Steelheart (Reckoners Serisi 1)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2322
Gösterim
Adı:
Steelheart
Alt başlık:
Reckoners Serisi 1
Baskı tarihi:
Ocak 2014
Sayfa sayısı:
472
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050918298
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Steelheart
Çeviri:
Taylan Taftaf
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
DEX Kitap
Dünyanın üstüne çöken felaketin gökyüzünde belirmesinin üzerinden on yıl geçmişti. Sıradan insanlar değişmeye başlamış, süperkahramanları andıran Epiklere dönüşmüşlerdi. Ama Epikler halkın dostu değildiler. O muhteşem yeteneklerini, güç için kullanıp insanları sömürüyorlardı.

Kimse Epiklerle savaşamazdı… Asiler hariç. Asiler bir grup sıradan insandı ve hayatlarını Epiklerin zayıf noktalarını bulup onları yok etmeye adamışlardı. David Asilere katılmak istiyordu. Çünkü Steelheart’ı istiyordu: yıllar önce babasını öldüren yenilmez Epik’i. Bunu uzun zamandır beklemiş, planlar yapmış, dünya üzerindeki tüm Epiklerle ilgili bilgi toplamıştı.

Şimdi harekete geçme zamanıydı. İntikam zamanı…

Brandon Sanderson yeni neslin en büyük fantastik yazarlarından biri olarak görülüyor. Tolkien’in mirasçısı Robert Jordan’ın Zaman Çarkıserisinin devamını yazması için Sanderson’ın seçilmesi yazarın tüm dünyada tanınmasını sağladı.

David Gemmell Legend Ödülleri’ne dört yılda altı kez aday gösterilen tek yazar olan Sanderson, 2011 ve 2012’de bu ödülün sahibi oldu. Romantic Times Reviewers ödülüne de iki kez sahip olan yazar, John W. Campbell Award for Best New Writer ödülüne aday oldu ve New York Times Hardcover Fiction Best-Seller Listesi’nde altı kez yer aldı.

“Muhteşem bir kitap. Olağanüstü bir üslup. Süperkahramanlara yepyeni bir bakış. Başarılı bir dünya tasviri. Kesinlikle verdiğiniz zamana değecek.”
- Patrick Rothfuss, Kralkatili Güncesi
472 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Steelheart; okuduğum ilk Brendon Sanderson kitabıydı. Kitabı ne kadar beğensem de birazcık hayal kırıklığına uğradığımı söylemezsem yalan olur. Bu hayal kırıklığı kesinlikle kitap ile ilgili değildi, -hatta kitap beklediğimden çok daha iyiydi-daha çok yazar ve kullandığı dil ile ilgiliydi. Brendon Sanderson'ın sitesinde Steelheart hakkında ne kadar yeni başlayanlar için bir kitap derse de ben kitabın dinlinin biraz daha ağır olacağını düşünmüştüm. Böyle bir beklentiye girdiğim için de kitabın dili bana biraz basit geldi ama aynı zamanda kitabın çok akıcı ve muazzam bir şekilde yazıldığını söylemeden de geçemeyeceğim.
Bundan on yıl kadar önce, insanların Calamity adını verdikleri cisim gökyüzünde belirmiş ve sıradan insanları birer Epik'e çevirmişti. Epiklerin, süperkahmanlardan ya da buna benzer kişilerden en büyük ve önemli farkı; iyi Epik diye bir şeyin olmaması. "İyi Epik diye bir şey yok. Hiçbiri bizi korumaz. Güç yoldan çıkarır; mutlak güç ise mutlak bir yoldan çıkıştır." (Steelheart, sayfa 24 -David)
David'in babası, evrende iyi Epikler'inde olabileceğini düşünen az sayıdaki bireylerden biri. Aslında hem olaylar hem de David'in hikayesi tam da burada başlıyor. David'in babasının ölmesiyle David, bütün hayatını babasının katili olan Steelheart adlı üst düzey Epik'in zayıf noktasını bulmaya çalışarak geçiriyor. Bunu araştırırken ister istemez hayatında önemli bir yer kaplayacak olan iki şey daha yapıyor; Bütün Epikler ile ilgili bilgi ediniyor ve Asilere katılmayı takıntı haline getiriyor.
İtiraf etmek gerekirse ben bu Epiklere hayran kaldım. Okurken sürekli "Keşke bunların Hearthstone kartları olsa da arkadaşlarla oynasak," dedim. Epikler ile ilgili her bilgiyi kafamda not etmeye çalıştım -ki bence başarılı da oldum. Anlayacağınız benim için bunları okuması aşırı eğlenceliydi.
David, okuduğum en başarılı karakterlerden biriydi. Bütün hayatını Epiklerle harcadığından, -ki bence harcamak doğru kelime değil ama hadi kitaptaki tasvirlere uyalım. - Epikler dışında - belki bir de tüfekler- hiçbir becerisi olmayan biri ve yazar bunu David-Megan konuşmalarında gayet başarılı bir şekilde bize yansıtmış.David dışındaki karakter de, kitaba bir yandan ilginçlik katarken diğer yandan da hikayeyi derinleştirip, gelecek olaylarla ilgili bazı ip uçları bırakıyorlardı. Yan karakterden en önemlileri kesinlikle Megan ve Prof'tu. Prof, David için bir baba figürüyken Megan geriye kalan diğer her şeydi. Kitabın sonunda işler fazlaca sarpa sardı. İsteyerek veya istemeyerek hem kendi hayatlarını hem de Newcago'nunkini değiştirecek şeyler yaptılar. Hikayenin devamını çok merak ediyorum bu yüzden ikinci kitabı hemen okumak istiyorum ama hem üçüncü kitabı almayı bekliyorum hem de rs'ye girmemeye çalışıyorum. Eğer hala "Kitabı alsam mı?" diye düşünüyorsanız, telefonu bir kenara bırakın ve gidip şu lanet olası muhteşem kitabı alın ve okuyun.
472 syf.
Ortaokul zamanlarında okumuş olduğum fantastik kitaplardan birisi. Etkilendiğim ancak serinin devamını getiremediğim kitaplar arasındadır aynı zamanda.

