• Güneş ışığının gökkuşağındaki tüm renklerin karışımı olduğu şeklindeki çığır açıcı keşfinin daha geniş bir dinleyici topluluğuna ulaşmasını istiyorsa, Newton'un bu keşfini Trinity'nin koruyucu duvarlarının dışındaki dünyaya anlatması gerekecekti.
    M. Murat Sezer
    Sayfa 49 - Parola - Mayıs - 2018
  • Vay beee, ben az önce ne okudum...
    Diyeceğimi sandınız galiba ama hayır :(
    Çoğu distopya kitabına hayran kalırken, bu kitap beni kesmedi :(
    Nedenlerine yavaş yavaş başlayıp incelememize başlayalım :)

    Öncelikle "BİZ" ne oluyor acaba diye soruyordum kendime. Videolarda önerilerde ve birçok yerde gördüğüm bu "biz" neydi?
    İlk distopya kitabıymış galiba. Distopyaların babası...
    Düşündüğüm zaman anlam verememiştim kitabın bu ismine ama okumaya başladıkça anlamaya da başladım.
    Kitabın arka kapağındaki yazı efsane!
    CESUR YENİ DÜNYA'dan önce...
    1984'ten önce...
    BİZ vardı.

    Peki nedir bu biz?
    1984,Cesur Yeni Dünya, Hayvan Çiftliği gibi kitapları okuyanlara söyleyeyim. Bu kitap o kitapların üsttü :D
    Yani o kitapların hepsi bu kitaptan ilham alınmış. Sanki bu kitabın bir parçasını kesip onu hikaye yapmışlar gibi.

    Kitabın konusuna gelirsek: Tek Devlet adlı tek bir devlet var.
    Velinimet adlı da bir yönetici var. Big Brother tarzı.
    Herkes aynı saatte uyanıyor aynı işleri yapıyor. Tek tip kıyafet giyinen öğrenciler misali...
    Bu yüzden de kitabın ismi "BİZ". Ben yok çünkü herkes aynı ve bu yüzden de onlar biz...

    Kitabın sevmediğim kısmına da gelirsek burada 2 tane nokta var:
    1.si: Her kitapta neden bi' kızın yüzünden adam bir şeyler yaşamaya başlıyor. Matrixte mesela Trinity'i takip etmese bir şey yok. Bu kitapta da bir kadının peşinden neler neler yapıyor adamımız.
    Bu olay bana çok vasat ve banal geliyor. Bu yüzden puan kırdım :D

    2.si de "SPOİLER":
    Hep bi' devrim yapma çabası ama sonunda hüsran :(

    O kadar hevesleniyorum valla hadi bi devrim olsun diye ama hiç olmuyor ya hevesim kursağımda kalıyor :(

    Neyse kitap yine de güzeldi yukarıdaki değindiğim konular dışında. Kitaptan fazla puan kırmadım. Yine de 1984 ve Cesur Yeni Dünya'yı okuyan kişiler için gereksiz bi' kitap bence. Okumanıza gerek yok.

    Herkese iyi okumalar dilerim :)
  • Kitabın sonunu tahmin etmeme rağmen yüreğim ağzımda okudum. Özellikle son sayfaları ilk kitap olan mefistodan daha başarılı olmuş sanki bir de siz bakın derim ben çok zevk aldım
  • +Türkiye Diyanet Vakfı'nın hazırlattığı İslam Ansiklopedisi, son dönemlerde Türkiye'de başarılmış en büyük telif çalışmalarından birisidir; belki de en önde gelenidir, çok kıymetli bir eserdir.
    İslam Ansiklopedisi'nin tamamına şu linkten erişebilirsiniz: http://www.islamansiklopedisi.info

    Duke Üniversitesi Kütüphanesi'ndeki Osmanlıca 216 kitabı online okumak/incelemek ve indirmek mümkün:
    https://archive.org/...downloads&page=3

    Kebikeç dergisinin yaklaşık 20 yıldır yayınlanmış bütün nüshaları ücretsiz online erişime açıldı:
    http://kebikecdergi.org


    Amsterdam'daki Van Gogh Müzesi Van Gogh'un resim ve çizimlerini yüksek çözünürlüklü olarak sitesine yüklemiş:
    https://www.vangoghmuseum.nl/...n?Q=Vincent+van+gogh … …
    Van Gogh resimleri, resimlerden detaylar ve Van Gogh ile ilgili başka şeyler olmak üzere şu an sitede 3523 görsel yüklenmiş gözüküyor.


