Tembellik Hakkı

Paul Lafargue
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·44 syf.··
Beğendi
·
2022 32. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2022 18:30
Kitap yazarın 1880 yılında gazete yayınladığı makalelerden oluşuyor. Lafargue’ın kitapta temel olarak eleştirdiği ve ortaya koymak istediği şey, çalışma hakkı denen kavramın artık bir hak değil, düzen için bir zorunluluk olduğu ve bunun insanları sömürü düzenine alet ettiği ve bu sebeple insanların insanlıktan oldukça uzaklaştığı ve parçalı hayatlar yaşadığı gerçeği. Lafargue’ın tembellik dediği şey aslında "çalışmama özgürlüğü". Lafargue’a göre insan içgüdüsel olarak hayatını zahmete girmeden sürdürebilmeyi ister. Ve insanın insan kalmasına yarayacak bazı şeyleri yapması için boş zamana ve bir ifadeyle tembelliğe(bir şey yapmadan durmaya) da ihtiyacı vardır. Ancak kapitalizm ve bu sömürü düzeni, insanın sürekli çalışmasını ve artı-değer üretmesini, iyi olan şeyin bu olduğunu öğütler. Bunu da Çalışma Hakkı ve Ödevi olarak söyler. Kitabın alt başlığı da zaten Çalışma Hakkı’nın Çürütülmesi’dir.
Edebiyat
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Karbon Kitaplar · 201813,3bin okunma
Puan vermedi·44 syf.··
2020 49. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2020 15:00
Yazar esas olarak fazla sürelerle çalışmayı eleştiriyor. İnsanların olması gerektiğinden çok çalıştırıldığı halde hak ettiğinden düşük ücret aldığını ve bunun da işçi sınıfının bitmek bilmeyen çalışma arzusundan kaynaklandığını düşünüyor. İnsanlığın daha iyi yerlere gelmesi için çalışma süresinin kısaltılarak insanların daha fazla dinlenmesini öneriyor. Böylelikle insanlar düşünmeye fırsat bulabileceklerdir.
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Karbon Kitaplar · 201813,3bin okunma
Puan vermedi·44 syf.··
2023 30. kitabı
Kitap güzeldi . Yazarın yazılarını birleştirerek oluşturmuşlar kitabı. Yıllar önce yazılmasına rağmen günümüzü de yansıtıyor. Mesai saatlerinin düşürülmesi falan mantıklı öneriler var fakat ne kadar gerçekçi ve uygulanabilir o tartışılır. Bir de çözüm önerisi sunmamis. Şu şekilde yapılabilir diye. Yine de okunur. Bana göre insan sevdiği işi yaparsa yaptığı fazla mesai bile insana zor gelmez.Günümüzde de mesai saatleri düşürülüp çalışma veriminin artacağına dair araştırmalar mevcut. İş dışında insan kendini geliştirebileceği bir zaman malesef kalmıyor. Mesai saatlerininin düşürülerek kişisel gelişime de zaman ayrılabilir.
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Karbon Kitaplar · 201813,3bin okunma
Puan vermedi·51 syf.··
2020 15. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2020 23:37
Öncelikle kitabın adı sizi yanıltmasın. Tembellik hakkı diye bahsedilen konu aslında, insanın kendine ayırması gereken hak olarak ele alınıyor. İnanılmaz zor şartlarda, günde 13-15 saat çalışılmak zorunda kalınan dönemlerin, kapitalizmi tüm uzuvlarına hapsetmiş ülkelerin eleştirisi yapmaktadır. Kadın, çocuk demeden her türlü zorluk ile çalışmak zorunda bırakılmış insanların hayatlarına, haklarına değinmektedir. Kitap okunmadan önce Sanayi Devrimi ile ilgili biraz bilgiye sahip olmak, kitabın içeriğini daha anlaşılır hale getirecektir.
Tarih
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Karbon Kitaplar · 201813,3bin okunma
Puan vermedi·44 syf.··
2019 185. kitabı
Fazla çalışmanın yüceltildigi yüzyılımızda tembelliğin erdemlerini, günde 3-5 saatten fazla çalışmanın insana verdiği zararları anlatan kitap. Marx'ın damadı kapitalist düzene isyan ediyor. "Çağımızın çalışma yüzyılı olduğu söyleniyor; aslında acının, sefaletin ve çürümenin yüzyılı." "Kapitalist toplumda çalışma her türlü entelektüel yozlaşmanın, organik deformasyonun nedenidir."
