To Kill a Mockingbird

Harper Lee
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

To Kill a Mockingbird
8/10
·287 syf.··
2025 15. kitabı
Asıl olay örgüsünün merkezinde yer alan mahkeme süreci oldukça geç başlıyor. Yine de verdiği mesajlar ve ele aldığı evrensel temalar nedeniyle okunmaya değer bir eser
To Kill a MockingbirdHarper Lee · Heinemann · 199488,7bin okunma
Puan vermedi·355 syf.··
2022 40. kitabı
Bülbülü Öldürmek Kitabın; başlığını okuyan ve kapağını inceleyen, kitabın kuşlarla ilgili olduğunu düşünebilir. Acaba gerçekten öyle mi? Eser 1960 yılında yayınlanmış. Geçmişten günümüze birçok okura hitap ediyor.  Kitabın ana karakteri Scot, 9 yaşında küçük bir kız çocuğu.. Olaylar okuyucuya onun bakış açısıyla aktarılıyor. Abisi Jem, o da 13 yaşında. Okula beraber gidip geliyorlar. Annelerini küçük yaşta kaybetmişler. Onlara babaları Atticus ile siyahi hizmetçileri Calpurnia bakıyor. Ve hep birlikte Amerika'nın küçük kasabası Alabama'da yaşıyorlar. Kitapta çocukları; zaman zaman oyun oynarken, zaman zaman da evinden dışarı çıkmayan Bay Radley'i merak edip onu evinden çıkarmak için uğraşırlarken buluyoruz. Ayrıca Hıristiyan kültürünün izlerine de rastlıyoruz. Vaktiz etmek, Noel, Cadılar Bayramı gibi.. Babaları Atticus avukattır. Kendisine mahkemede bir zenciyi davasında savunma görevi verilir. Ama gelgörelim kasabalıların ırkçılık karşıtı hareketleri yüzünden hem kendisi hem de çocukları zor durumda kalacaktır. İşi zor.. Bakalım kasabalıların karşısında Atticus,  siyahiyi savunabilecek mi? ### Amerikan kültüründe vatandaşlar bir otobüse binerlerken; beyazlar önde, siyahlar arka koltuklarda otururlarmış. Keza siyahilere angarya, hizmetçilik, kölelik gibi ağır işler verilirken; beyazlara ise yöneticilik, memurluk gibi daha kolay yapılabilir işler verilirmiş. Zaten eseri okuduğunuzda da siyahlarla beyazların kiliselerinin ayrı ayrı olmasından ve zenci Tom Robbinson'a kasabalıların mahkemede davranışlarından, Amerika'da siyahilere karşı ırkçılık yapıldığını az çok anlıyorsunuz. Çocukları siyahilerin kilisesine getiren  Calpurnia, bu hususta duygularımıza çok iyi tercüman oluyor: "İyi de ama neden siyahilerin ve beyazların kiliseleri ayrı ayrı... Hepimiz aynı
Bülbülü ÖldürmekHarper Lee · Sel Yayınları · 201488,7bin okunma
Scout’un Gözünden, Benim Kalbimden
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2025 54. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Ağustos 2025 20:26
Bu bir çözümleme yazısı değil, bir okuma yolculuğunun kenarına alınmış notlar sadece. Kitabın bana düşündürdüklerini, okurken hissettirdiklerini parça parça yazmak istedim. Çünkü bu metin, üzerine tezler kurulacak bir anlatıdan çok, birlikte düşünülüp hissedilecek bir kitap bana göre. Okuma sürecim boyunca, kimi zaman durup soluklandığım, kimi zaman donup kaldığım satırlar oldu. Bu yazı da o duraklardan bazıları. Belki siz de bu kitabı okuduğunuzda, kendi bakışınızla başka bir yolculuk çıkarırsınız. Belki bazı sorular ortak olur. Anlatıcımız, 9 yaşındaki bir kız çocuğu: Scout Finch. Hikâyeyi onun gözünden, onun diliyle, çocukluğun dürüst ve süslenmemiş bakışıyla takip ediyoruz. Ailesi ve çevresinde gelişen olayları, adalet, önyargı ve vicdan gibi ağır temalarla birlikte bir çocuğun gözünden okumak; aslında olaylara mümkün olan en tarafsız yerden bakmak demek. Çünkü çocuk bakışı, henüz yargılarla değil, sezgilerle