Victoria

Knut Hamsun
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·160 syf.··
2023 18. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2023 01:52
Norveç’in bir kıyı köyünde yaşayan değirmencinin oğlu Johannes ve aristokrat ailenin kızı Victoria’nın aşklarını, imkansızlıklarını, acılarını, özlemlerini konu alan bir eser Victoria. Johannes henüz 14 yaşındayken yüreğine düşen bu aşkla yaşamaya başlar. Ve onun tek arzusu Victoria’nın gözünde kahraman olabilmek. Fakat bir rakibi olduğunu gördüğünde ve Victoria ile yakınlaşmalarını izlediğinde eğitimi için uzaklara gider fakat sevdiği kadını aklından da kalbinden de atamaz.. yüreğinden geçenler kağıtlara dökülür. Her kelimesinde Victoria vardır ama o bunu anlamaz ve karşılaştıkları her seferde birbirlerini incitirler. Kunt Hamsun’dan okuduğum ilk eser. Oldukça etkileyici olduğunu ve çok etkilendiğimi söyleyebilirim. Bir oturuşta bitti ama etkisi hala devam ediyor. Kısa, etkileyici, derin.. Aşkın büyüsüne kapılıp yaşamak istedikleri ama yaşayamadıkları aşkı anlatan güzel bir eser. Yazar sınıf engelleri ve sosyal baskıyla ayrılan çiftin duygularını çok etkileyici bir şekilde tasvir etmiş. Yazarın iki eserini daha okudum ve aynı duyguları hissettiğimi söylemeliyim. Kalemi ve yaşattığı duygu yoğunluğu çok etkileyici. Yazarı ilk kez okuyacaksanız bu kitabın tam size göre olduğunu söyleyebilirim.
Edebiyat
VictoriaKnut Hamsun · Olimpos Yayınları · 20231,550 okunma
9/10
·160 syf.··
2023 38. kitabı
Ben imkansız aşklar için yaratılmışım. Ne kavuşmayı bilirim, ne unutmayı.. Kitabın her bir cümlesine kafamda sevgili Erol Evginin o buğulu sesi ile seslendirdiği bu şarkı eşlik etti. Çünkü tam da bu sözlere uygun bir kavuşamayan bir çifti okuyoruz kitapta. Değirmencinin oğlu Johannes ve aristokrat bir aileye mensup Victoria... 14 yaşından beri birbirlerine sevdalı bu iki ruh bir türlü dillerinden ve gerçeklerden sebep bir araya gelemezler. Aşkı kalbine, ömrüne sığmayan Johannes daha fazla dayanamaz ve yaşadığı şehri terk eder. Ama bu aşk o kadar büyüktür ki, derin duyguları ruhunu ele geçirir ve Johannes'ın şair hatta yazar eder. Hislerinin kaleme akışı ise anlatılmaz bir tat içerir... Bir masal okudum sanki. Her an bir bekleyiş, duygu yoğunluğu, bir parça umut, çokça hüzün ve bir o kadarda aşk. Bende bu aşkın şahidiyim artık. Onlarla yaşadım, gördüm.Yazar anlatmak istediği tüm duyguları bire bir hissettirdi bana diyebilirim.Kitabı elime aldığımda inanın beklediğim bu değildi. Yer yer gözyaşlarımı tutamadığımı ve deli gibi sonunu değiştirmek istediğimi de itiraf etmiş olayım. Gerçekçi ama bir okadar da acı. Sanırım kitabın her bir kelamı mihenk taşı gibiydi. Neresini değişsem eğreti duracaktı biliyorum. Yazar kesinlikle artık favorilerimden biri diyebilirim. Elimde bolca altı çizili satır,hüzün ve gözyaşı var. Uzun süre bu hislerle kalacak gibiyim. Daha ne diyeyim dostlarım bu şahane kitabı okuyup, okutturun.