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Karbon Kitaplar · 201813,3bin okunma
Tembellik Övgüsü
Puan vermedi·44 syf.··
2020 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2020 18:05
İnsan bir kez daha politik hayvan olabilmek için Tembellik Hakkı'nı savunmalıdır. Burjuvanın aracı kapitalist ahlak anlayışının övdüğü çalışma hakkı, işçiyi insanlıktan çıkarıp bir makine haline getirmektedir. İşte bu sebeplerle "tembellik" savunulması gereken bir değer olup önümüze çıkar.
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Karbon Kitaplar · 201813,3bin okunma
10/10
·44 syf.··
Beğendi
·
2019 26. kitabı
Tanıtımından : "LaFargue'nin 1907 tarihli manifestosu olan kitap, "Sevme, içme ve tembellik dışında, bırakın her konuda tembellik edelim." epigrafıyla başlarken çalışmaya dayalı bir sistem olan kapitalizme farklı bir perspektiften karşı çıkıyor.  Paul LaFargue kayınpederi Karl Marx'ın mektuplarında "sen çalışmayı sevmezsin ama kızıma iyi bak" dediği kadar çalışmanın sadece sömürüsüne değil kendisine de karşıdır. Bir çırpıda okunabilecek bu tembellik övgüsü, çalışmanın kaçınılmaz koşulduğu hayatın içinden samimi bir itirazla sistem eleştirisi yapıyor." Bu gün okuyup bitirdiğim bir kitap. Tenbelliğe ciddi bir övgü. Ama duygusal ve edebi bir kitap değil bu. Kapitalist sistemin çarkları arasında ezilen, ürettikçe daha çok üretmesi istenen işçi sınıfına aynı zamanda bir sitem. İlginçtir, haklı olarak her daim kapitalizm düzeninin çarkını çevirenlere, yani zenginlere, sosyeteye, iş adamlarına, politikacılara kızılır. Kitap, çalışmaya her geçen gün daha çok mesai harcayan, tabiri caizse çarkın dönmesini sağlayan işçilere sitem ediyor. Kitap 1900lerde yazıldığı için, sadece üretim çılgınlığına laf edilmiş. Siz üretiyorsunuz ama yiyen onlar oluyor. Kendinize gelin denilmiş. Şimdi ki çağ öyle bir yere geldi ki ; artık hem üretip, hem tüketiyoruz. Bu arada üretmek derken bunlar maddi şeyler. Yoksa fikri anlamda üretim 1900lerde durdu. Velhasıl, Ey Müslümanlar! Ahiretiniz için çalışın. Ama ne olur, dünya için çalışmaya biraz ara verin. Az tembellik edin. İyi gelecektir.
