviyorum, o da bana sevgi gösteriyor. Hayatım boyunca hayvanların, insanları sebepsiz yere öldürdüğü bir habere, olaya rast gelmedim. Ama bakıyorum; evladını öldüren baba, amcasını öldüren yeğen, öğretmenini öldüren öğrenci... İnsanlar, hayvanlardan daha vahşi olabiliyor ne yazık ki. Bütün insanlık için geçerli değil bu elbette ama bütün hayvanlar için geçerlidir bu; siz hayvanlara bir şey yapmazsanız, onlar da size bir şey yapmazlar.

Dünyanın en sadık dostu olarak bilinir köpekler. Cana yakın, sevimli, korumacı ve daha birçok güzel özellikleri var bu minnoşların. Âmâ olan insanlara yardımcı olanlar mı dersin, hayat kurtaran mı dersin... Köpekler gerçekten insanlara çok iyi bir dost oluyorlar. Yazarımız Jack London da buna değinmiş kitap genelinde. Jerry isimli yavru bir köpek, o köpeğin gözünden insanları anlatmış. Köpek, insanları, yani sahiplerini, Tanrı gibi görüyor, o kadar bağımlı Tanrısına. Tanrısı ne derse onu yapıyor, onun övgüsünü kazanmaya çalışıyor. Hiç çıkar gözetmeden, sadece sevgi bekliyor karşılık olarak... Ayrıca zenci-beyaz gibi saçma sapan ırkçılığa da değinmiş yazarımız. Köpek bile yapıyor bunu, tanrısı öyle öğretmiş çünkü. Zenci bir insan gördü mü saldırıyor, tanrısı da onu destekliyor. Böyle olunca köpek de onlardan(zencilerden) üstün görüyor kendini. Zencilerden üstün, tanrısından aşağı.

Farklı bir kitap oldu benim için. Güzeldi, zevkliydi. Bir köpeğin insanlara ne kadar bağlı olabileceğini daha da net öğrenmiş oldum Jack London sayesinde.

Hayvanları hep sevin. Hayvanlardan size zarar gelmez, biz onlara zarar vermediğimiz sürece onlar da bize zarar vermez. Hayvanları mal gibi sahiplenmeyin, onlar da birer can taşıyor. Sevin, gözlerine bakın, gülümseyin, sarılın. Hayvan sevgisinin içinizde daim olması dileğiyle...
172 syf.
·2 günde
Sosyalist abimiz kitapta, hayvanların bile yetiştirildiği çevreye bağlı olarak insanları ayırabileceğini beyan ederek, sosyalizm ateşini yakıyor. Kitap, İrlanda teriyeri olan Jerry’nin 6 aylık sütten keşilmemiş bir köpek iken, bir kaptan olan Van Horn’la gemi yolculuğuna çıkmasıyla başlıyor. Jerry doğduğundan beri 2 kuralı unutmuyor:

-Beyaz tanrıların(adamların) siyah tanrılardan(adamlardan) üstün olduğunu.

-Deniz de yüzen kütüklerden uzak durmasını gerektiğini(timsahlar)

Bu kurallara uyarak her beyaz adamı kendisinin tanrısı gibi görüp, onlara hürmet edip saygı duyuyor ama iş siyahlara geldi mi beyaz tanrısının izniyle onları aşağılıyor, kovalıyor ve ısırıyor. Kısacası Jerry, kendini beyaz tanrıların meleği sayıp siyah tanrıların şeytanı oluyor. Jack abimiz ise kitapta verdiği bu son dersle şunu anlamamızı istiyor.

"Çaresizlik ve dipteki bir varlık için yasaklar, pekte hükmü geçmeyen kurallar bütünüdür."

