"Toplumun çoğu zamanını hayal ürünü macera romanlarıyla geçiriyor ve böyle davranarak bir şeyler yaptiklarını zannediyorlardı. ÜIkede, Kültürle uğraşan sanatçilar yoktur. TOPLUM DÜŞÜNCESİ UYKUDA CEHALETSE ZİRVEDEYDI .Bunun yanı sıra nüfus artışıyla birlikte yoksulluk da artıyor. Devlet gücü zayıflıyor, ahlaki fikri ve ticari hayatı yok olma tehlikesi yaşıyordu..."
Alıntı
Sana hepimiz yürekten inandık Büyük adam, ölümsüz Paşa O hazin marşlar, o şarkılar O toz dumana karışmış yalnayak günler O dağlara taşlara sinmiş eşsiz macera... Yaşa Mustafa Kemal Paşa, yaşa...-
Edebiyat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
BİR MACERA
Önce kalbim ufak bir kıvılcımla tutuştu, Bir yığın saman gibi şöyle parladım gitti... Fakat şimdi saçlarım beyaz, yüzüm buruştu; Daha yirmi yaşında ihtiyarladım gitti!.. Neticesiz bir aşka verdim gençliğimi, Ne ufak bir temayül, ne bir iltifat gördüm... Önünde yalvararak söylerken sevdiğimi, Gözlerinde yüzüme inen bir tokat gördüm... Bu bir taraflı aşkta hiç durmadan, Allahım, Ümitsizlik sararken beynimi bir ağ gibi; Ben yine seviyorum onu... Aman Allahım!... Bir macera görmedim ben bu macera gibi...
Sayfa 116 - (Servetifünun, 2.2.1928)·Kitabı okudu
Şiir
DANTE ve MUHİDDİN-Î ARABÎ'DEN İNTİHAL...
(...) İlâhî Komedya, o güne dek Batı’da yapılan hiçbir şeye benzemeyen orijinâl bir eserdir. Hem bir aşk hikâyesi, hem bir ahlâk felsefesi, hem bir tarih muhasebesi, hem de bir siyaset beyannamesi özelliği taşır. Belki hepsinden önemlisi, Ortaçağ Avrupa’sında “vision-rüyet” tabir edilen bir “âhiret tasviri” olmasıdır. Dante’nin, eserinde kullandığı Cennet, Cehennem ve Araf’a dair bilgileri, kendisinden önceki Hristiyan edebiyatında bulamadığı, ama Müslümanlar’dan edindiği, bilhassa Muhiddin-i Arabî Hazretleri’nin bir eserinden intihal ettiği, edebiyat tarihinde genel kabul gören bir gerçektir. Fakat, “âhiret tasviri”, Batı edebiyatında, eski Yunan’dan beri zaman zaman başvurulan bir tarzdı. Meselâ, belki bugünün Batılıları farkında değildir ama, bu tarzın ilk örneği, Homeros’un Odise’sidir. Batılılar Odiseus’un hikâyesini, bilinmeyen denizlerde geçen bir mâcerâ sanır ve Arablar’ın Gemici Sinbad masalıyla benzeştirirler. Geçen konferansta çağdaş Ulysses’ten bahsetmiştik ki, asıl Ulysses ismi, o taraklarda hiç bezi olmayan James Joyce’un eserinden önce, Dante’nin eserine yakışırdı. Çünkü Ulysses, yâni Odiseus’un macerası, tıpkı İlâhî Komedya gibi bir “âhiret yolculuğu-âhiret tasviri”ne dayanır; yeri geldikçe değineceğiz… Her neyse; meseleyi fazla dağıtmadan, Daniel Boorstin’in söylediklerine bakalım: “İlâhî Komedya, yalnız Ortaçağ’ın bir kâinat muhasebesi değil, bunun sonuçlarıyla yüz yüze gelen bir adamın hikâyesidir. Bir ilâhiyat araştırması değil (biz bu ibareye katılmıyoruz!), tek bir kişinin yaptığı yolculuktur. O çok meşhur ilk mısradan itibaren, Dante kendisini de hikâyeye dahil etmektedir. Bu, "yolun yarısı"dır; çünkü Dante de insanoğluna biçilen ömrün tam ortasındadır.”
Selim Gürselgil, (I. Dönem, Sayı 8, Ekim 1997) DANTE'NİN YOLCULUĞU -I-, (31 Ekim 1997 tarihinde Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde verilen konferans metnidir.)
Akademya Yazıları
Yürümek ciddi iştir
Eğer annenizden, babalarınızdan, kardeşlerinizden, işlerinizden, çocuklarınızdan ve dostlarımızdan ayrılmaya, onları bir daha hiç görmemeye hazırsanız, borçlarını ödemiş, vasiyetini yazmış bütün işlerini yoluna koymuş özgür bir insansanız yürüyüşe çıkmaya hazırsınız demektir.
Alıntı
Macera
Büyüdüm, işsiz kaldım, aç kaldım; Para kazanmak gerekti; Girdim insanların içine, İnsanları gördüm.