Səmərqənd

Amin Maalouf
Çevirmen:
Minə Candan
Tahmini Okuma Süresi:
12 sa. 21 dk.
Sayfa Sayısı:
436
Basım Tarihi:
2013
İlk Yayın Tarihi:
1988
Yayınevi:
Qanun Nəşriyyatı
Orijinal Adı:
Samarcande
Orijinal Dil:
Fransızca
Orijinal Ülke:
Fransa
ISBN:
9789952265989
Ülke:
Türkiye
Dil:
Azerbaycanca
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·436 syf.··
Beğendi
·
2023 3. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2023 22:21
İlk önce şunu belirteyim ben tarihçi değilim, tarihle de pek alakam yok. Bu kitapın bir bölümünü sesli dinlemiştim çok hoşuma gitmişdi okumaya karar verdim. Bunu belirtmekte kastım çoğu kişinin kitap hakkında " tarihle alakası yok; yanlış bilgiler veriliyor tarihler yanlış; tarafsız yazılmamış vs." İlk önce şunu belirteyim kitap sırf tarih hakkında ama doğrusunu söylemek gerekirse ben tarihin bu kadar güzel anlatıldığı bir kitap görmedim. Okuduğunuzda "ben sıkıldım bunu okuduğuma gidip tarih okurum" :))) demiyeceğiniz türden bir kitap. Kitabın ilk bölümünde Ömer Xəyyamın yazdığı bir "Rübaiyyat" dan bahsediliyor. Ömer Xeyyamın hayatından Hasan Sabbahla, Nizamülmülkle tanışmasından bu kitapı nasıl olduda yazmağa başlamasından bahsediliyor. Kitabın ikinci hissesinde İranda baş veren değişimler, ilk konstitusiyanın nasıl yarandığından söz ediliyor. Son olarak ise bu "Rübaiyyat" ın nasıl ve nerde olduğu geçmektedir. Çok bir şey yazamıyorum spoilere giriyor. Ama genel olarak götürürsek kitappın doğruluk payı varmı yokmu diyemem ama çok güzel yazılmış bir eser bence. Okumağa değer.
Kitap Yorumu
SəmərqəndAmin Maalouf · Qanun Nəşriyyatı · 201374,8bin okunma
Puan vermedi
Amin Maalouf, "Afrikalı Leo"dan (YKY, 1993) sonra bu kez Doğu'ya, İran'a bakıyor. Ömer Hayyam'ın Rubaiyat'ının çevresinde dönen içiçe iki öykü... 1072 yılında, Hayyam'ın Semerkant'ında başlayan ve 1912'de Atlantik'te bit(mey)en bir serüven... Bir elyazmasının yazılışının ve yüzlerce yıl sonra okunurken onun ve İran'ın tarihinin de okunuşunun öyküsü/tarihi...
Edebiyat
SəmərqəndAmin Maalouf · Qanun Nəşriyyatı · 201374,8bin okunma
10/10
·436 syf.·
2019 6. kitabı
Amin Maalouf ' u Doğunun Limanları kitabıyla tanimistim bu okuduğum 2. Kitabı ve ikisi de tek kelime muhteşem!! Maalouf tarihi karakterler olan Nizamulmulk, Ömer Hayyam ve son zamanlarda sıkça duyduğumuz haşhaşi tarikatının kurucusu , kimi tarihçilere göre dünyanın ilk suikastcisi Hasan sabbah' i eşsiz bi tasvir ve kurguyla anlatıyor . Ömer Hayyam in astronomiyle ilgisini , Nizamulmulk ve Sabbah' la yollarının kesismesini , devletler içinde yaşanan entrikaları , almut kalesinin kuruluşunu , bayramın rubailerini alıp sizi kah Semerkand sokaklarında dolastiriyor kah alamutun hipnozuna teslim ediyor . Kısacası okuyun , önerin .. Hala okumadiysaniz hayatınızda bir parça eksik demektir .