Oda Yayınlarının Eylül 1995 tarihli baskısının arka kapağında şöyle anlatılıyor; Jerry. Jack London, Tanrılar ve Köpekler’de beyaz adamın tanrı, zencilerin ise köpek olarak görüldüğü bir dönemin eleştirisini kendine özgü anlatımıyla yapıyor. uzun soluklu bir jack london'nın bir irlanda av köpeğinin yaşadığı olayları kaleme aldığı öykü iyi okurlar
#okudumbitti.
175 syf.
jack london'un ölümünden sonra yayınlanan ilk kitabıdır. yanlış hatırlamıyorsam bunun dışında 5 kitap daha vardı ölümünden sonra yayınlanan.

ırkçılığın yükseldiği bir dönemde tanrıları beyaz adam köpekleri ise siyahilere atfeden ironik bir dil ile oluşturulmuş muazzam bir eser.

özellikle hayvanseverler ve ruh bilimcileri açısından tutulacak kitapların başında gelir. keza jerry'i sevmemek imkansız zaten.
175 syf.
·10/10
İnsan ve hayvan ilişkisini bir hayvanın gözlerinden görme, onun bakış açısıyla anlamaya fırsat veren bir kitap. Kitabı okuduğunuz süre zarfı boyunca çok farklı bir bakış açısına sahip oluyor, dünyaya, karakterlere, insanlara bir o kadar farklı bakıyorsunuz ki... Çok güzel bir kitaptı, okumadan bu duyguyu anlayamazsınız. Mutlaka okuyun derim.
175 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Herkese iyi akşamlar. Karne haftasında okulun boş olmasından istifade ederek birkaç saatte bitirdiğim Jack London’un bu kitabının baş kişisi bir köpek ve bu köpek çok özel bir köpektir. Köpeğin adı Jerry’dir. Jerry duyguları güçlü, zekası keskin, sevgisi, sadakati sonsuz olan bir köpektir. Sahibi olan beyaz adamları tanrı olarak görüp, onlara taptığını; sevgisi ile sadakati ile aşırı belli eder. Kitap ilk tanrısı olan Bay Higgin’in, henüz altı aylık olan Jerry’i köle ticareti yapan ve Jerry’nin ikinci tanrısı sayılacak Van Horn’a vermesiyle ve ardından Jerry’nin Van Horn ile birlikte içinde siyahi kölelerin de bulunduğu bir gemi ile yolculuğa çıkması ile başlar. Jerry beyaz adamları tanrı olarak gördüğü dönemlerde siyahi adamlardan nefret etmiştir. Çünkü beyaz adamlar bu siyah adamları hor görmüştür, satmıştır, satın almıştır, onları köle olarak yok pahasına çalıştırmıştır; siyah adamlar da ötekileştirildikçe beyaz adamların bulunduğu ortamlarda hır gür çıkarmışlardır. Bunları gören Jerry’nin düşünceleri de buna göre şekillenmiştir. Kitap boyunca Jerry’nin yaşadıklarından o dönemde yaşanılan siyah adam beyaz adam çatışmalarına;beyaz adamların, siyah yerlileri köleleştirmelerini, siyah yerlilerin bu durum karşısındaki hoşnutsuzluklarını, yerlilerin ilkel bir şekilde yaşamlarını sürdürmelerini ve yerli halkın çoğu zaman yem olarak siyah beyaz farketmeksizin insan ırkından faydalanmalarına şahitlik edeceksiniz.
Kitabı okurken keşke benim de Jerry gibi bir köpeğim olsaydı diye düşündüm. Sonra düşündüm ve “bu imkansız” dedim. Bir köpeğimin olması için sanırım yaşadığım yeri değiştirmem gerekiyor.
Neyse herkese iyi okumalar diliyorum.
288 syf.
·Beğendi·9/10
Kitap çok güzel. Beyazların Tanrı zencilerin köpek olarak görüldüğü dönemleri kendine özgü tarzıyla eleştiriyor. Kitap bir çırpıda bitiveriyor. İyi okumalar. Var olun
158 syf.
·2 günde·Puan vermedi
"İnsan kendini köpeğinin efendisi olarak görür. Köpek ise insanı tanrı gibi yüceltir."
Tanrısız yaşayamayan Jerry adındaki sadık bir İrlanda avcı köpeğinin yaşadığı maceralarının anlatıldığı roman ile uzun öykü arasında akıcı sayılabilen, iç güveysinden hallice bir Jack London eseri.
Yazım yanlışlarına karşı benim gibi alerjiniz varsa bu kitabı okumak isteyenler Klas Yayınları gibi uyduruk bir yayınevinden okumasın bir zahmet. Kitap sayısız yazım yanlışlarıyla doluydu. 25-30 tane saydım, en iğrenci de kitabın girişindeki London'un hayat hikayesi sunulurken yazarın 1976 :) San Francisco doğumlu olmasıydı. Eğer kitap hediye olmasaydı, fırlatıp atardım. Hediyeye hürmeten mecbur sonuna kadar okudum.
Okumak isteyenlere keyifli okumalar dilerim.
175 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10