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Karbon Kitaplar · 201813,3bin okunma
Kahrol kapitalizm al sana bombe
Puan vermedi·64 syf.··
2025 98. kitabı
Bir işçinin sabahın köründe yola çıkıp akşam karanlığında yorgun bir bedenle evine dönmesi sistemin gözünde bir başarı hikâyesidir. Ne ironiktir ki çalıştıkça yoksullaşırız… “Çalışmak erdemdir” sloganı kapitalizmin en büyük yalanıdır. Fakirlerin alın teriyle zenginlerin saraylarını ayakta tutan en ustaca kurulmuş sömürü düzenidir. Biz de satrançtaki piyonlarız işte…Bu sistemde emek, kutsal bir değer olarak görülmesi gerekirken ucuz bir metadır, satılabilir bir maldır. İşçisin sen işçi kal music.apple.com/tr/album/tamirc... Tüketmek için üretmek, üretmek için daha çok tüketmek zorundayız. Reklamlar, markalar, statü savaşları hepsi birer zincir halkası. Modern kölelik maaş bordrolarıyla ölçülüyor. Biz hâlâ “daha çok çalış, başarırsın” masalıyla avutuluyoruz. Masala inanmaya devam mı? Oysa gerçek şu: Ne kadar çalışırsak çalışalım, sistem bizden hep bir şey eksiltir bazen uykumuzu, bazen sağlığımızı… “Kapitalist ahlak; emekçinin bedenini aforoz ediyor, üreticiyi en asgari ihtiyaçlarına indirgemeyi sevinç ve tutkularını yok etmeyi, dur durak bilmeden çalışan bir makine rolüne mahkum etmeyi ideal olarak benimsiyor.” (s.3) yıldızlı alıntı ve kitabın anafikri diyebileceğim alıntısı. “Tembellik Hakkı”, aslında yaşama hakkıdır. Günün üçte ikisini çalışarak, kalanını yorgunlukla geçirerek yaşamak, yaşamak değildir dostlar. :( İspanyollar için çalışmak kölelikten beterdir. (s.4) Türkler için ise “hayatta kalma mücadelesidir.” Sömürü, sadece biçim değiştirir. Bir zamanlar ağalar vardı, şimdi şirketler var. Emek, hâlâ aynı değersizlikle el değiştiriyor. İncil’de Matta’da geçen “kır zambakları” ile ilgili bir ayet var. Soren Kierkegaard’ın Kırdaki Zambak ve Gökteki Kuş kitabında da geçiyor. İnsan durgunluk içinde yaşamayı kuşlara ve çiçeklere
İnceleme
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202513,3bin okunma
Kapitalizm nasıl sona erer?
Puan vermedi·64 syf.··
2022 21. kitabı
Paul Lafargue, Fransız kökenli Marksist, iktisatçı ve yazardır. Tıp öğrenimi görmüştür; ama 3 çocuğunu da arka arkaya kaybettiği için tıptan soğumuş kendini sosyalist düşünceye adamıştır. Karl Marx'ın kızı ile evlenmiştir. Fransız Sosyalist Partisinin kurucuları arasında yer almış, işçinin hakkını savunmuş, işçilerin örgütlenmesine yazılarıyla katkıda bulunmuştur. Yaşlılığın bedenini ve zihnini körelttiğini görmek istemeyen yazar, 70 yaşını aşmayacağını belirtmiş ve 69 yaşında karısıyla beraber intihar etmiştir. Kitaba geçecek olursak, tembellik hakkının tarih boyunca soylulara, burjuvazi kesimine verildiğini belirtmiştir. Gelişen makineleşme sürecinin işçi kesimine de bu hakkı tanıması gerektiğini düşünmüş ve sert bir şekilde kapitalist düzeni eleştirmiştir. Eleştirileri kapitalist sisteme olduğu kadar Fransa da metalaştırılan her şeye karşı sert bir şekilde karşılık vermiştir. Çalışma dogmasıyla sürekli ezilen proleteryayı da yeren Lafargue zorunlu çalışmanın toplumun bozulmasının sebebi olarak görmüştür(Tüm bireysel ve toplumsal sefaletler proletaryanın çalışma tutkusundan doğdu). Bir çok veriye ve söyleme dayanarak yazdığı kitapta insanların daha az çalışması gerektiğini ve bu çalışma şeklinin de gündelik hayatta bir sorun oluşturmayacağını belirtmiştir. Kitap 1883 yılında yazılmıştır. ''Kör, ahlaksız ve canice çalışma tutkusu, özgürleştirici makineleri özgür insanları köleleştirme aracına dönüştürüyor; makinelerin üretkenliği insanları yoksullaştırıyor''. Yazar o kadar haklı çıkmıştır ki, bugün sanayi devrimi ve teknolojik devrim büyük bir yol almıştır. Buharlı makinelerden, 6.0 devrimi ile insan zekasının kodlanması yani yapay zekalar ortaya çıkmıştır. Peki tüm bunlar, bu gelişmeler insanlığa hizmet etmesi gerektiği noktada neden yaşam koşullarını daha
1000Kitap
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202513,3bin okunma
Peki sizce ileride yok olacak meslekler neler?
