Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 16 dk.
Sayfa Sayısı:
80
Basım Tarihi:
Ocak 2018
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
ISBN:
9789750830785
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Ungenach’ın Sessiz Bozkırı; miras, soy, yurtsuzluk..
Puan vermedi·80 syf.·
2025 79. kitabı
Biçimsel olarak kısa ama içerik açısından kavramsal bir uçuruma benzeyen, uçsuz bucaksız monologları bitmeyen, her satırında zihinsel bir baş dönmesine yol açan anlatılardan bîri Ungenach, tam bir Bernard eseri :) Bir ülkenin, bir ailenin, bir bireyin ve en çok da bir zihnin çürüyüşünü anlatıyor; Bernhard’a has o inatçı tekdüzelik ve aforizmal yoğunlukla. Karakterimiz Robert Zoiss’in zihninden dökülen monologlarla, Avrupa kültürünün özellikle Avusturya’nın çökmüş, çürümüş ve neredeyse utanç içinde kıvrandığı bir yüzle karşılaştırır bizi. Üvey kardeşi Karl’ın “katli” ile sonuçlanan dramatik geçmiş, yalnızca ailevi bir vaka değil, Bernhard’ın her zaman yaptığı gibi, kültürel, tarihsel ve neredeyse metafizik bir çöküşün alegorisidir. Vasînin cenazesi, Robert’ın gitmediği ama sorumluluğuyla yüzleşmek zorunda kaldığı bir törendir: hem toprağa hem kendine ait olan bir yerin gömülmesidir. > "İnsanlar hayaletten başka bir şey değil... ve vasinizin sö­zünü zikretmek gerekirse, hayalet olarak yaşamak zevktir, birinci dereceden bir zevk..." (s. 9) Bu cümle Bernhard’ın ontolojik sorgu hattını açık eder. “Hayalet olarak yaşamak”, varoluşun absürtlüğünü sadece kabul etmek değil, aynı zamanda ona estetik bir jestle katlanmaktır. Bu noktada Kafka’nın dava Dava ’sındaki Joseph K.’nın sistemle temasındaki soğukluk, Robert’ın noter Moro’yla yürüttüğü konuşmalarda yankılanır. Joseph K. bir sabah gözaltına alınır, ancak neyle suçlandığını bilmeden bir sistemin içine çekilir. Robert da, üzerine geçen Ungenach mülkleriyle, istemediği bir sorumluluğun içinde bulur kendini. Her ikisi de görünürde serbesttir; ama gerçekte görünmez yapılar içinde kıpırdayamaz hale gelmişlerdir. Noter Moro, Bernhard anlatılarında sıkça karşımıza çıkan, bilgiyle zehirlenmiş, konuşmaya mahkûm karakterlerin
İnceleme
UngenachThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2018452 okunma
7/10
·80 syf.··
2020 40. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2020 20:34
Tekrardan Thomas Bernhard'ın zihninde olmak... Bir kere daha onun "deli saçması" cümlelerini, öfke dolu dilini, düşünce akışlarını okumak... İtiraf etmeliyim ki, çok özlemişim. Bilen bilir, ben Thomas Bernhard'a, "dilinin kemiği olmayan bir deli" diyorum. Çünkü yazdıklarıyla hem kendi deliriyor hem de beni adeta delirtiyor... Hani bazı kitaplar vardır içeriği çok da önemli değildir. Önemli olan yazarının söyledikleri ve anlatmak istedikleridir. İşte Thomas Bernhard'ın kitapları tam olarak böyle. O ne yazarsa yazsın, hangi konuya değinirse değinsin, hangi kahramanı kullanırsa kullansın, eserinin ana kahramanı kendisi ve kendi düşünceleridir. Thomas Bernhard, Ungenach isimli bu anlatısında, babasından kendisine miras kalan ve ülkesi dışında yaşayan bir akademisyen üzerinden ülkesinin sorunlarına değiniyor. Değindiği en önemli sorun, aidiyet sorunu... Ungenach, sanırım Avusturya içerisinde bir kasaba. Kitapta Ungenach kasabasından sıklıkla söz edilse de bence Ungenach'tan kasıt, Avusturya'nın bizzat kendisi. Dolayısıyla "baba" kavramı ve "miras" kavramı birlikte düşünüldüğünde Bernhard'ın anlatısında nelerden bahsettiği çok daha kolay anlaşılacaktır. Babasından kendisine miras kalan ve ülkesi dışında yaşayan akademisyenin, baba mirasını "bölüştürmek" veya "paylaştırmak" istemesi de elbette önemli bir ayrıntıdır. Ayrıca genç yaşta başka ülkelere gidip orada yaşayan ve miras meselesi yüzünden mecburen ülkesine dönmek zorunda kalan ülkesinin "aydın" kesimine de Bernhard tarafından kitapta ince ince giydirildiğini düşünüyorum. Bununla birlikte, ülkesinden uzun süre ayrı kalan ve zorunlu sebeplerle ülkesine dönen insanların yaşadığı yabancılıklar ve karşılaştığı zorluklar da kitapta değinilen diğer konulardır. Bir yerden ayrıldıktan sonra oraya geri dönmek demek, hiç
UngenachThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2018452 okunma
7/10
·80 syf.··
2018 64. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2018 21:38
Bu kitap bir bitirişi konu alıyor; ilişiği kesmeyi, ilgisizliği, gizli kırçıllı nefreti... Babasının ölümüyle kendisine yüklüce bi' mal mülk miras kalan Zoiss'in mirasını dağıtıp defolup gitme isteğini anlatıyor. Çünkü Zoiss zaten senelerdir Ungenach'a yabancıydı, onun Stanford'da akademiyle özdeşmiş bi' hayatı var... Bernhard'ı seviyorum çünkü onun özgünlüğü beni aydınlatıyor. Bir benzetme yapacak olursam kaynak yaparken çıkan ufak kıvılcımlar olur ya, işte Bernhard'ın aydınlığı benim için aynı göz alıcılıkta. Bu kitapta gerek Noter Moro, gerek Karl'ın mektupları gerekse Zoiss'in içsesleri halinde biz pek çok ısırganlı fikirle donanıyoruz. Bu donanım kitabın başları ve ortalarında karakterlerle bize aktarılsa da.. sona doğru bi' ışıma gerçekleşiyor ve bu ışıma karakterlerden çıkan bi' şeye dönüşüyor. Bernhard'ın aydın insanın ülkesine uzaklaşması, küsmesine dair çok sağlam fikirleri var ve hiç biri keyfi değil, "kafasına görelik" hali yok. Kimseye bile isteye doğduğu, çocukluğunda mutlu olduğu yerden ayrılmak fikri kolay gelmez. Kişi bi' itil(mişlik)me yaşar. Ona imkân tanınmaz örneğin, yapacağına dair söz verdiği şeyler dikkate alinmaz ya da uğraştığı şeyler, bilim ya da sanat, umursanmaz. Sonra o kişi, tüm bireyselliği içinde, savaşa girer, gitmek ve kalmak üzerine. Kalmanın yıktığı gelecek ve içsesleriyle dolu nice bi' ömür varken, gitmenin de derin, sızlayan bi' özlemi olur, bunlar ihtimallerdir. Fakat bi' ihtimal daha vardır: Gidilen yere alışılması sonucu, onu dışlayan, resmen dışarı iten ülkeye yabancılaşma. Bernhard bu kısa romanımsı, başta karakterlerle aktarılan fakat özellikle sonlara doğru iyice kişinin yaşamının, amacının derinliklerine inip, sorgu sarmalına girdiği kısmı kitabın gövdesini oluşturuyor. Kendimce tanık olduğum ya da hissettiğim bu
UngenachThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2018452 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
Beğendi
·
2020 30. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2020 00:00
Bernhard’ın otobiyografik beşlemesinde değindiği meselelerden biri de ülkesinden ayrılan- ayrılmak zorunda bırakılan sanatçılardı. Ungenach’ın genel konusunu bu mesele oluşturmakta.Bernhard okurlarının alışkın olduğu bir durum, değinilen meseleler aynıdır, öne çıkan bir mesele vardır. #ungenach aile mirasını reddedip akrabalar arasında bölüştürmek için Amerika’da yaşayan bir akademisyenin yurda dönüşü. Baba toprağını bölüştürüp anavatan’dan ayrılmak istemektedir. Kimlik- aidiyet meselelerini, Avusturya’dan kopuşu aile mirasının reddiyle ele alınıyor. Anlatıda üç ses var, Noter vekili Moro, ölmüş üvey kardeşin mektupları ve anlatıcı. Genelde Bernharda kitabın handiyse tamamını oluşturan paragraflar vardır, bu kitabında farklı.Bir de öfkeden çok hissettiğim melankoliydi.. Bernhard meraklısı için bir detay, Ibsen’in Brand oyunu aile mirasının reddiyle ilgili bir oyun, muhtemelen oyunla bir bağlantısı var ama okumadığım için sadece bir tahmin, baskısı yok. Bernhard Ibsen’den etkilenmiş Yaban Ördeği’nde bu açıkça anlaşılıyor ve Odun Kesmek kitabında Yaban Ördeğine değiniyormuş . Odun Kesmek’i de okumadım onun da baskısı yok. Bir etkileşim ağı var ama ben baskı engelline takıldım.
UngenachThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2018452 okunma
8/10
·80 syf.··
2019 33. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2019 17:34
Ungenach, bir yüzleşmenin ne kadar sancılı olduğunu bizlere anlatan güzel bir Bernhard eseri. Bernhard'ı her zaman eleştiri gücü ve hicvinin keskinliği ile övsem de, bu eserinde kurgu konusunda da farkını ortaya koymuş. Bir çeşit rüya denilebilir Ungenach'a. Bir anda kendinizi birtakım olayların gerçekleştiği ve gerçekleşeceğine işaret verdiği boğuk bir ortamda buluyorsunuz. Bu, sadece okurun etrafı keşfetmesi değil, karakterimizin de olanlarla yüzleşme hikayesi. Bu anlamda eserde bir şeylerin farkına varacak kişi yalnızca okur değil, aynı zamanda karakterimizin kendi de. Yüzleşme dediğimiz şey, derine inmeyi gerektirir. Derine inmek de kaybolma tehlikesi yaratır. Bunu gerek kitabı okurken okurun kendi, gerekse de karakterin kendisi bile hissediyor. Düşünün, öyle bir eser çıkıyor ki ortaya, yazarın yarattığı karakterin kendi de sizle birlikte iniyor o derinlere. Birçok eserde bu durum bir tür 'birlikte keşfetme' şeklinde değil, birçok şeyi daha önceden keşfeden ve bu keşifleri size anlatan bir anlatıcı ile kendini gösterir. Bu açıdan da eserin başlarındaki kafa karışıklığına kanmayıp okurun biraz daha dişini sıkması gerekiyor. Bernhard'ın eserlerinde genellikle şu tema vardır: Ülkeden yıllar önce ayrılan ama zorunlu meselelerden dolayı ülkeye geri dönmek durumunda kalan insanların yaşadığı yabancılıklar ve zorluklar. Buna gerek Yok Etme'de rastlarız biz okurlar olarak, gerekse de Ungenach'ta. Ama bu sefer karakterimizi o nefret ettiği ülkesine döndüren olay, Yok Etme'deki gibi cenaze değil, bir miras meselesidir. Bu açıdan Bernhard fiziksel bir eyleme soyutsal bir derinlik katmayı sever aslında. Görünürde mesele basittir; Ungenach mevkisi miras olarak üstüne kalan karakterimiz, bu konu hakkında ne yapılacağını noterle görüşmek için ülkesine döner. Ama bu dönüş
UngenachThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2018452 okunma
Bölüştürme
10/10
·80 syf.··
2024 44. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2024 16:46
Ungenach, bir mirası bölüştürmek değil aslında insanlığın tümünü, Avusturya’yı, benliği, ölümü ve birçok düşünceyi bölüştürmek. Ungenach, tümüyle bir reddediş ve tamamen tezat bir şekilde bir kabulleniş de aslında. Robert ve Karl, üvey kardeşler ve babalarının ölümü sonucunda Ungenach için yolları tekrar kesişiyor. Aslında bir nebze ikisi de Thomas Bernhard. Avusturya’nın, göçmenliğin sıkıntısıyla dolan