    1930'larda Yakup Kadri ve arkadaşlarının çıkardığı Kadro dergisinin bütün sayıları taranmış olarak şu linkte:
    http://digitale-sammlungen.ulb.uni-bonn.de/...al/structure/3137049 … …
    "Kadro" dergisi, Kemalizm'in sol yorumu açısından önemli bir ekoldü.
    Yakınlarda tıpkı basımı da yapıldı:
    http://www.kitapyurdu.com/...lt-takim/310366.html

    Martin Luther Üniversitesi (Almanya) kütüphanesinden dijital erişime açık olan Türkiye'yle ilgili kitaplar şu linkte:
    http://menadoc.bibliothek.uni-halle.de/landau/nav/index/all

    Princeton İlahiyat Kütüphanesi:
    Epey kitap ve dokümana ücretsiz erişim mümkün:
    https://archive.org/details/Princeton

    Hemen her konuda tarama yapabileceğiniz, her dilden binlerce yayının yer aldığı online kütüphane:
    http://gen.lib.rus.ec


    İspanya Milli Kütüphanesi dijital koleksiyonunda 350 kadar Türkçe/Farsça/Arapça yazma varmış.
    Kitaplar şu linkte:
    http://manuscripta.bibliotecas.csic.es/buscar

    Alman Arkeoloji Enstitüsü İstanbul şubesinin dijital arşivi:
    http://arachne.uni-koeln.de/drupal/
    Düşük çözünürlüklü belgeler ücretsiz indirilebiliyor

    Osmanlı tarihi hakkında kıymetli bir eser (İngilizce):
    Encyclopedia of the Ottoman Empire (ed: G. Ágoston & B. Masters)
    PDF linki:
    http://psi424.cankaya.edu.tr/...f%20Ott%20Empire.PDF

    Marmara Üniversitesi Nadir Eserler Kolleksiyonu da online kullanıma/erişime açık.
    Kütüphaneden istifade edebilmek için siteye üye olmak gerekiyor:
    http://katalog.marmara.edu.tr


    Osmanlı'dan bu yana Ankara gazeteleri arşivi
    Ankara Üniversitesi internet sitesinde:
    http://gazeteler.ankara.edu.tr

    Tebriz'den (İran) Hasan Bey Hadi'nin Turuz sitesinde taranmış halde binlerce kitap var.
    Özellikle dil ve etimoloji alanında kolleksiyon çok zengin.
    Sitede İran'da basılmış Türkçe kitaplar da yer alıyor.
    Dil/etimoloji meraklıları için özellikle tavsiye: http://www.turuz.org

    Dünyanın en büyük harita kolleksiyonu:
    Modern dönem haritalarına ilaveten; son 5 asra ait 67.000 civarında tarihî harita şu linkte:
    http://www.davidrumsey.com

    Osmanlı devleti Brüksel elçiliği evrakı (1849-1914 dönemi).
    Yaklaşık 5000 belge taranmış, online erişime açık:
    http://dighum.uantwerpen.be/ottomandiplomats/


    Münih'teki Bayerische StaatsBibliothek adlı çok büyük kütüphane taranmış binlerce eseri online paylaşıma açmış.
    19. asır öncesinde basılmış Türkiye/Osmanlı ile ilgili kitapların çoğu bu kütüphanede var, erişim şu linkte:
    https://www.bsb-muenchen.de/en/
    Konulara göre tarama imkânı mevcut

    Kebikeç dergisinin yaklaşık 20 yıldır yayınlanmış bütün nüshaları ücretsiz online erişime açıldı:
    http://kebikecdergi.org

    Project Gutenberg, dünyadaki en büyük ücretsiz online-kütüphanelerden biri:
    http://www.gutenberg.org
    Sol taraftaki menüden konulara ve yazarlara göre tarama yapılabiliyor.
    Bu site üzerinden şu an itibariyle taranmış 54.000 civarında kitaba bedelsiz erişim mümkün.