1000Kitap
SəmərqəndAmin Maalouf · Qanun Nəşriyyatı · 201374,8bin okunma
Puan vermedi·436 syf.··
2021 50. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2021 00:59
Kitabı okuyan, yazar nasıl tasvir ettiyse Selçuklu tarihini Alparslan’ı Melikşah’ı o şekilde kabul edecektir.Ömer Hayyam-Nizamülmülk-Hasan Sabbah üçlüsünün arkadaşlığı üzerine de bir kaç eleştiride bulanabilirim ama kitabın büyük bölümünün temasını oluşturan bu üçlünün arkadaşlığının, bir rivayete göre; Nizam, Ömer Hayyamdan 30 yaş daha büyük, ve Hasan Sabbah eğitimini Rey’de yapmıştır. Nişabur’da mektebe medreseye gitmemiştir. Yazar bu üçlünün arkadaşlık rivayetini, romanı okunur kılmak için elbette kullanabilir, burada ki eleştirimde bu yöndedir. Velhasıl kelam; yazarın hakkını vermem gerekiyorsa kitabın akıcı oluşudur. Kısa sürede bitirebildim.Sağlıcakla kalın hoşçakalın kitaplarla kalın
SəmərqəndAmin Maalouf · Qanun Nəşriyyatı · 201374,8bin okunma
7/10
·436 syf.··
2004 1. kitabı
·
99 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2004 13:29
Yazar kitabında özetle, tüm olanları Benjamin’in anlatısıyla aktarmış ve tarihe damgasını vuran üç önemli şahıs ile 20. yüzyıl başlarında İran’da gerçekleşen modernleşme çabalarını bu romanın esas teması olarak oluşturmuştur. Ömer Hayyam’ın Cihan adlı kadın şairle yaşadığı aşk ve Benjamin ile Şirin arasında geçenler yine yazarın usta kalemiyle tüm olaylar arasında eritilerek sunulmuştur. (Alıntı)
SəmərqəndAmin Maalouf · Qanun Nəşriyyatı · 201374,8bin okunma
Unutmayın ki gerçekler her zaman önemlidir.
5/10
·318 syf.··
2021 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2021 17:17
Merhaba, bugün bu kitabı biraz eleştireceğim. Katılan olur olmaz, bu yazıcaklarım bir ‘tarihçi’ olarak benim düşüncelerim. Semerkant romanı malum çok popüler bir kitap. Ben popüler olan kitapları pek okumayı sevmiyorum, ama bu kitabı İlber Hoca tavsiye ettiği için okuma gereği duydum. Eleştirime geçmeden önce kısaca kitaptan bahsedeyim. ~ Kitap, dört bölümden oluşuyor. İlk bölüm ağırlıklı olarak Karahanlı dönemi, ikinci bölüm Selçuklu dönemi, üçüncü ve dördüncü bölümler ise yakın tarihin olaylarını ele alıyor. Tabi isminden de anlaşılacağı üzere İran coğrafyasının tarihi anlatılıyor. Kitapta, ilk iki bölüm itibariyle Ömer Hayyam ve onun yaşadığı dönem hikayeleştiriliyor. Üç ve dördüncü bölüm ise Ömer adını alan bir Amerikalı’nın Ömer Hayyam’ın eseri olan Rubailer’i bulma arayışını hikayeleştirilerek, İran’ın yakın tarihini aktarıyor. ~~ * Birinci eleştirim, yazarımız sanırım Lübnan’lı ve Fransa’da yaşamını sürdürüyor… yani yazarımız bir Arap :) İnsanların milli kimlikleriyle ilgili benim bir sorunum yok, ama bir çok Arabın Türklerle sorunu var! Yazarda da bunu gözlemledim bu kitapta. İlk