Enes'ten (r.a)nakledilmiştir: Amcam Enes Ibn Nadr Bedir savaşında bulunmamıştı. "Ey Allah'ın Rasûlü! Müşriklerle savaştığın ilk savaşta bulunamadım. Allah benim müşriklerle bir savaşta karşılaşmamı nasip ederse yapacağım işleri elbette görecektir" dedi.
Uhud savaşı yapılıp da Müslümanlar dağılınca "Allahım! Bunların (Müslümanları kastediyor) yaptığından dolayı senden özür diliyorum. Öbürlerinin (yani müşriklerin) yaptığından da sana sığınıyorum" dedi. Sonra ilerledi. Yolda Sa'd b. Muaz ile karşılaştı. "Sa'd!" dedi, "Nadr'ın Rabbine andolsun ki, cennet! Ben Uhud'un ötesinden cennetin kokusunu alıyorum" dedi.
Sa'd (Hz. Peygamber'e olayı anlatırken) "Ey Allah'ın Rasûlü! Ben onun yaptığına cesaret edemedim" demişti.
Enes diyor ki: O gün amcamda seksen küsür kılıç, mızrak ve ok yarası bulduk. Öldürülmüş ve müşrikler onun burnunu kulağını kesmişlerdi. Onu yalnızca kız kardeşi, parmak uçlarından tanıyabildi.
Enes diyor ki: Biz biliyoruz -veya zannediyoruz- ki bu ayet o ve onun gibiler hakkında indi.
"Müminler içinde Allah'a verdikleri sözde duran nice erler var. İşte onlardan kimi, sözünü yerine getirip o yolda canını vermiştir. Kimi de (şehitliği) beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde (sözlerini) değiştirmemişlerdir."
{Ahzâb, 23}
Ama bu karşılaşmadan duyduğu sevinç ve eski acısı onu ele verdi. O mağrur yüzüne hiç yakışmayan öylesine zavallı, öylesine şaşkın bir gülümseyişi vardı ki, Gregor’un yüreği acıma ve sevgiyle burkuldu. Hasretin ok gibi delen, anıların boynunu büken etkisi altında atını durdurup konuştu:
Şerîat'ta ergenlik yaşı 12'dir, bu sıfatla 12 yaşında şehzâde lalalarıyla birlikte sancak idaresine gönderilir. Sancak idaresine gönderilen son şehzâde III. Mehmed'dir (1595-1603). Ondan sonra şehzâdeler, haremde, Kafes denilen dairede hapis tutulmaya başladı. Pâdişah olacak en yaşlı şehzâde Kafes'ten alınarak tahta oturtuluyordu. Kafes'ten tahta çıkan ilk padişah, I. Ahmed'dir (1603-1617). Kafes, vâlide sultan ile darussaâde ağasının gözetimi altında idi. O dönemde şehzâde, babası sultanın sağlığında ata binip gezintiye çıkmak, ok atmak, gürz kullanmak gibi savaş sporları yapmakta, avlanmakta serbestti. Dış âlemle temaslarına izin verilmezdi. Şimşirlik'te câriyeleriyle yaşar, kendi hazinesi ve kileri olurdu. Kuyumculuk gibi bir işle uğraşır, vakit geçirirdi. Kargaşa zamanlarında üstünden kilitli bir odaya kapatılırdı (I. Mustafa örneği).
Sayfa 49 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
umutsuzca âşık, görünmez olduğunu sanıyor, bu umutsuz aşkla eriyip gideceğini sanıyor.Kuma içinden ok geçen bir kalp çiziyor, okun uçlarına Doğan ve Belkıs yazıyor.