" Ölüm, en yüksek çığlıktır.
Ölüm, bazen de umutsuz bir dilektir.
Ölüm, büyük bir çığlık ve umutsuz bir dilek olduğunda kimse sizi unutamaz, unutturmayacağız... "
2023'ün Mart ayı, en umutsuz olduğum dönem. Dibe vurmuşluğun dönemi...
Karşıma Beyaz Leke çıktı. Okuduğum zamanları hâlâ unutmam çünkü o zamanlar aklıma kazınmış farkında olmadan.
Okuyorum,okuyorum... Daha derin sayfalara indikçe aslında satırlarda kendimi buluyorum. Belki de bu yüzdendir okuduğum anla unutamam.
Avukatı için her şeyi yapmaya kendini adamış bir müvekkil. Ama sıradan bir müvekkil değil;Tugay Demir Çeviker. Bir ordu kuran ve o orduya kadın komutan geçirmek isteyen bir adam.
Müvekkili için güneşi bile ona gösteren bir avukat. Hayır, avukat değil. Merhametiyle öne çıkaran ve içindeki yaralı kız çocuğunu sevgisiyle büyütmeye çalışan bir kadın.
O kadar repliğini ss almışımdır ki sayısını unuttum. Ss'leri kaldırdığım raflardan gün yüzüne çıkartarak edit yapmaya başladım ama korkuyorum. Çünkü gittikçe sayı çoğalıyor.
Kullanılan cümleler, birbirleriyle olan uyumları, karakterlere yüklenen özellikle güçlü mentalite ve çözüm odaklı olmak başta olmak üzere hislerini ön planda tutmaları... Hepsi benim için takdir edilmesi gereken ayrı ayrı noktalar.
SN'den de alıştığımız üzere, acımasızlaşman gerekir ki, bu dünyada kendine bir yer edin. Tugay Demir Çeviker, acımasız bir adamken kaşısına Avukatı çıkıyor ve o dakikadan sonra onda hisler anlamında bütün film kopuyor.
Çok fazla yazmak istemiyorum. Benim için şu anlık 4 5 kişinin kalemi, çok ayrıdır ve Aslı Arslan bu kişiler arasınsa. Ben böyle anlatsam da sadece öneri verebilirim. Asıl yaşanması gerekenler Beyaz Leke evreninde. Onun için, gidelim mi?
Bana ufak da olsa tekrardan umut etmeyi kazandırdığın için sana teşekkür ederim yazarım. Dibi