bölüm ve İkinci bölüm itibariyle Selçukluları ve Selçuklu Hükümdarlarını çok küçük gösteren cümleler sarfediliyor. Alparslan ve özellikle Melikşah’ı tanımasak, vasıfsız kişiler olarak yutturacak bize Amin Maalouf! Özellikle Melikşah dedim çünkü Melikşah’tan söz edildiği yerleri dikkatlice okuduğunuzda yazarın Melikşah’ı ciddi anlamda gömdüğünü görebilirsiniz. Selçuklu Tarihinin en geniş sınırlarına ulaşan, koca Melikşah’ı, haremin oyuncağı haline getirmiş. Tamam tarihi roman yazmışsın, iyi hoş, çok güzel, ama yapma; tarihi bilmeyen insanlar bu romanı okuyunca koca Melihşah’ı senin anlattığın gibi pısırık,vasıfsız olarak tanıyacaklar. Hele o Alparslan ve halifenin kızıyla evlenme
Edebiyat
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,8bin okunma
1K'nın Kanser Eden İncelemeleri
7/10
·318 syf.·
2022 291. kitabı
Çıldırdım, delirdim, aklımı kaybettim, kendimden geçtim; ve bunların hepsi kitabı okuduktan sonra değil, Semerkant hakkındaki incelemeleri okuduktan sonra oldu. Arkadaşlar nerden başlayayım bilmiyorum, rastgele herhangi bir incelemede yazılan sözleri paylaşayım buraya: "Amin Maalouf'ta bir sorun var, adam gerçekten çok şey veriyor ve iyi bir okur olduğunu düşünüyorum. Tarafsız tarih anlatıcılığı..." hopppp. Bir duralım, tarafsız tarih anlatıcılığı? Ciddi misiniz? Tarafsız? Bildiğimiz iki tarafa da eşit ve objektif şekilde yaklaşma anlamındaki tarafsızlık değil mi bu? Bakın arkadaşlar, Türk olarak kendi tarihimizi yüceltebiliriz, yücelsin de; tarihimizle de geçmişimizle de gurur duyuyorum. Bizim yüceltebilmek için sebeplerimiz varken, yabancı bir insanda bu durum yok. Ne biliyorsa, onların bölgesinde ne anlatılıyorsa, hangi kaynaklar okunuyorsa buna göre yorumluyorlar. Onlar da memleketlerini yüceltiyorlar, haklı olarak. Bu nedenle yabancı yazarlardan bizim memleketimizin tarihini okumayı seviyorum, çünkü tarihteki hatalarımızı yumuşatarak söyleme derdi yok; bu da hatayı daha çözülebilir kılıyor. Buraya kadar sorun yok. Yazarımız Arap. Benim için sorun değil, Arabistan halkının huylarıyla taban tabana zıta yakın bir insan olsam da Arabistan'ı severim. En yakın arkadaş grubumda canımı verebileceğim 2 arkadaşım Arap göçmeni, Arap alfabesini biliyorum ve Osmanlıca da okuyabiliyorum az uz. Yani demem o ki, hiçbir problemim yok herhangi bir arapla; ancak bu insanların bizimle sorunu ne bilmiyorum arkadaşlar. Hani diyorlar ya "tarafsız tarih anlatıcısı" diye, bu adam Melikşah'ı yerden yere vurdu, küçük düşürücü tonla söz var. Hatta karakterle sınırlamayayım, kitabın ilk 2 bölümünde(ilk 173 sayfa) fazlasıyla aşağılama var. Kitabı okumanıza bile gerek yok, göz gezdirseniz
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,8bin okunma
Tarihsel Üçlü: Hayyam, Nizamülmülk, Sabbah.
