Women's Hidden Fear of Independence

The Cinderella Complex

Colette Dowling
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Yolcu koltuğundan şoför koltuğuna geçmek...
8/10
·253 syf.··
2023 8. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2023 15:30
Yalnız olmaktan nefret ediyorum. Keseli hayvanlar gibi, bir başkasının derisinin altında yaşamak isterdim. Emniyette olmayı, sıcak, bakılıp gözetiliyor olmayı, havadan, hatta yaşamdan daha çok istiyorum... Öğrenecek çok şeyim vardı. Yaşadığım güçlüklerin birçoğunun başlangıcı çocukluğuma dek gidiyordu. Yine de bu noktada bırakamazdım. Nasıl olduysa, onca acıya ve karışıklığa rağmen, bir şeylerin olduğu gibi kalmasında benim de parmağım olduğunu, olaylara bakış açımda bazı çarpıtmalar bulunduğunu ve bu çarpıtmaları aktif olarak koruduğumu fark ettim... Surprisee Sindrella Kompleksine hoş geldiniz.. Gerçekten böyle mi yaşanması gerekiyor? Aç gözünü Sindrella beyaz atlı prens diye bir şey yok, kurtarılmaya ihtiyacın da yok. Kurtarıcı sensin.. Kitabımız Collette Dowling'in hem kendi deneyimleri hem de tanık olduğu veya diğer kadınlardan dinlediği hikayeler üzerine yazılmıştır. Burada özgürleşmede tek gerçek hedef vardır, o da kendimizi içeriden özgürleştirmektir. Kadının gelişimini engelleyen nedir? Aklını, yaratıcılığını kullanmaktan alıkoyan bastırılmış korkuları nelerdir? Derinlere gömülen, belki fark edilmeyen belki de fark edilip inkar edilen bu parça, bu bağımsızlık korkusunun kaynağı nedir? Sindrella gibi, bugünün kadını da hâlâ dışarıdan bir şeylerin veya birilerinin kendi yaşamını dönüştürmesini istiyor ve bu bağımlı olan insanlar çoğu zaman bunu bir başa çıkma yöntemi olarak öz saygısı düşük bir şekilde eleştiri yoluyla dile getiriyor. Hatta bazen dışarıya bir meydan okuma veya kendine bir meydan okuma sergileniyor. Sonunda da olmaya itildiğiniz şey olup çıkıyorsunuz : güvensiz, aşırı hassas, kuşkulu biri... Bu kitap için özellikle inceleme ekleme gereği hissettim çünkü kitapta beni rahatsız eden bazı noktalar vardı - ki ben her zaman feminizm içerikli bir
Edebiyat
Sindrella KompleksiColette Dowling · Öteki Yayınları · 1999971 okunma
6/10
·264 syf.··
2024 15. kitabı
Sindrella Kompleksi, psikoloji literatüründe “genç kızların yaşadıkları dünyanın zorluklarından, sorumluluklarından kurtulmak için karşılarına çıkan ilk erkekle evlenmeleri” olarak tanımlanıyor. Kadınların bir kahraman tarafından kurtarılmayı bekleyen ve hayallerini bu kahramana bağlayan canlılar olduğundan bahsediliyor. Kompleksin tanımına baktığımda çok daha farklı bir içerik bekliyordum. Kitap kesinlikle çok eksik ve yüzeysel yazılmış. Kadın yaşamının dramatize edilmesi ve erkeklerin yarattığı sistemde savrulup durduğunu ispatlama çabasına gidilmesi irrite edici. Kendi yaşamını ve yaşadıklarının psikolojik etkilerini genellerken çok fazla çelişkiye düştüğünü düşünüyorum yazarın. Ayrıca bahsedilen konuların çözümlenememesi de kopukluk oluşturuyor. Yazar kitapta daha çok kadının ekonomik bağımlılığı üzerinde duruyor. Yazdığı şeylerin daha çok kendi döneminin sıkıntıları olması ve bunu aktarırken kullandığı dil öylesine ataerkil ki, yazar belki de “feminist” olarak adlandırılırken bunun çok daha aksini hissettim okurken. -Ya da feminizm gerçekten böyle bir şey.