İSLÂM ve ZIT KUTUPLAR ARASI MUVAZENE...
İnançla bilim arasındaki denge (muvazene), aslında en zor konulardan biridir. Karakterize ederek konuşalım: Bir tarafta İbn-i Heysem vardır: Determinizmin (tabiatta zorunluluk) temelini atan, bir aklî ilimler allamesi olan, gelmiş geçmiş en büyük fizikçilerden biri. Onun yanında İmâm-ı Gazalî vardır: Determinizmi eleştiren ve ona karşı -Boutroux'dan 800 sene önce- "zorunsuzluk doktrini"ni geliştiren, bilimle inancı birlikte savunan büyük kafa. Gazalî'nin diğer tarafında ise İbn-i Teymiyye: İbn-i Heysem'i faydasız boş işlerle uğraşmakla, İmam Gazalî'yi de aklî ilimleri reddedip naklî ilimlere bağlanmamakla suçlayan bir başka düşünür... __Ve bugün... Kaotik bir dindar zihniyeti... İnanç varsa bilim yok veya bilim varsa inanç yok kutupları... İlahiyatçı ama İbn-i Heysemci... Sofi ama İbn-i Teymiyyeci...** Ve: "İslâm zıt kutuplar arası muvazenenin üstün nizâmıdır!" Diyerek İmâm-ı Gazalî'yi bir bakıma idealize eden Büyük Doğu-İbda. -Selim Gürselgil, "İnançla Bilim Arasındaki Denge", x.com/gurselgil, 26 Haziran 2026-
İslam
NİSBET İLİŞKİSİ ve ZIT KUTUPLAR...
(...) Bununla birlikte, bizim tasnifimizdeki ilişkiler nisbet ilişkisidir; zıt kutup ilişkisi değildir. Zıt kutuplar meselesini asıl-gölgeyle karıştırmamak gerekir. İBDA diyalektiğinde zıt kutuplara misâl olarak, biri varlığın, diğeri yokluğun temsilcisi olan ruh-nefs zıtlığını verebiliriz. Çünkü mânâ-kalıp, birlik-çokluk, merkez-çevre, icmal-tafsil gibi çiftlerde iki zıt kutup yok; asıl ile ona bağlı görünüş, merkez ile ona bağlı çevre, icmal ile onun açılımı, mânâ ile onun formu var. Dolayısıyla burada varlık-yokluk ilişkisini değil, varlık-oluş dikotomisini işleyeceğiz. -REHA KANSU, "İbda Düşüncesinde Temel Kavramlar (2)", besincidevre.org, 14 Haziran 2026-
Tefekkürât
Zıt kutuplar birbirini çeker zırvalığı vardı bir ara. Sizin zıttınız karakterli biri ancak imtihanınız olur.

Mihran

@Derkimihran
·
“Zıttınla terbiye olur, benzediğinle kavuşurmuşsun.”
TAMAMLAYICI ZITLIKLAR...