işler. Kitap oldukça ağır ilerliyor; olaylar değil, zaman akıyor adeta. Scout, Jem ve Dill’in oyunları, çocukların dünyayı kavrayış biçimleri, yetişkinlere dair sezgileri—hepsi tek tek, sabırla işleniyor. Dönemin Güney kasabasında geçen çocukluk hâlleri, hızlıca geçilen bir fon değil, hikâyenin dokusunu oluşturan esas malzeme. Büyümek burada bir olay değil, bir süreç; ağır aksak, düpedüz sıkıcı akıyor yer yer. “Okumaya devam etmekte zorlandım; hikâye yer yer öyle solgunlaştı ki, sayfaları çevirirken içimdeki merak bile uyuştu. Bunu bir notuma böylece yazmıştım. Ama sonra… bir şey oldu. Bir cümle, bir sahne, bir bakış her şeyi değiştirdi. Sanki kitabın sesi derinden yükseldi.” Atticus Finch, sadece iyi bir avukat değil, aynı zamanda olağanüstü bir baba figürü. Çocuklarını dünyaya hazırlarken olaylara karşı duruşu, adalet ve vicdan üzerine verdiği cevaplar,
Bülbülü ÖldürmekHarper Lee · Oda Yayınları · 199888,7bin okunma
8/10
·355 syf.·
2017 27. kitabı
Son zamanlarda sıklıkla rastladığım bir kitaptı Bülbülü Öldürmek. Bir modern klasik fakat daha çok ‘klasik’ tadında. Neredeyse yarısına yakın bir kısmının Oliver Twist vasatlığında olduğunu söyleyebilirim. İkinci bölüm beni kitaba bağlayan etken oldu ve sonuç olarak beğendim. Kitap, 1930’ların Alabama’sında geçiyor. 9 yaşındaki bir kız çocuğu olan Scout’un ağzından anlatılan roman, daha sade ve anlaşılır bir hale bürünüyor. Scout’un abisi Jem, yakın arkadaşı Dill ve avukat babaları Atticus’un çerçevesinde oluşan bir hikaye... Bülbülü Öldürmek salt ırkçılık üzerinden yorumlanan bir kitap olarak düşünül-memeli; yaşanan bunca trajik olaylara karşı “kapalı ve kör olan” insanların sıradanlaşmasını; “Önyargılı” olmadığını düşünen kitlelerin içten içe bu önyargıyı benimsemelerinin nahoşluğunu düşündürtmeli… İki bölümden oluşuyor kitap. Birinci Bölümde olayları ağzından dinlediğimiz minik Scout ve Jem’in Dill ile tanışıp birlikte geçirdikleri yaz tatili ve sonrasında okulların açılmasıyla başlayan süreci kapsıyor. Oldukça sıradan ve büyük beklentiyle başladığım kitabı okumama pişman ettiren bir bölüm olduğunu söylememde fayda var. Yüksek beklentinin en büyük sebebi yorumlanan kitabın dozunda olmayan övgüler olduğu gerçeği ortada. Sanırım kitap incelemelerini artık sınırlı okumaya özen göstereceğim. Haksız bir tecavüz suçundan dolayı yargılanan bir zenci olan Tom Robinson’ı savunan Jem ve Scout’un avukat babası Atticus’un yaşadıkları olaylar ve bunu çocuklara yansıtma şekli, kitabın çözümlenmesi için ana taşlardan. Atticus gerçekten çok sağlam ve güçlü bir karakter. Haksızlığa karşı başını eğmeyen, önyargıları benimsemeyen, insanları olduğu gibi kabul eden, empati yapmayı ödev sayan, çocuklarına bunları aşılamaya çalışan, mesleğine ve hayatına pozitif, sabırlı ve kararlı
Hukuk
Bülbülü ÖldürmekHarper Lee · Sel Yayınları · 201488,7bin okunma
9/10
·355 syf.··
Beğendi
·
2021 26. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2021 17:51
