Sizi Tom’la tanıştırayım: Çocukluk arkadaşım, aynı zamanda tek ve biricik roman kahramanım. Onun kahramanı da Robin Hood. Mutlaka tanıyanlar vardır ama rica ederim ona Tom Sawyer demeyin. Yalnızca Tom lütfen.
------------------------------------------------------------------------------------------
“Becky Thatcher. Senin adın ne? Ama dur, biliyorum. Thomas Sawyer."
“O benim ceza adım. Uslu durduğumda herkes Tom der. Sen de Tom dersin, değil mi?"
------------------------------------------------------------------------------------------
Arkadaşım diye söylemiyorum aslında Tom iyi bir çocuk. Hep doğru olanı yapmaya, söz dinler bir çocuk olmaya çalışıyor ama ona müsaade etmiyorlar. Teyzesi, öğretmeni, kilise papazları, çevresindeki kötü niyetli çocuklar ve en çok da bizzat yaşamın kendisi. Durağanlığından, hiçbir yere gitmeyen salınımsız duruşundan bıkmış, usanmış. Çevresinde hareket olsun, zaman hızla geçsin, eğlenceli günler geçirelim istiyor. Gerçek anlamda keyifli zaman uzmanı Tom. Dayanamıyor sıkıcı işler yüklenilmesine, çok geçmeden de yaratıcı çözümler üretiyor. Örneğin herkesin takdir edeceği bir işe kalkışıp günlük tutuyor. Çevresinde olay olmayınca; kim, kaç gün, dayanabilir ki günlük tutmaya? O da müzik gurubu kuruyor, olmadı define aramaya başlıyor. Yaşamın kendisi sıkıcı Tom ne yapsın?
----------------------------------------------------------------------------------------
"Tom, sabırsızlıkla beklediği tatilin artık canlılığını yitirdiğini ve sıkıcı gelmeye başladığını fark edince çok şaşırdı.
Günlük yazmayı denedi, ama üç gün boyunca hiçbir şey olmayınca bıraktı.”
----------------------------------------------------------------------------------------
Kilise, okul gibi kerameti kendinden menkul yerleri hiç sevmiyor Tom. Kapalı kutu gibi her an ben buradayım