1K
VictoriaKnut Hamsun · Olimpos Yayınları · 20231,550 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2023 121. kitabı
Knut Hamsun kitaplarını okurken, 1800'lü yılların dekoruna gitmeyi çok seviyorum. Yazar o dönemin insan ilişkilerini öyle güzel ele alıyor ki, toplumun sosyal, kültürel ve ekonomik zeminini çok iyi yansıtıyor. Victoria, Norveç 'in bir kıyı köyünde sosyal sınıf farklılıkları zeminindeki aşkı ele alıyor. Bir değirmencinin oğlu Johannes ile aristokrat Victoria kulağa ilk bakışta tanıdık bir aşk hikayesi ile karşılaşacağınız hissi verse de, satır aralarındaki duyguları okurken derinliğini göreceksiniz. Bugünlerde aşkın, sevginin içini nelerle doldurduğuna bakarsak, kitabın içindeki sevgiye saygıyla eğilmek geliyor insanın içinden. Hayatının her dakikasını haberi bile olmayan birine adamak, geçtiği yolları omuzlarıyla süpürüp silmek, soğuk günlerde sobasına odun atmak isteyecek denli yalın bir sevgi bu. Uzaklarda bir yerlerde, kendisini düşündüğünü hayal edip, mutlu oluyor Johannes, şiirler yazıyor, elindeki tüm parayı sevdiği için çiçekler alıp onları vazoya koyuyor. Sevdiği insana şiir yazan var mıdır hâlen bir yerlerde bilmiyorum ama kitabın içindeki sevginin şeklini çok sevdim. Yatağına yatınca seyretmek için, tavana küçücük bir şekilde ismini yazıyor sadece kendisi görsün diye, bu bile onun için büyük mutluluk. İşte böyle yalın, tertemiz bir sevgi. Ondaki sevgiyi okurken bile insana başka bir duygu veriyor. Hiç bitmesin istiyorsunuz. O dönemin duyguları ne kadar da güzel. Kitabın sonu ise ayrı dokunuyor. Sosyal sınıf farklılıkları, açık yaraya temas etmenin verdiği acı bir his bırakıyor o dönemlerde. Tarihin her döneminde aşka bir engel var sanırım. Kitabın içindeki tüm iklimleri içinizde hissedeceksiniz. Belki de en çok sıcak bir iklimden, buzul çağına geçiş yapar gibi. Aşk biraz da böyle değil mi? Aşk unutulur, geçer belki ama aşık olmanın bıraktığı yara geçmiyor
VictoriaKnut Hamsun · Olimpos Yayınları · 20231,550 okunma
Victoria ve Johannes
Puan vermedi·160 syf.··
2026 6. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2026 02:04
Klasik denebilecek bir konu ama iz bırakacak kadar etkileyici. Değirmencinin oğlu Johannes ile bir soylunun kızı Victoria... Elbette kavuşamadılar,imkansız bir aşk. Önündeki engeller gurur, statü farkı, aşkın bazen imkansız oluşu... Kitap boyunca yukarıdaki düşüncelerimin aksine bu iki aşığın kavuşacağına dair bir ümit besledim hep. Ne yazık ki olmadı. Yine de okuması zevkli bir kitaptı, sayfalar bir film sahnesi gibi gözümde canlandı, hikaye akıcı ve sadeydi. Ayrıca kitapta Martin Eden'imsi izler de mevcut. Ruth ve Martin'i bol bol anımsadım okurken. Victoria'nın veda mektubu kitabın en etkileyici kısmıydı. Hayattayken söylemediklerinin ve yapmadıklarının pişmanlığıyla ezilişini anlatan satırlar, acıyı ve çaresizliği yansıtıyordu.