Bu romanda Jerry adında bir İrlanda köpeğinin başından geçenleri bir bir okuyoruz. Beyaz adamın köle ticaretiyle uğraştığı dönemlerde, Jerry'nin sürekli sahip değiştirmesi (ki sahipleri ya onu terk ediyor ya da öldürülüyor) bir çok şeyi alt üst ediyor. Jerry her değişimde yeni bir karaktere bürünmek zorunda kalıyor.
Beyaz adamın "Tanrı" siyah adamın ise "Köpek" olduğu bu  zamanlarda Jerry, çektiği büyük acılarla kendine ancak "Köpek"lerin arasında yer bulabiliyor. Ama onun derdi hep beyaz bir tanrının  kendine hükmetmesi.
Jack London bu romanıyla bir dönem eleştirisi yapmış.
Başta insanı bunaltan, hatta bıktıran, kitabı okumayı bıraktıracak kadar sıkan bir eser. Ama kitap ortasından itibaren okuyucuyu içine alıyor (tabi sabrını zorlayarak okumaya devam eden okuyucuları).
255 syf.
·9 günde·Beğendi·8/10
Jack London, hikayecilerin hikayesici. Jerry, yavru bir irlanda av köpeği. Beyaz tanrılar ve alçak zenciler. Kitap, oldukça basit şeyleri oldukça etkileyici ve sürükleyici bir şekilde anlatıyor. Geçtiği tarihi, bizim tarihimizi, çirkin tarihimizi, tatlı ve sevimli bir köpeğin gözlerinden izliyoruz. Tanrıların tanrı olduklarını kanıtlamak gereği duyduğu ve ikinci sınıf insanların ise onları alt etmek için türlü dümenler çevirdiği okuması zevkli ama yaşayanlar için üzücü zamanlar. London mütevazi davranıp tüm yeteneğini döktürmemis aslında bu kitaba. Sanki böyle başka bir kitabı yazarken verdiği aralarda bunu yazmış, sanki mutfağa tost yapmaya giderken yolda yazmış gibi ama çok sevdim. Kitaplığım bir başka jack London kitabına kavuştuğu için mutlu, ben de.
158 syf.
·6 günde·10/10
Kitabın baş kahramanı cesur İrlanda av köpeği Jerry. Bu köpekçik insanlar olan sevgisi uğruna canını verebilecek cesarette. Fakat Jerry sadece beyaz sahiplerine karşı böyle. O tam bir zenci düşmanı. İlk sahibi Bay Haggin'in ardından bir gemide yolculuk yapar ve buradaki sahibinin adı Van Horn dur kısa zamanda onu da çok sever. Ve bir olay olur ve gittikleri adada zenci halk tarafından saldırıya uğrayan gemiden sadece Jerry kurtulur ve olaylar gelişir....
Okumanızı tavsiye ederim ben büyük bir zevkle okudum. :)
175 syf.
·4 günde·7/10
Jack London un okuduğum 3. kitabı bu. Ama bu kitapta biraz fazlaca kötüleniyor zenciler. Bilmiyorum, ben onlar hakkında o kadar da bilgi sahibi değilim ama onların da insan olduğunu biliyorum ve insanlar böyle şeyler yapmaz. Bu kadarını değil en azından. Belki de gerçekten öyledir ama ben buna inanmak istemiyorumdur . Yazarlığını eleştirmiyorum. Çünkü bence Jack London en iyi yazarlarda biri. Hatta Martin Eden de okuduğum romanlar arasında en iyilerden biridir. Kitaplarını çok seviyorum ve bu kitabı da beğendim. Sadece zencilere davranış şeklinden ve zencilerin de davranışlarından hoşlanmadım. Tabi bu sadece bir kitap bunu yazarın kişiliğiyle bağdaştırmak ne kadar sağlıklı emin değilim. Uzun sözün kısası bence gayet güzel bir kitap. Iyi okumalar.
O zaman bilinci, şarkının anımsattığı bilinmeyen bir dünyada silinir giderdi. Acı anıları gelirdi aklına, ama bu anılar çok eski olduğundan üzüntü değil de hoş bir hüzün dolardı içine.
Jack London
Sayfa 144 - Klas Yayınları
Bir insana eğitimini unutturmak zordu. Ama bir yalan, bir tokat, kıskançlık, yirminci yüzyıl filozofunu ilkelleştirmeye yeterliydi.
Jack London
Sayfa 47 - Klas Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sevgili Jerry
Baskı tarihi:
Aralık 2014
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755098012
Çeviri:
Ali Aydoğan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Arkadaş Yayınevi
Baskılar:
Tanrılar ve Köpekler
Sevgili Jerry
Tanrılar ve Köpekler
Tanrılar ve Köpekler
Tanrılar ve Köpekler
Tanrılar ve Köpekler
Henüz altı aylık yavru bir köpek olan Jerry, anne babası ve kardeşi Michael'dan koparılır ve Solomon Adalarında yaşayan yerlileri gemisiyle alıp Meringe topraklarına götüren Kaptan Van Horn'a armağan edilir. Kaptan Van Horn'un yanında ve açık denizlerde türlü tehlikelerle karşılaşarak geçecek bir hayat beklemektedir Jerry'yi. 

