Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 2 dk.
Sayfa Sayısı:
248
İlk Yayın Tarihi:
Ağustos 1953
Yayınevi:
Cep Kitapları
Orijinal Adı:
Childhood's End
Orijinal Dil:
İngilizce
Orijinal Ülke:
Amerika Birleşik Devletleri
ISBN:
9789754801002
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Arka Kapak
7/10
·248 syf.··
2026 7. kitabı
Tanrısallar'ın dünyaya gelişi, Yeryüzü' nün tarihindeki en önemli ve etkileyici olaydı. Çünkü uzaydan gelen bu konuk- lar, beraberlerinde barış ve refahı da ge- tirmişlerdi. Insanoğlu, daha ne isteyebilirdi ki? Elli yıl içinde, insandan çok daha ileri olan bu yaratıklar, yoksulluğu, hastalık- ları, savaşları ve korkuyu Yeryüzü'nden silip atmışlardı... Ama bu Altın Çağ, birdenbire sona erecekti... Tanrısallar, insan soyunun son neslinin çocuklarını, insanlık mira- sından koparmaya, kimsenin hayal bile edemeyeceği bir gelecek için hazırlama- ya başlamışlardı. Nihayet Tanrısallar tüm dünyaya son duyurularını yaptıklarında, insan soyu- nun yok edilmesi sürecinin ilk adımını atmış oluyorlardı! Ve herşey, Tanrısalların da üstünde yer alan bir YÜCEDİMAĞ'ın buyruğuyla ya- pılıyordu...
Bilim-Kurgu
Son NesilArthur C. Clarke · Cep Kitapları · 04,364 okunma
Korkutucu Derecede Mantıklı ve İnandırıcı Bir Kehanet Hikâyesi
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2022 93. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2022 19:24
‘’Hiçbir ütopya, toplumun bütün bireylerine sonsuza dek tatmin sağlayamaz. Maddi şartları iyileşen insanlık, gözünü daha yükseklere diker, bir zamanlar rüyasında bile göremeyeceği güç ve mülke burun kıvırmaya başlar. Dış dünya onlara her şeyi sunmuş olsa bile, insanların akıllarındaki sorular ve kalplerindeki özlem susmak bilmez.’’ (s. 103) Evinin yanı başına bomba düşen insanlar, tozun toprağın içinde gözyaşlarına boğulan çocuklar, yeşilliğe ve temizliğe hasret toplumlar, vahşice katledilen hayvanlar, adaletsizliğin içine gömülmüş bir insan ırkı… Bu Dünya’nın tüm iğrençliklerini unutun, bunların hiçbiri artık yok! İşte, Hükümdarlar bize bu unutuşu vadettiler; unutuşu ve bir daha hatırlamayışı… İşte, Hükümdarlar bize bu yükselişi vadettiler; yükselişi ve son hızla düşüşü… 20. yüzyılın son çeyreğiydi. Tam olarak hatırlamıyorum fakat benden bir tahminde bulunmamı isteselerdi ‘’1975’’ derdim. Teknoloji alanında atalarımızın daha önce tahayyül bile edemeyeceği bir seviyeye gelmiştik ve nihayet onların başaramadıkları arzularını, ortak arzumuzu, gerçekleştirecektik; Dünya’nın ötesine yani diğer gezegenlere ulaşacaktık. Akıllardaki tek soru SSCB’nin mi yoksa ABD’nin mi Ay’a ilk adımı atacağıydı. Bizim inancımız tabii ki tamdı fakat Rusya son zamanlarda her zamankinden daha hararetli bir çalışma yürütüyordu. Atomik cihazlar üretmiş, gerekli motor testlerini yapmış ve hatta Baykal Gölü’nün kıyısında bir uzay gemisi bile inşa etmişlerdi ama unuttukları bir şey vardı. Biz onlardan önce hedefe varacaktık; her zamanki gibi… Bir hafta sonra Ay, ABD’ye kucağını açacaktı. Oraya da hakkaniyetli adaletimizi götürecektik, çok ama çok az kalmıştı… Sadece yedi gün… Maalesef biz böyle düşünürken, tam da her şey hazırken şehirlerimizin üstünde devasa büyüklükte gizemli uzay gemileri
Edebiyat
Çocukluğun SonuArthur C. Clarke · İthaki Yayınları · 20214,364 okunma
9/10
·256 syf.··
2018 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2018 23:32