Kitapla ilgili düşüncelerim ve bana hissettirdikleri tazeyken bunları yazıya dökmem akıl karı olacak sanırım. Kitabı bitireli yarım saat ya olmuş ya olmamıştır ama etkisi hala sürmekte. Sonu ile şaşırtan bir kitap sanmayın sakın. Daha çok uzun bir yolculuk, uzun soluklu bir film izlemek gibiydi. Ben genelde gerek filmlerde olsun gerek kitaplarda, konusunu okumadan bir göz atıp öyle izler veya okurum. Bunu yapmamdaki amacım ise -kitap için konuşursam- konusunu okumamın benim okuma zevkimi etkileyecek olmasından korkmamdı. (Eğer siz de benim gibiyseniz incelemeyi kitabı okuduktan sonra okumanızı tavsiye ederim.) Kitabın ismini çokca duydum ve ödüllü bir kitap olduğunu biliyordum ki kitabı okumamdaki en büyük etkenler buydu. Bunun haricinde kitap bende siyahilere yapılan haksızlıkların üzerinde duracak gibi bir his uyandırmıştı. Ama gel gelelim yazarın bu konuyu ele alma şekline. Kitabımızın ilk sayfalarında bir sürü karakter tanıtımı ve karakterlerin yaşadığı Maycomb isimli kasaba tanıtımı yapılmış. Okumaya başladığımda yazarın hepsini birden anlatması, anlamayı güçleştirdiği için benim okuma şevkimi birazcık kırdı diyebilirim. Genel olarak isim hafızam pek yoktur ve yazarın kitabın daha ilk sayfalarında bir sürü karakterle olaya başlaması kitabı anlamamı zorlaştırdı diyebilirim. Ama 10-20 sayfa okuduktan sonra her şey yerli yerine oturdu ve okuma maceram başlamış oldu. Kitabın anlatımı Scout isimli küçük kızımız tarafından yapılmakta fakat üzülerek söylüyorum ki sayfa 59 a kadar ben anlatıcının erkek olduğunu zannetmiştim. Kitapta anlatıcının cinsiyetine dair vurgular pek fazla yapılmamıştı sayfa 59 a kadar ya da ben gözden kaçırmışım. Bunu geçersek, kitabın anlatıcısının bir çocuk olması benim okuma zevkimi artıran ögelerdendi çünkü olayları bir çocuğun gözünden
1000Kitap
Bülbülü ÖldürmekHarper Lee · Epsilon Yayınevi · 202088,7bin okunma
Puan vermedi·360 syf.·
2024 20. kitabı
"…Her çocuğun kalbinde kendinden daha büyük bir çocuk vardır.” Ece Ayhan Harper Lee ile tanışmama vesile olan Bülbülü Öldürmek , pulitzer ödüllü bir eser, bu yüzden bile okunması gerektiğini düşünüyorum. Yazarın 10 yaşında başına gelen bir olayı esas alarak yazdığı bir eser olması maalesef ben de bir hayalkırıklığı yaratmadı değil, kurgu unsurlarını gerçeğe yakin bir şekilde uydurmayı yazarlığın temel esası olduğunu düşünürüm. Yarı otobiyografik roman tarzında bir eser olarak değerlendirilebilir. Yazarın “Scout” adlı kızın anlatımıyla esere yön vermesi gerçekten hoş bir lezzet katıyor, bir kız çocuğunun dilinden kurgulanması hoş ve etkileyici. Scout ve Jem’in başından geçen olayların yön vereceğini düşünürken,avukat olan babaları Atticus finch’in sırf zenci olduğu için haksızca yargılanan bir kasaba sakininin savunmasını üstlenmesiyle bakış açınızı genişletecek bir mesaj yumağına dönüşüyor. Komşularıyla, okuldaki arkadaşlarıyla ve yakın çevresinde olan insanların davranış değişkenliği işleniyor. Toplumsal ayrımcılığın çok fazla olduğu bir zaman diliminden, önyargıların ve adaletsizlik konularını ele aldığı bu eserin okuyucusuna katacağı çok fazla sosyolojik tespitler olduğunu düşünüyorum. Keyifli okumalar herkese…
Düşünce
Bülbülü ÖldürmekHarper Lee · Epsilon Yayınevi · 202088,7bin okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2025 17. kitabı
İki küçük kardeş ve bir Avukat babanın yaşamlarını kız çocuğu olan Scout'un gözünden izliyoruz.Amerika'da yaşanmış ırkçılık ahmaklığını , tenlerin ruhların önüne geçtiği zihniyetlerle olan mücadelenin derin zorluklarını yaşadığımız sayfalar.Kitaba adını veren olay ise kısaca ; Babaları çocuklarına bülbüllere ateş edilmemesi gerektiğini , onların sadece bizleri neşelendirmek için öttüklerini ve ölmeyi bu şekilde hak etmedikleri isime ilmah olmuş.Tüm merhametli kalplere dokunan okumanız gereken bir eser.