Süper yetenekleri olan insanların (Epiklerin) diğer insanların yani halkın bir kısmı da Epiklere karşı (Asiler) insanların üzerinde nasıl bir güç gösterisi izlediğini anlatan bu kurgu, daha çok distopya türündedir.

–Spoiler–
Ana karakter, Steelheart denen Epiklerin başı sayılabilecek yaratığa karşı gelip onun en zayıf noktasının ‘kendisi’ olduğunu, sadece kendisinden korktuğunu bularak yok etmesiyle son bulur. Bana göre de en önemli noktası buydu kitabın. Bunun dışında klasik bir fantastik kurgu niteliğinde. Şimdi baktığım zaman sadece ortaokul zamanımda sevdiğimi fark ediyorum. Daha çok ortaokul gençlerine tavsiye edeceğim bir kitap.
472 syf.
·4 günde·8/10
Yeniden Brandon Sanderson okumanın mutluluğu içindeyim. Yine fantastik bir seri ama bu kez yazarımız genç yetişkinlere hitaben yazmış. Bu durumdan memnun muyum? Hayır!!!

Kitap, türüne göre gayet iyiydi ama okuduğum diğer kitaplarının gerisinde kaldı. Durumun böyle olacağını bilseydim yine okurdum tabii ki. Yani, lütfen! Brandon'ın yazdığı kitabı okumamak diye bir şey yok benim için.

Konudan biraz bahsedeyim. Günün birinde dünya üzerine bir 'şey' çöküyor. Bu 'şey' nedeniyle normal insanlarda doğaüstü güçler peydah oluyor. Peki bu güçler, o insanları iyiliğe mi çekiyor kötülüğe mi? İşte orasını okuyarak öğrenmeniz gerek.

Klasik Brandon Sanderson ters köşeleri bu kitapta da mevcut. Tahmin edilmesi daha kolaylar hatta. Net olarak tutturamasanız da ucundan yakalarsınız diye düşünüyorum.

Kitap resmen aksiyon üzerine kurulu halde. Koşturmacayla başlayıp koşturmacayla bitti. Soluk aldırmadı. Sadece kitabın ortalarında bir yerlerde hafif bir durağanlık mevcuttu.