VictoriaKnut Hamsun · Olimpos Yayınları · 20231,550 okunma
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2025 985. kitabı
Victoria (Roman) Knut Hamsun 1859-1952 yılları arasında yaşamış, 1920 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Norveçli yazar Knut Hamsun tarafından yazılmış olan Victoria romanı temelde sosyal statü ve sınıfsal farklardan kaynaklı imkansıza yakın bir aşkı anlatıyor. Romanın genç erkek kahramanı olan Johannes fakir bir değirmencinin oğludur. Çocukken aşk duyguları beslediği Victoria ise fakir fakat aristokrat bir şato sahibinin kızıdır. Johannes Victoria’yı ilk gördüğünde yanında olan ve fakat varlıklı bir aileden gelen, sonradan teğmen olup Victoria ile evlenecek olan Otto’ya karşı kendini ezik görmektedir. Psikolojik olarak bu ezikliği aşmak için Otto’dan toplumsal anlamda daha çok makbul olan bir noktaya gelmeyi kafasına koymuştur. Victoria aslında Johannes’i sevmektedir ama babasının onun hakkındaki tasarrufuna umutsuzca yenilir ve Otto ile evlenir. Johannes şaire dönüşür, ülke çapında kitapları yayımlanır ve tutulur ancak aklı Victoria’dadır. Onu ulaşılamaz bir noktaya koyup hakkında şiirler yazmaktadır. Johannes’in suda boğulmak üzereyken kurtardığı Camilla ise Victoria tarafından Johannes’in önüne çıkarılarak ona yönelmesine çalışılır. Camilla Johannes’in evlilik teklifine evet der ama tam o sözleşmeyi yaptıkları gece trajik olay olur ve ava çıkan Otto bir kurşun ile vurulmuş ve ölmüş olarak bulunur. Victoria bunu Johannes’e aktardığında çok geç olmuştur ve artık nişanlı olduğu için kavuşamayacaklarını anlatan Johannes’in gözlerine bakarak ayrılır ve bu son görüşmeleri olur. Victoria hastalanır ve Johannes’e aşkını iyi anlatan bir mektubu ölümünden sonra teslim edilmek üzere aile öğretmenine verir. Johannes mektubu alır ama artık ölmüştür. Johannes’in nişanlısı Camilla ise genç İngiliz aşığı Richmond’u daha çok sevdiğini itiraf edince Johannes onu serbest
VictoriaKnut Hamsun · Olimpos Yayınları · 20231,550 okunma
Victoria
Puan vermedi·160 syf.··
2023 13. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2023 22:05
Takma isim olarak Victoria ismini kullanan birisi adına, bu roman beni oldukça etkiledi. Gerçekten o duyguları çok iyi hissettim ve akıcılığı mükemmeldi âdeta başımı kaldıramadım kitaptan. Beni içine çok iyi çekti ve tek seferde okuyup bitirdim. Victoria'nın çaresizliğini çok iyi hissettim. Johannes'ın Victoria'ya karşı olan aşkını ve o hissetiği imkansızlıktan kaynaklanan üzüntüsünü kendi göğsümde hissettim resmen... Victoria'nın sonunda gönderdiği mektup, belki de benim için kitabın en etkileyici kısmıydı. Johannes mektubu eline aldığında o yıkımı çok net hissettim. Victoria'nın yapmadığı şeyler için pişmanlık duyması, bir şansı daha olsa ayaklarına kapanacağını fakat hiç şansının olmadığını söylemesi. Ölümü beklemesi ve hayatımın seni sevmek dışında bir anlamı yoktu başka hiçbir şey yapmadım, boş bir hayat yaşadım demesi ve tüm o içten cümleleriyle hislerini anlatması beni gerçekten sarstı. O "keşke" yi iliklerime kadar hissetim. Okunması gerekiyor. Mutlaka tekrar okuyacağım.
Edebiyat
VictoriaKnut Hamsun · Olimpos Yayınları · 20231,550 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2023 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2023 00:00
Herkese merhaba. Nobel Edebiyat Ödüllü yazar Knut Hamsun ile tanışma kitabım olan "Victoria"nın yorumu ile geldim. Johannes küçük bir kasabada yaşayan ve büyük hayalleri olan biridir. Kasabadaki şatoda yaşayan Victoria ve abisi ile küçüklüğünden beri arkadaştır. Çocukluktan gençliğe geçerken kendisi gibi Victoria'ya olan aşkı da giderek büyür. Ancak Johannes fakir bir değirmencinin oğludur. Buna rağmen sık sık Johannes ile ormanda karşılaşmaya çalışan genç kız onun aklını karıştırır. Johannes ise çareyi şehre gitmekte bulur. Genç adam, yıllar sonra kasabaya döndüğünde artık ünlü bir yazar olmuştur. Victoria'yı hala deli gibi sevmektedir ancak onun zengin bir teğmen ile nişanlandığını öğrenir. Kendisine bir yakın bir uzak davranan Victoria'nın ise içinde kopan fırtınalardan kimsenin haberi yoktur. Öncelikle yazarın akıcı kalemini çok sevdim. Johannes'in o büyük aşkını ve Victoria'nın çaresiz çırpınışlarını iliklerime kadar hissettim. Kitapta, eski zamanlardaki sevginin ne kadar saf ve naif olduğunu, her şeyi açık açık söyleyip konuşmamaları yüzünden iki sevgilinin hayatlarının büyük bir trajediye dönüşmesini okuyoruz. Zaten Nobel Edebiyat Ödüllü bir yazar, kitaplığınıza ekleyip mutlaka okumanızı öneriyorum.
