• Firavunlar, köleleri midelerinden mahkûm ederlerdi. Çağdaş firavunlar ve avaneleri daha sistemli çalışarak, mide ile birlikte düşüncelerini de bağladılar. Düşünce olarak bağlananlar, modern plazalarda, konaklarda bile olsalar gönüllü kölelerdir.
  • "Modern Cihadçı Devlet, Mülkiyetci Firavunlar.."
  • Kralın kutsal ve resmî bir törenle öldürülmesini isteyen primitif ritüellerin tersine (kendini kurban etme sözünü veremeyen biri ne kral ne de şef olabilmektedir), modern politikanın hayâl gücü Devlet başkanının ölümünü elden geldiğince geciktirmek ve gizlemekten öteye geçememektedir. Bu saplantı dev-rimlerle karizmatik liderler döneminde daha bir yoğunlaşmıştır. Hitler, Franko ve Mao’nun “yasal” mirasçıları olmadığından (!), iktidarı sürdürebilecek yeni liderler de bulunmadığından, bu liderler kendilerine rağmen sonsuza dek yaşamak zorundadırlar. Popüler mitler onların ölmesini engellemektedir. Firavunlar döneminde de benzer şeyler oluyordu. Birbirlerinin ardına sıralanan tüm Firavun hikâyelerinde kahramanların adı istisnasız bir şekilde nedense hep Firavun’dur.
  • Firavunlar dönemi Mısır’ı, Avrupa imparatorlukları ya da modern okul sistemi gibi gerçekten güçlü insan organizasyonları, pek de ileri görüşlü sayılmaz. Kudretleri büyük oranda, kurgusal inanışları itaatkar gerçekliğe dayatabilme yeteneklerinden ileri gelir.
  • Bütün sermayeleri Allah ile aldatmak olan bu zulüm güruhü, rakiplerinin en samimi hislerle bile dinden-imandan söz etmesi halinde çılgına dönerler. Babalarının öz malı gasp edilmiş gibi bağırmaya başlarlar. Dini kendi tekellerinde, Allah’ı da bu tekelin baş şefi olarak görürler.
  • Hz. Musa🌊

    Antik mısır rahipleri inanılmaz derecede yüksek spritüel bilgilere sahipti. ister inanın ister inanmayın, o rahipler bugün ortaya çıksalar çok rahatlıkla modern orduları yerle yeksan edebilecek güçtedirler. zira bizim aklımızın almayacağı evrensel sır bilgilerine vakıf idiler.

    bu bilgiler ilk defa hermes trismegistus adıyla da bilinen idris peygamber tarafından ders verilmişti. ancak daha sonra bu bilgiler tamamen dark side'a (karanlık yüze) hizmet eder hale geldiler. astroloji de dahil olmak üzere, günümüzde ortalarda gezen spritüel bilgilerin çoğu o dönemden kalma döküntü ve kırıntılardır.

    biz hz. musa'nın karşısına çıkan büyücüleri üç beş david copperfield numarası yapan şovmen tipler sanıyoruz ve tabii ki çok yanılıyoruz. hz. musa'nın karşısına çıkan büyücüler büyük sır bilgilere sahip inisiye olmuş rahiplerdi. firavunun kendisi dahi benzer spritüel eğitimden geçmiş biri idi.

    bu açıdan bakınca şimdi daha iyi anlarız hz. musa'nın ne çapta biri olduğunu. hz. musa, spritüalizmin karanlık lordlarını alt etmiş ve onlara tuttukları yolun yanlış olduğunu idrak ettirip, nur yoluna çekmiştir.

    ve son olarak şunu belirteyim ki, kuran kıssaları geçmişte olup bitmiş hikayeler değildir. o kıssalar şu anda dahi geçerlidir. her devirde firavunlar ve karanlık spritüalist güçler mevcuttur ve elbette onların karşısına çıkacak bir musa dahi mevcuttur.
  • 213 syf.
    ·Beğendi·7/10
    MISIRBİLİME GİRİŞ

