·
Okunma
·
Beğeni
·
8415
Gösterim
Adı:
The Witch of Portobello
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
268
Format:
Ciltli
ISBN:
9780061338809
Orijinal adı:
A Bruxa de Portobello
Çeviri:
Margaret Jull Costa
Dil:
İngilizce
Yayınevi:
HarperCollins
Baskılar:
Portobello Cadısı
The Witch of Portobello
How do we find the courage to always be true to ourselves—even if we are unsure of whom we are?

That is the central question of international bestselling author Paulo Coelho's profound new work, The Witch of Portobello. It is the story of a mysterious woman named Athena, told by the many who knew her well—or hardly at all.
272 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Tekinsiz, küstah, arsız, günahkar, şirret, uğursuz, yüzsüz, lanetli, sadakatsız, affedilemez, cadı...bu kadar basit işte..onlarca yaftayı ruhunuza dağlayan zihniyete göre.. Bilmediği şeyden ölesiye korkan insan, ne çok sever bilinmeyen ile yaşamayı.. Mutludur çünkü...Bir kadını sopa ile kovalarken, irili ufaklı taşlar ile tenini kanatırken, ağızından fışkıran tükrükler ile ruhunu kirletirken, kimse suçlayamaz onu..Vücuduna arsızca sahip olur.. verdiği zarar sadece o yazgısız kaftana olsaydı keşke.. İliklerine kadar işler kadının bu tarifsiz kirletilme hissi. Her damarı hisseder , içinde her hücre çığlık atar. Kibrinden sağır olan duymaz tabii.. Oyuncak gibi oynar onunla.. işe yaramaz bir hale getirir dirhem dirhem yok eder onu. Örf denilen kör bir bıçağı sürekli gırtlağına dayar, adet denen çivileri saplar kafatasına.. hareket etsin istemez.. o zevkini alırken ses çıkarsın istemez. Zevk alsın hiç istemez ..Günahtır bu..Sıkılınca yapıştırır bir yaftayı.. namussuz, ... ... .. . Tüm bu yaftaların içinde en zalim olanı “Cadı”dır. Çünkü bir kez cadı oldunuz mu ölümden kaçışınız yoktur. Odunları yığarlar yeryüzünün bereketli topraklarının üzerine, ateşi sararlar cadıların tenine.. Yanan kızıl saçlarının kokusunu taşır rüzgar arşa ve gök kubbe titrer masumun çaresiz çığlıklarıyla..Bir avuç kül olur geriye kalan, sonsuza dek kararmış yüreklere zerre zerre konan.... Korkarlar çünkü.. İçindeki tanrıya ulaşanlar korkutur diğerlerini.. Tahammül edemezler onları dinlemeye..Gecenin koynuna sarmaladıkları günahlar ile yüzleşmek ağır gelir riyakar zihinlerine.. çünkü kaybolmadan bulunamayacaklarını bilmeyenler doldurmuştur yeryüzünü.. ölmeden dirilemeyenler...İçlerindeki iblisin küflü nefesiyle bir ömür sarhoş gibi gezenler.. Karanlığın ardında bizi bekleyenler.........
261 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Alıntı yapmaktan kitabı okuyamadım. Paulo Coelho'nun kitapları beni hep etkilemiştir, onun kitaplarını okuduğum zaman içim huzur dolar nedense. Belki de işlediği maneviyattan dolayıdır.

Bu kitap uzun zamandır kitaplığımda bekliyordu. Artık okumanın zamanı geldi diye düşündüm ve okumaya başladım. Özlediğim Coelho tarzını hemen buldum tabii. Dili, konusu, üslubu çok akıcı. Okurken elimden bırakamadım şahsen.

Portobello Cadısı, doğrudan bir yaşam öyküsü değil de onun hayatında yer alan kahramanların gözünden anlatılan bir kitaptır.

Athena, yani gerçek adıyla Şirin Halil ya da diğer adıyla Aya Sofya, inandığı şeylerin peşinden giden, içinde ki boşlukları doldurmak için elinden gelen her şeyi yapan (dans etmek, çocuk doğurmak, hat sanatını öğrenmek, arazi satışı yapmak gibi) bir kadındır. Ama hep içinde bir şeylerin eksik olduğunu hissetmiştir. Bunun için hep daha ileriye gitmiştir. Edda'nın dediği gibi: Athena'nın en büyük sorunu, 21.yüzyılda yaşayan bir 22. yüzyıl kadını olması ve bu gerçeği hiç gizlememesiydi. Bir bedel ödedi mi? Kuşkusuz, ödedi. Ama coşkuyla taşan gerçek benliğini bastırsaydı, çok daha büyük bir bedel ödeyecekti.