Edebiyat & Roman
VictoriaKnut Hamsun · Olimpos Yayınları · 20231,550 okunma
Victoria
Puan vermedi·160 syf.··
2024 13. kitabı
Bahçede bir kız kaldı; beyazlar giyinmişti ve yirminci baharını yaşıyordu. Genç kız, adamı istememişti. Adam, arkasında kızın yaşadığı duvarın önünde durmuştu. Kıza anca bu kadar yakın olabilmişti.
VictoriaKnut Hamsun · Olimpos Yayınları · 20231,550 okunma
9/10
·160 syf.··
2023 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2023 19:10
Edebiyat tarihinin en önemli yazarlarından ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Knut Hamsun’ın en sevilen eserlerinden Victoria’nın yorumuyla geldim. Tek oturuşta okuduğum güzel bir aşk hikayesiydi ama hüzünlü bir aşk hikayesi . Değirmencinin 14 yaşındaki oğlu Johannes, gelecek için büyük hayalleri olan genç bir delikanlı. Aristokrat bir ailenin şatoda yaşayan kızı Victoria ile birbirlerini bu yaşlardan beri seviyorlar ama henüz açılmış değillerdir. Johannes hayallerini gerçekleştirmek için okumaya gider. Şiir ve hikayeler yazmaya başlar. Aklında ise hep Victoria vardır. Birkaç sene sonra döndüğünde Victoria’yı parmağında bir yüzükle bulur fakat bu sefer birbirlerine de açılırlar ama birlikte olmaları imkansızdır. Değirmencinin oğlu ile Şatonun kızı birbirleriyle asla olamazlar. Bunun bilinciyle yeniden şehri terkeden Johannes bu sefer ünlü bir şair ve yazar olarak geri döner. İlham kaynağı aşk olan bir adamın kalemi durmadan yazmaya devam etmiş. Bu seferki dönüşünde Victoria’dan umudunu kesmesi gerektiğini düşündüğü için yaptığı bir hamle ve beklenmedik bir olay sonrası ilişkileri daha da imkansızlaşır. Aşk acısı ile kaçan fırsatların doğurduğu sonuç ise ne olmuş? Okuyup öğreniyoruz. . Sizde aşk çıkmazı konulu kitapları seviyorsanız eğer aşk üzerine güzel betimlemelerin yer aldığı yazarın bu değerli eserini okumanızı tavsiye ederim
VictoriaKnut Hamsun · Olimpos Yayınları · 20231,550 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2023 22. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2023 21:42
Huzurlu günleriniz olsun... Bugün sizlere değerli klasik yazarı Knut Hamsun'un yazmış olduğu, @olimposyayinlari bünyesinde çıkan "Victoria" kitabının yorumu ile geldim... Johannes, içinde tutkuyla büyüttüğü aşkına engel olacak tek büyük engel vardı... Sınıf farklılığı... Kendisi değirmencinin oğlu olarak fakir bir hayat sürerken, yaşamı kendi isteklerine göre ilerlemese de yörenin bilinen aristokrat ailenin kızı Victoria, hep kalbinin en saklı köşelerinde filizlenmiş aşkı olarak kalacaktı... Bu aşk onu edebiyat dünyasına sürüklerken, Victoria için ise hayat daha da dramatikleşmiş; Johannes'e olan sevgisini dizginlemek ve ailesine karşı olan sadakati ve kararları arasında kalmıştır... Ama ikiliyi bekleyen sonuç ise, acıya ve trajediye gebe olacaktır... Çoğu okur gibi bende Hamsun okumalarıma "Açlık" ile başlamış, bu kitapla beraber bir-iki eserini okuma fırsatı edinmiştim... Okuduklarım arasında