bir yazar Bernhard. Çoğu eserinde de sert eleştirileriyle bu sıkıntıyı öfke ile dışarı vuruyor. Yozlaşan topluma, ölüme ve modern toplama tiksinti duyan bir yazar. Bernhard benim için çelişkiler yumağı bir yazar ve bu okurken en sevdiğim kısımlarından biri. Uzun uzun monologlar yazmayı seven biri, bazen cümlelerini kestirip atıyor. Çelişkiyi seven ve sık sık durumları çelişki ile anlatan bir yazar. İnsan varlığı ve insanın toplumdaki yeri için bunu çokça yapıyor. Otobiyografik beşlemeden de izleri var. Hastalığı, üvey anneye karşı duyulan nefret, çocukluğun ölüm nedeni oluşu.. “Kendini çocukluğun ölüm nedeni oluşuna teslim etmek…” sayfa 55’te geçen bir cümlesi ve otobiyografik beşlemede neden bu fikirde olduğu çok iyi anlaşılıyor. Bachmann ve Bernhard yakın arkadaş oldukları gibi farklı kesişim noktaları ile aynı kaderi paylaşıyorlar sıkça. Aynı soğukluğu, aynı nefretleri.. Bachmann’ın öz babası Hitler destekçisi, baskın bir babaydı ve Bachmann onu kendisinin katili olarak nitelendirir. Bernhard ise üvey annesini, öz annesinin kayıbından sonra babasına kendisini yamayan, kötü ve rezil bir kadın olarak tanımlayarak onun Ungenach’ı eskisinden kötü bir yer haline getirdiği nedeniyle suçluyor. Aslında Avusturya’nın da bu hale gelmesinin nedeni dünya savaşları değil miydi? Onu okumak, onunla aynı düşünceyi aynı öfkeyi deneyimlenmek farklı bir edebi haz ve farklı bir
Edebiyat
UngenachThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2018452 okunma
Puan vermedi·80 syf.·
2022 407. kitabı
Kurguyu sevmez Bernhard.. Büyük bir miras kalıyor, kahramanımıza, küçük bir kısmını kendine ayırıp kalanını aile fertlerine pay etmk yoluna gidiyor.. ". Derken üvey kardeşiniz Karl'ın ölümünden sonra tek varis siz kaldınız.. . (S:36).. Anlatıcı bize Noter, Moro ve üvey kardeşleri Karl'ın konuşacaklsrımız var diyor.. Okura.. Ümitsizce çabalıyışımızın beş para etmediğini bilmemize rağmen.( S:9) Anlatıcı, üç sese de katlanmalıdır; Noter Moro’nun delicesine otoriter sesine de, kardeşi Karl’ın mektuplarının melankolisine de, Ungenach malikânesi ve arazisi dolayısıyla Avusturya ile tüm bağlarını koparmak isteyen kendi iç sesine de… Thomas Bernhard "Ungenach"ta, istenmeyen bir mirası sırtından atma temasını, dolayısıyla gelenekten kopuşu ele alıyor, 1945’ten sonra Avusturya denen “ev’’de artık eskisi kadar rahat yaşanamayacağı meselesiyle yüzleşiyor... Avusturya kimlik kargaşa si içinde maddi beklentiler hesaplamalar karsılşmalar... Thomas Bernhard '. Okuyanlar bilirler ki, zor bir ve karamsar bir yazar siz yinede uğrayın..