10/10
·64 syf.·
2021 29. kitabı
Fark ettiniz mi bazı kadınlar, bilhassa ömrünü ev hanımlığına adamış olanlar, makinelerden ve makineleşmekten hoşlanmazlar. Mutfağa aldığınız en küçük bir alete bile karşı çıkarlar. Çünkü onların hayatları boyunca öğrendikleri tek şey ev işleridir. Gelişen teknoloji ve icat edilen makineler, bu kadınların yaptıkları işleri daha kısa sürede, daha az hatalı ve daha az emek harcayarak yapmaya başlayınca, bu kadınlar hayatlarını bir hiç uğruna harcamış gibi hissediyorlar ve makineleri hayatlarına dahil etmekte zorlanıyorlar. Örneğin hamur yoğurmak, hamur açmak, sarma sarmak vs. öğrenmesi zor ve meşakkatli işlerken ve ev hanımlarınca bir üstünlük göstergesiyken birkaç liraya alınan bir makinenin de aynı işi yapabileceği fikri hoşlarına gitmiyor ve kabul etmeyi reddediyorlar. Makineleşmek, ev hanımlığı gibi (bunu bir meslek olarak adlandırmak doğru mu bilmiyorum) çoğu meslek kolunun işini kolaylaştırırken çoğu meslek kolunu da ortadan kaldırdı ve kaldırmaya da devam ediyor. Gelişen teknolojiyle birlikte son bulan mesleklere dair bir araştırma yaparken “Gerçekten mi, böyle bir meslek mi varmış?” derken buldum kendimi sürekli. Ama sanırım o kadar eskilere gitmeye gerek yok çünkü günümüzde de birçok meslek kaybolmaya yüz tuttu. Örneğin bankacılık. Bütün işlerimizi telefon bankacılığı ve ATM’lerden halledebiliyorken banka çalışanlarının ömrünün çok da uzun olmadığını kestirmek zor değil. Ya da esnaflık. Artık tüm dünyanın daha çok tercih ettiği bir alışveriş türü var ki o da online alışveriş. Market malzemeleri, kıyafetler, çantalar, ayakkabılar ve kitaplar… Bunları satan insanlar da ileride işsiz kalacaklar arasında başı çekiyorlar. Hele ki büfeler… Bir otomat da pekala bir büfecinin yerini tutabilecekken bu mesleğin daha ne kadar devam edeceği meçhul… Kitabın bir bölümünde
İnsan ve Toplum
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202513,3bin okunma

Yazar Hakkında

Paul LafargueYazar · 7 kitap
Paul Lafargue (15 Ocak 1842-26 Kasım 1911); Fransız uyruklu düşünür ve eylem adamı. Küba'nın Santiago kentinde doğdu. Dokuz yaşındayken ailesiyle birlikte göçtüğü Fransa'da Tıp Akademisi'ne yazıldı. Üniversitede, kralcı hükümete karşı giderek genişleyen gençlik devinimine katıldı. Yine aynı dönemde yoğun bir okuma uğraşına daldı. Hegel'den Feuerbach'a, Fourier'den Comte'a kadar pek çok düşünürün yapıtlarını okumasına karşın, özellikle Proudhon'dan etkilendi. 1865'te Marx'la tanışmasının, üzerindeki Proudhon etkisinin kırılmasında büyük rolü oldu. Marx "yakışıklı, zeki, enerjik ve sportif" bulduğu bu gencin, kızı Laura'yla evlenerek aileye katılmasına da izin verdi. Siyasal etkinlikleri nedeniyle Akademi'den uzaklaştırılınca, öğrenimini Londra'da tamamladı ve karısı Laura'yla birlikte yeniden Paris'e döndü. Art arda üç çocuğunu da yitirmesi üzerine tıptan soğudu; kendini tümüyle sosyalist düşünce ve eyleme adamaya karar verdi. Fransız Sosyalist Partisi'nin kurucuları arasında yer aldı, işçi devinimlerinin örgütlenmesine yazılarıyla katkıda bulundu. 1911 yılında karısıyla birlikte kendini öldürdü. Yaşlılığın, beden ve zihin güçlerini azar azar kemirdiğini görmek istemeyen Lafargue, yetmiş yaşını aşmamak üzere kendine verdiği sözü tutmuş oluyordu.