en dramatik olarak Victoria'yı en tepeye koyabilirim... Özellikle Victoria'nın acısının lirik etkisi, insanın kalbini kıracak etkide olduğunu düşünmekteyim... Öte yandan dönemin sınıflara bağlı olan toplumunu inceleme fırsatı bulduğumuz için dolu dolu bir eser olduğunu söyleyebilirim... Finali ise okuyucuyu kederlendiriyor... Daha doğrusu ben fazlasıyla üzüldüğümü söyleyebilirim... Klasik okumalarını çok özlediğim için bu kitap bana adeta nefes oldu diyebilirim... Hamsun, gerçekten muhteşem bir kalem... Okuyun efendim, teşekkürler #book #booklover #bookstagram #bookstagramturkey #books #classicalbooks #classicbooks #knuthamsun
VictoriaKnut Hamsun · Olimpos Yayınları · 20231,550 okunma

Yazar Hakkında

Knut HamsunYazar · 21 kitap
Norveçli yazar ve 1920 yılı Nobel Edebiyat Ödülü sahibi. Knud Pedersen (sonradan Knut Hamsun adını almıştır), Norveç'in kuzeyinde Gudbrandsdal sınırları içinde Lom kasabasında doğmuştur. Bir terzi olan babası, kalabalık ailesini alarak, daha kuzeye, Hamsund, Hamaröy kasabasına göç etti. Yazarlıkta kullandığı Hamsun adını, babasının 1863’te yerleştiği Hamsund köyünden aldı. Çocukluğu ve genç­liği kır­­sal bölgede geçti. Hemen hemen hiç resmî eğitim gör­medi. Sekiz yaşında iken dayısının isteği üzerine annesiyle babası onu bir rahibin eğitimine verdiler. On dört yaşında, doğduğu kasabaya gidip orada bir tüccar yanında tezgahtarlık yaptı. Bir yıl sonra da Tranöy`de daha büyük bir tüccar yanında kalfalığa başladı. Tüccarın kızına aşık oldu fakat tüccar iflas edince ayrılmak zorunda kaldı. Bu sıralarda "Esrarengiz Adam" adında küçük bir aşk romanı yazdı. Bu roman, gezginlik yıllarında tanıştığı bir kitapçı tarafından bastırıldı. Buradan ayrılınca bir iki arkadaşıyla birlikte ucuz eşyalar satmaya başladılar. Kibrit, mum gibi şeyler satıyorlardı. Daha sonra ayrıldılar. Arkadaşı güneye, Knut kuzeye gitti. İş bulamayınca zanaat öğrenmek amacıyla bir ayakkabıcının yanına gitti. Bir yıl sonra daha büyük, epik bir eser kaleme aldı. Henrik Ibsen'i okumuştu, onun etkisi altında bulunuyordu. "Bir Karşılaşma" adındaki bu kitabını da, Bodö'de bir kitapçı yayımladı. Daha sonra bir aşk hikâyesi daha yazdı. Kitaplarını okuyan ailesi artık bir iş bulmanın zamanı geldi diyerek onu bir bucak müdürünün yanına yardımcı olarak verdi. Bu bucak müdürünün pek çok kitabı vardı. Björnson'un toplu eserlerini okumasına izin verilmişti. Knut bu heyecanla kitaplara sarıldı ve gözlerini bozana kadar okudu. Bu kitapların etkisiyle Knut bir kitap daha yazdı fakat yayıncılar basmaya yanaşmadılar. Knut'un bu kitapları bir yayınevinin desteği olmadan basabilmesi için bir zenginin desteği gerekiyordu. Aradığı kişiyi buldu. Erasmus Zahl adında bir tüccardı bu. Çok gence yardım etmişti. Knut ona yazar olmak istediğini söyledi. Son yazdığım hikâye diye başka bir yazarı verdi. Tüccar kâğıtlara değil yüzüne baktı Knut'un. Genç Hamsun tüccardan çıkarken cebine bin kron indirmişti bile. "Frida" adında