The Setting Sun

Osamu Dazai
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Japon Klasikleri - 30
8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2023 48. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2023 13:00
Osamu Dazai rüzgârı esmeye devam ediyor! Yazar Batan Güneş’te diğerlerinden oldukça farklı bir bakış açısı ile bizimle beraber. Neden farklıydı? Bir kadın gözünden yaşanılanlara tanık olmak, üstelik Dazai üslubu ile bambaşka bir deneyim oldu yine. Her kitabında genelde aynı otobiyografik öğelerle karşımıza çıksa da başka yönlerini de sergilemeden bir yere gitmiyor Dazai Bey. Thomas Mann’in Buddenbrooklar kitabını yani diğer bir ifadeyle ‘’Bir ailenin çöküşü’’nü aranızdan bilenler vardır belki… Adım adıma çöküşen giden bir hikâyeydi bu. Batan Güneş'te ise çok hızlı olup bitiyor her şey. Aile dramaları size hitap ediyorsa bu örnekten yola çıkabilirsiniz. Tek solukta bitirebileceğiniz Batan Güneş, karakter ve olaylar bakımından hiç uzatmadan ve zorlamadan sona götürecek bir kıvamda yazılmış. Annesi ve iki çocuğundan oluşan bu aile bir zamanlar aristokrat hayatı yaşarlarken babanın ölümüyle gittikçe yoksullaşan bir kesime doğru kaymaya başlıyorlar. İnsanın sevdiği şeyi yaptığı sürece iyi bir hayat yaşayacağını düşünmüşümdür hep. /s. 70 İkinci Dünya Savaşı’ndan birçok iz taşıyan eser Dazai ile bütünleşmiş bir karakter olan Naoci ile sayfalara taşınıyor. Yazarın hayatını bilenler için Naoci tıpkı Dazaivari eylemlerde bulunuyor ve ailesini pek çok açıdan zor durumda bırakıyor. Ve biz tüm bunları Naoci’nin kız kardeşi Kazuko’nun gözünden okuyoruz. Annesiyle iyi kötü bir hayat sürmeye çalışan Kazuko da müthiş biri değildir. İnişli çıkışlı yaşamında dengesizce hareketlerde bulunması onun da Dazaivari tarafını yansıtıyor bizlere. Bunlar yaşanırken annenin sağlığı bozuluyor. Japonya’nın o dönemlerde var olan kadın- erkek ilişkilerini, ahlak boyutunu ve aile yapısını incelerken bir yandan da aristokratların yaşam tarzlarını ve yok olmaya yüz tutmuş kalıpların eriyip gidişini
Edebiyat
Batan GüneşOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 20234,537 okunma
Puan vermedi·101 syf.··
2024 79. kitabı
Yılı Osamu Dazai ile bitirdim ve yaşamak hala güzeldir diyorum efenimm :) Dazai'nin okuduğum üç eseri için de ortak nokta kesinlikle acı çeken karakterler diyebilirim. Her eserinde muhakkak acı çeken karakterler bulunuyor. Böyle diyince sanki sadece Dazai acı çeken karakterler eserlerine koyuyor gibi oldu ama demek istediğim yapıtların o acı çekmeye yoğunlaşması ve bu durumu da acı çeken intihara meyilli karakterler ile donatması. Kitapta devrim ve aşkın gücü önemli görülüyor. Spoi İçerir Kazuko'nun olmayacak bir karaktere aşık olması beni gerçekten hayrete düşürdü. (Bay Uehara iyi biri değil , yakışıklı değil, zengin değil ve kaba biri...) Yazar zaten bunu dile getiriyor ama en azından aşık olmak için bir neden de olsa tamam diyeceğim. Mesela Kazuko onu gözlerindeki üzüntü için sevse yani somut bir gerekçe olsa güzel olurdu. (Böyle de tüccar gibi oldum ama yapacak bir şey yok bana bu aşk hissi yavan geldi :) ) Naoji karakterinin aşkı daha anlamlı geldi. Aşık olduğu kişinin iyiliği onu tetiklemişti. Bu da bana güzel bir gerekçe verdi. Dazai anne figüründe soylu davranışları ön plana çıkarmıştı. Kitapta gözüme çarpan yanlardan biri Naoji'nin soyluluktan yakınmasını içeriyor daha doğrusu komünizm etkisi ile işçinin soyludan üstün tutulmasını kavrayamıyor (eşit olmalı diyor. En azından ben öyle anladım) Dil Naoji ve Uehara'nın düşüncelerini kağıda dökme yerleri hariç anlaşılır. Bazı kelimeler ve eserler fikriniz yoksa araştırma yapmanıza neden olabilir. Kitap okunulabilir.
