Günlük yaşam içinde çok büyük bir sır vardır. Herkesin bunda payı bulunur ve herkes onu bilir, ama pek az kimse bu konuya kafa yorar. Çoğu kimse onu olduğu gibi benimser ve ona asla şaşırmaz. Bu büyük sır, zamandır.
Onu ölçmek için saatler ve takvimler yapılmıştır ama bunlar hiçbir şey ifade etmez. Herkes çok iyi bilir ki bazen bir saatlik süre insana ömür kadar uzun gelirken, bazen de göz açıp kapayıncaya kadar geçip gider. Zamanın bu garip kısalığı ve uzunluğu, o saat içinde yaşanan olaylara bağlıdır.
Çünkü zaman, yaşamın kendisidir. Ve yaşamın yeri yürektir.
Zaten vatanperverlik, yani fanatiklik, ulusal çıkarların göz ardı edildiği, sahtekârlığın ve milyonlarca insanın acı çekmesine kayıtsızlığın görüldüğü yerlerde bulunur. Vatanperverliğin büyük bir kısmı gurur, daha büyük bir kısmı ise savaşçılıktır. Yani vatanperverlik genelde kavgaya her an hazır olmak demektir.
Bir insan, yaşayan tek bir insan onlara karşı durarak bu gücü yerle bir edebilir. Fakat sizler boyun eğdiğiniz, belki paçamı kurtarabilirim dediğiniz müddetçe, onları can evinden vurmak yerine, onlara itaat ettiğiniz müddetçe, sizler sadece kölesiniz ve bunu da hak ediyorsunuz demektir.