Çağımız, delileri sevimleştirdiği için Dosto'ya tutkun. Cinnet ile cinayet sanatın konusu olunca bir nevi meşruiyet kazanıyor.
Edebiyat
…1892 yılında İstanbul’da Aşiret Mektebinin kurulmasıydı. 1886’da Harbiyede eğitim görmek üzere İstanbul’a getirilen bazı aşiret reisi çocuklarının başarısız olması üzerine, sadece Arap aşiretlerinden gelen öğrencilerin eğitim alacağı özel bir okul açma fikrinin ürünü olan kurum, daha sonra gelen talepler doğrultusunda Kürt ve Arnavut aşiretlerinden de öğrenci kabul etmeye başladı. Okula alınan on iki ile on altı yaş arasındaki çocuklar burada sıkı bir disiplin altında, Türkçe derslerinin ağırlıkta olduğu bir müfredatla eğitim görüyor, bu süre zarfında ihtiyaçları da devlet tarafından karşılanıyordu. Okulun, ileri gelen aşiretlerle devlet arasındaki bağları güçlendirmek, bu aşiretlerin liderlerine Osmanlı hâkim sınıfının kültürel kodlarını benimsetmek ve merkezden uzak bölgelerdeki idari personel açığını yerel kaynakları kullanarak kapatmak gibi, rejimin aşiretleri iktidar blokuna dâhil etme stratejisiyle uyumlu bir dizi hedefi bulunuyordu. Okulu başarıyla tamamlayan Kürt aşiretlerinin çocukları Hamidiye Alaylarında görev almadan önce Harbiyede, Arap aşiretlerinin çocukları ise yerel okullarda öğretmen ya da mülki idareci olarak memleketlerine dönmek üzere Mülkiye’de, kendileri için açılmış özel sınıflarda eğitimlerini sürdürüyorlardı. 1907 yılına kadar faaliyetlerine devam eden okulun istenen sonuçları ne ölçüde verdiği ve kapatılma nedeni tartışmalı olmakla birlikte, çok sayıda Aşiret Mektebi mezununun daha sonra idari ve askeri bürokrasiye dâhil olması, bunlardan ikisinin ilerleyen yıllarda paşalığa yükselmesi, beşinin II. Meşruiyet döneminde mebusluk yapması ve birinin de Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Irak’ta başbakanlık görevinde bulunması, hâkim sınıfın kendisini yeniden üretme stratejilerinin bir parçası olarak görülebilecek projenin bütünüyle başarısız
Sayfa 320·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
… devlet tarafından yaratılan ahlaki disiplin tarafsız bir şekilde toplumun birleştirilmesiyle değil, iktidar ilişkilerinin tesisiyle ilgilidir ve devletin toplum karşısında meşruiyet sağlama kaygısının ötesinde, söz konusu iktidar ilişkilerinin, yani iktidar bloku ile siyasal toplum tasavvurunun belirli sınıf stratejileri doğrultusunda şekillendirilmesini, korunmasını ve/veya dönüştürülmesini amaçlar.
Sayfa 307·Kitabı okudu
Soğuk Savaş koşullarında üye ülkelerin savunulması amacıyla kurulan NATO, özellikle Soğuk Savaş sonrasında geçirdiği dönüşümle birlikte, giderek en güçlü üyesi olan ABD'nin küresel stratejik önceliklerine daha fazla angaje olmuş bir yapıya evrildi. Afganistandan Irak'a kadar uzanan süreçte ittifakın, esasen "ABD işgali" anlamına gelen ve yine onun liderlik ettiği askeri müdahalelere uluslararası meşruiyet zemini sağladığı ve ayrıca operasyonel yükü paylaştırarak müdahaleleri kolaylaştırdığı bugün yaygın bir kanaattir.
Sayfa 77·Kitabı okudu
Demokrasilerin şiddeti, sömürgelerde bir dışsallaştırma sürecinin konusu oldu ve bu bölgelerde kaba baskı eylemlerine dönüştü. Sömürgelerdeki iktidar, önceden gelen herhangi bir meşruiyet iddiasına bulunmadığından, kendisini bir çeşit kader olarak dayatamaya çalıştı.
Sayfa 41·Kitabı okudu
Siyaset
Westphalia anlaşması ile meşruiyet ve eski haklar temelinde, Fransa'nın Avrupa'da gelecekteki güç olmasının önünü açmıştır.
Sayfa 136·Kitabı okuyor