• Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun, etme.
    Başka bir yar, başka bir dosta meylediyorsun, etme.

    Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı? 
    Hangi hasta gönüllüyü kastediyorsun, etme.

    Çalma bizi, bizden bizi, gitme o ellere doğru.
    Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun, etme.

    Ey ay, felek harab olmuş, altüst olmuş senin için...
    Bizi öyle harab, öyle altüst ediyorsun, etme.

    Ey, makamı var ve yokun üzerinde olan kişi,
    Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun, etme.

    Sen yüz çevirecek olsan, ay kapkara olur gamdan. 
    Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun, etme.

    Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan.
    Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun, etme.

    Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer; 
    Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun, etme.

    Ey, cennetin cehennemin elinde oldugu kişi,
    Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun, etme.

    Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize,
    O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun, etme.

    Bizi sevindiriyorsun, huzurumuz kaçar öyle.
    Huzurumu bozuyorsun, sen mahvediyorsun, etme.

    Harama bulaşan gözüm, güzelliğinin hırsızı.
    Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun, etme.

    İsyan et ey arkadaşım, söz söyleyecek an değil.
    Aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun, etme


    Mevlana
  • Dedi ki; sen şâirsin elindeki bu taş ne?
    Dedim ki; şair aşka boyun eğer,
    zulme değil...

    ...c. zarifoğlu...
  • Biliyorum sana giden yollar kapalı 
    Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni 

    Ne kadar yakından ve arada uçurum; 
    İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi 

    Uyandım uyandım, hep seni düşündüm 
    Yalnız seni, yalnız senin gözlerini 

    Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım 
    Ben artık adam olmam bu derde düşeli 

    Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya 
    Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki 

    Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi 
    Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği 

    Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda; 
    Hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki 

    Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor 
    Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini 

    Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu; 
    Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri 

    Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım 
    Bu böyle pek de kolay değil gerçi... 

    Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya; 
    Bunun verdiği mutluluk da az değil ki 

    Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa, 
    Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki 

    İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem, 
    Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi: 

    Bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu 
    Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri
  • Artık kimse yalnız değil bu yer yüzünde.Sen varsın ya! Keder yıldıramaz beni, ölüm korkutamaz bir daha.Sen varsın ya! Bütün yokluklar kabulüm,bütün çaresizliklere razıyım.Sen varsın ya!
    Sen geldin değişti havası dünyanın, bulutların şekli değişti,denizlerin rengi değişti, kokusu değişti çiçeklerin.Sen geldin, en güzeli ben değiştim..Anlıyormusun?
    Sen bulunmayansın, bulduklarımız birer küçük parçadır senin bütünlüğünden.Sen bilinmeyensin , bildiklerim bir damladan öteye geçmez.Sen bölünmeyensin , hiç bıkılmayansın sen, hiç bitmeyensin..
    Ne zamandır senden gelmeyen bir güzellik düşündüm, bulamadım.Ne zamandır senden geçmeyen bir yol aradım, bulamadım.
    Meğer sen olmaktan da güzel bir şey varmış.
    Senden olmak...
  • uzun uzun burnumu çektim.
    - önemi yok, onu öldüreceğim.
    +ne diyorsun sen küçük, öldürecek misin ?
    -evet yapacağım bunu. başladım bile. öldürmek, buck jones’un tabancasını alıp güm diye patlatmak değil. hayır. onu yüreğimde öldüreceğim. artık sevmeyerek... ve bir gün büsbütün ölecek.