10/10
·318 syf.··
Beğendi
·
2025 44. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2025 02:45
Aynı çağda, aynı topraklarda, ama farklı ideallerin temsilcileri: Hayyam: Akıl, Bilim, Özgürlük Nizamülmülk: Devlet Düzeni, Otorite, Sistem Hasan Sabbah: İnanç, Fanatizm, Mutlak İktidar Roman, bu üç figür üzerinden İslam uygarlıklarının kader çatışmasını anlatıyor. Amin Maalouf ’a göre Doğu dünyasında akıl ve hoşgörü yenildi. Bilim geri çekildi, fanatizm galip geldi. Hayyam’ın yolu kayboldu, sadece rubaileri kaldı. Maalouf yalnızca tarihi anlatmaz. Günümüz dünyasındaki hoşgörüsüzlük, ideolojik sertlik ve düşünce özgürlüğüne yönelik tehditleri ima eder. "Geçmişte kaybettiklerimizi bugün hâlâ arıyoruz" fikrini işler. Lübnanlıdır ve Doğu’nun iç çatışmalarına doğrudan tanıklık etmiştir. Doğu’nun potansiyelini ve trajedisini birlikte anlatır. Semerkant, onun kimlik, tarih ve medeniyet üzerine kişisel sorgulamasıdır. İşte bu temel yapı üzerine kurulu roman, yalnızca bir dönemin olaylarını değil, aynı zamanda insanlık tarihindeki tekrar eden döngüleri de önümüze seriyor. Kitabın başındaki yazmanın Titanik ile batışı; bilginin, aklın ve uygarlığın kırılganlığını simgeler. Hayyam’ın bilgeliği bir daha ele geçirilemeyecek şekilde kaybolur. Modern dünyanın kibirli ilerleyişi ve çöküşüyle örtüşür. Kısa özetle: Semerkant, bir bilgelik mirasının kayboluşunu, uygarlıkların seçimlerini ve bunların bugünümüze yansıyan gölgesini anlatan büyük bir tarihsel ve felsefi romandır. Ömer Hayyam’ın el yazması Titanic ile birlikte battı… çünkü insanlığın bilgeliği koruyacak olgunluğu hiçbir zaman tam oluşmadı.
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,8bin okunma
9/10
·318 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
·
46 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2025 16:42
Tarihi seven sevmeyen herkesin okuyabileceği bir şaheser… Müthiş bir anlatım , betimlerimi sizi o ana götürür gibi. Çok spoiler vermem , Fakat Ömer Hayyam’ı anlaması ve bunu okuyucuyla birleştirmesi muazzamdı . Belki rubailerini bir nebze anlayabiliriz bu eserden sonra . Herkesin okuması dileğiyle…
1000Kitap
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,8bin okunma
8/10
·318 syf.··
Beğendi
·
2025 20. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2025 20:23
Semerkant, zamanın içinden süzülen bir yolculuk gibi. Romanın en büyüleyici tarafı, bizi Semerkand’ın ihtişamlı sokaklarından alıp yüzyıllar sonrasına, hatta Titanik’e kadar taşıması. Yani aslında bir defterin Ömer Hayyam’ın yazdığı “Rubaiyat”ın peşinden, hem tarih içinde hem de insan ruhunun derinliklerinde yolculuk yapıyoruz. Okurken şunu hissediyorsunuz : Hayat çok kısa, zaman elimizden akıp gidiyor ama geriye kalan tek şey, içtenlikle yazılmış bir şiir ya da kalpten duyulmuş bir sevgi oluyor. Bu yüzden “Semerkant”, insana hem tarihî bir serüven yaşatıyor hem de ruhunu yumuşacık bir dokunuşla sarıyor. Kitabı bitirdiğinde içini tatlı bir hüzün kaplıyor, ama aynı zamanda daha derin bir umut da. Umut dolu kitaplara, keyifli okumalar...