Edebiyat
Batan GüneşOsamu Dazai · Yapı Kredi Yayınları · 19954,537 okunma
Ben eğlenirken bile hiç keyif almazdım. Belki de keyif kısırıyım.
9/10
·128 syf.··
2024 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Mart 2024 23:58
Savaş sonrası Japon Toplumu. Batan Güneş metaforu aslında savaş sonrası sarsılan ve yıkılmaya yüz tutan Japon imparatorluğunu temsil ediyor. Dazainin bu kitabına enfes çevirisiyle Hüseyin Can Erkin can vermiş hayat katmış. Hüseyin hocanın çevirileri genelde tertemiz ve akıcı oluyor. Batan Güneşte de bu çeviri üslubunu yakalayabiliyoruz. Kitabın anlatıcısı daha öncesinde Babasını evlendikten sonra çocuğunu kaybedip boşanıp annesiyle yaşamaya başlayan Kazukonun ağzından dinliyoruz. Aile aslında soylu bir aile ama savaştı vergilerdi dayılarından gelen yardımların kesilmesiydi derken aile ortalama altı bir hayat yaşamaya mahkum oluyor. Tokyodan taşınıp bir dağ evine yerleşiyorlar ve aslında olaylar burada başlıyor. Çünkü Naoçi savaş esnasında askerde ve dönüyor. Naoci, Kazukonun erkek kardeşi ve kimlikleri arasında sıkışmış bir karakter. İdeal benliğini topluma köylü ve halktan olarak göstermeye çalışırken gerçek benliği soylu olduğunu söyleyip duruyor. Ve ne yaparsa yapsın bu iki benlik arasındaki mesafeyi kapatamıyor Naoci. Annelerinin veremden vefat etmesi üzerine Naoci bir gün ablası Kazuko Tokyodayken intihar ediyor ve ardında bir intihar mektubu bırakıyor. Abla ben soyluyum son sözleri oluyor. Çünkü Naoci bu soyluluğu seviyor ne yaparsa yapsın reddedemiyor. Soylu olduğunu itiraf edip kabullenerek canına kıyıyor. Kitap bol bol savaş sonrası Japon toplumuna, acılarına, dönüşümlerine, hayatı idame sıkıntılarına veAmerika kaynaklı Şintoizmden ziyade Hristiyanlıktan etkilenmeye başlayan Japon toplumuna ayna tutuyor. Severek okudum üzülerek bitirdim. Japon edebiyatına ilgisi olanların mutlaka okuması gereken bir eser. Ve son olarak bu kitabı okumama vesile olan Burak Beyhatun a teşekkür ediyorum.
