Uyuyana Kadar

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.831
Gösterim
Adı:
Uyuyana Kadar
Baskı tarihi:
Ocak 2012
Sayfa sayısı:
373
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050904956
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Before I Go To Sleep
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Uyuyana Kadar
Uyuyana Kadar
Anıların sana kim olduğunu söyler. 
Ya her akşam uyuduğunda anıların kayboluyorsa?
Adını, kimliğini, geçmişini, hatta sevdiğin insanları, hepsini bir gecede unutuyorsan,
Ve güvendiğin tek insan sana gerçeğin tamamını anlatmıyorsa...
Christine’in hayatına hoş geldin…

Kesinlikle şimdiye dek okuduğum en iyi ilk roman 

Tess Gerritsen

Uyuyana Kadar müthiş, sarsıcı bir roman. İnsanı derin, karanlık ve rahatsız edici sulara çekiyor. Bir yandan kimlik ve belleğin anlamı üzerine karmaşık sorulara değinirken, bir yandan da eğlendiriyor. 

Los Angeles Times

Çok iyi bir fikri, iddiası ve müthiş bir kurgusu var. Tüm detaylarıyla mükemmel olan bir gerilim romanı bulmak zordur, ama bu kitap kesinlikle bu özelliklere sahip. 

Sophie Hannah

En korkutucu soruyu soran çok sarsıcı bir ilk roman: Kendini kaybedersen geriye ne kalır?

Val McDermid

Sıra dışı bir gerilim romanı. Sonlarda öylesine gerildim ki roman bittikten saatler sonra kendime gelebildim.

Dennis Lehane
%20 (72/376)
Ve o kadın benim için önemliydi.En iyi arkadaşım.Sonsuza kadar, diye düşündüm, kim olduğunu bilmesem bile onun yanında güvende, iyi hissetmiştim.
376 syf.
·7/10
Bitti... Büyük bir merakla ve beklentiyle başladım kitaba, okumayı istediğim bir kitaptı. Gerek konusunun çekiciliği ve türünün korku-gerilim olması gerekse filmin fragmanı beni bu kitaba sürükledi.

Kitabı okumaya başladıktan sonra kitapla istediğim bağlantıyı kuramadığımı düşündüm, anlatımı yalın geldi, 'bazı şeyleri' biraz detay vererek anlattığını düşündüm, biraz hayal kırıklığım oldu ve bir süre kitaba ara verdim. Kitapları yarım bırakmayı sevmediğimden ve merak duygusunun ağır basmasından tekrar elime aldım ve ilk kez okuduğumu farz ettim. Ve tam o sırada istediğim bağlantının çoktan kurulduğunu ve karakterle birlikte benimde sorular sorduğumu ve cevaplar aradığımı fark ettim ( yüzlü sayfaların sonuna doğru :)). Kitabı okurken kitapla ilgili düşüncelerim sürekli değişti.
Düşünsenize; etrafınızda tek tanıdığınız ya da tanıdığınızı sandığınız bir insan -üstelik bu kişi kocanız- neden size yalan söyler ki? Gerçekleri çarpıtmak ve onu saklamak da bir yalandır değil mi?
İşte hep bunun cevabını aradım, çözmeye çalıştım ve sonunda bulduğumu düşündüm. Her şeyin mantıklı bir açıklaması vardı ve olayın tatlıya bağlandığını düşündüm. Yani kitabın bitmesine on küsür sayfa var ve böyle düşünmem doğru gibi geldi. Sonra çok sarsıcı bir 'asıl gerçeğin' var olduğunu gördüm ve okuduğum her şey üzücü bir hal almaya balladı.. Türü korku-gerilim olmasına rağmen bunu hissedemedim ama sonunda çok sarsıldığımı söyleyebilirim. Bütün tahminlerimi boşa çıkardı. Belki de beklentimi yüksek tutmasaydım kitaba hiç ara vermeden bitirebilirdim.. Her şeye rağmen güzel, sarsıcı ve merak duygunuzu ön plana çıkaran bir kitap.
376 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Sürükleyici anlatımı ve güzel kurgusuyla okumaktan zevk aldığım bir kitap oldu.
İçine özenle yerleştirilmiş ufak ip uçları gerçeği bize fısıldasada tahmin edemedikleriniz sizi memnun edecektir.
Amnezi yaşayan bir kadının, hayatını nasıl yaşadığını ve hergün unutarak uyandığında kendisine söylenen yalanların dehşetinden habersiz oluşunu heyecanla okuyacağınızı umuyorum.
Gercekten sürükleyici bir kitap elinden bırakmak istemiyor insan. Sonunu merakla beklediğim bir o kadar da bitmesini istemediğim bir kitap ... Okunması ve kütüphaneniz de bulunmalı mutlaka.
376 syf.
·3 günde·7/10
Kitabın kahramanı amnezi hastası bir kadın. Her gün kim olduğunu bilmeden uyanıyor. Kitap biraz yavaş ilerliyor ve pek çok yerde tekrara düşmüş ( her defasında yeniden öğrendiği için) ayrıca ince ayrıntılara çok yer verilmiş. Hikaye ilgi çekici. İlk bölümlerini "akıl defteri" filmine benzettim. Sonuna kadar merak ettim ama sonunu öğrenmek için biraz sabırlı olmak gerekiyor. Sürpriz bir sonu var.
376 syf.
Anıların sana kim olduğunu söyler.
Ya her akşam uyuduğunda anıların kayboluyorsa?
Adını, kimliğini, geçmişini, hatta sevdiğin insanları, hepsini bir gecede unutuyorsan,
Ve güvendiğin tek insan sana gerçeğin tamamını anlatmıyorsa...
Christine’in hayatına hoş geldin…