Anlatı Edebiyat
UngenachThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2018452 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
Beğendi
·
2022 7. kitabı
Bernard'ın sonsuz öfkesinin yine ait olması beklenen ama onun yerine bitimsiz bir öfke duyduğu değerlerden ve onun bir alegorisi olan topraklardan kurtulmaya çalışan başkarakerinin hikayesini anlatan Ungenach eserinin incelemesine aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz; youtu.be/xwPa3etyJRw
UngenachThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2018452 okunma
Ungenach
8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2020 249. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2020 20:12
"İçimizdeki herşey sürekli kuşkunun gözetimindedir.ortada bir eblehlik olsun yada olmasın,her şeyde katlanılmazlık vardır.temelde dünya ,ne açıdan bakarsak bakalım ,katlanılmazlıktan ibarettir. dünya bizim için durmadan daha katlanılmaz olur " istenmeyen bir miras mirastan kurtulmaya çalışan bir insan kısa görünsede yorucu bir kitap
Edebiyat
UngenachThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2018452 okunma
1/10
·80 syf.··
2019 23. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Eylül 2019 02:27
Kitabın arka kapağı o kadar ilgimi çekti ki bu kitabı en sevdiklerim arasına koyabileceğimi düşünüyordum. Bir miras meselesiyle birlikte "aidiyet travması" anlatılıyor tanıma göre. Sırf şu iki kelime için çok heyecanlandım, okumak için can attım. Ancak ne yazık ki hayatım boyunca hiçbir kitap beni bu kadar hayal kırıklığına uğratmadı. Düz yazı mı şiir mi yoksa devrik cümle fantezisi mi anlamadım. Paragraf yapıları çok düzensiz olmuş. Sürekli ara cümleler, tekrarlı kelimeler, anlatım bozuklukları, üç noktayla biten cümleler var. Kitaba doğru düzgün odaklanamadım bile. Yazarın kafasındaki konu aslında çok güzel gelse de bu kitapta bunu asla yakalayamadığı söyleyebilirim. Artık yazar mı kötü yoksa çeviri mi bilemiyorum ama bana göre bu kitap kesinlikle olmamış. Kitabın hiç mi iyi yanı yok? Elbette var. Aforizma kitaplarına eklenebilecek çok güzel cümleler, aktarmak istediği duyguyu hissedebileceğimiz güzel paragraflar var. Ancak kitabın çok az bir bölümünü kapsıyor ve buraları çıkarsak geriye bomboş bir metin kalıyor. Nedenini çözemediğim bir heyecan var kitapta. Hayatında ilk defa göreceği büyük patronuna sunum yapacak bir işçi veya sevdiği kadına karşı ilk defa hislerini açacak bir adamın heyecanı var gibi. Sürekli bir bocalama hali içinde. Anlayamıyorum. Bazen kitaba haksızlık ettiğimi ve ruh halimden dolayı kitaba bu kadar nefretle yaklaştığımı düşündüm. Sırf bu yüzden bile belki tek seferde bitirilebilecek kitabı birkaç okuyuşta bitirdim ama her defasında aynı düşüncelere sahip oldum. Heyecanla başladığım kitaba, birkaç sayfadan sonra sadece bitirmek için devam ettim. Okuduğum kitaplar arasında çok azından pişmanlık duydum ve Ungenach onlardan biri. Benim tavsiyem şudur: Okumayın, okutmayın.
UngenachThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2018452 okunma

Yazar Hakkında

Thomas BernhardYazar · 37 kitap
9 Şubat 1931'de Avusturyalı bir annebabanın evlilikdışı oğlu olarak Hollanda'da doğdu. Büyükannesiyle büyükbabasının yanında geçen çocukluk yılları sırasında (1932-42) Avusturya'nın çeşitli yerlerini dolaştı. İlk ve orta öğrenimini Salzburg'da yaptı. Ardından müzikoloji ve ticaret öğrenimi gördü. İlk yazısını 1950'de yayımladı. 1952-55 yılları arasında, Salzburg'daki Mozarteum'da müzik öğrenimine kaldığı yerden devam ederken Demokratisches Volksblatt gazetesinin adliye muhabirliğini yaptı. İtalya, Yugoslavya, İngiltere ve Polonya'da dolaştıktan sonra 1965'te Yukarı Avusturya'ya yerleşti. Aldığı birçok önemli ödül arasında 1970'teki Georg Büchner ödülü, 1971'deki Grillparzer ödülü, 1988'deki Prix de Medicis sayılabilir. Çok sayıda anlatı ve tiyatro eseri yazmış olan Thomas Bernhard'ın ilk anlatısı 1963'te çıkan Frost (Kırağı), son anlatısı ise 1988 tarihini taşıyan Auslöschung'dur (Sönüş). Türkçede yayımlanmış yapıtları arasında Odun Kesmek (YKY, 1999); Tiyatrocu (Mitos Boyut, 1999); Bir Çocuk (Mitos, 1997); Soluk Bir Karar (Mitos, 1997); Mahzen (Mitos Boyut, 1994); Neden (Mitos Boyut, 1993) ve Kahramanlar Alanı (Can, 1992) sayılabilir.