    Türkiye'nin en büyük online fotoğraf arşivlerinden birisi, 15 Temmuz darbe gecesi şehit olan merhum Mustafa Cambaz'a aitti.
    Şehidimizin sitesinde kendisinin çektiği toplam 30.902 fotoğraf var:
    http://www.mustafacambaz.com
    Allah rahmet eylesin, makamı cennet olsun...

    Newyork Public Library'nin (Halk Kütüphanesi) internet sitesinden 200 bin civarı görsele ücretsiz erişim imkânı var:
    http://digitalcollections.nypl.org/collections#/?scroll=2


    Hemen her konuda tarama yapabileceğiniz, her dilden binlerce yayının yer aldığı online kütüphane:
    http://gen.lib.rus.ec

    İSAM dijital veri tabanındaki akademik makaleler herkesin erişimine açılmış. Güzel bir imkan:
    http://www.isam.org.tr/...id=1179&cat_id=5

    Başbakanlık Osmanlı Arşivi'nin yayınlarının bir kısmını PDF formatında şu linkten indirmek mümkün:
    http://www.devletarsivleri.gov.tr/...askanligi-yayinlari/

    Şu linkte Türk modernleşmesi ve yakın dönem tarihiyle ilgili epey kitap/makale mevcut.
    PDF olarak indirilebiliyor:
    http://psi424.cankaya.edu.tr/course.php?page=12

    Eski Harflerle Basılmış Türkçe Eserler Katalogu”nun yazarı Seyfettin Özege vefatından önce (1981) kitaplarını Erzurum Atatürk Üniversitesi’ne bağışlamıştı. Bu kitapların taranmış haline (üye olarak) şu linkten ulaşabilirsiniz:
    http://kutuphane.atauni.edu.tr
    Çok esaslı bir kolleksiyon

    Azerbaycan'da "Açık Kitap" isimli bir site var.
    Bu site üzerinden kitap okumak ve indirmek mümkün.
    Özellikle Azerbaycan'da basılmış kitaplar için güzel bir imkân.
    Sitenin linki: http://www.achiqkitab.az

    DergiPark internet sitesi üzerinden (bugün itibariyle) 1.528 akademik dergi ve 260.800 makaleye erişmek mümkün.
    Siteden yararlanabilmek için üye olmak gerekiyor.
    Site linki: http://dergipark.gov.tr

    Kültür Bakanlığı'nın internet sitesinin genel erişime açık e-kitap bölümü var.
    Bu siteden değişik konularda epey bir kitabı indirebilmek mümkün.
    Sayfanın sol tarafındaki menü üzerinden konulara göre tarama/seçim yapmak mümkün olabiliyor:
    http://ekitap.kulturturizm.gov.t

    Milli Kütüphane'deki kitaplardan taranmış olanlarına internetten erişim mümkün.
    Bunun için şahsen müracaatla üye olmak gerekiyor.
    Üye olunduğunda 27.464 el yazması kitap, eski yazı olanlar da dahil bir ton süreli yayın ve sair neşriyat bilgisayarınızda:
    http://www.mkutup.gov.tr/...jital-Kutuphane.aspx

    @Caner Bey'in http://www.istanbulium.net sitesini daha önce bu flood kapsamında paylaşmıştım.
    Belki gözden kaçmış olabilir, aynı sitenin bir alt başlığında 10.000 kadar yüksek çözünürlüklü eski İstanbul fotoğrafının yer aldığı harika bir arşiv var:

    World Digital Library sitesi üzerinden 17.235 yayına (yayınlar 193 ülkeden) ücretsiz erişim imkanı var:
    https://www.wdl.org/en/

    Asya tarih ve kültürleri (ağırlıklı olarak Hindistan ve Çin) ile ilgili epey bir kitabın indirilebileceği bir liste.
    Arada başka konular da yok değil.
    Eski Yunan, eski Mısır vs. gibi konularla ilgili kitaplar da var:
    https://sanskritdocuments.org/...ooks/asiallpdfs.html