İthaki bilim kurgu serisinden okuduğum 10. kitaptı ve Arthur C. Clarke ile ilk tanışmam oldu. Bu tanışmadan gayet memnun ayrıldığımı söyleyebilirim. Yazarın verdiği mesajları ve kitabın alt metninde yer alan örtülü mesajları oldukça beğendim. Sizlerle de paylaşmak isterim. Şimdi kemerlerinizi bağlayın, uçuşa geçiyoruz. Kitap dünyanın iki büyük süper gücü ABD ve SSCB'nin arasında olan uzaya çıkma yarışı ile başlıyor. Başlarda iki ülke arasındaki kıran kırana bir bilim-uzay mücadelesini bize aktarıyor yazar. Her ne kadar ülkemizde pek haberdar olmadan hayatlarımızı sürdürüyor olsak da bizim dışımızda birçok ülke uzay ve bilim alanında gizli bir savaş içerisindeler şu an. Bizse hala onların bizi kıskandığını düşünüyoruz maalesef. Düşünsenize, uzaya ve bilime dair ne gibi gelişmeler kat ediyoruz şu an? Koca bir hiç değil mi? İnsanoğlunun uzaya çıkması ve uzayı keşfetmesi için en büyük girişimini yapacağı sırada uzaylıların gökyüzümüzde görünmeye başladığını düşünün. Tesadüf olamayacak kadar büyük bir olay değil mi? Kitapta, dünyamıza istila eden uzaylılar kısa sürede yönetimi ele geçirerek insanlara emirler vermeye başlıyorlar. Verdikleri emirlerle dünyayı daha yaşanılır bir yere ve daha refah bir düzene geçiriyorlar. İnsanların mutluluğu artıyor ve günden güne zamanında hayal kurdukları her şeye kavuşuyorlar. Fakat Hükümdar ismi verilen bu uzaylılar kendilerini hiçbir şekilde insanlara göstermemeyi tercih ediyorlar. Bu durum biz insanlar tarafından kabul edilebilir bir durum mudur? Sizi yöneten ve bütün kararlarını veren uzaylıları görmeden onlara itaat etmek mümkün müdür? İnsanoğlu kaderini bir başka ırkın eline bırakabilir mi? Kaderimizi bizim belirlememiz gerekirken neden başkaları veya başka güçler belirlesin? Evet, eski çağlara göre dünyada tam anlamıyla bir
Edebiyat
Çocukluğun SonuArthur C. Clarke · İthaki Yayınları · 20214,364 okunma
10/10
·256 syf.··
2025 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2025 15:59
Seneler önce TV dizisi olarak izlediğim Çocukluğun Sonu, bir senaryo olarak vasattı ve kitabı okuduktan sonda gördüğüm üzere, kitabın derinliğine bir görsel karşılık bulmak anlamında da başarısızdı. Arthur C. Clarke'ın romanı ise okuduğum en şaşırtıcı bilim kurgu eseri olabilir. Elbette bu yazar her ne kadar bilim kurgunun en büyük yazarlarından olsa bile bir ursula k. Le guin değil, antropolojik gözlemler le guin'deki gibi edebi bir yetkinlik ve insana edebiyatın güzelliğini hissettiren muazzam hikâyelere dönüşmüyor burada, ancak Arthur c clarke'ın heyecansız ama gözlemci, soğuk üslubu; yaşanan olayların, korkunçlukların, insan duygularından ayrı bir şekilde sıradanlığının verilebilmesi anlamında da etkileyici. Başka bir yazarın metninin bir duygu kaşımasına, duygusallık talebine dönüşebileceği yerlerde Arthur C clarke sessiz sedasız insan türünün yok oluşunu, bunun sıradanlığını, evren içerisinde kendimize anlattığımız hikâyelerle şişirdiğimiz egomuz ve kibrimiz dışında fazla bir şey olmadığını ve kendimizi çok abarttığımızı söylüyor. Burada oluşan bir yabancılık hissi var ve bunu çok beğendim. Yani insan türünden olmayan ve lâkin iyi niyetlerle bizleri kontrol eden canlıların da bir roman kişisine dönüşememesi, insanlarda olduğu gibi yüzeysel kalmaları bence romanın lehine işliyor. Bir anlamda mesafeli bir şekilde okumuş oluyoruz kitabı, kişilere değil de olayların akışına ve zaman değişikliklerine , atlamalarına odaklanıyoruz. Hükümdarlar'ı, insanları ve diğerlerini uzun bir zamana yayılan hikâye içerisinde farklı zamanlarda gözlemleme şansımız oluyor. Böylece Le guin'in başka kültürler içerisinde insan ve insan olmayan canlıların hikâyeleri ile edebiyata dönüşen hayâl gücü, burada Clarke 'ın daha gözlemci, daha sığ sularda ve lâkin düşünsel anlamda en az Le guin