Bülbülü ÖldürmekHarper Lee · Epsilon Yayınevi · 202088,7bin okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2024 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2024 03:16
Küçük bir kız çocuğu olan Scout'un gözleriyle baktığımız bir hikaye #k:405456. Yazar, on yaşlarında kendi yaşadığı kasabada çok etkilendiği bir olaydan yola çıkarak bu romanı kaleme almış. Okuduğum romanlardan, izlediğim filmlerden sonra beni en çok üzen şey bu acı dolu hikayelerin satırlarla ve senaryolarla sınırlı olmaması, gerçekliğe taşıyor olması... Scout ve Jem annelerini çok küçük yaşta kaybetmiş avukat olan babaları Atticus ve siyahi hizmetçileri Calpurnia ile birlikte Maycomb adında küçük bir kasabada yaşamaktadırlar. Scout ve Jem'in her yaz kasabaya gelen Dill adında bir arkadaşları daha vardır. Üçü bir yandan haylazlık yaparken aslında yetişkinlere ders niteliğinde hikayeler ve sözler çıkıyor tüm olaylardan. Scout ile Jem'e evinin önünden her geçişinde rahatsızlık veren yaşlı ve huysuz o kadının, Jem'in yaptığı bir yaramazlık sonucu ölmeden önce Jem'in cezası olarak bir aydan da fazla bir süre her gün kendisine kitap okumasını istemesi, bu sayede kadının kendine verdiği sözü tutması ve ölmeden önce morfin bağımlılığından kurtularak hayata gözlerini yumması etkilendiğim kısımlardan biriydi. Bu kısmı buraya da yazma ihtiyacı hissettim çünkü kitabın konusunu daha sonra düşündüğüm zaman ya da birisi sorduğunda sadece ırkçılığa karşı yazılmış güzel bir kitaptı deyip geçmek istemiyorum. Kitabın ana konusuna gelecek olursak babaları Atticus'un eğer kabul etmezsem çocuklarımın yüzüne asla bir daha bakamam dediği siyahi Tom Robinson'un davası... Tom Robinson, masum olmasına rağmen tecavüz suçu ile yargılanan bir siyahi. Sırf ten renginden dolayı yasaların, insanların ona ikinci sınıf insan muamelesi gösterdiği bir yerde Atticus, Tom'un avukatlığını yapar. Hatta sırf bir siyahiyi savunduğu için de yıllarca yaşadığı kasabada bile ona cephe alırlar, okulda çocuklarını
Bülbülü ÖldürmekHarper Lee · Epsilon Yayınları · 202388,7bin okunma
‘İnsanların çoğu iyi…” midir?
9/10
·355 syf.··
Beğendi
·
2025 83. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2025 23:50
Satırlar arasında hatıralarımıza rastladığımız kitaplar ayrı bir tat bırakır dimağımızda. Benim için de çocukluğumun geçtiği o küçük kasaba, çocukluğumun en yakın arkadaşı ağabeyim ve yine çocukluğumun en büyük kahramanı babamla tekrar tekrar karşılaştığım sıcak samimi, bir o kadar yine yeniden insanlıkla yüzleştiren sarsıcı bir kitap oldu #k:939. Yetişkinliğin keşmekeşinden kaçıp sığınılacak en güzel anılardır, çocukluğumuzun bunaltıcı, sıcak yaz tatilleri… Bizleri tam da o dinginliğe taşıyan kitap, yormayan betimlemeleriyle, uzun ancak akıcı bir anlatımla, keyifle okunuyor. Küçük yerleşim yerlerinde herkesin birbirini tanımasındaki güven, komşular arasında saygın bir meslekle tanınan bir babanın evladı olmanın verdiği o sıkılganca özgüven :) kendi bahçende, kendi sokağında, kendi mıntıkanda (tabir caizse) yaşamanın, gezinebilmenin getirdiği o tasasızlık ve elbette çocukluğun saf duyguları, akılcı hayat sorgulayışları… Hayal gücünüzle kurduğunuz dünyanın, büyüklerin dünyasını teğet geçmesine olan haklı serzenişler… Diğer bir yandan da küçük Scoat’la birlikte yeni yeni tanıştığımız hislere bir seyehat Bülbülü Öldürmek Bizim bücür, ağabeyiyle olmadık haylazlıklar peşindeyken, hayatına dokunan her komşusuyla ayrı ayrı tanıştırıyor bizleri. Her birinde ayrı bakışla hatırlıyoruz çocuk dünyamızı. Bizleri baba-çocuk arasında kurulan güvenli bağa şahit tutarken, bütün erdemli davranışların evde nasıl edinildiğini de muzipçe anlatıyor ‘bayan ukala’. :)) Elbette 1930 larda olur da ırkçılığa tanık olmaz mıyız? Çocuk gözüyle toplumun neden bu kadar karıştığına anlam veremezken, birden yargıç karşısında buluyoruz kendimizi. Küçük bir kız çocuğuyla birlikte insanlığı sanık kürsüsüne oturttuğumuz bir davada, jüride yine toplumsal normları görüyoruz. Tüm yetki vicdanımızda… çünkü“…bana kalırsa
Hayata Dair
Bülbülü ÖldürmekHarper Lee · Sel Yayınları · 201488,7bin okunma
Bir bülbülü öldürmek günahtır..