bir köy hikâyesi ve şiirler yazmaya başladı. Hikayesini tamamlayınca bir vapur bileti alarak Kopenhaga gitti. Bir kitapçıya, sonra da Norveçli bir şaire eserlerini kabul ettirme çabaları boşa çıkınca Oslo'ya döndü. Sonra göçebe olarak uzun bir yolculuğa çıktı. Parası tükenen Hamsun tekrar aynı tüccarın yolunu tuttu. Tüccar yardımını esirgemedi. Makaleler, hikâyeler yazıyor bunları satmaya çalışıyordu. Parası tekrar tükenince aç kaldı ve bunu romanlaştırdı. Açlık romanı şöhretinin ilk basamağı oldu. Bu sıkıntılar içerisindeyken, yol yapımında iş buldu. Kum ocağında kâtiplik edecek, çekilen kumların hesabını tutacaktı. Zor değildi bu iş. Çalışma ve dinlenme saatlerinde bol bol kitap okuyordu. Müsveddelere şiirler, makaleler karalıyordu. Zamanla bir hatip gibi konuşabildiğini keşfetti işçilerle sohbet ederken. Tanıştığı bir rahip ona konferans vermesini tavsiye etti. Bunun üzerine Gjövik şehrinde bir salon kiralandı. Konferans edebiyat alanında olacaktı. Konferansı dinlemeye sadece altı kişi geldi. Altı kişiden biri olan bir yazı işleri müdürü konferansı beğendi. Çevreye konferansı övdü. Bir sonraki konferansına da sayıları artmıştı. Bu sefer yedi kişiydiler. Anlaşılan bu yörenin edebiyatla ilgilendiği yoktu. Knut evine geri döndü. Yirmi bir yaşındaydı ama çalışmaktan ziyade yazmak istiyordu. Noelde bir arkadaşı onu çiftliğine davet etti. Arkadaşının annesi Knut'u çok sevdi ve ona bir rahip olmasını öğütledi. Ama Knut'un Amerika'ya gitmek istediğini öğrenince bu aile, Knut'a yol parası dört yüz kron ödünç verdi. O da, hemen İngilizce öğrenmeye koyuldu. Ünlü yazar Björnson'a gidip ondan bir tavsiye mektubu aldı. 1882'de Knut Amerika'ya gitmişti. Amerika'da Björson'un mektubu bir işe yaramamıştı. Burada kimse onu tanımıyordu. Henry Johnson adında bir öğretmenle ahbap olup ondan İngilizce dersleri aldı. Onun kütüphanesini taradı. Özellikle Mark Twain onu etkilemişti. Önce Norveççe daha sonra da, İngilizce konferanslar hazırladı. Geceli gündüzlü çalışmalardan sonra Minesota'ya geçti ve orada muhasebe işine başladı. Arkadaşı Johnson karısıyla bir Avrupa gezisine çıkınca işler Knut'a kaldı. 1884 yazı ile güzü bu şekilde geçti. Bir açık arttırmada yüksek sesle konuşurken göğsünde bir sancı duydu. Öksürük nöbetiyle yere yığıldı. Doktor hızlı ilerleyen verem teşhisi koydu ve ona birkaç aylık ömrü kaldığını söyledi. Knut birkaç ay hasta yattı. Ölürsem Norveç'te gömüleyim diyerek Norveç'e doğru yolculuğa çıktı. Ne kendisinin ne de dostlarının anlayamadıkları bir şekilde yol süresince kendiliğinden iyileşti. Deniz havası iyi gelmişti. Norveç'e döndüğünde bir gazete ile anlaştı. Oraya makaleler yollayacak hiç değilse böylece dinlenecekti. Çalışıyor ve yazıyordu. 