Çocukluğun SonuArthur C. Clarke · İthaki Yayınları · 20214,364 okunma
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2024 47. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2024 15:11
“Hiçbir ütopya, toplumun bütün bireylerine sonsuza dek tatmin sağlayamaz. Maddi şartları iyileşen insanlık, gözünü daha yükseklere diker, bir zamanlar rüyasında bile göremeyeceği güç ve mülke burun kıvırmaya başlar. Dış dünya onlara her şeyi sunmuş olsa olsa bile, insanların akıllarındaki sorular ve kalplerindeki özlem susmak bilmez.” Aslında insanlık tarihi bir özlem ile bir gerçeklik arasında salınıp durur. Ütopya ve distopya. Ütopya her zaman bir özlemdir, her zaman bir düştür. Oysa gerçeklik çok ama çok daha başkadır ve distopyaya daha yakındır. Baktığımız zaman acısız, işkencesiz, “kötülük”süz bir yaşam tüm “aklıselim” insanların dileğidir. Bu bir hayal olmaktan öte tek tanrılı dinler söz konusu olduğunda bir ödüldür. “Cennet” bir ütopyadır ve sonsuz mutluluğu huzuru çalışmamayı vaat eder. Ama hiç birimiz sonsuz kavramını biliyor değiliz ve hiç birimiz cennetin yapısı ve işleyişi hakkında bilgi sahibi değiliz. Var olup olmaması ise başka bir tartışmanın konusu. Ve hatta teolojik felsefenin bir büyük kısmı bu konu üzerine kafa yormuştur. Ütopya insanlık için hava kadar su kadar vazgeçilmez bir gerçektir aslında. Oysa Mussolini: "Sürekli barış ne mümkün ne de faydalıdır, sadece savaş insanın enerjisini en yüksek gerilimde tutar” der. Çünkü ütopya bir ilerlemeyi gerektirmez. O bir dinginlik bir vazgeçme anıdır. İnsan doğası ise saldırgandır, bencildir, tanrı olmak ister, doğanın efendisi olmak ister. Bu doğadan vazgeçmeden bir ütopya yaratılanaz. Ve ilerleme denilen şey her ne ise onu da elde edemeyiz. Zamanla değişen algımızla birlikte ihtiyaçlar da değişiyor ve belki de “kötülük” problemi bize mülkiyetin ilerleme istencimizin ve rahat etme kavramının bir mirası. Hoş kabileden ulusa evrilirken bu tür parametreler hem itici hem sınırlayıcı güç olmuştu. Ve evet bu tür
Edebiyat
Çocukluğun SonuArthur C. Clarke · İthaki Yayınları · 20214,364 okunma
etkilendim
9/10
·256 syf.·
2025 98. kitabı
Bir kitap okuyucuyu en azından naçizane beni iki şekilde etkiler. Birincisi anlatım şekli ve yeteneği. Diğeri bu kitapta olduğu gibi hikayesi ve yazarın hayal gücü yoluyla. Sade ve uzatılmış betimlemelerden tam da olmasını beklediğim gibi yoksun bir dille anlattığı hikaye etkileyici şekilde ilerleyip bağlanıyor müthiş sona. Başta beni şaşırtan tek bir karaktere odaklanmaması sonunda iyi ki dedirten nitelikte yıllara yayılan bir hayal gücünün ürününü sunuyor önümüze. Beğendim , okunası bir yetenek.
1000Kitap
Çocukluğun SonuArthur C. Clarke · İthaki Yayınları · 20214,364 okunma
İnsanlık Hayatın Hangi Evresinde?
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2023 29. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Kasım 2023 17:17
Bilim kurgu türü içinde okuduğum en iyi kitap olabilir bu roman. Bu kitabın kurgusu, içeriği ve anlatım tarzı bana Frank Herbert ve Ursula Le Guin'ın güzel ve dengeli bir karışımını tadıyormuşum gibi bir his verdi. Her ne kadar uzay seyahati ve başka yıldızları ve gelişmiş medeniyetleri görme istek ve hevesim haklı olarak biraz örselenmiş olsa da bu eseri heyecanla okurken uzay, evrim, insan ırkının amaçları ve medeniyetimizin nihai istikameti hakkında çok derin düşüncelere dalıp yeni ufuklar keşfettim. Bu tarz kitaplardan hoşlanan her okurun bu kitaba bayılacağını düşünüyorum.