    Trinity College (Cambridge, İngiltere) kütüphanesinin dijital kolleksiyonu üzerinden çok ilginç kitaplara ve el yazmalarına erişim mümkün:
    https://www.trin.cam.ac.uk/...ren-digital-library/
    Mesela, Newton'un şahsi not defteri veya Principa Mathematica'sının şahsi nüshası gibi ilginç eserler bu linkte

    Dünyanın en büyük dijital kütüphanelerinden birisi:
    eGranary Digital Library
    Şu an itibariyle 32 milyondan fazla dokümana erişim imkânı var.
    Hepsi indekslenmiş ve konulara/başlıklara göre arama/tarama yapabilmek mümkün:
    http://www.widernet.org/eGranary

    İsrail Milli Kütüphanesi'nin dijital kolleksiyon bölümünden bir sürü kaynağa erişim ve kitapları indirme imkanı var.
    Kütüphanede Türkçe kaynaklar da mevcut --hem Latin harfleriyle, hem eski yazı, hem de el yazmaları.
    http://dlib.nli.org.il/...HM-00018?func=search
    Konu/başlıklara göre arama imkanı var

    Almanya'daki Martin Luther Üniversitesi'nin (Halle-Wittenberg) Türkiye Çalışmaları Araştırma Kütüphanesi dijitize edilmiş; listelenmiş kitaplara online erişim ve kitapları indirmek mümkün:
    http://menadoc.bibliothek.uni-halle.de/landau/nav/index/all

    Çok güzel bir çalışma:
    İstanbul'daki Osmanlı Kitabeleri Projesi.
    Muhtelif yerlerdeki kitabeleri fotoğraflayıp yazı çevrimleriyle yayınlıyorlar.
    Şu an sistemde 1853 kitabe kaydedilmiş durumda:
    http://www.ottomaninscriptions.com/top.aspx
    Site anasayfası:
    http://info.ottomaninscriptions.com

    İstanbul Kadı Sicilleri online arşivi:
    Diyanet Vakfı'na bağlı İSAM (İslam Araştırmaları Merkezi) 16. ve 17. yüzyıllara ait kadı sicillerinden 40 defteri yayınlamış; ayrıca online erişime de açmış.
    Konulara ve tarihlere göre tarama yapma imkanı da mevcut:
    http://www.kadisicilleri.org

    Kütüphanenin internet sitesindeki açıklamada Dede Korkut yazmasının eksiksiz tek nüsha olduğu iddia edilmiş.
    Doğru mudur bilmiyorum; ama başka nüshası olsa da olmasa da Dede Korkut'un Almanya'daki eksiksiz nüshasını online okuyabilmek yeterince ilginç:http://digital.slub-dresden.de/werkansicht/dlf/10013/8/


    Türkiye'de yer adları habire değişip duruyor.
    Bu konuda süreklilik yok; tarihî kaynaklarda geçen yerleri tespit etmek bazen çok zor.
    Şu eser bu konuda çok faydalı (Osmanlı arşivleri yayını):
    http://www.os-ar.com/osmanli_yer_isimleri.pdf
    Yer adları eski yazıyla da listelenmiş, o da ciddi bir avantaj

    Bu blog üzerinden eski yazı (Osmanlıca) bir sürü kitabı online okumak ve kitapları PDF formatında indirmek mümkün:
    http://eski-arsiv.blogspot.com.tr/?m=1
    Internet ortamında değişik kaynaklar üzerinden erişilebilir olan eserleri tek bir blogda toplamaya çalışmışlar.Keşke arama özelliği olsaydı

    Katar hükümeti çok para ve emek harcayarak muazzam bir dijital kütüphane oluşturmuş:
    https://www.qdl.qa/en
    Şu linkte Osmanlılarla ilgili kayıtlar yer alıyor (şu an itibariyle toplam kayıt: 11.953):
    https://www.qdl.qa/...ite/Ottoman%20Empire
    Sitede konu ve başlıklara göre arama imkanı var.