Şefkatli kaptanın o günden itibaren hep "Sevgili Jerry" diye sesleneceği bu sevimli yavru köpek, Van Horn'un kucağında maceralı bir yolculuğa çıkarken başına geleceklerden tamamen habersizdir. Denize açılarak ağır ağır kıyıdan uzaklaşan gemideki Jerry tüm gücüyle havlar ve iskelede kalan annesi babası ve kardeşi Michael ile vedalaşmaya çabalar. Oysa heyecan dolu yeni bir hayata yelken açan Jerry'nin işittiği son şey, anne babası ve kardeşinin üzüntü dolu, acı acı ulumaları olacaktır.

Hayvanlara insani duygularla yaklaşan ve onları birer roman kahramanına dönüştüren Amerikalı yazar Jack London'ın (1876-1916) büyük beğeni toplayan başlıca eserlerinden olan Sevgili Jerry ve Michael'ın hayatını anlattığı Sirk Köpeği, çocuk edebiyatının önemli klasikleri arasındadır.

Kitabı okuyanlar 308 okur

  • Ahmet karasakal
  • Baran Bera Öztürk
  • Jamie Snape
  • Ee noldu şimdi...
  • EFE DENİZ AKMANSOY
  • A.ayrı
  • Luna LOVEGOOD
  • RON
  • Annabeth Diana Potter
  • Prometheus*

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%3.4 (3)
9
%1.1 (1)
8
%0
7
%1.1 (1)
6
%2.3 (2)
5
%1.1 (1)
4
%1.1 (1)
3
%0
2
%0
1
%0