Kitabı 2014'te almışım ama bu kadar beklettiğim için pişman değilim. Çünkü devamı da elimde ve ne zaman çıkacak diye bekleme derdim yok.
472 syf.
·4 günde·10/10
Fazlasıyla başarılı bir hayal dünyasından çıkmış. Karakterler, olay örgüsü, şok edici sürprizler ve aslında baştan beri gözümüze sokulan ipuçları... Çok zekice kurgulanmıştı her şey. Yazarın dili de muhteşem derecede akıcıydı. Firefight'ı okumak için aşırı sabırsızlandım.
472 syf.
·11 günde·8/10
Sanderson'ın bende yeri apayrıdır, kurgularıyla, farklılığı ile en sevdiğim fantastik kurgu yazarlarından. Steelheart ise bilim kurgu türünde genç-yetişkin distopya. Kitap dünyası ve Epikleri ile kendi türündeki çoğu kitaptan farklı olsa da kurgusu ve olay akışı ile türündeki diğer kurgulardan pek farkı yoktu. Sanderson beni şaşırtabilen az yazarlardandı ve kitabında her şeyin sıradan bir şekilde gelişmesi beni epey hayal kırıklığına uğrattı.
Türü için genel olarak oldukça iyi bir kitaptı, sadece Sanderson için zayıf bulduğum bir kitap oldu, sıkılmadan okudum, seriyi kısa zamanda bitirebilirim umarım.
472 syf.
·7 günde·8/10
Etkileyici ve sürükleyici bir kitap oldu. Konusu olarak insanı farklı bir Dünya'ya yönlendiriyor. Fantastik sevenler ve farklı tarz arayanlar için tavsiye ederim.
472 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
"'Başka kimse savaşmıyor,' diye seslendim arkalarından. ''Başka kimse denemiyor bile! Geriye kalan yalnızca sizsiniz. Sizler bile Steelheart gibi adamlardan korkuyorsanız, o zaman başkaları nasıl daha farklı düşünebilir?''
.
.
Uzun zamandır bu seriye yorum yazmadığım inanıyorum. Beni çok etkilemiş ve hatta etkisiyle buna benzer bir hikaye yazmayı bile denemiştim. Bilim Kurgu ve fantastik bir macerayı öyle sürükleyici bir dille anlatmış ki, serinin her kitabının çıkmasını sabırsızlanarak bekledim. Her yıl farklı bir tabı okumuş oldum🤔
.
.
Kitaba gelecek olursak; karakterimiz, babasıyla bir bankaya gittiğinde bankayı soymaya gelen bir epik yüzünden tüm hayatı değişiyor.
Epik'ler dünyada doğaüstü güçlere sahip olan insanlardan oluşuyor. Fakat ne yazık ki iyi olmalarını beklemek bir hata! Karakterimizin babası da iyi epiklere inanıyordu. Bu, onun en büyük hatasıydı.
Epiklerin karşısında ise onları avlayan bir grup var. Başlarında favori karakterim Prof bulunuyor. Karakterimizin epik avcılarıyla tanışmasıyla birlikte asıl macera başlıyor ve üç kitap (hatta sanırım ara kitapları da var) boyunca sürekli devam ediyor. Bilim Kurgu, Fantastik Roman okumayanlara da tavsiye ederim. Bu seriden başlamaları iyi olur. Ne çok fazla olağanüstülük var, ne de yaratılmış farklı dünyalar... Dünyamızın farklı güçlerle modifiye edilmiş halini görüyoruz. Bana kalsa herkese okutacağım ama maalesef...
.
.
Bu arada filmi çekildiği yönünde haberler rastladım. Umarım gerçektir!
472 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Kitabı odamda, kitaplığımda buldum. Meğer ben burada yokken abim koymuş. Nereden aldığını falan sordum, üzerinde bir etiket yoktu ve fiyatının yirmi beş lira olduğunu görünce şaşırmıştım. ‘’Abim bir kitaba bu kadar parayı vermez.’’ diye düşünüyordum. Sorduğumda ise arkadaşından aldığını ve kitabın ilk on sayfasını okuyup ilgisini çekmediği söylemişti. Lakin benim ilgimi çekti :)

Kitap da sıkıcı olmadığı için okudum. Normalde bu tarza pek aşina değilimdir.
İçeriği ise günümüzün DC Comics vs. kahramanlarına benziyor.

Kitabı bir, iki ay sonra yeniden elime aldım. Bir ara işlerim yoğunlaşınca elimden bırakmak zorunda kalmıştım. Geçen birkaç günden beri kaldığım yerden devam ettim.