(...) Felsefede "dikotomi", bir bütünün birbirini dışlayan iki parçaya bölünmesidir. Diyalektik zıtlar ise üçüncü bir kavramla aşılır. Oysa Salih Mirzabeyoğlu'nun sisteminde bu kavramlar birbiriyle çatışmaz; birbirini gerektirir ve var kılar. Bu diyalektiğin en kritik formülü "değişmez temele bağlı değişmeler" ilkesidir ve sistemin tüm katmanları bu formül üzerinden inşa edilir. Bu kavram çiftlerinin ilk sütûnu daima bir "sabite"yi, ikinci sütûnu ise o sabiteye bağlı bir “dinamik”i temsil eder. Ölçü varlıktır, sabit olandır, referans noktasıdır; oluş ise bu ölçünün hayata, eşyaya ve hâdiselere tatbik edilerek gerçekleşmesini ifâde eder. Bunlar, görünüşte birbirine zıt gibi duran, hakikatte ise birbirinin eksikliğini gideren kavramlardır. Dolayısıyla burada parçalayıcı değil, izâh edici bir ikilik vardır. Çokluğun tek bir gerçeğe bağlanması hasebiyle bunlara "tamamlayıcı (mütemmim) zıtlıklar veya kutuplar " denebilir. Bu, yaratılmış âlemin tabiatı gereği ikili işlemesi, ancak nihayetinde teke işaret etmesi durumudur. -REHA KANSU, "İbda Diyalektiğinde Varlık ve Oluş Kavramları" -Tamamlayıcı Zıtlıklar-, besincidevre.org, 5 Haziran 2026-
İBDA Diyalektiği
Doğruluk sahibi sahabeler Bizleri bir bayrama daha sağlıkla, afiyetle ulaştıran Rabbimize hamdolsun. Duayla, şükürle dolu huzurlu bir bayram dilerim. Kurban bayramımız mübarek olsun. ✨💐 Kurban Bayramınız Mübarek Olsun Merve ͜͜͡͡✯Merve ͜͜͡͡✯· Hz Muhammed SAV efendimiz yanında sahabeleri ile bir kurban bayramında ilk önce cemaate namaz kıldırdırdı Rabbimize hamdolsun diyerek insanlarla şükürlerle dolu bir bayram diledi afiyetle Ve sahabelerin gönlüne damla damla inşirah inerken bilirmisiniz insanların en faziletlisi kimdir diye sordu o herkes güneşi inkâr ederken güneşin varlığını kabul edendir o islam uğruna cihat ve kıyam edenlerin ilkidir diyip Hz Ebubekirin ismini zikretti Hz Ebubekir başka bir yerde idi efendimiz SAV insanları yanlarında iken övmezdi ve ne büyük ne faziletlisin ey Ebubekir diyerek sözlerine nokta koydu Sahabe meclisinde bunlar olur bunlar konuşulurken kurban bayramında şirke düşen küfürde inatlaşan mekkenin yezid ve cehilleri çocukları ağlatıyor onların şekerlerini ellerinden çalıyordu ve elinden şekeri çalınan her çocuk mutlaka gökyüzüne yakarıyordu küçük süleyman ise gelip efendiler efendisine sığınmıştı üzülme küçük çocuğum hakkını hak sahibi olan Allah Tealaya havale et o çalınan her hakkı sahibine iade eder dedi ilk davet ve tebliğ yılları uç kutuplar savaş halindeydi bir tarafta gözyaşını silen efendimiz SAV ve sadık yoldaşlar doğruluk sahibi sahabeler Ebubekirler bir tarafta gusülsüzler abdestsiz cehiller Sadakat sahibi Ebubekir İdrâk-i me'âlî bu küçük akla gerekmez Zîrâ bu terâzi o kadar sıkleti çekmez Ziya Paşa Samet Acar Samet Acar· Hz Ebubekirin babası ebu kuhafe fil vakasının canlı tanıklarından bazı meal ve tefsirler o akla zarar veren günü tarif ederken akıl bu yükü kaldırmakta eksik kalır Allah Tealanın emrettiği
Din
O’l
Bir şeyi iyi ya da kötü, pozitif ya da negatif, üstün veya aşağı diye nitelendirmeden, sadece olduğu gibi bıraktınız mı hiç? Bir şeyi sadece "olan" olarak hiç gördünüz mü? Ancak vardır/olandır bilincine eriştiğinizde , kendinizi , negatif/pozitif enerjinin aşırılıklarından ve yargılamaktan kurtarabilirsiniz. Kutuplar arasında yaşamaya devam ettikçe, dogmalar hayatınızı yönetir. "İyi" mevcut olduğu sürece "kötü" de mevcut olmak zorundadır. Bir şeye "iyi " gözüyle baktığınızda, onu dengelemek üzere bir de "kötü" yaratmak zorundasınız.
Farkındalık ve Ruhsal Gelişim.