Tür: Edebiyat, anı, mektup, günlük
Sayfa sayısı: 344
Kıymetli yazarımız Nurullah Genç'i iki kez görme fırsatım oldu. Söyleşilerinde bulundum ve bu kitapta dahil olmak üzere kitaplığımda, Nurullah Genç imzalı üç adet kitabım bulunuyor. Kendisi çok sıcak, güleryüzlü, sevecen bir insan ilk söyleşisinde kitaplarımı imzalarken, birlikte fotoğraf bile çektirmiştik. Ancak ikinci söyleşide üzgün ve rahatsızdı. Hani şu Serdar Tuncer'in YouTube'da çekirdekçiler adında yeni başlayan bir sohbet programı var. İşte o programda olanlar yüzünden, hocamız günlerce uyuyamamış, sırtında yaralar çıkmış ve rahatsızlanmış. O günkü söyleşiye gelecek durumda da değilmiş ama sırf kendini açıklayıp, anlatabilmek için, gelmek lazım geldiğini düşünerek güç bela gelmiş, o kadar kırılmış ve incinmiş ki yürüyecek halde bile değilken, adamcağız kendini savunmaya başladı. 'Ne dinsizliğim, ne imansızlığım kaldı, o kadar kötü laflara maruz kaldım ki. Günlerdir rahatsızım ve uyuyamıyorum. O programda ben çok yorgun ve uykusuzdum. O gün orada söylenenleri bile işitemeyecek derecedeydim' dedi. İnsanları yargılamak ne kadar kolay, içini bilmeden, yaftalamak, şuradan buradan vurmak. Programı bende izledim. Hocam, orada gerçekten yorgun görünüyordu. Bir kere Serdar Tuncer'in böylesine çekirdek çıtlayarak dini konulardan bahseden bir program içeriği sunması ayrı bir terbiyesizlik. İnsanlar çekirdek çıtlayarak rehavete kapılıyor ve konular yanlış yönlere sapabiliyor. Ayrıca burada o saçma bahisi açıp, olur olmaz konuşanda Nurullah hocam değil, kendisi öylesine dalmış bir şekilde çekirdek çıtlıyor, hiç konuya girmiyor, yorgunluğu yüzünden belli ama orada bulunması ve konuya hakim olmayışı yüzünden işitmediği söz kalmıyor. Dediğim gibi ikinci söyleşide sadece bunları anlattı, bir iki şiir okuyarak ve uzaktan