çok heyecanlı veya çok sürükleyici bir roman değildi ancak sürpriz sonuna hak vermek adına okunabilir. hafıza kaybı yaşayan karakterin çelişkilerini düşüncelerini duygularını iyi yansıtmış yazar.
376 syf.
·7/10
Itiraf ediyorum..
Kitabi filmi ciktiktan sonra farkedip okuyanlardanim..
Filmini izlemeden önce kitap okudum.. :)
Bi kac hafta önce okudugum bu kitabi begendim diyebilirim.

- Dili de kurgusu da insani yormayan

- Cok derin olsa da ana karakterin duygusunu kolayca hissedebileceginiz

- Zaman zaman gereksiz uzatilan, tekrar edilen anlatimlar, flashback'ler olsa da sürükleyici

Okurken keyif aldigim bir kitap..


Tavsiye ederim.. :)
376 syf.
·Beğendi·8/10
Kitabın tanıtım sayfasında yazarın bu kitabı roman yazma kursundan sonra yazdığı bilgisini okudum.Şaşırdım.Roman yazmak bu kadar iyi öğretilebiliyor mu diye. Tabii ki aslında Watson'un yeteneği olmamış olsa bu eser çıkmazdı.Ancak roman yazmanın inceliklerini iyi aktarmışlar sanırım.Konuyu da iyi seçmiş hani :-) :-)
Amnezi adında bir hastalığı olan Christine adındaki kahramanın zihni,her gece uyuduğuna sıfırlanıyor.Sabah uyandığında önceki gün yaşadıklarını ve onu anlatılanları hatırlamıyor.Amnezinin ileri bir safhasını yaşıyor ki,eskiden yaşadıklarını da hatırlamıyor.
Bu konu üzerinde kurgulanan kitap,Watson'un ilk kitabıymış. Çok iyi düşünülmüş olaylar.Okuması zevkliydi.Sonunda da iyi bir bitiriş.Sinemada film olarak da izlemek isterim. :-)
376 syf.
Lunaparklardaki eğlence trenleri gibi bir kitaptı. Hani ilk çalıştığında ağır ağır ilerler, yukarı doğru yavaş yavaş tırmanır... Bu süre zarfında pek bir heyecan duymazsınız ama sizi bekleyen bir inişin ve bu inişin getireceği bir heyecanın olacağını bilirsiniz (tek fark, bir ara bu kitapta o inişin hiç gelmeyeceğini düşündüm). Nitekim öyle de oldu, sonlara doğru kitap kendini aşağıya doğru bir bıraktı, bütün düğüm, 30-40 sayfada çözüldü ve bitti. Filmi de yapılsa tutar diyorum :)

