Ne diyordu Siyah İnci isimli kitapta;
"Dünya niye bu kadar kötü biliyor musun?"
"Hayır."
"Söyleyeyim o zaman. İnsanlar sadece kendi işlerini düşündükleri, ezilenlerin hakkını koruma ve suçluları ortaya çıkarma zahmetine girmedikleri için."
Sahi, gelin size biraz Siyah İnci isimli kitaptan bahsedeyim;
Anna Sewell tarafından yazılan, kolay ve okunaklı, oldukça anlaşılır harika bir kitaptı..
Viktorya Dönemi İngiltere'sinde geçmekte olan bir roman + otobiyografi.
Kitabın ana karakteri, kitabın isminden de anlaşılacağı üzere Siyah İnci isimli bir at.
Bir atın ağzından okuyorsunuz ve yer yer oldukça duygulandıran anılar ve yaşanmışlıklara şahit oluyorsunuz.
Ana teması; bir atın gözünden, insanlar tarafından hayvanlara yapılan işkence ve zulümleri, insanların kimi zaman ne kadar zalimce yaşadıklarını ve davrandıklarını, kimi zaman da istediklerinde ne kadar iyi kalpli olabildiklerini gözler önüne seriyor.
Okurken, günümüzde insanlar tarafından hem insanlara hem de hayvanlara yapılan zalimlikleri de kolay bir şekilde hatırlatıyor ve iğneliyor.
Ve kitabın devamında ne diyordu Siyah İnci;
"Dünya ne kötü!"
Bu sözün ne anlama geldiğini okudukça (spoiler vermiyorum) çok daha iyi anlıyorsunuz...
Kendi yorumum:
Evet, söz konusu kötülük her daim vardı. Geçmişten günümüze, her dönemde, her daim... Fakat kötü olan dünya değildi; İnsanlardı!
Kendi çıkarları ve menfaatleri uğruna, kendileri ile birlikte her canlıya zarar veren, kaos ortamını oluşturan, savaşları ve sömürgeleri yapan, barışı sadece kağıt üzerindeki bir sembol gibi gösteren İnsanlardı!
Doğadan hayvanlara, hayvanlardan kendi ırkına (insanlara) kadar zarar veren yine İnsanlardı.
Söz gelimi, incelememi yine Siyah İnci isimli kitaptan bir alıntı ile bitirmek istiyorum;
"Hayvanlara dilsiz diyoruz, doğru dilsizler, neler