    Almanya'da Berlin Eyalet Kütüphanesi'nin internet sitesi üzerinden onbinlerce kitap ve görsele erişim imkanı var:
    http://digital.staatsbibliothek-berlin.de/...;sort_direction=desc
    Sitenin dili yalnızca Almanca; yine de üstteki linkten istediğiniz konu başlığı, kitap veya yazar adı ile arama yapabilirsiniz.

    Oxford Üniversitesi'nin dijital kütüphanesi:
    http://www.odl.ox.ac.uk/...gelibrary/index.html
    Çok geniş bir yelpazede onbinlerce kitap, yazma, harita, çizim, görsel vs'ye internet sitesi üzerinden erişmek mümkün.
    Başlıklara göre ayrı ayrı kolleksiyonlar var.
    Meraklıları sayfayı didik didik etse yeridir.

    Şu linkte de, yine Makedonya dijital kütüphanesinden tarihî Balkan haritaları var:
    http://www.dlib.mk/handle/68275/12
    Haritaların sayısı çok değil; ama konunun meraklıları için arşiv arşivdir.

    Dünyanın en büyük online kütüphanelerinden birisi: "Library Genesis" veya kısaca LibGen.
    Bu sitede her dilden milyonlarca kitaba online erişim imkânı var.
    Telif hakkı falan gözetmeden bütün kitaplara erişim imkânı sağlıyor bu site:
    http://libgen.io
    http://gen.lib.rus.ec

    Şu katalog sitesi üzerinden; anahtar kelimeleriniz hakkında arama yapma ve ilgili kaynaklara hangi üniversitelerin dijital kütüphanesinden erişebileceğinizi öğrenme imkânı var:
    http://www.toplukatalog.gov.tr

    Çok önemli bir fotoğraf arşivi:
    http://images.doaks.org/artamonoff/
    Fotoğrafları çeken Nicholas Artomonoff Bolşevik ihtilali sonrasında Türkiye'ye gelen bir Beyaz Rus ailenin oğlu. Robert Kolej'de okumuş. 1930-47 yılları arasında özellikle İstanbul'da çektiği 1000den fazla ftoğrf bu linkte

    1982-1998 yıllarında profesyonel tanıtım fotoğrafçısı olarak çalışan M. Erem Çalıkoğlu’nun yaklaşık 20 bin diadan oluşan arşivindeki Adana, Adıyaman, Antalya, Balıkesir ve Bursa fotoğrafları online erişime açıldı. http://bit.ly/2ki94kV

    Pakistan Milli Kütüphanesi 75.000 civarında kitap/makaleyi tarayarak online erişime açmış:
    http://www.digitallibrary.edu.pk
    Konulara, başlıklara ve yazarlara göre arama yapma imkânı mevcut:
    http://hecpk.summon.serialssolutions.com/#!/advanced
    Özellikle İngilizce kaynaklar açısından epey iyi bir kütüphane!

    Bir kütüphane değil, üyelerin paylaşım platformu ve ortak havuzda şu an 320 milyona yakın kitap/eser/kaynak var:
    https://www.pdfdrive.net
    Muayyen bir kaynağı/dokümanı indirebilmek için, o kaynağı paylaşan üyenin de online olması şart. Biraz zahmetli ama kayıtlarınızda bulunsun.

    Open Library (Açık Kütüphane) üzerinden 20 milyon kadar kitabın kaydına/künyesine ve 1,7 milyon taranmış kitaba erişim sağlanıyor.
    Kitaplar konulara göre ayrı ayrı tasnif edilmiş olup linkler mevcut.
    Konu ve başlıklara göre detaylı arama yapma imkânı var:
    https://openlibrary.org

    İspanya Eğitim Bakanlığı'nın online kütüphanesinde (şu an itibariyle) online erişime açık olan kaynaklar:
    23.000 eski tarihli kitap
    2.500 yazma eser
    5.131 harita/atlas
    85.500 görsel
    212 ses kaydı
    Detaylı arama yapılabiliyor:
    http://bvpb.mcu.es/en/consulta/busqueda.cmd

    Utah Üniversitesi'nin (ABD) dijital kütüphanesi o kadar geniş ki kolleksiyon başlıklarını gözden geçirmek bile epey zaman alıyor:
    https://collections.lib.utah.edu
    Dijital kaynaklar online erişime açık.
    Konu ve başlıklara göre detaylı arama yapılabiliyor.