Ekibimiz Steelheart’ı devirmek için hazırlıklarına devam ettiler. Onca hazırlığın ardından nihayet Steelheart’ın ilgisini çekip onu dışarı çıkmaya ikna ettiler ve kendilerinin belirlediği alanda mücadele ettiler. Fantastik roman olduğu için doğaüstü olaylar vs. hat safhadaydı doğal olarak. Bu konuda okuduğum ilk kitaptı diyebilirim. Genellikle dizi falan izliyorum fantastik-bilim kurgu türünde.
Kitabın sonunda tabiki kötü adam devriliyor fakat ondan ziyade ekipteki kişilerin bilinmeyen yönlerinin ortaya çıkmasına daha çok şaşırmıştım. Serinin devamı olan Firefight’ı da uygun bir zamanda okurum belki.
472 syf.
·2 günde·8/10
Bu kitabı neden, nasıl okumaya başladım hiç bir fikrim yok.aklımda tamamen farklı iki kitap vardı ve önce hangisini okuyayım diye düşünürken Steelheart'ı çoktan okumaya başlamıştım.
Bu benim ilk Brandon Sanderson kitabım.Seriye ve yazara dair bir çok güzel övgü dolu yorum okudum.Dolayısıyla merak ettiğim bir hikayeydi.Ve bu dünyayı, hikayeyi sevdim.
Ama yorumuma önce aklıma takılan bir kaç şeyden bahsederek başlamak istiyorum.

Bu serinin ilk kitabı, dolayısıyla eksik gelen, tatmin etmeyen yanlar olması gayet normal.Bunun bilincindeyim.İlerleyen kitaplar da eksikliğini hissettiğim olay örgüsü yer alabilir.
Ama yine de belirtmek istediğim bir iki detay var.Mesela ilk kitapta epikler ve asiler var.Asileri bol bol okumamıza rağmen epikler açısından bir iki sahne okumak isterdim.Hikayenin ilerleyen safhalarında buna eminim ki yer verilecek ama Steelheart'ın düşünce şeklini, o kibrini, kısacası kendini tanımak isterdim.Yazar elbette bundan bahsetmiş ama üçüncü göz misali olaylara dışarıdan bakıyoruz.
Ben bu hikayede tamamen olmasa da asileri tanıdım sadece.Epikler kimdir?Nerden geldi?Neyin nesi? Bunlar elbette yanıtlanacak biliyorum derdim de bu değil.Sadece Epik'li daha çok sahne isterdim.Bu biraz eksiklik hissettirdi.


Bunun dışında okuduğum yorumlardan dolayı sonlarda bir "VAAY BE!" dedirtecek sahneler olacağını bildiğimden çok dikkatli okudum hikayeyi.Hep bir ipucu aradım.Eh tam olarak olmasa da doğru iz üzerindeymişim.Bir kısmını tahmin ettim.Bu yüzden aşırı şaşırmasam da ilerleyen kitapları çok çok merak etmeme sebep oldu bu detaylar.



Yazmaya başlamadan önce aklımda çok şey vardı.Ama kitabı henüz okudum ve kafam hep devamında ne olabilir fikirleriyle dolu.Asiler tayfasını sevdim.Karakterleri eğlenceliydi.Ve farklı.
Yazarın yarattığı dünya şimdilik çok da şaşırdığım bir evren olmadı.Özellikle muhteşem diyemem ama fikir açısından güzel.Hikaye ilerledikçe, evrenin, karakterlerin zenginleşeceğine de eminim.Yani yorumlar bu yönde umarım haklılardır *¨*
Okuması keyifli bir kitaptı.Yazarın kitaplarını okumaya devam edeceğim sanırım.Ve neyse ki devam kitabı elimde yoksa halim ne olurdu bilmiyorum.Bu rahatlığımın sebebi bu olabilir de :)
472 syf.
Heyecan dozu hiç düşmeden devam eden ve kitabın sonunda bize neden Brandon Sanderson sevdiğimizi hatırlatan ters köşelerle biten bir kitaptı. 30 yaşında adama genç yetişkin kitabı okutan bir yazar! Boş zamanı olan birisinin 2-3 günde okuyacağı kitabı ben biraz süründürsem de benim için tatmin edici bi okuma oldu.
472 syf.
·Beğendi·9/10
Çok akıcı,Sanderson'un genel tarzına uygun, bol hayalgücü içeren, sürprizlerle dolu, zeki neşeli karakterlere sahip genç yetişkin bir romandı. Dili yazarın okuduğum diğer serisi sissoylu'ya göre daha basitti. Ama rahatsız edici düzeyde değil. Yalnız şunu belirtmekte fayda var. Ben bu serinin karakterlerini sissoylu'ya göre daha çok sevdim. Vin ve elenin durgun ve sıkıcı tabiatlarına karşılık David zeki, esprili ve en önemlisi hayat dolu. Onu okumak çok büyük keyifti. Metaforlarıyla da çok eğlendim. Kurulan dünya, epikler, asilerin direnişi, aksiyonlar, megan derken bir baktım kitap bitti. Tek eksiği epiklerin bakış açısına hiç değinilmemesiydi ki sanırım yazar bu konuyu ikinci kitaba bırakmış. Zaten ben de hiç ara vermeden hemen başlayacağım. Böyle güzel, yaratıcı, okuyucuyu içine çekip kendinden geçiren serilere bayılıyorum.
472 syf.
·1 günde·9/10
Sonunda Brandon Sanderson'a ait bir kitap okuyabildim. Zaman Çarkı'nı tamamlayan kişi olmasıyla ve uzun zamandır internette ismini çok fazla duyduğum için en merak ettiğim yazardı. Anlatım,konu seçimi ve konuyu işleyiş yönünden mükemmeldi. Çevirisini okumaktan bu kadar zevk aldıysam kim bilir orjinali ne kadar güzeldir.
Megan, Fortuity'nin cesedini kaputun üzerinden çekerek, nabzını yokladı. ''Ölmüş,'' dedi. Ardından cesedin kafasına iki el daha ateş etti. ''Şimdi, iki kere ölü. Artık eminiz.''
''Başka kimse savaşmıyor,'' diye seslendim arkalarından. ''Başka kimse denemiyor bile! Geriye kalan yalnızca sizsiniz. Sizler bile Steelheart gibi adamlardan korkuyorsanız, o zaman başkaları nasıl daha farklı düşünebilir?''