- Kompleksin ekonomik özgürlük ve bağımsızlıktan kaynaklandığını aktarırken, erkek düzeninin kadında yarattığı bütün sorunların sebebi kadınlarmış gibi yansıtılmış. Kadınlar sisteme ayak uyduramıyor ve sonunda çalışmak istemiyor. Başarısızlıklarının ve özgürlükten vazgeçişlerinin sebebi yine kadınlarmış gibi aktarılıyor. Sistem içinde kadına yer açılmaması da bu açılmayan yerde kadının kariyerinden vazgeçmek zorunda kalması da kadını suçuymuş gibi. Kapitalist sistemin beslediği özgürlük, bireysellik, bağımsızlık gibi kavramları pohpohluyor yazarımız. Her şeyden önce ne kadın ne de erkek bireysel kimliğini oluştururken birbirleriyle etkileşim kurmadan bunu gerçekleştiremez. Burada kadını kapitalist bireyciliğe
Psikoloji
Sindrella KompleksiColette Dowling · Afrika Yayınları · 2020971 okunma
Neden bu kitabı okumalıyız sorusunun cevabı
10/10
·253 syf.··
Beğendi
·
2025 23. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2025 00:00
Colette Dowling’in bu çarpıcı eseri, kadınların bağımsızlık korkusunu, toplumsal koşullanmalarla nasıl içselleştirdiğini ve bunun yaşamları üzerindeki etkilerini feminist bir bakış açısıyla inceler. Kitap, yayımlandığı dönemde büyük tartışmalar yaratmış ve feminist literatürde önemli bir yere sahip olmuştur. Neden "Sindirella Kompleksi"? Colette Dowling, Sindirella Kompleksi tanımını şu gözleme dayandırır: Kadınlar, çocukluklarından itibaren “kurtarılmayı beklemeye" koşullandırılırlar. Tıpkı Sindirella masalında olduğu gibi, hayatlarını düzene sokacak “bir prens” gelecektir. Bu masalsı beklenti, kadınların kendi potansiyellerini gerçekleştirmesini engeller, onları bağımlı olmaya, edilgen kalmaya iter. Kitabın Temel Temaları: 1. Bağımsızlık korkusu: Colette Dowling, birçok kadının bilinçaltında bağımsızlıktan korktuğunu ve bu nedenle kendi gücünü bastırdığını ileri sürer. Bu korku; ekonomik, duygusal ve sosyal alanlarda kendini gösterir. 2. Toplumsal koşullandırma: Kadınlar çocukluklarından itibaren "itaatkâr", "nazik", "yardımcı" olmaya yönlendirilirken, erkekler "güçlü", "lider", "bağımsız" olmaları için yüreklendirilir. Bu ayrım, ilerleyen yaşlarda kadınların kendi ayakları üzerinde durmalarını zorlaştırır. 3. Romantizmin tuzağı: Kadınlar, romantik ilişkilerde kendilerini feda etmeye yatkındır çünkü öğretilen şey, “tamamlanmak için bir erkeğe ihtiyaç duyduklarıdır.” Bu da bireysel gelişimi sekteye uğratır. 4. İş hayatında edilgenlik: Pek çok kadın, iş yaşamında ilerlemek için ihtiyaç duyduğu özgüveni gösteremez; yöneticilik pozisyonlarını istemez veya kendi başarılarını küçümser. Kitabın Katkısı: a) Psikolojik derinlik: Colette Dowling, klinik gözlemler, danışan örnekleri ve sosyal analizler yoluyla kadınların iç dünyasındaki bağımlılık eğilimlerini
Kadın
Sindrella KompleksiColette Dowling · Öteki Yayınları · 1999971 okunma
Beyaz atlı prens, boşuna gelme.