    New York Üniversitesi kütüphanesi binlerce kitaptan oluşan Arapça Kolleksiyonu'nu taramış; online erişime açmış:
    http://dlib.nyu.edu/aco/
    Kitapları online okumak, ayrıca indirmek mümkün.
    Ortadoğu ve Arap dünyası çalışan araştırmacılara faydalı olabilir (Türkiye'de çok yok)

    Boğaziçi Üniversitesi bünyesindeki kıymetli bazı kolleksiyonlar taranarak online erişime açık hale getirilmiş. Epey fotoğraf da var. Detaylar ve kolleksiyonlar şu linkte:
    http://digitalarchive.boun.edu.tr

    İsrail Milli Kütüphanesi'nde yer alan 30 el yazması Kur'an'a kütüphanenin internet sitesi üzerinden tam erişim imkânı var:
    http://web.nli.org.il/.../30-Quran-books.aspx
    Kur'anlar: Osmanlı, İran, Java/Endonezya, Memluk, Babür/Hint, Timbuktu/Mali, Kuzey Afrika, İlhanlı, 13. yy Anadolu, Abbasi dönemi vs

    [Sayın İzzet Akyol’un (@izakyol) Twitter’da yapmış olduğu paylaşımdan alıntıdır. Daha fazla detay için https://twitter.com/...s/937217427242438656 ]
  • “Romana gelince, yazmamam için iki temel sebep var. Birincisi, pek beceremiyorum. Bir roman yazarken birilerine belli fikirler söyletebiliyorum ama pencereden kapıya doğru gitmelerini sağlayamıyorum. Maddi ayrıntılar konusunda roman yazarlarının sahip olması gereken sabra sahip değilim.” diyor bir söyleşisinde (Birikim, 02.04.2007) Terry Eagleton ne yazık ki… Oysa Azizler ve Âlimler’de birilerine belli fikirler söyletmesi kadar ustalıkla pencereden kapıya doğru gitmelerini de sağlıyor bence, keşke bu eşsiz romanına başkaları da eşlik etseymiş…

    “Bu roman bütünüyle fantezi ürünü değildir. Ünlü Rus eleştirmen Mihail Bahtin'in ağabeyi Nikolay Bahtin, gerçekten de İngiliz dil felsefesi geleneğinin en önde gelen filozofu Ludwig Wittgenstein’in yakın bir arkadaşıydı. Wittgenstein gerçekten de, bu metinde varsayılandan daha genç bir zamanda olmakta birlikte, bir süre İrlanda'nın batı kıyısındaki bir kır evinde yaşamıştı. Diğer bölümlerin çoğu uydurmadır. (T.E.)”

    Bu açıklamayla başlıyor, sonra da alıp götürüyor o yıllara, oralara… St. Petersburg, Viyana, hiçliğin başkenti Dublin; barlar, manastırlar, sokaklar, elbette insanlar, o dönemlerin… Sadece ana karakterlerde değil, yazar da dâhil, hepsi de ana karakterimsi olan bütün “yan” tiplerde; hâsılı, romanda, hiç eksilmeyen mizâhî üslûp, öte taraftan içinizi acıtan ince sızıya refâkat ediyor…

    "King's Parade'de genç bir adamın bu işareti yaptığını gördüm. Caddede koşarak karşıya geçerken bir bisiklete çarptı. Ansızın geriye dönen bisikletliye bu işareti yaptı, öbürü de içgüdüsel sözleşme diyebileceğim bir şekilde ona aynı işaretle karşılık verdi. O zaman kendi kendime düşündüm: İşte, dil bu." Dalgın dalgın sandalyesine gitti; parmağını, nerede olduğunu unutmuş gibi hâlâ yukarı tutuyordu. Ani bir şaşkınlıkla sol kolunun ucuna bakarken ekledi: “Bu yüzden orada ve o anda kendimi öldürmeye karar verdim."