Athenaya hayran olmamak elde değil. Bir Paulo Coelho hayranı olarak ve Portobello Cadısından fazlaca haz aldığımı düşünürsek bu kitabı gönül rahatlığıyla herkese önerebilirim.
272 syf.
·10 günde·Puan vermedi
İnsanı insan yapan ya da yapmaya zorlayan doğanın sundukları ve bizim bunu yaşama uyarlamamız, bunu yaparkende kendimiz için en yüksek seviyede iyiye yönlendirecek, standartlarımızı koruyacak, zararı minimize edecek, toplumcu çıkarı düşündürtecek, daha kısası "ben"den çıkıp kolektife kocaman alanlar açacak, hiçbir duyguyu eylemi salt halinde var edemeyecek, kurallara uymak her daim sorunlarımızı peşimizden getirtecek sonra biz de özgürüz diye naralar atarak özgürsüzlüğümüzü ilan edeceğiz.

Savunduğum insanoğlu yalnızca kendi varlığında hapsettiği düşüncelerinde özgürlük arayabilir. Biraz daha romantik olursak belki hayallerde, hayal kurarken bile somuta ulaşamamayı düşündüren gerçeklik zaten çoktan özgürlüğü kuşatmış durumdadır.
272 syf.
·9/10
Öncelikle ilk sayfalarını çevirdiğimde bunun baş ucu kitabım olacağını anlamıştım güzelliğini öyle tarif edeyim. Düşündüren, hüzünlendiren, meraklandıran, sizi kendinizi keşfetmeye davet eden bir roman.
Portobello Cadısı, müziğin ritmine uygun dans etmek yerine sıra dışı figürleriyle kuralların dışına taşmış özgün ve özgür ruhlu bir kadının hikayesi. Alışılmışlıklarına bağlı insanların sıkıca tutunduğu toplumsal kalıplardan ellerini kurtarmalarını isteyen bu bilge kadın satırlarda size "UÇMAK İSTİYORSAN UÇAĞI TERK ET!" diye bağırıyor. Okurken hayatın düşülebilir yüksekliğini kavradım ve tümüyle Athena olduğumu hissettim.🦋🦋🦋
272 syf.
·Beğendi·10/10
En beğendiğim Coelho kitabı. Gizemli Athena hep daha fazlasını isteyor, hiç bir zaman yetmiyor. Bu da tabii ki iç dünyasını etkiliyor. "Her şeye sahip olduğunu ancak yine de mutlu olmadığını" söyleyen bir kadının hikayesi.
272 syf.
Bu kitap Athena adlı bir kadının hayatını, çoğunlukla da içsel gelişimini anlatır. Mistik bir kadın olan Athena, zamanla çevresindeki öğretilerden, hayatındaki derslerden ve kendi ruhsal deneyimlerinden yararlanarak yeni bir hayat görüşü ortaya koyar. Yeni ve küçük çaplı bir dinin mürşidi olur. Garip bir hikayedir ve içinden güzel çıkarımlar yapılabilir.
272 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Bir kadın bu kitabı okurken kitaba, bir erkek bu kitabı okurken Athena’ya aşık olabilir...
... ve “Aşk Aşktır”.
Okuduğum en güzel kitaplardan biri. Coelho’ya hayranlığımı arttıran, şiirsel satırlardan romana dönüşüm geçirmiş gibi...
Okuyun... Pişman olmazsınız.
262 syf.
·9 günde·Beğendi·9/10
Bu kitabı Coelho incilerinden seçiyorum !
Portobello Cadısı’nın hikayesi o asi, güçlü karakteri Athena ile o kadar cezbedici ki ...Belki de bir çoğumuzun içimizde kendi gerçekliğini aradığı, gerçekten neyi istediğini, kim olduğunu öğrenme çabasını Athena da yaşıyor ve o bu tutkularına kulak vererek hayatını biçimlendiriyor.
Heron Ryan’ın Athena’ya dediği gibi “...belki de bu dünyaya çok erken gelmişsindir, insanlar henüz hazır değildir.” ve Athena bunun bedelini ödedi.

Olayın tanıklarından okuma da ayrı bir hava katmış kitaba öyle ki Şirin Halil, Athena karakteri kitabın başından sonuna kadar kafamızda oluşmaya sürekli devam ediyor.

Hayran olduğum bir yazarın içerisinden bol çıkarım yaptığım harikulade bir kitabı. Kesinlikle Coelho okumayı seviyorsanız es geçmeyin
272 syf.
·2 günde
O kadar uzun süredir kitap okuyamıyordum ki,hadi diyorum bu kitaba başlayayım yok sarmıyor sıkılıp kenara bırakıyorum,tamam diyorum pes etmek yok belki de tür değiştirmelisin onu yapıyorum yine fayda etmiyor.En son tamam diyorum kendime zaman vereceğim belki de özlemem gerekiyordur.

Son zamanlarda Şamanizme ayrı bi ilgi duyuyorum.Bulabildigim belgeselleri gözümü kırpmadan izliyorum,kaynak araştırıyorum vs vs sonra kitaba başlayınca da sadece bi kısmı benzettiğim için elimden bırakamıyorum ve kendimi kitaba bırakıyorum.Paulo’nun okuduğum 3. Kitabı olur laf arasında kendisi.Bu adamda değişik bir tat var fakat bunu nasıl anlatabilirim İnanın bilmiyorum.Simyacı,Veronika Ölmek İstiyor ve bu kitap..Üçünde de o kendine has tadı aldım.Biraz gizemli,biraz mistik,garip işte..