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Steelheart
Alt başlık:
Reckoners Serisi 1
Baskı tarihi:
Ocak 2014
Sayfa sayısı:
472
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050918298
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Steelheart
Çeviri:
Taylan Taftaf
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
DEX Kitap
Dünyanın üstüne çöken felaketin gökyüzünde belirmesinin üzerinden on yıl geçmişti. Sıradan insanlar değişmeye başlamış, süperkahramanları andıran Epiklere dönüşmüşlerdi. Ama Epikler halkın dostu değildiler. O muhteşem yeteneklerini, güç için kullanıp insanları sömürüyorlardı.

Kimse Epiklerle savaşamazdı… Asiler hariç. Asiler bir grup sıradan insandı ve hayatlarını Epiklerin zayıf noktalarını bulup onları yok etmeye adamışlardı. David Asilere katılmak istiyordu. Çünkü Steelheart’ı istiyordu: yıllar önce babasını öldüren yenilmez Epik’i. Bunu uzun zamandır beklemiş, planlar yapmış, dünya üzerindeki tüm Epiklerle ilgili bilgi toplamıştı.

Şimdi harekete geçme zamanıydı. İntikam zamanı…

Brandon Sanderson yeni neslin en büyük fantastik yazarlarından biri olarak görülüyor. Tolkien’in mirasçısı Robert Jordan’ın Zaman Çarkıserisinin devamını yazması için Sanderson’ın seçilmesi yazarın tüm dünyada tanınmasını sağladı.

David Gemmell Legend Ödülleri’ne dört yılda altı kez aday gösterilen tek yazar olan Sanderson, 2011 ve 2012’de bu ödülün sahibi oldu. Romantic Times Reviewers ödülüne de iki kez sahip olan yazar, John W. Campbell Award for Best New Writer ödülüne aday oldu ve New York Times Hardcover Fiction Best-Seller Listesi’nde altı kez yer aldı.

“Muhteşem bir kitap. Olağanüstü bir üslup. Süperkahramanlara yepyeni bir bakış. Başarılı bir dünya tasviri. Kesinlikle verdiğiniz zamana değecek.”
- Patrick Rothfuss, Kralkatili Güncesi

Kitabı okuyanlar 177 okur

  • Ecem
  • diğdem
  • Ebru başar
  • Epikur
  • Alanur Haphap
  • irem bozkurt
  • Buse Aktaş
  • Permelsea
  • Ümit Yıldırım
  • Lanre

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.2
14-17 Yaş
%17.4
18-24 Yaş
%32.6
25-34 Yaş
%28.3
35-44 Yaş
%15.2
45-54 Yaş
%2.2
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%59.3
Erkek
%40.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31 (27)
9
%28.7 (25)
8
%28.7 (25)
7
%8 (7)
6
%1.1 (1)
5
%1.1 (1)
4
%1.1 (1)
3
%0
2
%0
1
%0