Puan vermedi
Külkedisi Kompleksi Nedir? kadınlarda bağımsızlık korkusunu tanımlamak için yaygın bir şekilde kullanılır. Birçok kadının kendilerine bakabileceklerine inanmadıkları, bunun yerine onlara bakacak bir erkek figürüne ihtiyaç duydukları fikrine dayanır. Kendilerini bir prensin kurtarmaya gelmesini bekleyen prensesler olarak görüyorlar. Bu kompleksten muzdarip kadınlar genellikle kendi başlarına kalma korkusundan ve düşük özgüven duygusundan dolayı istismarcı veya işlevsiz ilişkiler içinde kalırlar Kadınların 'Külkedisi Kompleksi' hakkında daha bilinçli olmalarına yardımcı olan bir kendi kendine yardım kitabıdır: Toplumsal yapılar ve ataerkil cinsiyet rolleri, kadınları hem sorunlu duygusal (ve finansal) bağımlılık hem de derin bir bağımsızlık korkusu deneyimletir. Bu konuların gerçekten önemli olduğunu ve yeterince sık tartışılmadığını düşünüyorum, çünkü duygusal (ve ayrıca finansal) bağımlılık bugün hala birçok kadını etkiliyor. Bazıları bu kitabın 80'lerin başında yazıldığı ve 60'lar ve 70'lere atıfta bulunduğu için biraz 'eskimiş' olduğunu belirtmişlerdir - Ama ne yazık ki hiç de 'eski' olmadığını düşünüyorum. Duygusal bağımlılık, bugün hala pek çok kadını etkileyen gerçek bir sorundur ve geleneksel (ve çok sorunlu) çocuklar sayesinde hala çok canlı ve kalıcıdır. 'peri masalları' ve genel olarak medya (örneğin, 'romantik' şarkılarda, kitaplarda ve filmlerde duygusal bağımlılığın yüceltilmesi). Herkesin bu tür kitapları okumasını kesinlikle tavsiye ediyorum, çünkü hem kadınları hem de erkekleri ataerkilliğin ve toplumsal cinsiyet rollerinin kadınlara verdiği ve hala verdiği zararlar hakkında düşündürüyor.
Feminizm
Sindrella KompleksiColette Dowling · Afrika Yayınları · 2020971 okunma
İt's a Man's world..
Puan vermedi·264 syf.·
2024 14. kitabı
Kitabı okumak iyi hissettirmedi. Kadın olarak doğmanın getirdiği kaygılar, korkular ve ihtiyaçlar derinlemesine ifade edilmiş örneklerle. İyi ve güzel tespitlerle dolu bir psikoloji kitabı. Okurken kendini buluyorsun. Kadınların toplumda rastladığı sorunlar, zaman zaman girdiği ve hayatını engelleyen her şekil duygusallık durumları var bu kitapta. Neden iş hayatında bir yere kadar başarılı olup sonra durduğumuz psikolojik sebepleriyle gösterilmiş. Zaman zaman kadın haklarıyla ilgili biraz da olsa umutlansam bile, bu dünyanın erkek dünyası olduğu gerçeği maalesef benim için hiç değişmeyecek. İyi okumalar, gayet başarılı.