1885'de Mark Twain ile ilgili bir yazısında imzası Knut Hamsund, bir matbaa hatası yüzünden Knut Hamsun şeklinde basıldı. O da düzeltmeye yanaşmadı. O tarihten itibaren ismi böyle kaldı. Norveç'te işinden ayrılınca tekrar aç kaldı. Bu açlığa bir yıl katlandı. Daha sonra bir zenginin yardımıyla tekrar Amerika'ya döndü. Amerika'da tramvaylarda biletçilik yaptı. Biletçilik işini becerememişti. Çünkü durakları aklında tutamıyordu. Kitap okumaya daldığı için yolculara haber vermiyordu. Bu yüzden işinden ayrılıp Kuzey Dakota'ya gidip tarlalarda çalıştı. 1887 sonbaharını kapsayan bu çalışmalarda cebinde biraz parayla Amerika'ya ilk geldiğinde kaldığı yerlere döndü. Artık yazmaya başlayabilirdi. Bu sürede Danimarka'ya gitti. Yazmaya azimle başladı. "Yumruğunu yemedikçe kimsenin bırakıp gitmediği o garip şehir, Kristiania'da aç gezdiğim günlerdeydi. Tavan arasında uyanık yatıyordum. Alt katta bir saatin altıya vurduğunu duydum. Hafif aydınlanmıştı ortalık; insanlar merdivenleri inip çıkmaya başlamışlardı..." diyordu büyülenmişliğiyle. Kağıtları üst üste yığıyor sürekli yazıyordu. Ne yazdığını iyi biliyordu. Açlık romanıydı bunlar. Yazdığı kısımları Politiken gazetesi yazı işleri müdürlerinden Edvard Brandes'e götürdü. Brandes bu karşılamayı daha sonra şöyle anlatıyordu: "Ondan daha düşkün bir başka insan pek az görmüşümdür. Düşkünlüğü elbisesinin yırtık pırtık olduğundan değildi. Ya o yüzü!. Çok uzundu müsveddeler. Kendisine geri veriyordum ki, birdenbire kelebek gözlüğü gerisinde gözlerindeki ifadeyi gördüm." Behçet Necatigil tarafından dilimize çevrilen "Göçebe" adlı kitabını ise elli yaşlarında tamamlamıştır. Üç bölümlük büyük romana yazarın verdiği genel isimdir. İlk kitap "Sonbahar Yıldızları" altında 1906'da, "Hüzünlü Havalar" 1909'da, "Son Mutluluk" 1912'de Göçebe'de toplanmıştır ve yazarın ağzından anlatılmıştır. Bu defa kitabında evliliğin zor temasını işlemeye yönelir. Hamsun, Göçebe adlı romanıyla 1920’de No­bel Edebiyat Ödülü'nü aldı. 1930’larda ülkesindeki faşist partiye katıldı. İkinci Dünya Sava­­şı’nda Norveç’in işgali sırasında Almanları destek­ledi. Ülkesi Norveç'in işgalinden önce başladığı Nazi taraftarlığını ülkesinin işgali sırasında da devam ettirmesiyle ünü ciddi şekilde lekelenmiştir. 1943 yılında aldığı Nobel ödülünü Goebbels'e göndermiştir. Sa­­­­­­vaştan sonra Nazi taraftarlığı nedeniyle tutuklandı, ancak ileri yaşı do­­layısıyla yalnızca para cezasına çarptırıldı. Hamsun’un yalın ve çocuksu üslubu incelikle örülmüş bir düzyazı şiirini andırır. Ya­pıtlarında Rus yazarlarının, özel­lik­le de Dostoyevski’nin ruh­­sal yaklaşımı ile Amerikan ede­­biyatının etkilerini taşıyan kara mizahı birleştirmiştir. Ro­­­manlarındaki neşeli hava, in­­­­­sanın çevresini saran boşlu­ğu gizlemekten uzaktır. 20. yüz­­­­yıl ba­şında gelişen yeni-romantizmin edebiyattaki öncüsü olmuş ve romanı aşırı bir doğalcılığa kaymaktan kurtarmıştır. Ya­­­­­­­pıtları ancak ölümünden sonra ilgi görmüştür. Göçebe, Vik­­­­­tor­ya, Pan, Hüzünlü Ha­valar, İstanbul’da İki İskandinav Sey­­yah, Son Mutluluk başlıca yapıtlarıdır. 19 Şubat 1952 yılında doksan iki yaşında banyoda ölü bulundu. Cenazesi yakılmıştır.