Bacon, 400 yıl öncesinden bugün yaşamakta olduğumuz dünyadaki birçok alana ışık tutmuş. Tabiki bu ütopya o günlerde pek anlaşılamamış, idrak edilememiş olabilir. Elbetteki anlayanlarda olmuştur. Ancak bizim idrakimizle bu eseri 400 yıl sonrasında okumak inanılmaz. Gerçekten hayranlık uyandıran, muhteşem gerçekçi bir hayalgücü. Kıymetli bir eser. Rönesansın insan zihinlerinde nasıl bir noktada olduğunu gösteriyor. Aktarılan bu fikir ve hayalgücü nesiller sonra, 400 yıl sonra nasılda şu anki dünyamıza varmış… Zihinlerde olanların bir kısmı nasılda gerçekleşmiş. Eser bitmediği halde böyleyken, bitirseydi neler anlatacaktı kim bilir.
Yeni AtlantisFrancis Bacon · İlgi Kültür Sanat Yayınları · 20213,405 okunma
Bacon ütopya devletinde kendi hayatında önem verdiği şeyleri anlatmış; din, devlet, bilim ve ahlak. Ahlakı da iki temel üzerine bina ediyor; müsamaha ve doğruluk üzerine yaşayan bir toplum ve bu toplumdaki meşru cinsellik yani aile kurumu.
Benim dikkatimi çeken bir başka husus da iki devlete karşı olumsuz tavır; özellikle yerli Amerikan halkına karşı öfke ve küçümseme ve Türk milletine mutlaka yaptığı bir gönderme. Bunları iki şeye bağladım ben; Amerika, beyaz halkım medeniyet götüreceği barbar, gelişmemiş halk iken Türk milleti yani Osmanlı dönemin siyasi ve kültürel gücü ve otoritesi. Bunlardan duyduğu rahatsızlığı da eserlerine mutlaka yansıtmış.
Yeni AtlantisFrancis Bacon · İlgi Kültür Sanat Yayınları · 20213,405 okunma
1600 lü yıllarda yayınlanmış olan bu müthiş eser Yeni Atlantis romanında Bacon, insan keşfi ve bilgisinin geleceğine dair kıymetli bir vizyon biz okuyuculara sunmaktadır.
Sorulması gereken ise; bu bir vizyon mu? ütopya mı? Bir döneme ait gerçeklik mi?
Yeni AtlantisFrancis Bacon · İlgi Kültür Sanat Yayınları · 20213,405 okunma
Platonik aşkı devlet yönetimine indirgeyen Bacon ütopyasını oluştururken insanı unutmuş olmalı. Keza insanın olduğu yerde ideal sistemin olamayacağını yaptığı yolsuzluktan yola çıkarak bulabilirdi mesela
Yeni AtlantisFrancis Bacon · İlgi Kültür Sanat Yayınları · 20213,405 okunma
Bacon benim uzun süredir okumak istediğim bir isimdi.Yeni Atlantis onun son tamamlanmamış bir eseri. Bilinçli olarak mı tamamlamamış yoksa tamamlamak mı istememiş orasını çözemedim. ️
Yeni Atlantis kitabı Bacon’un bilime dayalı bir uygarlık isteğini, insanlık için ideal bir devleti anlatıyor. Toplumların bilimle gelişeceğine olan inancının yansıması .Bacon'un bilim ve felsefe ütopyası olduğu söylenen eseri aslında dinden de epey etkilenerek daha
çok dinin baskın olduğu bir devlet olmuş. Hayali bir ülkede geçen ütopyacı bir toplum hikayesini akıcı dili sayesinde keyif alarak okudum.
Yeni AtlantisFrancis Bacon · İlgi Kültür Sanat Yayınları · 20213,405 okunma
Avrupalı denizciler uçsuz bucaksız denizlerde yol alırken, Peru, Çin, Japonya gibi ülkeleri ziyaret edip oraların kültürlerini öğrenirler. Fakat bir gün işler umulduğu gibi gitmez ve rüzgâr onları daha önce keşfedilmemiş bir adaya sürükler: Bensalem. Burada oldukça nazik karşılanan ve ağırlanan denizciler, haklarında hiçbir şey bilmedikleri bir toplulukla ilk defa karşılaşırlar. Onları neyin beklediğini bilmediği bu adadan bir an önce ayrılmak isteseler de gemilerinin aldığı hasar ve erzak sıkıntısı bir süre burada konaklamalarını gerektirir.
Francis Bacon, en önemli ütopik eserler arasında gösterilen Yeni Atlantis’te, bilimin devlet tarafından desteklenip korunmasının önemini vurgular. Tıbbın, adaletin, mekaniğin, astrolojinin gelişiminin de ideal toplumu yaratmadaki fonksiyonlarını ele alır. Yeni Atlantis ilk kez Bacon’ın ölümünden sonra 1627’de yayımlanır.