Edebiyat
Güneş BatarkenOsamu Dazai · Sel Yayıncılık · 20234,537 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2023 62. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2023 00:00
Güneş Batarken, Dazai’nin son eserlerinden biri. Inthr* düşüncesinin şekillendiği gözlemleniyor. Kitabın erkek karakteri Naoci’nin yazdığı mektup, Dazai’nin vedası gibi. İkinci Dünya Savaşı sonrası Japonya’nın değişimi bir aile hikayesi üzerinden aktarılıyor. Ailenin kızı olan anlatıcı, geriye dönüşlerle aile bireylerinin kaybını, ekonomik değişikliklerini ve hayatına yön çizmeye çalışmasını aktarıyor. İkinci Dünya Savaşı’na kadar Şintoizm Japonya’nın resmi dini. Savaş sonrasında (1946) ABD’nin baskısıyla imparator, tanrısal özelliğinin olmadığını açıklıyor. Ve Şinto resmi din olma özelliğini bu dönemde yitiriyor. Şinto dininde imparatorun, Güneş Kamisi Amaterasu’nun soyundan geldiği inancı var. Kitabın adı ‘Güneş Batarken’ bu bilgiyle daha anlamlı oluyor. Ayrıca Japonya’daki kültürel değişim, bireylerin davranışlarıyla ve taşındıkları ev ile de verilmiş. Anlatıcı sık sık hristiyanlıktan alıntılar yapıyor, inanç değişimi vurgulanıyor. Şinto dininde kami önemli bir terim. Tanrılar için ve doğaüstü güce sahip olduğuna inanılan her şey için kullanılıyor. Kutsalın tezahürü. Bu nedenle şinto inancındakiler diğer canlıları incitmekten çekinirler. Kamiler insanların hayatlarına fayda sağlayabilir ya da tersliklere neden olabilirler. Hikaye de sık karşımıza çıkan ‘yılan’, kami bağlamında kullanılmış diye düşündüğüm için kısaca bahsetmek istedim. Son olarak ‘elit dilenci’ ve ‘etiketli serseri’ ifadelerini çok sevdim, anlatıya mükemmel uymuş. @hcanerkin hocamızın emeğine sağlık. Osamu Dazai okuyup, sevmeyen yoktur diye düşünüyorum :) Okumadıysanız da tavsiye ederim. “Diğer canlılarda asla olmayan, yalnızca insana özgü tek bir şey var. Ne mi? Sırlara sahip olmak. Yanlış mı?”
Güneş BatarkenOsamu Dazai · Sel Yayıncılık · 20234,537 okunma
Puan vermedi·128 syf.·
2023 93. kitabı
Batan Güneş, Japon yazar Osamu Dazai’nin 1947 yılında yayımlanan romanı. KISACA KONU Kitap II. Dünya Savaşı’ndan hemen sonra Japonya’da geçiyor. Varlıklı bir ailenin servetlerini kaybetmeleri ve bundan sonra yaşadıkları çöküş anlatılıyor. KİTAP YORUMUM Kitapta savaş sonrası Japonya ve değişen toplumsal yaşam başarılı şekilde anlatılmış. Dazai’nin alışık olduğumuz melankolik tarzı bu kitapta da devam ediyor. Genel olarak akıcı bir kitap. Ben başarılı buldum. Japon edebiyatına ilgisi olanlara ve Osamu Dazai severlere tavsiye ederim. Batan Güneş Osamu Dazai
Edebiyat
Batan GüneşOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 20234,537 okunma
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2023 6. kitabı
Okumamın üstünden uzun süre geçmiş olsa da belleğimde yer eden o berrak imgeleri unutamıyorum. Bu yüzden bazılarına kısaca değinmek istedim. Anne ve kızının içlerinde biriktirdikleri, bir kabustan uyanır gibi ani ve cılız çığlıklarla dile geliyor. Sonra günlük yaşamlarına geri dönüyorlar. Eşinin ölümünden saatler önce kara bir yılanın kahinlik yapar gibi kıvrılarak gözden kayboluşunu izleyen ancak ses çıkaramayan anne, yıllar sonra oğulunun yolunu beklerken başka bir anne yılanın yavrularının yanışına şahit oluyor. Annesinin güzelliğine hayran, zarifliğinin hep sürmesini isteyen kız evladı, uğursuzluğuyla annesine ve erkek kardeşine bela çağırıyor adeta. Kitap böyle rüya(romantizm) ile gerçek(realizm) çatışması havasında. Hangisine uyumlu yaşamak gerek? Bir anda gerçekler, yediğiniz lezzetli bir çorbanın içinden kıl çıkarcasına sizi gördüğünüz rüyadan uyandırıyor. Ahlaki