Edebiyat-Düşünce
Sindrella KompleksiColette Dowling · Afrika Yayınları · 2020971 okunma
Puan vermedi
İster efsanelerden yola çıkalım ister tarihi anlatılardan. İsterseniz de gelenek, görenek ve inançları ele alalım. Yaşadığımız çağda da tıpkı bundan binlerce yıl öncesinde olduğu gibi kadın ve erkek arasındaki eşitsizliğin tohumları yere sağlam basmaktadır. Bu sağlamlığın temelleri işte efsanelere, tarihsel anlatılara, inançlara ve toplumlardan toplumlara geçişlerde kültürel özelliklere de sirayet eder. On binlerce yıl boyunca tarih içerisinde kadının başat olduğu bir dünya düşünülür. Son beş bin yıl ele alındığında ise bu yapı erkek tarafından değiştirilmiş ve kadın, yerinden edilerek erkek karşısında ikinci sınıf haline getirilmiştir. Yaşandığı düşünülen on binlerce yıllık başat kadın rolünün düşürüldüğü şekle bakıldığında erkeğin bundan önce kadınlar tarafından sanki bugünkü koşullarda bir sınıfta tutulduğu düşünülecek kadar kötü bir yaklaşım sergilenir. Kadına karşı yaklaşım o kadar kötü bir durumdadır ki günümüzde varlığı hakkında akla aykırı tartışmalar yürütenler bulunur. Özel mülkiyet kavramın henüz gelişmediği bir dünyada toplumsal rollerin de bir hiyerarşiye bağlı olmadığı göz önünde bulundurulduğunda, kadın ve erkeğin sözsüz bir anlaşma varmış gibi yaşadığı ve kadının öncelikle toplayıcılık ardından toprak ile olan ilişkisi onu tarımda uzmanlaştırırken erkek de avcılıkta uzmandır ve kadın, türün, neslin devamını sağladığı için toplum anaerkil bir yapıdadır. Bu düzen on binlerce yıl sürerken, düzeni değiştiren şey özel mülkiyet kavramının ortaya çıkmasıdır. Tabii ki bu kavramın da gelişmesini sağlayan nedenler vardır ki bunların başında Artı Değer vardır, tüm bu alt nedenler özel mülkiyet kavramıyla güç dengesini ya da statüyü sarsar. Peki özel mülkiyet neden bu dengeyi alt üst etmişti? İlkel komünal çağdaki ortak yaşam biçimindeki insanlar, gelişen
Sindrella KompleksiColette Dowling · Afrika Yayınları · 2020971 okunma
Kendine inanmak herşeyin temelidir.
8/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2025 20:38
"Kadınlar, korkmaktan vazgeçmedikleri sürece özgür ol­mayacaktır." 63 Monarşinin yıkılıp, halkın demokrasiyle tanışmasını sağlayan Fransız İhtilalinin en büyük etkisi de kadınların da artık düşüncelerini korkmadan, özgürce ifade etmesininin önünü açmak olmuştur. Mary Wollstonecraft'ın, ihtilalin en şiddetli döneminde yayımladığı "Kadın Haklarının Savunulması" adlı eseriyle feminist düşüncenin temelini atmıştır. Frankenstein 'ın yazarı Mary Shelley'nin de annesi olan ilk feminist yazar Mary Wollstonecraft, eserinde kadınların erkeklerle eşit eğitim alması gerektiğini savunmuştur. Daha sonra Olympe de Gouges, Fransız Devrimi sırasında "Kadın ve Kadın Vatandaş Hakları Bildirgesi"ni yayımlayarak kadınların siyasi haklarını talep etmiştir. Ancak aradan yüz elli yıla yakın zaman geçmesine rağmen özellikle İngiltere ve Almanya gibi ülkelerde kadın hâlâ erkek egemenliğinin gölgesi altında kalmış, kendi adlarıyla kitap yayımlatamamış (bkz. Jane Austen, George Sand vs.), siyasette söz sahibi olamamıştır. XX. yüzyıla gelindiğinde bir Fransız yazar olan Simone de Beauvoir, İkinci Cinsiyet (2 Cilt Takım) adlı eseriyle başta Amerika olmak üzere tüm dünyada sansasyon yaratarak bir nevi erkeklere kadın manifestosu yaratmıştır. Beavoir'den sonra feminizm bir statü olarak ahlak reformlarını yeniden yazmış ve kadınları hem siyasette, hem de erkeklerin yapabildiği her işte söz sahibi konumuna getirerek bir nevi kadınların öncüsü olmuştur. "Birileri kanatlarını kırpmış. Birileri ona nasıl uçu­lacağını öğretmemiş." 