"Oğlum, biraz olumlu bakmaya çalış. Bak yarın kampa gideceksin! Bu geziden sonra da randevun var..."
"Anne! Ne randevusu!" diye itiraz ettim. "Annabeth'le buluşacağız sadece. Aman yahu!"
"Sırf seninle buluşmak için ta kamptan buraya geliyor."
"Eee, ne olmuş?"
"Sonra sinemaya gideceksiniz."
"Eee, evet?"
"Yalnızca ikiniz."
"Anne!"
Okuduklarım:
Küçük Ağa Proje ödevimdi sanırım Mayıs Ayına ilk bu kitapla başladım. Projenin verildiği zaman sınav haftası olduğu için son ana kadar yapmadım sonra da üç günde bitirdim Jwnqinqjej klasik bendir yani kitabı beğendim yazarın anlatımını da öyle daha çok kitap okurum diye düşünüyorum bu tarz ileride incelemesine ulaşmak isteyenler profilime girebilir❤️🇹🇷
Percy Jackson ve Olimposlular - Şimşek Hırsızı Bu ayın asıl çoğunluğunu Percy Jackson evreni kapsıyor. Uzun süredir başlamak istiyordum proje bittikten sonra da hemen alıp başladım. İlk kitabi gayet güzeldi yine incelemesine profilimden ulaşabilirsiniz
🌊🔱 (pjookuyun)
Canavarlar Denizi Tabii ikinci kitabını okumasam olmazdı. Cok hızlı bir şekilde okudum Rick Riordan'ın yazım dili tek kelimeyle mükemmel. Uzun zamandır kitap okumasaniz bile elinizden atamiyorsunuz bunun incelemesi de profilimde var🧡
Titan’ın Laneti Gelelim ayın son kitabına Labirent Savaşını muhtemelen yetistiremeyecegim bu aya o yüzden şimdilik bu ayı bu kitapla kapatıyoruz gibi duruyor şuana kadar ki kitaplar arasından favorim bu oldu bunun da incelemesini daha geçen paylaştım🌠
İzlediğim Diziler ve Animeler:
Noragami'nin animesini bitirdim daha cok ikinci sezonunu izledim bu ay denilebilir ilk sezonuna 7/10 ikincisine de 8/10 verdim. Genel yorumlayacak olursam karakterleri güzel ama evreni çok potansiyelli olmasına rağmen üç beş karakterlerden öteye gidemiyor mangasina devam etmeyi düşünüyorum. Anime güzel bence ama daha iyi olabilirdi. Ana üçlümüzü çok sevdim. Hiyori, Yato ve Yukineyi. Başta Yukine'ye ısınamasam da yavaş yavaş ona da alıştım. Yan karakterlerden de en çok Kazumayı ve Bishamon'u seviyorum sanırım.
The Witch Hat Atelier: Bunu da haftalık takip ediyorum çok iyi gidiyor aşırı büyük potansiyeli var ve sonuna kadar da kullanacak gibi duruyor. Evreni ve büyü sistemine de
Titan'ın Laneti benim için gerçek bir roller coaster deneyimiydi. Kitabı okurken o kadar çok duygu değişimi geçirdim ki bunu kelimelerle açıklamam çok zor.
Bana çok farklı duyguları bir kitapta hissettiren kitapların sayısı bir elimin beş parmağını geçmez ve rahatlıkla söyleyebilirim ki Titan'ın Laneti o kitaplardan biriydi benim için.
Kitap; Thalia, Annabeth ve Percy'nin iki melez çocuğu bulup kampa götürmek için görev almalarıyla başlıyor. Bianca di Angelo ve Nico di Angelo. Artemis avcılarının ve Zoe Nightshade'in de kitaba girmesiyle planları hiç beklemediği bir yöne evriliyor. Her şeyden daha önemlisi bu görevde Annabeth'i kaybediyorlar.
Annabeth sonlara kadar kitapta yok onun yerine yeni karakterlerimiz var. Zaten kitap başlamasıyla birlikte size beş altı karakteri birden fırlatıyor ve neye uğradığınızı şaşırıyorsunuz. En azından ben şaşırmıştım. Özellikle de Bianca'nın Artemis'in teklifini sanki akşam yemeğinde ne yiyeceğini seçmesi kadar kısa bir sürede kabul etmesiyle kendime "Bu kitap nereye gidiyor?" sorusunu sormak durumunda kaldım.
Çok geçmeden sanki işler daha da karisamazmis gibi daha da karmaşık bir hal alıyor. Artemis kayboluyor ve görev artık bizzat karakterlerin ayağına geliyor. (Gerçekten ayağına geliyor)
Ama bir sorun var ki Percy bu görev için seçilmiyor. Bu onu söz konusu Annabeth'in hayatıyken tabii ki durdurmuyor ve Pegasusunu da alıp Melez Kampı'ndan firar ediyor.
Zoe onu başta istemese de ekibe yardımlarından dolayı kabul etmek zorunda kalıyor böylece ekibimiz tamamlanıyor. Fakat aldığımız küçük zafer uzun sürmüyor.
"Başıma bir şey gelirse bunu Nico'ya ver. De ki... De ki üzgünüm."
"Bianca, hayır!"
İşte çölün ortasındaydık ve Bianca di Angelo kaybolmuştu.
Bianca'nın kaybı beni baya etkiledi ama en çok da Nico'ya üzüldüm. Çaresizce
Titan’ın LanetiRick Riordan · Doğan Egmont Yayıncılık · 20176,1bin okunma