MÜŞTERİ: Tanrı dünyayı altı günde
yarattı, ama siz, altı ayda bana bir
pantolon dikmeyi beceremediniz.
TERZİ: Ama, bayım, bir şu dünyanın
haline bakın, bir de pantolonunuza.
En güzel hâtıra bile bir mutluluk molozundan başka türlü görünmüyor gözüme. En ufak su damlası, bir gözyaşı bile olsa, elimi ıslatır ıslatmaz, en değerli gerçekliğe bürünüyor benim için.
Uzun zamandır sana bu mektubu yazmak için cesaretimi toplamaya çalışıyordum. Anlatacak çok şey olduğunu sanıyordum ama öyle olmadığını şu anda hayretle görüyorum. Yani var tabii bir sürü şey ama daha fazlası ne yazık ki içimden gelmiyor. Demek böyle oluyormuş. Ayrılık tam da buymuş, artık anlatacak bir şeyinin kalmaması.