97 Feminizmin kısaca tarihçesini verdikten sonra Sindrella Kompleksi ne anlatıyor gelin biraz da hem yazarı hem de kitabı detaylıca tanıyalım. 1938 doğumlu Amerikalı yazar Colette Dowling, 1981 yılında çıkartmış olduğu Külkedisi Kompleksi kitabıyla aylarca New York Times'ın en çok satan yazarlarından birisi olmuştur. Kitabında
Psikoloji
Sindrella KompleksiColette Dowling · Afrika Yayınları · 2020971 okunma
Pembe Prangalı Evimiz
10/10
·264 syf.·
2024 3. kitabı
Ergin çağına geldiği halde benliğindeki özgürlük ikileminin sancısını çeken günümüz modern kadını bu bunalımdan nasıl anlamlı bir varoluş pratiğine varır? Kitabın ana teması bu soru etrafında şekilleniyor ve yazarın kendi hayatından verdiği örneklerle hem müthiş bir özeleştiri, hem de çarpıcı bir itiraf niteliği taşıyor. “Keseli hayvanlar gibi, bir başkasını derisinin altında yaşamak isterdim. Emniyette olmayı, sıcak, bakılıp gözetliyor olmayı havadan hatta yaşamdan daha çok istiyorum. Beni şaşırtan bir olgu yeni değildi, oradaydı, uzun süredir benim bir parçamdı.” Bir yandan bugünün kazanımlarıyla kendi ayakları üstünde durmaya teşne, acarlıktan sakınmayan yüreğinin sesiyle hayat yolundaki ilerleyişini sürdüren, bir yandan da -kendi içinde- bu ilerleyişin “ona göre olmadığı, fazla riskli ve tehditkâr olduğunu” söyleyen örseleyeci iç sesinin üstesinden gelmeye çalışan kadının yaşadığı çelişkili hezeyanları çok çok az insan böyle açık yüreklilikle yazabilirdi. İster evinden hiç çıkmamış olsun, ister kariyer sahibi, hatta kent soylu eğitimli kesim olsun, başkalarının bakımı ve gözetimi altında olmaya yönelik derin arzu ve özgürlüğe duyulan bastırılmış korkular sosyal sınıf ayrımı gözetmeden her kesimden kadının benliğine sirayet etmiş vaziyette.Bireyi özgürlük yerine, bağımlılığa iten bu süreci tersine çevirmek içinse önce meselenin altında gizlenen yargıları tespit etmek gerekiyor, sonrasına ise bu cinsiyetçi tutumları daha gerçekçi ve adil olanlarla ikame etmek kalıyor.. Çalışan Kadın https://1000kitap.com/yazar/bell-hookshttps://1000kitap.com/kitap/feminizm-herkes-icindir--55750’de kapitalist sistem içerisinde yer eden çalışma olgusunun tek başına kadını özgürleştirmeye yetmeyeceğini, tam tersi çalışan kadınlar üzerindeki yükün -ev işleriyle alakalı görevlerin
Feminizm
Sindrella KompleksiColette Dowling · Afrika Yayınları · 2020971 okunma
Puan vermedi·253 syf.··
2025 55. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2025 10:23
"Kadınlar kendilerini ne kadar kaybetmiş olabilirler? Yoksa zaten hiç bulamamış mıydık?" Kitap, kadınların toplumsal olarak biçilen rollerle nasıl sıkışıp kaldıklarını ve bu rollerin özgürlüklerini nasıl kısıtladığını sorgulayan bir eser. Yazar, klasik Sindrella masalını temel alarak kadınların "kurtarıcı" arayışlarını, toplumun dayattığı beklentilerle harmanlayarak, masalsı bir gerçeklikten acı bir şekilde çıkarıyor. Ancak bu kitap, bir kurtuluş öyküsü değil; kadınların kendilerini bulma yolculuğuna dair derin bir keşif. Kadınlar, genellikle dış dünyadan gelen onaylara ya da başkalarının