(Bu yorumu yaptığımda filmi henüz çekilmemişti, nitekim sonrasında dediğim gibi oldu ve filmi de yapıldı)
376 syf.
Hep bu sonlar kitapları okutan şeyler işte. Kocan, kocan değilse, seni kandırıyorsa? İşin kötü yanı da bunu bilmenin hiçbir imkanı yok, bir gün olanlar ertesi gün yok çünkü, ta ki kırılma noktası gelene kadar. Amnezinin ne kadar fena bir hastalık olduğunu bu kitapla anladım ben, ve devamında olan yangının nelere yol açtığını. Hatırlamak mı iyidir, yoksa her günü baştan yaşamak mı?
376 syf.
·Beğendi·8/10
çok surekleyıcı bır kıtap sanırım kıtap okumaya başladığım zamanlarda elıme aldığım ilk kitaptı ve şöyle söyleyebılırım kı bu kıtap benı daha çok kıtap okumaya teşvik ettı
376 syf.
·Beğendi·10/10
Uyuyana Kadar; okuduğum en gerilimli ve harika romanlar arasında yerini aldı. Uzun süredir okumak istediğim bir romandı.Kitabı bitirir bitirmez birde filmini izledim ama yok film hiç olmamış. Her sabah uyandığında kim olduğunu hatırlamayan bir kadın ve güvenmek zorunda olduğu insanların heyecan dolu hikayesi... Okumalısınız!
Bu gece, ben uyurken, zihnim bugün öğrendiğim her şeyi sessizce silecek. Bugün yaptığım her şeyi. Yarın uyandığımda bu sabahki gibi olacağım. Kendimi hala çocuk sanarak. Önümde koskoca bir ömrün fırsatları olduğunu sanarak. Sonra yine yanıldığımı keşfedeceğim. Seçimlerim çoktan yapılmış. Yaşamımın yarısını ardımda bırakmışım.
Doksanlar. Yaşadığımı hatırlayamadığım bir on yılın tek kelimede özetlendiğini duymak tuhaf geliyordu. Ne çok şey kaçırmış olmalıyım. Ne çok müzik parçası, ne çok film ve kitap, ne çok haber. Felaketler, trajediler, savaşlar. Ben bunlardan habersizce bir günden ötekine geçerken koca bir ülke bile parçalanmış olabilirdi.
Ancak o zaman bellekle özdeşleştirdiğim bir anı kırıntısı düşüyor aklıma bir anlığına. Zihnim ona tutunmaya çalışırken rüzgara kapılmış küller misali uçup gidiyor. Ve yaşamımda bir eski, bir önce olduğunu kavrıyorum, gerçi önce nedir söyleyemem ve bir de şimdi var, ama bu ikisi arasında beni buraya, bana ve ona, bu eve getiren uzun, sessiz bir boşluktan başka hiçbir şey yok.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Uyuyana Kadar
Baskı tarihi:
Ocak 2012
Sayfa sayısı:
373
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050904956
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Before I Go To Sleep
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Uyuyana Kadar
Uyuyana Kadar
Anıların sana kim olduğunu söyler. 
Ya her akşam uyuduğunda anıların kayboluyorsa?
Adını, kimliğini, geçmişini, hatta sevdiğin insanları, hepsini bir gecede unutuyorsan,
Ve güvendiğin tek insan sana gerçeğin tamamını anlatmıyorsa...
Christine’in hayatına hoş geldin…

Kesinlikle şimdiye dek okuduğum en iyi ilk roman 

Tess Gerritsen

Uyuyana Kadar müthiş, sarsıcı bir roman. İnsanı derin, karanlık ve rahatsız edici sulara çekiyor. Bir yandan kimlik ve belleğin anlamı üzerine karmaşık sorulara değinirken, bir yandan da eğlendiriyor. 

Los Angeles Times

Çok iyi bir fikri, iddiası ve müthiş bir kurgusu var. Tüm detaylarıyla mükemmel olan bir gerilim romanı bulmak zordur, ama bu kitap kesinlikle bu özelliklere sahip. 

Sophie Hannah

En korkutucu soruyu soran çok sarsıcı bir ilk roman: Kendini kaybedersen geriye ne kalır?

Val McDermid

Sıra dışı bir gerilim romanı. Sonlarda öylesine gerildim ki roman bittikten saatler sonra kendime gelebildim.

Dennis Lehane

Kitabı okuyanlar 254 okur

  • Murat Yorulmaz
  • Emine Tümtürk
  • Zeynep Yılmaz
  • Ali Tarhan

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%1.1 (1)
8
%1.1 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0