Kitap Şirin Halil,nam-ı diğer Athena veya Aya Sofya..Nedir bu kadının hikmeti kerameti diyeceksiniz siz tabii.Hemen anlatayım efendim.Şirin de benim gibi,sizin gibi Ya da diğer kadınlar gibi.Kafası karışık,mutluluğu arayan,sorular soran,annelik güdüsünden son ana dek ödün vermeyen,kendini bulmayı amaç edinen bir kadın işte.Athena gibi Bilge,aya Sofya kadar zarif..KADIN.Araştıran,merak eden,sorgulayan,direnen..Tek sorunu ne biliyor Musunuz? Çağının ileride olması.Ve siz de bilirsiniz ki kadınsanız ve asıl önemlisi sorgulayan,bazı şeyleri fark eden ve bunları dobra dobra söyleyebilen bi kadınsanız taşlanmanız da gayet doğaldır efendim.Ben demiyorum kitap diyor,ben onun yalancısıyım.Dans ederek ayinler mi dersiniz,şirket başarısı mı dersiniz,göbek ve merkezin ilişkisi nedir diye mi sorarsınız bilemiyorum ama kitaptan Sonra bir miktar araştırmaya girmeniz olağandır.Karısık kafaların daha çok karışması da.Evlatlık verilme psikolojisi,yaratılış soruları ve daha birçok şey.Benim gibi bekletmeden çok okuyunuz efendim,tam anlamıyla belki tatmin etmez ama yol açar.He fena da olmaz sanki..Şimdiden keyifli okumalar :)
Not:Ben kitap bittikten sonra kendimi inanılmaz hafiflemiş hissettim.Sanki uzun zamandır beklediğim bir dostun tesellisi gibiydi..İnceleme bitti fakat eklemek istedim:)
272 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Biraz gizemli biraz mistik biraz garipti işte .. Sanki uzun zamandır bekledigim bir dostun tesellisi gibiydi .. Kitap bitince baya bi hafifledim. Tavsiye ediyorum
272 syf.
Paulo Coelho'yu bayılarak okumayacağımı bile bile, "Haydi" dedim "Bir şans daha vereyim." Evet yine bayılmadım, okültizm cevresinde mi dönüyor diye beklenti içinde aldım okudum. Bir Kutu Kitap'ın Aralık ayı için göndermiş olduğu kitaptı. Basit karakter tahlilleri, basit kurgu, altı doldurulamamış güçlü kadın rolleri ve Simyacı'dan beri süregelen aynı ana tema: Kişisel menkıbeyi bulma ve her şeyin içimizde oluşu.(Hani Cem Yılmaz diyor ya: "İçimizde içimizde...") Tipik iyi insan olma ve mucizeyi içinde arama mesajları. Kendini sürekli tekrar etmesine rağmen yere göğe sığdırılamayan, kitaplarının şişirilmiş iyi birer reklam ürünü olması dışında, bu kadar popüler olmasına sebep olacak hiç bir numarası olmadığını düşündüğüm Coelho'yu bir daha okumam sanırım.
"Kitaplarım olmadan kendimi çıplak hissederim."

" Çıplak mı, yoksa cahil mi?"

"Kültürsüz demek daha doğru belki de."

"Demek ki, senin kültürün yüreğinde değil, kütüphanende."
Paulo Coelho
Sayfa 158 - Can Yayınları
"Bulaşık yıkarken dua et. Yıkanacak tabaklar olduğuna şükret; çünkü bu yiyecek bir şeyler olduğunu, birilerini doyurduğunu, birileriyle ilgilendiğini, yemek yapıp sofra kurduğunu gösterir. O anda yıkayacak tek bir tabağı olmayan, sofra kuracağı hiç kimsesi olmayan milyonlarca insanı düşün."
"Mutluluk nedir?"
Mutluluğun aşk olduğunu söylüyorlar. Oysa aşk mutluluk getirmez, hiçbir zaman da getirmemiştir. Tam tersine, sürekli bir kaygı durumudur aşk, bir savaş meydanıdır; kendi kendimize sürekli olarak acaba doğru mu yapıyorum diye sorduğumuz uykusuz gecelerdir. Gerçek aşk, vecd ile ıstıraptan oluşur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
The Witch of Portobello
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
268
Format:
Ciltli
ISBN:
9780061338809
Orijinal adı:
A Bruxa de Portobello
Çeviri:
Margaret Jull Costa
Dil:
İngilizce
Yayınevi:
HarperCollins
Baskılar:
Portobello Cadısı
The Witch of Portobello
How do we find the courage to always be true to ourselves—even if we are unsure of whom we are?

That is the central question of international bestselling author Paulo Coelho's profound new work, The Witch of Portobello. It is the story of a mysterious woman named Athena, told by the many who knew her well—or hardly at all.

Kitabı okuyanlar 1.227 okur

  • Esra ÇELİK
  • lenux
  • Eti Cin
  • Selcanburak

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0.3 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları