• Kokuların Evlenmedeki Rolü
    Z am an z a m a n y en i e v le n e c e k ç iftle r e b u k o n u y u aç ıy o -
    mm: "Sizi birbirinize çeken, yani; bir yığın başka alternatif
    varken birbirinizi tercih etmenize sebep olan sırrı kaybetme-
    ■ ■ • " ta v s iy e sin d e b u lu n u y o r u m . “Kokunuzu değiştirmezse-
    n,z> yaşlandığınızda da en az bugünkü kadar ve batta daha faz-
    ^ birbirinizi seversiniz. ” d iy o r u m .
    E v e t, g e r ç e k te n b ir g e n ç k ız , k e n d is in i a s la te r k e tm e -
    ecek b iri ta r a fı n d a n se v ilm e s in i is t iy o r s a y a ln ız c a k e n d i

    ö z g ü n k o k u s u n u y a y m a y ı sü rd ü rm e -
    li. T a k i g e r ç e k te n o k o k u y u se v e c e k
    o la n m ü ş t e r is i g e ls in . S i z k o k u n u z u
    b o z a r , d e ğ iş tir ir s e n iz , o k o k u y u se ­
    v e n m ü ş t e r ile r g e lir a m a o n la r g e n e l-
    lik le s iz e s ık ın tı v e rir le r. Ç ü n k ü o n ­
    la r g e r ç e k b a ğ lıla r ın ız /b a ğ ım lıla r ın ız
    o la m a z la r .
    S i z k e n d in iz k a ld ık ç a , s a d e v e d ü z ­
    g ü n y a ş a d ık ç a k o k u n u z d a k e n d in ize
    ö z g ü k alır. O ö z g ü n k o k u n u z u n ger­
    ç e k t e n e tk ile d iğ i in sa n g e lip sizi b u ­
    lur. S iz y a d a m u h a t a b ın ız y a y d ığ ın ız o k o k u n u z u b o zu p
    d e ğ iş tir m e d ik ç e y a ş a d ığ ın ız o la y la r, sık ın tıla r v e t a s a la r sizi
    b ir b ir in iz d e n a y ır a m a z .
    A m a siz g e r e k y e m e iç m e k ü ltü r ü n ü z ü d e ğ iş tir e r e k , ge-
    re k d a v r a n ış la r ın ız d a fa r k lıla ş a r a k v e y a Y a ra tıc ı’n ın insana
    t e k lif e ttiğ i so r u m lu lu k la r ı y e rin e g e tir m e y e r e k k ok u n u z u n
    re n g in i v e d e ğ iş tir ir s e n iz , b ir d e b a k a r s ın ız k i siz i se v e n o
    “ m ü ş te r in iz V a ş ığ ın ız /s e v g ilin iz /e ş in iz a rtık siz i se v m e z ol-
    m u ş! V ey a s iz a rtık o n u c e z b e t m i y o r s u n u z ...
    C e n a b - ı H a k “Allah’a ve Resulüne itaat edin ve birbiriniz-
    le çekişmeyin. Sonra birbirinizden ayrılırsınız ve kokunuz gidi-
    verir.” (Enfal, 46) b u y u r a r a k b iz e , ita a t e t m e k , iyi g eçin m ek ,
    a y rılm ak g ib i k o n u la r ile k o k u a r a s ın d a a ç ık b ir m ü n a s e b e ­
    te o ld u ğ u n a iş a r e t ed iy o r.’
    A y e tte g e ç e n “Resule itaat edin!” b u y r u ğ u , e s a s ın d a m ü­
    m in in , h e r d a v r a n ış ın d a H z . P e y g a m b e r ( s a v ) ’i m o d e l alm a-
    sı g e r e k tiğ in i v e y a ş a m ın tü m h a lle r in d e (y e m e iç m e , uyu
    m a , ç e v r e siy le m ü n a s e b e t v s .) o n u n ö r n e k a lın m a s ı g erektiğini
    ğini b ildirir. "Allah’a itaat”ten m a k s a t ise d a h a ö n c e k i s a y fa ­
    larda d a t e m a s e ttiğ im iz g ib i “sünnetullah" d e n ile n e v r e n se l
    kurallara u y u m lu y a ş a m a k t a n ib a re ttir.
    Dolayısıyla şu ayeti "Yeme içmenizde ve ilişkilerinizde do­
    ğudaki ilahî/evrensel kurallara uyunuz. Size helal kılınanları
    yiyin, haram kılınanlardan uzak durunuz. Peygamberin yaşa-
    \hğı gibi yaşaym. Böyle yaşamazsanız, çözülürsünüz; sizi birbi-
    rinize sevdiren, birinizi ötekine sevimli kılan bağınız, kokunuz
    ıluğılıverir ve birbirinizi sevmezsiniz. ” şeklinde tefsir etmemiz
    de mümkündür.
  • Ah işte her şey orda…
    Ben severim omuzlarımı bir gün
    Sırmaları, apoletleri olmasa da.

    Ben severim omuzlarımı bir gün
    Göçen bir maden direğinin altında

    Su akar kendir tarlalarından
    Ah her şeyim…
    Ben severim omuzlarımı bir gün
    Savaşta, bir başka omuzun yanıbaşında
    Yatakta bir ince omuzun yanı başında

    Yol uzun, hava sıcak
    Kırbaçlarım atımı varırım Kurtuba’ya…

    İndiğini görürsem bir gün sığırcıkların
    ve sürüler halinde, ovaya
    İnsanların dünyayı bölüştüklerini hatırlarım
    Bir gün daha…

    Sevişirim ölürüm, savaşırım ölürüm
    Doldurum çantama kara ekmek ve peynir
    Varırım Kurtuba’ya…

    s a a t   b e ş t e
    a k ş a m l e y i n

    Ah ellerim ve kalbim
    Her şey orada kaldı.
    Keçeler keçeler ve portakallar
    Kireç döktüler yere. Kara gözlüm, kalbim,
    Halkımın fakir akşamlarıdır, biliyorum
    Kanlı bir mendil diye bağlanan gözlerime
    Kireç döktüler yere,
    Bir duvarın dibinde
    Bir deppoy’un önünde
    Kiraz ağaçlarına ve sığırcıklara karşı.

    Bir halkın gösterişsiz, sessiz cömertliğinde
    Ölüm nasıl söylenirse öyle
    İspanyol dilinde
    ve her dilde…

    o b r a s
    c o m p l e t a s

    Artık kat’iyen biliyoruz;
    Halk adına dökülen kan
    Sapı güldalı güzelliğinde bir bıçaktır.
    Dişlerin arasında…
    İspanya’da
    ve her yerde…
    Turgut Uyar
  • Ne güzel nasihattır""
    Kendine hak gürdüğunü
    Bâşkâsına çok görme⚘🍂⚘


    M u t l u💗 A k ş a m l ar☕⚘👈🏼
  • Hepimizin bir gün yaşamı sona erecek
    Ama yaşamak var,
    y a ş a m a k var.
    Hepimiz bir gün öleceğiz
    Ama ölmek var,
    ö l m e k var.
    Muhabbetini dahi etmek istemdiğimiz ölümü birgün yaşıyacağız,
    Yaşıyalım,
    Okumaya değer bir hayat.
    Paul Kalanithi de onlardan biri.
    Onun doktorken hasta pozisyonuna geçişi ve ölümle mücadelesini göreceksiniz kitapta. Emin olun,
    Etkilenmemek mümkün değil..
    Okumanızı tavsiye ederim
  • B o ğ u l m a k .
    Boğulmayı dilersin soğuk bir okyanusun içine.
    Düşmek istersin köpekbalıklarının ortasına.
    Köpekbalıkları.
    Bilirsin, insanlar daha korkunçtur köpekbalıklarından.
    Fakat olmaz tüm bunlar.
    Sen boğulmazsın,
    Bedenin düşmez okyanusun dibine.
    Parçalamaz bedenini köpekbalıkları.
    B o ğ u l u r s u n .
    Kelimelerin içinde.
    Sahtekar gülüşlerin eşliğinde.
    Boğulursun.
  • “İşte bu sırrı verdi bana yaşamın kendisi. “Bak” dedi, “ben k e n d i n i s ü r e k l i o l a r a k a ş m a s ı g e r e k e n i m.”
  • O K U M A K H E P İ M İ Z D E N B İ R E R M Ü LT E C İ YAR AT I YO R .

    B İ Z İ E V İ M İ Z D E N U Z A K L A R A G ÖT Ü R Ü YOR ,

    A M A DA H A DA ÖNEMLİSİ, BİZE HER YERDE YENİ EVLER BULUYOR.

    Jean rhys