1000Kitap
Çocukluğun SonuArthur C. Clarke · İthaki Yayınları · 20214,364 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
Beğendi
·
2022 80. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2022 22:26
Bilim kurgunun üç büyük yazarından biri olarak bilinen İngiliz yazar, aslında matematik ve fizik bölümünü birincilikle bitirmiş, 1945 yılında daha 27 yaşındayken, uydu haberleşme sisteminin fikir babası olmuş, geleceği öngören çalışmalarının önemi ileride daha çok anlaşılacak bir dahidir. 2008 yılında 91 yaşındaki ölümüne kadar hayatının son 50 yılını Sri Lanka'da geçirmiştir. Kimine göre bunun sebebi dalış merakı, kimine göre ise Sri Lanka'nın eşcinselliğe daha yumuşak bakmasıdır. Ne olursa olsun benim asıl dikkatimi çeken kendisini ateist olarak tanımlayan Arthur Charles Clark'ın romanlarındaki gizemli üst zeka-bilinç arayışı. Bu arayışı Çocukluğun Sonu kitabında da görmek mümkün. Açıkçası yazarın Türkçeye çevrilmiş romanlarını yıllar önce okumuş ve etkilenmiş olan bendenizin bu kitaptan son zamanlarda kitap incelemelerine hayran olduğum Kayaberk İpekKayaberk İpek'in incelemesi sayesinde haberim oldu. Arthur C. Clarke, Çocukluğun Sonu'nu nispeten genç bir yaşta yazmış. Rama serisindeki kurgu ve felsefe derinliğini bu kitapta bulamadım. Gelişen olaylar karşısında insanların verdiği tepkilerin hayal edilişi, olabilecekler zayıf kalmış. Hükümdarların fiziksel şekli adeta yerleşik dinlerle kafa bulma gibi. Zaten kendisini ateist olarak ifade eden veya her boyutta umursamaz olan ortalamanın üstünde zekaya sahip insanlarda benzer bir anlayış gözlemliyorum. Onların; bilinmez, gizemli, bilimin cevaplayamadığı sorulara açıklama olan Tanrı'yla çok büyük bir problemleri yok. Daha çok dinlerin anlattığı Tanrı'ya karşı çıkıyorlar. Ben ise beyin bilmek kalp inanmak ister anlayışımla bilimi de inancı da ihmal etmemeye çalışıyorum. Çocukluğun Sonu, distopik bir hayal gücü romanı. Klasik soruları soran, uzaylı kavramını başka bir boyuta taşıyan bir kitap. Okudum ve beğendim ama olağanüstü
Çocukluğun SonuArthur C. Clarke · İthaki Yayınları · 20214,364 okunma
10/10
·256 syf.··
2024 80. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2024 01:36
Çocukluğun SonuÇocukluğun Sonu üç kısımdan oluşuyor. Koca evrende yalnız olup olmadığımıza dair asırlardır sorulan soruya verilen beklenmedik yanıt ile kitabın en başında müthiş bir ikilemde bırakmayı başarıyor Arthur C. ClarkeArthur C. Clarke . Kendi küçük sorunlarımızın önemsizliği ile uğraşırken devasa bir problemin çıkagelip her şeyi anlamsız bıraktığı kısım müthiş betimlenmiş. Zaten son derece akıcı bir dille yazılmış olan roman sizi dünyasına alırken hiç zorlanmıyorsunuz. Kitabımız evrende yalnız olmadığı gerçeği ile yüzleşen insanoğlunun değişimini ve içinde bulunduğu yeni duruma ne kadar çabuk adapte olabileceğini ya da olamayacağını sorgulayıp, hükümdarların kökenine inerek devam ediyor. İşte bu noktada insanoğlunun en temel duygularının ve içgüdülerinin (hayatta kalma ve varlığını sorgulama) yüzeye çıktığı vurucu bir finalle noktalanıyor. Kitabı bitirdiğinizde aklınızda sayısız soru belireceğine emin olabilirsiniz. Bilimkurgu aşığı bir olarak en sevilen listeme tepeden girdi diyebilirim. Yıldızlı 10/10
Çocukluğun SonuArthur C. Clarke · İthaki Yayınları · 20214,364 okunma
8/10
·256 syf.··
2025 27. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2025 22:46
Çocukluğunun sonu, farklı konusu itibari ile hem distopik hem ütopik bir kurgu. 20. yüzyılın ilk çeyreğinde dünyanın iki büyük gücü ABD ve SSCB arasındaki uzay yarışı kızışmıştır. İnsanlık bu yarışı düşünürken devasa uzay gemileri ile hükümdarlar gelir. Tüm zamanların tartışmalı konusu olan uzaylılar bu eserde farklı bir amaç doğrultusunda Dünya’dalar. Kitapta anlatılanları düşlemek inanılmaz keyif verici. Bunun yanında sorgulatığı düşünceler herkesin ilgisini çekebilecek düzeyde. Bilim kurgu eserlerini, beni gündelik yaşamın hengamesinden soyutladığı için ayrı bir keyifle okuyorum. Bu kitap da sevdiğim bilim kurgular arasında yerini aldı. Oldukça akıcı bu eserin son 50 sayfası sizi şaşırtacak üzerinizde tuhaf bir etki bırakacak. Kesinlikle okunması gereken, unutulmaz bir bilimkurgu klasiği. İyi okumalar!