beklentilerine göre şekillendirilmişken, Sindrella Kompleksi bu anlayışı tersyüz ediyor. Kitap, kadınların özgürleşebilmesi için kendilerini sadece dışsal onaylardan değil, içsel güçlerinden ve potansiyellerinden beslemeleri gerektiğini vurguluyor. Yazar bir yandan, kadınların kendi değerlerini fark etmeleri gerektiğini savunurken, diğer yandan çevresel faktörlerin bu keşfin önünde ne kadar büyük engeller oluşturduğunu gösteriyor. Toplumun kadınlara yüklediği beklentiler, her kadının içindeki özgürlüğü kısıtlayan birer engel haline geliyor. Ancak bu yalnızca kadınların sorunu değil. Erkeklerin de toplumsal normlardan sıyrılmaları gerektiği görüşü, kitabın önemli bir mesajı. Zira bu dünyadaki yük sadece kadınların değil, herkesin omuzlarına yayılıyor. Hep birlikte, bu toplumsal baskıları hafifletmemiz gerekiyor. Ve işte burada önemli olan nokta şu: Kadınların, güçlerini bulmaları için başkalarına "bağımlı" olmamaları gerektiği düşüncesi, sadece bir kadın meselesi değil. Hepimiz, başkalarının gözünde "doğru" olmak zorunda değiliz. Kitap, kadınlara olduğu kadar, herkese şunu hatırlatıyor: Kendi yolumuzu bulmalıyız. Başkalarının çizdiği yolların gölgesinde kaybolmadan, kendi
Edebiyat
Sindrella KompleksiColette Dowling · Öteki Yayınları · 1999971 okunma
Farkında ol, Özgürleş!
7/10
·253 syf.··
2025 7. kitabı
Kitap, kadınların bağımsılık korkusunu ve kurtarılma arzusunu konu alıyor. Kendi hikayesinden örnekler sunarak kadınların duygusal bağımlılıklarını göstermeye çalışıyor. Eğitim seviyesi yükseltikçe bu bağımlılığın arttığına değinmiş ve Simone de Beauvoir’de Jean-Paul Sartre ile olan ilişkisini de değerlendirmiş. Kitabın akışı beni biraz sıktı, farkındalık olarak bakış açısı sunuyor ama bir yerden sonra tekrar ediyor hissettirdi bana. Yazar Amerikalı ve Türkiye’de kadınların gerçeklerinin daha farklı olduğunu düşünüyorum. Bu ülkede kadın olmak başka dinamikler içeriyor. Aile baskısı, toplumsal baskı, dini/kültürel kurallar… Kadınların, çoğu zaman “bağımsız olmak istememesinden değil” bunun “bedelinin ağır olmasından” geri durduğunu düşünüyorum. Konuyu sadece kadınlara ait de görmüyorum. Sorumluluktan kaçma-kurtarılma arzusu erkeklerde de çokça yaygın ya da yine coğrafyamız sebebiyle bunu düşünüyorum. Ben buna kişinin göbek bağını koparamaması diyorum. Sonuç olarak, değerli bir konu işlenmiş ve farkındalık açısından kadına da erkeğe de duygularını tanıma fırsatı sunuyor. Mayıs ayı okumamızda Kitap Simyacıları Kulübü birlikte okuduk. İyi ki de okuduk.
Sindrella KompleksiColette Dowling · Öteki Yayınları · 1999971 okunma

Yazar Hakkında

Colette DowlingYazar · 1 kitap
Colette Dowling, Baltimore'da büyüdü ve 1958'de Washington DC'deki Trinity College'dan lisans derecesi aldı. Dowling, 23 dile çevrilmiş uluslararası en çok satan The Cinderella Complex de dahil olmak üzere sekiz kitap yayınladı. The New York Times Magazine, New York, Harpers ve Esquire için makaleler ve makaleler yazmıştır. 2004 yılında, Dowling, The Smith College School for Social Work'ten klinik sosyal hizmet alanında yüksek lisans derecesi ile mezun oldu. Ardından New York Institute for Contemporary Psychotherapy'de psikanaliz eğitimine girdi ve 2009 yılında psikanaliz sertifikasını aldı. Manhattan'da özel muayenehanede psikoterapist olarak çalışıyor. ve yazmaya devam ediyor.