değerleri ve aşkı sorgulatan ve sizi betimlemeleriyle büyüleyecek bu kitabı okurken içerisinde bahsedilen Marie Laurencin'in tablolarına bakmayı unutmamanızı ve son olarak da kitabı okuduğunuz günlerde o havayı yakalamak için şu 4 şarkıyı önereceğim: Eartheater - Peripheral Ramona Lisa - Dominic Eartheater - Spill The Milk [bu kitabı 6 şubat depremi sıralarında okuyordum (2022'de hataylı bir çocukla konuşuyorduk instagramdan, çok seviyordum, bana açılmıştı kabul etmemiştim, yaştan dolayı mı demişti, o 16 ben de 19'dum sanırım, yalan söyleyip hayır dedim, ondan sonra az konuşmaya başladık. Deprem olduktan sonra da 2 gün boyunca cevap vermedi kendi kendimi yiyordum, birini kaybetmekten ilk defa o zaman korkmuştum, evleri yıkılmış, hesabını da kapattı, daha konuşmadık) ve o akşam bu şarkıyı dinlemiştim, erotik olsa da uğursuzluğu da çağrıştırıyor artık bu şarkı] Mitski - Class of 2013
Batan GüneşOsamu Dazai · Olvido Kitap · 20214,537 okunma
Benim de güneşim batacaktı az kalsın :)
Puan vermedi·128 syf.··
2026 71. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 17:09
Batan Güneş kitabı benim için biraz fazla melankolikti. Bazı kitaplar hüzünlü olur ama yine de içinde bir canlılık taşır; bunda ise neredeyse baştan sona çökmüşlük, umutsuzluk ve bitkinlik hayatta yer alamama hissi vardı. Özellikle karakterlerin hayata karşı sürekli tükenmiş olması beni yordu . Benim bir gıdım mecalim kalmış onu da sana mı vereceğim ya modunda okudum... Osamu Dazai anlatımı elbette güçlü ve bu yönde aslında yani; bir hayata tutunamamazlık yalnızlık, anlaşılamama, karamsarlık hakim ama bu kitap sanırsam benim kendi hayatımda yanlış bir zamanda elime geçince; hikaye daha fazla boğucu kaldı. Bitirdiğimde etkilenmekten çok içimin daraldığını hissettim.
Edebiyat
Batan GüneşOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 20234,537 okunma
10/10
·128 syf.··
2023 4. kitabı
·
45 günde okudu
·
Okunma: 03 Temmuz 2023 00:17
Kazuko’nun ağzından çöküş yaşayan bir ailenin ayakta kalma mücadelesini dinlerken hayatı sorgulayıcı bir bakış açısı da gözlerden kaçmıyor. Naoci hayata tutunmaya çalışan gençliğin bir temsilcisi olarak kabul edilebilir. Ömrü boyunca anlaşılmayı beklemiş ama yaşadığı hayatla yaşamak istediği hayat arasındaki uçurum onun sonu olmuştur. Osamu Dazai, Naoci’nin ağzından kaleme aldığı maktupta aslında umutsuz gençliğin bir son vedasına yer vermiştir. Dazai’nin bütün romanlarında hayatı sorgulayan, mutsuz ve Umutlarını kaybetmiş kişilerin hissettiği o boşluk duygusu okuyanları etkilemektedir. Kazuko ise hayatı boyunca hep mutluluğu aramış fakat üst üste aldığı darbelerle sürekli bocalamıştır. Mutluluğun arayışında olan kadın, gelenekselle modernizm çatışması arasında kalmış ve artık geleneksel kalıpları yıkmaya odaklanmış karakteri temsil etmektedir. Hayatı boyunca gerçek aşkı aramış olan kadın bir yandan da aileyi bir arada tutmaya çalışarak kendi hayatından fedakarlık yapmıştır. Dazai romanlarının hepsinde bir kilit ifade yer alır ve bu ifadeler romanın ruhunu aktarmak açısından oldukça önemlidir. Bu romanında ise bu kilit ifadeler kesinlikle “elit dilenciler” ve “etiketli serseriler”dir! Yaşam, yönetim, geleneksel, modernizm, inanç ve fakirlik gibi konuların toplumların hayatını nasıl şekillendirdiği bu romanda oldukça açık ve yalın bir şekilde aktarılmıştır. Savaşın ardından ayakta kalmaya çalışan, soyluluktan fakirliğe uzanan Kazuko ve ailesinin dramı bu romanda okuyucuya bütün samimiyetiyle aktarılmaktadır. Hüseyin Can Erkin hocamızın şahane çevirisiyle okuyucuyla buluşan Dazai romanları okuyucuda garip bir bağımlılık yapıyor.
