Bugünden bakınca, bir avuç gencin bu şekilde yola çıkması macera gibi gözüküyor. Ama Türkiye'nin geldiği şartlar, dönemin kıyıma uğrayan gençliğini bu noktalara yöneltmiş oldu. Daha normal koşullar olsaydı, belki de silahlı mücadele yöntemleri benimsenmezdi.
Deniz abimin de ilk eylemlere başladığında böyle bir amacı yoktu, demokratik yollarla protestosunu yapmak istiyordu. Ama sürekli önüne duvarlar konuldu. Bu gençler çok zeki insanlardı, daha eylemlere başlarken, sonlarının ne olacağını biliyorlardı. Abim o günlerde bir sohbette, "Darbeden sonra herkesin bir koğuşu olacak ama bizim olmayacak; çünkü biz ölmüş olacağız," demişti.
Gerçekten bilerek ölüme gittiler.
Bir kıvılcım yakmak, ileriye dönük bir ışık olmak için...
Sayfa 266 - Can yayınları 2016