Kitap ortalama yetmiş sayfa olması nedeniyle kısa sürede okunabilecek bir eser.Konu bakımından gemi yolculuğu ile kaybolan bazı kişilerin hiç bilmedikleri bir adada bulunan bir ülkede geçirdikleri zaman ve izlenimleri anlatılıyor.Tabiki bu halkın kendine özgü bir kültür,sanat,bilim ve sosyoloji anlayışı var.Halkın zihniyeti ve karakterlerin buna tepkisi olarak iki türde bir anlatım sunuyor.Bence orta bir eserdi,tabiki bunda en büyük etken sayfa sayısı eser daha uzun şekilde olsaydı derinlik farklı olacağından fikrim yüzde doksan değişirdi.Okumak isterseniz,size iyi okumalar....Ayrıca minik bir ütopya önerisi olarak size Kadınlar Ülkesi'ni de önerebilirim.:)
Yeni AtlantisFrancis Bacon · İlgi Kültür Sanat Yayınları · 20213,405 okunma
Bensalem şehrine yolu düşen bir grup denizcinin misafirliği boyunca şehir ile ilgili öğrendiği bilgiler. Modern dünyanın bilim ve medeniyet anlamında çok üstündeki bu şehir gizemler ile dolu.
Yeni AtlantisFrancis Bacon · İlgi Kültür Sanat Yayınları · 20213,405 okunma
İngiliz düşünür ve bilim insanı Francis Bacon'un günümüzden 400 sene evvel 1620'lerde yazdığı bir kitap olmasına rağmen içerisinde yer alan konular, bilimsel öngörüleri 2024 senesi için bile fazla ileridedir. Bacon, sadece bilimsel konuları değil doğa, ahlak ve toplumsal konuları da ele almıştır. Ne yazık ki kitabı tamamlamaya ömrü yetmemiş eğer ömrü yetseydi bizlere yazabileceği inanılmaz ütopyaları hayal dahi edemiyorum. Bu yüzden kitabın sayfa sayısı azdır bir solukta bitirilebilir. Kitap eksik haliyle bile son derece dikkat çekici bir kitaptır.
Platon (Eflatun)'un Devlet'i
Thomas More'un Utopia'sı
Aldous Huxley'in Cesur Yeni Dünya'sı
yazılmış tüm ütopyalar arasında ne kadar ölümsüzse
Francis Bacon'un Yeni Atlantis'i de benim açımdan o kadar ölümsüz bir ütopyadır.
Kitabın konusu kısaca şöyledir:
Denizde geçirdikleri bir felaket sonucu yolunu kaybeden Avrupalı denizciler Bensalem Adasına(Yeni Atlantis) çıkarlar. Ada sakinleri bu yabancıların kendileri için tehlike arz etmediklerine inandıktan sonra adaya ayak basmalarına izin verirler. Ada halkı denizcilere oldukça barışçıl yaklaşır, onların hastalarını tedavi eder ve ihtiyaçlarını karşılarlar. Ada halkından çok etkilenen denizcilere istedikleri kadar adada kalma hakkı verilse de denizciler adada kalma konusunda görüş ayrılığına düşerler. Adada sakinleri arasında dürüstlük, rüşvet almamak, yalan söylememek, tek eşlilik kavramları ön plandadır.
Adada ayrıca Süleyman’ın Evi olarak adlandırılan bilimsel akademi vardır. Akademide daha çok doğaya hakim olmak için doğa, bitkiler
Yeni AtlantisFrancis Bacon · Alfa Yayıncılık · 20183,405 okunma
Bazı kitaplar vardır; o kitapların yazarları, ortaya koydukları metnin önüne geçebilir. Francis Bacon onlardan biridir. İngiltere’de krallık mührüdarıdır; aynı görevi daha önce babası da yapmıştır. Ve Bacon öyle bir zihindir ki, kimileri ona Shakespeare karakterini yarattığını, eserleri onun yazdığını söyler, kimileri bunu kesin biçimde reddeder. Ama benim için asıl ilginç ve önemli olan, bu iddianın ortaya çıkmasını mümkün kılan zihinsel derinliktir. Düşünceleridir.
Şimdi Yeni Atlantis ’e…
Karşımıza, ıssız bir adada yaşayan, gizlilik yasaları olan, yabancılarla ilişki kurmayan; yerleşik dünyadaki her şeyi bilen ama kendileri bilinmez kalan bir ütopya çıkar. Ancak Yeni Atlantis, konusuyla güçlenen bir metin değildir. Arka planıyla, niyetiyle ve okurun zihninde bıraktığı tortuyla güçlenen bir metindir. Çünkü Bacon, modern bilginin kapısını zorlayan bir adamdır.
Çok derine girmeden şunu bilmek yeterlidir: Yeni Atlantis, geçmiş çağlarda var olduğu söylenen ama artık var olmayan bir ülkeye gönderme yapar. Bu ayrıntı bile, kitabın yalnızca bir ada hikâyesi olmadığını, çok daha geniş bir düşünsel arka plan taşıdığını sezdirir.
Kitabı okumaya karar veren ya da üzerine araştırma yapanlar için küçük bir not düşmek istiyorum. Bu tarz metinlerde yayınevi seçimi gerçekten önemlidir. Yeni Atlantis’in birçok yayınevinde baskısı bulunmasına rağmen ben Say Yayınları’nı tercih ettim. Çünkü araştırma, inceleme ve felsefe kitaplarında güvenilir ve nitelikli bir çizgileri olduğunu düşünüyorum.
Bu baskıyı benim için asıl değerli kılan şeylerden biri de Engin Abat’ın kitaba eklediği kapsamlı inceleme. Abat, ütopya kavramını tarihsel bağlamı içinde ele alırken aynı zamanda distopya ile birlikte düşünerek çok yönlü bir çerçeve sunuyor. Bunu yaparken pek çok ütopya metnine ve düşünürüne
Yeni AtlantisFrancis Bacon · Say Yayınları · 20183,405 okunma
22 Ocak 1561'de doğan Francis Bacon, Kraliçe 1. Elizabeth'in adalet bakanı Nicholas Bacon'ın oğludur. Her ne kadar Francis Bacon'ın ünü babasınınkini gölgede bıraksa da, babası, Nicholas Bacon da sıradan birisi olmaktan çok öte, döneminin ünlü isimlerindendi. Francis Bacon, oniki yaşında girdiği Trinity College, Cambridge'de skolastik felsefeyle tanıştı ve skolastik felsefeye karşıt görüşlerinin tohumları burada atıldı. 1576'da Hukuk okumaya başladıktan sonra, Fransa'daki İngiliz elçisinin yanında çalışması için bir teklif aldı. Teklifi kabul ederek, öğrenimine ara verdi ve Fransa'ya gitti. Bacon'ın felsefeye olan aşkının iyice filizlenmeye başladığı bu yıllarda, ansızın, 1579'da babasının vefat haberini aldı. Cepleri boş bir şekilde İngiltere'ye döndüğünde yapabileceği tek şey hukuk öğrenimine devam etmek oldu. Öğrenimini tamamladıktan sonra avukatlık yapmaya başladı. Çocukluğundan beri alıştığı lüks yaşama özlem çekiyordu, bu yüzden avukatlık yaparken bir taraftan da siyasi bir kariyer için çalıştı. Nitekim 1584'te Parlamento'ya seçildi.
Essex kontuyla yakın bir arkadaşlığı vardı. Fakat arkadaşlıkları, Essex kontunun Kraliçe 1. Elizabeth'i devirmek üzere kurduğu planlar nedeniyle bozuldu. Kraliçeye olan bağlılığının büyük olduğunu belirten Bacon, uzun süre arkadaşını fikirlerinden döndürmeye çalıştı. Kraliçeye yapılan başarısız bir suikast girişiminden sonra Essex kontu tutuklandı. Bacon'ın da çabalarıyla salıverilen kont, daha sonra Kraliçeyi devirmek için yeni bir girişimde bulundu. Bu sefer tutuklandığında, suçlu bulundu ve idam edildi. Bu sırada Bacon'ın yıldızı parlamaktaydı, her ne kadar Essex kontuyla olan bu ilişkileri sonucu onu hayatı boyu tehdit edecek düşmanlar edinmiş olsa da Kraliçeye olan bağlılığı hiç kuşkusuz ona kariyer açısından büyük fırsatlar vermişti.
1603'de Kraliçenin veliahtı olarak James I tahta geçince hızlı bir şekilde önemli mevkilere geldi. Önce "Sir" unvanı aldı, sonra 1606'da başsavcı, 1618'de ise İngiltere başyargıcı oldu. Kariyerinin zirvesindeyken, çöküşü kapıyı çaldı. 1621'de rüşvet suçuyla tutuklanıp yargılandı. Suçlu bulundu ve hapis cezasına çarptırıldı. Hapishanede fazla kalmadı ve salıverildi, fakat ne Parlementoda ne de herhangi bir politik konumda bulunması bundan sonra imkânsızdı. Siyasetten kopan Bacon hayatının geri kalan yıllarını felsefi düşüncelerine adadı. 1626'da zatürree olduğu varsayılan bir hastalık yüzünden vefat etti.