Edebiyat
Güneş BatarkenOsamu Dazai · Sel Yayıncılık · 20234,537 okunma
Yaşamak ah yaşamak
9/10
·128 syf.··
2024 108. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 17 Eylül 2024 13:37
Kocasını kaybetmiş asilzade aileye mensup bir anne.. Doğmamış çocuğunu kaybeden ve kocasından ayrılarak annesiyle yaşamak zorunda kalan bir evlat.. Savaşın en zorlu cephelerinde savaşan, savaştan bedenen sağlam ruhen harap bir hâlde dönen, annesi ve kız kardeşiyle yaşamak zorunda kalan bir içki/ uyuşturucu bağımlısı adam.. Üçü de yarım, üçü de harap, üçü de tutunamayan.. Her biri hayata bağlanmak için bir yol dener. Kimi başarır kimi pes eder. Ancak yaşam hep devam edecektir. Batan güneş elbet yeniden doğacaktır. Genelde İnsanlığımı Yitirirken kitabıyla bilinen yazarın bu kitabını daha çok beğendim. Aşka, yaşama, savaşa, direnişe ve devrime dair söylenecek şeyleri okumak isteyenlere..
Batan GüneşOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 20234,537 okunma
3/10
·128 syf.··
2024 3. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2024 11:25
İnsanlığımı Yitirirken yazardan okuduğum ilk kitaptı. Kaleminde bir büyü olduğunu söyleyemezdim ama yine de farklı bir bakış açısı katmıştı. Bir roman daha okumak istemiştim ona ait ama yalnızca hayal kırıklığı oldu. Hikaye güzel başladı fakat ortalarına doğru ilerledikçe yavanlaştı, sıkılmaya başladım kendimi veremedim. Savaş sonrası Japonya’sına dair güzel izler taşıyor. Fakat ben Osamu Dazai’nin yazım tarzını pek sevemedim. Yazar sevmek görecelidir elbette. Kısa bir kitap, Japon edebiyatı tatmak isteyen bir şans verebilir. Benim için tek güzel yanı artık Osamu Dazai ile vakit kaybetmek istemediğimi kesin olarak anlamış olmak. Zaten bu denli kasvet bana çok fazla.
Batan GüneşOsamu Dazai · Olvido · 20164,537 okunma

Yazar Hakkında

Osamu DazaiYazar · 14 kitap
Takma adı Osamu Dazai olan ve bu isimle daha iyi tanınan Şuji Tsuşima, 1909'da Tsugaru Yarımadası'nın merkezi yakınlarında küçük bir kasaba olan Kanagi'de dünyaya geldi. Ailedeki siyasetçi olma geleneğine karşı çıkan Dazai gençliğinde yazar olmaya karar verdi. Yirmi yaşında Tokyo Üniversitesi Fransız Edebiyatı Bölümü'ne kaydını yaptırdı. 1935'te kısa hikayeleriyle ve 1936'da ilk romanı ile (Bannen- Alacakaranlık Yılları) Akutagava Ödülü'ne aday gösterildi. Ödül başka yazarlara verilse de Dazai'nin ünü yayıldı. Bunu takip eden on yılda otuzu aşkın edebi ve otobiyografik eser yayımladı (1944 basımı Mor Bir Serserinin Gezi Notları da dahil). Dazai'nin en iyi eserleri savaşın hemen sonrasına rastlar: 1947'de Şayo (Batan Güneş-YKY 1993), 1948'de Ningen Şikkaku (Artık İnsan Değil). Hayatının büyük bölümünü intihar takıntısıyla geçiren Dazai, 1948'de metresiyle birlikte suya atlayarak intihar etti. Ama ölümünden kırk yıl sonra bile Japonya'da hâlâ ilgi gören bir yazardır.