“İstemek, rastlantısal değil, fakat zorunlu olarak kendi Ben'imizden kaynaklanma bir kendini belirleyiş-tir, dolayısıyla irade, düşünmeyle belirlenir, ve düşünme engellenmişse eğer, o zaman irade artık irade değildir, ve insan artık yalnızca tutkusunun doğasına göre eylemde bulunur!”
“Burjuva aşkını en çok tutuşturan şey, insanın bir başkasını hazzın doruklarına ulaştırabilecek güce sahip bulunduğuna ilişkin o gurur okşayıcı deneyimdir; bu bağlamda insan öylesine çılgınca davranır ki, ikinci bir yoldan bu türden değişikliklere yol açabilmek için ancak bir katil olması gerekir ve gerçekten de, uygar insanların böylesine değişimlere uğrayabilmeleri, bizlerden böyle bir etkinin kaynaklanabilmesi!; bu soru ve bu hayranlık, şehvetin yalnızlık kokan adasına yanaşan, orada katil, kader ve Tanrı olan ve erişebilecekleri en yüksek akıldışılık ve serüvensi-lik derecesine son derece rahat bir biçimde ulaşan herkesin cesur ve camlaşmış gözlerinden okunmaz mı?”