• Çok sevdiğiniz, birlikte yaşadığınız, onsuz bir yaşamı düşünemeyeceğiniz ölçüde yaşamınızda yer etmiş kişiler, varlıklar da sizi bezdirir arada bir; içinizin bir kuytularında onlardan kurtulmak istersiniz. O kişinin, o varlığın ölümünü bile geçirirsiniz usunuzdan, getirirsiniz gözünüzün önüne (tepkinin ilkelliği apaçık değil mi?) Kendinizi ne kadar bağlı (sözcüğün hemen hemen her anlamıyla bağlı) duyduğunuzun bir kanıtı değil midir zaten bu çılgınlık? Çılgınca şeyler düşündüğünüzü bilirsiniz (suçluluk duygularından falan söz etmiyorum) çünkü bilirsiniz ki onsuzluk, sizin de, en azından bir parça ölümünüzdür. Düpedüz. Evet ölenlerin ardından yaşandığını, ölenle ölünmediğini herkes bir gün öğrenir. Ama eksilerek, azalarak, sakatlanarak, bir yeri koparak yaşandığını...
  • Gideceğim
    Belkide çoğu insanı bırakacağım
    Beni seven insanları
    Veya benim sevdiğim insanları
    Ama yapmak zorundayım içim yangın yeri eriyorum hergün onsuzluk beni kahrediyor belkide iyi gelecek çünkü onunla aynı şehirde nefes alıp ama kavuşamamak beni kahrediyor
  • "Anne hani sevgiliyi görmek için köyüne gitmiştim ya
    O gün ellerini nasıl kokladıysam çöl boyu gül kokusu gitmedi burnumdan.
    Sanki sende yanımda yürüyordun.
    Anne o sadetli evine yaklaşırken kalbim durucak gibiydi
    Eşiğini öptüm, ellerini öper gibi.
    Çok az kalmıştı görmeye, kapı açılacak sevgiliyi görecektim
    Kapı açıldı ama göremedim.
    Yoktu bekliye bilirdim dönüşünü ama sen yalnızdın.
    Sevgilinin çok seveni vardı ölümü bile göze alan
    Ama senin benden başka kimsen yoktu
    Ben de gül için gülü görmemeye göze aldım
    Sana döndüm ama gördüm ki, her yol aslında ona çıkıyormuş.
    Meğer Allah, senin avuçlarında bana sevgilinin kokusunu sunmuş yıllarca.
    Anne sana bir müjdem var!
    Sevgili gül kokulu hırkasını göndermiş bana.
    Şimdi tek dileğim, bu hırka hem bana güç versin onsuzluk sabrında, hem sana ışık olsun karanlık kabrinde..."
  • Onsuzluk beni hasta ediyordu.
  • Ve hiçbir aşk sonsuz değildir,
    Genellikle onsuzdur..
  • Ilk onu gordugum de ucan bir kelebek masalar da ki peri kizi gibiy di, hic bir yere sigmiyor ayaklari hic yere basmiyor sevincin den ucuyor elimi birakmiyor yururken donup donup sarilip opuyor gozlerinin ici parliyor yuzunun gulucugu hic eksik olmuyor du park'ta cimenlerin ustunde uzanirken sanki o'nun bebegiymisim gibi saclarimi bozuyor duzeltiyor vucumda ki benlerimi sayiyor sanki beni ezberlemeye calisir du, gozlerini gozlerimden hic kacirmiyor papatyalarla surekli birseyler oruyor du gizli supriz gibi sonra da bak yuzuk yaptim bileklik yaptim diyor du, o farkinda degildi ama ben etrafa baktigimda fotograflarimizin cekildigini fark etmistim etraf da ki insanlardan hatta bir kac kisi yanimizdan gecerken Almanca bisiler dediler dedim ne diyolar? Gulumseyerek gozlerime bakti misom (biz bir birimize hep misom ya da miso derdik) bunlar yasli olduklari icin genclik zamanlarini hatirlatmisiz ask'in guzel oldugunu ve guzel cift olarak gozuktugumuzu soyluyolar dedi:)) Ve bir cok yasanmisliklar gibi bizim de hikayemiz bitti.. Ben ne kadar ya da o ne kadar bitti desek de bitmeyen bir hikaye, aradan yillar gecti o'da ben de hayatimiza baskalarini aldik evlilik gibi o evlendi ben evlenmedim, ben is hayatima biraz daha agirlik verdim tabi ki istedim hayatima birisini aliyim cunku o'na cok kizgindim cok denedim ama hic kimse onun yerini alama di, kendimi kandirmayi cok denedim dedim bosver belki zamanla seversin anne bablarimizin zamanin da yaptigi gibi olmadi ben beceremedim, ama hayatima cok bayan girdi ben eksik kaldim hep cunku o'nu cok sevmistim ve baska birisinin canini yakmak istemiyordum o'nun benim canimi yaktigi gibi, o'na olan kirginligi mi baskasindan cikaramaz dim ve kotu tesadufler oldu tesaduf kelimesi belki yanlis ama kiminle konusmak istediysem bana duygulari oldu ya asik yada baglanma ki o hala icim de iken, hic birine duygu beslemedim iyi insanlar di ama ben yapamadim ben onlarla beraberken cok agladim anlattim hikayemi benim kalbim dolu diye onlarda benimle agladilar ama onlarin da laflari goz yaslari cigerimde su toplanmasi gibi keske o kiz ben olsaydim keske onu sevdigin gibi beni sevseydin, ben onsuzluk da cok kisinin ask'a hasret oldugunu gordum ama ben yapamadim veremedim onlarin istediklerini, benim sevdigim asik oldugum kizin fotograflarini son bir iki senedir tesaduf olarak goruyorum ve korkarak bakiyorum fotolarina cunku gozlerinin icinde ki isik sonmus gozlerinde yuzun de cok huzun bakislari cok aglamakli bakislari uzak yoldan birisini bekler gibi degismis sanki o uzak yoldan ben gelecekmisim boynuma aglayarak salya sumuk sarilacakmis gibi.. Gercek ask boyledir kimi bekler kimi beklemez kimi hata yapar yine bekler, ben onun ozgun muzik sevmesini ben onun siir sevmesini ben onun her hangi bir yerde calan her hangi cigere dokunan sesi tiniyi sevmesini sevdim, ben o'nu o oldugu icin sevdim.