    1. Mısırbilim zaman bakımından genellikle Büyük İskender’in Mısır’ı fethiyle (İO 332) sınırlanır, çünkü bu fetihten sonra Mısır ve kültürü ‘’Firavunlar Dönemi’’nden çıkmış, Helenist döneme girmiştir.
    2. Aslında yalnızca sessiz harflerden oluşan Mısır yazısı, zamanla geliştikçe sesli harfleri de ima etme olanağından yararlandı; karakter bolluğundan alfabeye giden adım, ancak Roma dönemi Mısırı’nda, Yunan alfabesinin bazı demotik(halkın kullandığı) ek karakterlerle tamamlanması sonucunda Kıptice(eski Mısır halkı)(22 zaman hâli vardır!) alfabesinin yaratılmasıyla atıldı. 24 karakterlik hiyeroglif ‘’alfabesi’’ (bkz. http://www.ancientscripts.com/images/egyptian_1c.gif) ve bugün başlayanların Mısır dilini öğrenmek ve sözlük kullanabilmek için ezberlemeleri gereken transkripsiyon modern bilimin bir icadıdır.
    3. Kitap yazısında da tercih edilen papirüs en çabuk bozulan yazı malzemelerinden biridir; bu kadar çok miktarda papirüsün günümüze ulaşmasını Mısır’ın kuru iklimine borçluyuz. Bulunan papirüslerin büyük çoğunluğu yayımlanmadan önce müze depolarında korunduğu için mevcut papirüs miktarını kestirmek zordur. Posener’in bir hesabına göre, Neferirkare’de (http://www.ancientscripts.com/images/egyptian_1c.gif) ölüler tapınağına konan en az 9600 metrelik yönetimsel dosyanın yalnızca 13,5 metresi günümüze ulaşmıştır, üstelik bu parçalar Eski Krallık’tan günümüze kalan neredeyse tek kayda değer papirüslerdir, yani o dönemin papirüslerinin en fazla 100.000’de 1’i korunabilmiştir.
    4. Papirüsün değerli olması nedeniyle el yazmalarının silinip yeniden kullanılması nispeten sık görülür.
    5. Eski Mısırcanın en önemli belgeleri Piramit Metinleri’dir. Bunları memurlara ait çok sayıda yaşamöyküsel, hukuksal ve dinsel yazıt, kral fermanı ve mektup izler.
    6. Mısır’ın dinsel metinlerinin ve önemli edebiyat eserlerinin çoğu Orta Mısırcadır, Mısırcaya yeni başlayanların önce dilin bu ‘’klasik’’ evresini iyice öğrenmesi gerekir.
    7. Mısırlıların verdiği özel adlarıyla bile sivrilen iki kapsamlı edebiyat türü vardır: ‘’Öğretiler’’ ve Yeraltı Kitapları. (Bilgelik/Yaşam) Öğretiler, gerçek ya da kurgusal yazarlara atfedildikleri için Mısır edebiyatının anonimliğinden sıyrılmışlardır. Önceleri üst mevkilerden, daha sonra alt mevkilerden de olabilen bir memur, öğrencisinin/oğlunun belirli durumlarda üstlerin, eşitlerine ve astlarına ya da tanrılara nasıl davranması gerektiği konusunda somut talimatlar verir. Yeraltı Kitapları(Ötedünya Rehberleri) ise Yeni Krallıkla sınırlıdır. Ötedünya Rehberleri’nin konusu güneş tanrısının geceleri yeraltındaki gezileridir; bu geziler onun her sabah gençleşmesi ve yeniden doğmasıyla son bulur. Şiirsel görünümler, mutlu ya da lanetli sakinleriyle ölüler dünyasının tüm dehşeti ve vaatleri anlatılır, hatta varolmamanın uçurumuna kadar inilmeye cesaret edilir. En eski resimli kitaplardır.
    8. Mısır’dan bize kalan en eski eksiksiz metin bir memurun özyaşamöyküsüdür.
    9. Din: Mısır’da, dinsel düşünce dünyasıyla iç içe geçtiklerini göz önünde bulundurmadan iktisat hukuk ve bilimi anlamak imkansızdır. Mısır dinini kavrama çabaları her dönemde iki tehditle karşı karşıya kalmıştır: birincisi Mısır dininin olgularını katı bir şemaya, bir sisteme sıkıştırma denemeleri, ikincisi ise bu olguların bir başka dinsel tavırdan yola çıkarak değer yüklenmesi.
    10. Çoktanrıcılık Mısır insanının bilincinde daima vardır.
    11. Mısır insanı için ölüm, varoluşun koşullarından biridir; bu nedenle ona göre tanrılar da ölümlüdür. Ölüm yalnızca lanetliler için nihai sondur, diğer tüm varlıklar içinse yaşamın iki bölümü arasında bir eşik, bir gençleşme, yaşamın yenilenmesidir. Ancak bu olumlu bakışın yanı sıra bir de olumsuz bir yaklaşım vardır, buna göre ölüm zorba bir ‘’haydut’’, ölünün yazgısı ise belirsiz ve üzücüdür.
    12. Eski Ahit ile Mısır dini arasında büyük benzerlikler söz konusudur.
    13. Mısır insanı devlet kavramından yoksundur, onun yerine kraliyet kurumu bulunur. Firavunların salt tanrı(tanrının cisimleşmiş hâli) olup olmadığı tartışmalıdır.
    14. Mısır insanı pratik odaklı olup teoriyle ilgilenmediğinden teknik süreçlerin yazıya aktarılması yaygın değildir. Dolayısıyla piramit ve tapınakların nasıl inşa edildiği, obelisklerin nasıl dikildiği ya da maden ocaklarının nasıl işletildiğine dair tüm veriler günümüz yeniden oluşturumlarıyla ortaya atılır.

    Hem yeni başlayanlar hem de hâlâ araştırma yapmakta olanlar için iyi bir kaynak. Sade ve anlaşılır bir anlatımı var.


    Mısır hiyerogliflerini okumak için tavsiye kaynak: https://www.amazon.com/...p-Step/dp/0520239490