Edebiyat
Çocukluğun SonuArthur C. Clarke · İthaki Yayınları · 20214,364 okunma

Yazar Hakkında

Arthur C. ClarkeYazar · 29 kitap
Yazdığı bilimkurgu romanı 2001: A Space Odyssey ve yönetmen Stanley Kubrick ile birlikte çalıştığı aynı isimli film ile meşhurdur. Aynı zamanda Mysterious World adlı İngiliz televizyon serisisin yapımcılığını ve sunuculuğunu da yapmıştır. Clarke, Robert A. Heinlein ve Isaac Asimov'la birlikte, bilimkurgunun "üç büyük yazar"ından biri olarak kabul edilmektedir. Clarke 1941-1946 yılları arasında Kraliyet Hava Kuvvetleri'nde radar eğitmeni ve teknisyeni olarak çalıştı. 1945 yılında teklif ettiği "uydu iletişim sistemi" önerisinden dolayı 1963'de Franklin Institute Stuart Ballantine'den altın madalya kazandı.1947-1950 yılları arasında ve daha sonra tekrar 1953'te "British Interplanetary Society" (İngiliz Gezegenlerarası Topluluğu) başkanlığı yaptı. Clarke dalışa olan merakından dolayı 1956 yılında Sri Lanka'ya yerleşti ve ölümüne dek orada yaşadı. 1998 yılında İngiliz Krallığı tarafından şövalye ilan edildi ve 2005 yılında Sri Lanka'nın en yüksek sivil onuru Sri Lankabhimanya ile onurlandırıldı. Clarke, İngiltere'nin Somerset eyaletinin Minehead kıyı kasabasında doğmuştur. Çocukken gökyüzünü gözlemlemekten ve eski Amerikan Bilimkurgu dergilerini okumaktan büyük keyif alan Clarke, liseyi bitirdikten sonra Richard Huish Üniversitesi'nde okumaya başlamış, fakat maddi sorunları yüzünden üniversite eğitimini karşılamakta zorluk çekince okul yurdunda denetçi olarak işe başlamıştır. II. Dünya Savaşı sırasında, kraliyet hava kuvvetleri bünyesinde radar teknisyeni olarak görev almıştır. Britanya Savaşı sırasında kraliyet hava kuvvetlerinin geliştirdiği "erken radar uyarı sistemi" projesinde görev almış, savaşın bitimiyle ordudan teğmen rütbesiyle ayrılmıştır. Savaşın ardından girdiği King's College'ın matematik ve fizik bölümünü birincilikle bitirmiştir. Savaş sonrası yıllarda Clarke, İngiliz İnterplanetary Society'e katılmış, ve birkaç yıl bu kurumun yöneticiliğini yapmıştır. Dünyayı çevreleyen telekomünikasyon uydu ağının oluşturulması için gerekli geostasyonel uydu fikrini öne sürmüştür. 1953 yılında Florida'ya yaptığı gezi esnasında tanıştığı 22 yaşındaki tek çocuklu bir dul olan Amerikalı Marilyn Mayfield ile evlendi. Altı ay sonra ayrıldılar. Boşanma davaları 1964'e kadar sürdü. Clarke evliliği hakkında "başından beri uyumsuz bir evlilikti" dedi. The Fountains of Paradise adlı romanını ithaf ettiği ve "yaşam boyunca mükemmel arkadaş" diye tarif ettiği Sri Lanka'lı Leslie Ekanayake ile yakın ilişkisi vardı Çocukluğunda yakalandığı bir hastalık nedeniyle yaklaşık 30 yıl tekerlekli sandalye kullanan Clarke, 50 yıldır yaşadığı Sri Lanka'da, ölümünden 4 gün önce hastaneye kaldırıldı ve 19 Mart 2008 günü, solunum yetmezliği sonucu hayatını kaybetti.