Puan vermedi·355 syf.·
2025 42. kitabı
Bülbülü Öldürmek, adaletin sadece mahkeme salonlarında değil, bireyin vicdanında başladığını kanıtlayan bir eser.1930'ların ırkçılıkla kavrulan Alabama'sını bir çocuğun saflığıyla anlatması, toplumsal çürümeyi daha vurucu hale getirmiştir. Atticus Finch sadece bir avukat değil, doğru olana odaklanan evrensel bir ahlak pusulasıdır. Vicdanın sesidir. Bu eserin sembolü olan "bülbüller" masumiyeti temsil eder. Zararsız ve masum olanları korumanın insani bir zorunluluk olduğunu savunur. "Bir insanı anlamak için onun ayakkabılarını giyip dolaşmalısın" öğretisi eserin kalbidir. Biz okurlara bir empati dersi vermektedir. Bu roman önyargıların karanlığına karşı merhamet ve cesaretin sönmeyen ışığını tutar. Sonuç olarak Bülbülü Öldürmek, sadece geçmişin ırkçılık sorununa tutulan bir ayna değil; bugün bile içimizde taşıdığımız " yabancıya" duyulan korku ve önyargı ile yüzleşme çağrısıdır. Harper Lee, adaletin bazen kaybedilen bir dava kadar hüzünlü ama o davayı savunma cesareti kadar onurlu olduğunu gösterir. Kitap kapandığında zihnimizde kalan asıl soru şudur: Biz kendi hayatımızda hangi "bülbüllerin" sessiz kalmasına göz yumuyoruz? Ben okurken çok keyif aldım... Umarım sizlerde aynı keyfi alırsınız.. Güzel okumalarımız olsun.
1000Kitap
Bülbülü ÖldürmekHarper Lee · Sel Yayınları · 201488,7bin okunma

Yazar Hakkında

Harper LeeYazar · 8 kitap
Nelle Harper Lee (d. 28 Nisan,1926) ABD'li yazar. Alabama doğumlu olan yazar Harper Lee, Huntington Koleji ve Alabama Üniversiteleri'nde okudu. Bir süre Alabama'nın Oxford kentinde eğitim gördükten sonra, Eastern Air Lines'ta işe girdi. Birkaç kısa hikâye yazan Lee, 1960 yılında ünlü Bülbülü Öldürmek romanını yazdı. Yazarın tek romanı olan bu eser çok başarılı bulundu, büyük başarı kazandı ve filme çekildi. Ancak Harper Lee bir daha roman yazmadı. Fakat 3 Şubat 2015 tarihinde yaptığı açıklamayla, Go Set a Watchman adlı yeni romanının 14 Temmuz 2015 tarihinde yayımlanacağını duyurdu. Bülbülü Öldürmek kitabının devamı niteliğindeki roman, ilk romanın 20 yıl sonrasında yine Alabama eyaletinde geçmekteydi ve ilk eserdeki küçük çocuğu büyüdükten sonra, siyahların verdiği mücadeleye verdiği destek etrafında gelişen bir örgüye sahipti. "Bülbülü Öldürmek" ilk yayımlandığında satış rekorları kırdı ve yazarını kısa sürede üne kavuşturdu. 1961 Pulitzer Edebiyat Ödülü kazandı, bir yıl sonra Gregory Peck'in başrolünü oynadığı bir filmde beyazperdeye aktarıldığında da Oscar aldı. Bu romanın böylesine büyük başarı sağlamasının nedeni, olayların çocuk ruhuna ve hayal gücüne uygun bir şekilde değerlendirilmesiydi. Truman Capote'nin çocukluk arkadaşı olan Harper Lee, Capote (2005) filminde bu rolüyle Oscar adayı olan Catherine Keener, Infamous'ta ise Oscar ödüllü Sandra Bullock tarafından canlandırıldı. (2006)