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,8bin okunma

Yazar Hakkında

Amin MaaloufYazar · 19 kitap
Amin Maalouf ya da Emin Maluf (Arapça: أمين معلوف‎ Emin Maʿluf), 25 Şubat 1949 Beyrut doğumlu, kitaplarını Fransızca yazan Lübnanlı yazar. 1976'dan beri Fransa'da yaşamaktadır. Yazar 1993 yılında Goncourt Akademisi Edebiyat Ödülüne layık görülmüştür. Kitapları 40'tan fazla dile çevrilmiş, eserleri Fransa'da ve çevrildiği birçok dilde geniş okur kitlesine ulaşmıştır. 1949'da Beyrut, Lübnan'da doğdu. Annesi Türk kökenli Mısırlı, babası Melkite Katolik cemaatindendi. Ekonomi ve toplumbilim okuduktan sonra gazeteciliğe başladı. Lübnan'da iç savaşın çıktığı 1975'e kadar Lübnan'da gazetecilik yaptı. Bu tarihte Paris'e göç etti. Yazar halen Paris'te yaşamaktadır. Çeşitli yayın organlarında yöneticilik ve köşe yazarlığı yapmış olan Maalouf, bugün vaktinin çoğunu kitaplarını yazmaya ayırmaktadır. Yapıtlarında çok iyi bildiği Asya ve Akdeniz çevresi kültürlerinin söylencelerini başarıyla işleyen Maalouf, 1983 yılında yayımlanan ilk kitabı Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri (Les Croisades vues par les Arabes) ile tanındı. Bu kitap, çevrildiği dillerde de büyük bir başarı kazandı. 1986'da yayımlanan ve aynı yıl Fransız - Arap Dostluk Ödülü'nü kazanan ikinci kitabı ve ilk romanı Afrikalı Leo (Léon l'Africain) bugün bir "klasik" olarak kabul edilmektedir. Maalouf'un 1988'de yayımlanan ikinci romanı Semerkant (Samarcande) da coşkuyla karşılandı ve pek çok dile çevrildi. Maalouf'un sonraki kitapları da yine roman tarzındaydı: 1991'de yayımlanan Işık Bahçeleri (Les Jardins de Lumiére) ve 1992'de yayımlanan Beatrice'den Sonra Birinci Yüzyıl (Le premier siècle après Béatrice). Maalouf, 1993'te yayımlanan romanı Tanios Kayası (Le Rocher de Tanios) ile Goncourt Akademisi Edebiyat Ödülü'nü kazandı. 1996'da Doğunun Limanları (Les Echelles du Levant) adlı romanı ve 1998'de ise Ölümcül Kimlikler (Les Identités Meurtrières) adlı deneme kitabı piyasaya çıktı. 2000'de Yüzüncü Ad - "Baldassare'nin Yolculuğu" (Le Périple de Baldassare) adlı romanı yayımlandı. Ayrıca 2002'de opera için yazdığı ve Finlandiyalı müzisyen Kaija Saariaho'nun bestelediği Uzaktan Aşk (L'Amour de loin) Maalouf'un ilk librettosudur. 2004'te yayımlanan Yolların Başlangıcı (Origines) adlı ailesini anlatan bir çeşit hatırat kitabından sonra, 2006 yılında Adriana Mater adlı ikinci librettosunu yayınladı. Kitaplarında genellikle doğuya ait öğeleri çok iyi işlemektedir. Doğuya ait gelenek ve görenekleri kitaplarında mutlaka tanıtır. Birçok kitabında Osmanlı-Türkiye üzerine yorumlara da rastlanmaktadır. Afrikalı Leo kitabında Osmanlı ve Yavuz Sultan Selim'in Kahire seferinde 8000 kişiyi öldürdüğünü iddia etmiştir. Kitaplarında doğu halklarının neden geri kalmış olduğu konusunda analizler ve tespitler yapmaktadır. Kitapları roman tarzında yazılmış da olsa sosyolojik temalar kitaplarında sürekli olarak işlenir. Kurgusal eserleri Afrikalı Leo (1986) Semerkant (1988) Işık Bahçeleri (1991) Beatrice'den Sonra Birinci Yüzyıl (1992) Tanios Kayası (1993) Doğunun Limanları (1996) Yüzüncü Ad (2000) Doğu'dan Uzakta (2012) Empedokles'in Dostları (2021) Opera librettoları Uzaktan Aşk (2002) Adriana Mater (2006) Kurgusal olmayan eserleri Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri (1983) Ölümcül Kimlikler (1998) Çivisi Çıkmış Dünya (2009) Uygarlıkların Batışı(2019) Hatırat Yolların Başlangıcı (2004)