    Russell, birkaç akşam önce Ottoline Morrell'in evinde tanıştığı genç kadının olağanüstü dik göğüslerini düşünüyordu. Belki de uzaktan akrabasıydı; Ottoline'in evinde tanıştığı insanların çoğu, bir şekilde birbirleriyle akraba çıkmaktaydı. Gece yarısı evin önündeki çimenlikte müziksiz dans etmişler, ama sonra yeşil türbanıyla Ottoline, edebiyat dehâsı diye yutturmaya çalıştığı, ama kendisini kömür işçisi diye tanıtan uzun bacaklı, veremliye benzeyen Midlands'lı bir öğretmenle çıkagelmişti. Daha sonra da kız uzun bacaklı dehâyla birlikte kuzu kuzu çalılığa doğru gitmişti. Adam belki de tam şu anda kızı becermekle meşguldü.

    Yine V işareti yapan Wittgenstein, "Bu, bütün dillerin içsel biçimini ortaya koyuyor," dedi. "Bu hareket neyi yansıtıyor, Russell? Hiçbir şeyi. Bunun arkasında başka şey yok, yalnızca neyse o. Bunun anlamını, son kertede, onu yaparak kavrıyorum." Ve yine yaptı. Sonra, sesini sır veriyormuşçasına alçaltarak, meslektaşına doğru eğildi. "Bundaki dayanılmaz gizi görüyor musun? Her şey tam da olduğu gibidir: Her şey olduğu gibidir, başka biçimde değildir."

    Russell kendini zorlayarak, düşüncelerini dik göğüslü genç kadından uzaklaştırdı. "Senin derdin, Wittgenstein," diye mırıldandı bezgin bezgin, "felsefenin günlük hayatla ilgisi olduğu yanılsamasından kendini kurtarmayı bir türlü becerememen." (s. 19, 20)
    ...
    Wittgenstein, sonraları Cambridge'de, "Benim yapıtlarım, biri yazılı olmayan iki bölümden oluşur. Önemli olan da yazılı olmayan bölümdür," demişti. (s. 43)
    ...
    Nerden bakarsanız bakın, derme çatma bir devrimdi bu. İrlandalı gönüllüler, uğruna dövüştükleri yurttaşlarının sövgüleri ve ıslıkları eşliğinde hapishaneye götürülürlerken, şehirde bin üç yüzü aşkın ölü ya da ağır yaralı vardı. (s. 109)

    Başka bir Terry Eagleton söyleşisinden:

    - Tek romanınız “Azizler ve Âlimler” 1970 yılında yayımlandıktan sonra Türkçede ilgi görmüş ve baskısı tükenmişti. Romanın birkaç yıl önce yapılan yeni basımı da Türkiye’de okurdan da ilgi gördü. Biraz bu roman üzerine konuşalım… Sizi bu romanı yazmaya iten, mizahî bir oyun güdüsü müydü yoksa ‘bir yerden’ romana başlamak isteği mi?

    - Öncelikle, “Azizler ve Âlimler” daha çok İrlanda için kullanılan bir terim. İrlanda’nın azizlerin ve âlimlerin ülkesi olduğu söylenir. Benim bu romanı yazma sebeplerimden biri de İrlanda ile tekrar buluşmaktı. Benim asıl kültürüm İrlanda kültürü; ama İngiliz eğitim sisteminde yetiştim. İrlanda ile tekrar buluşmak istediğim için bu kitabı yazdım. Bir bakıma İngiliz kültürünü, İngiliz eğitim sistemi ile İrlanda’yı bir araya getiriyor bu kitap. Ama ondan sonra roman yazmaya devam etmedim. Çünkü bir akademisyen olarak roman yazmaya devam etseydim hep evin içine hapsolup kalacaktım. Bu yüzden, yalnız bir yazar olmak yerine tiyatro oyunları yazmayı seçtim. Daha çok dışarıya çıkabilme imkânı buldum. Tiyatro oyunu yazmanın güzelliği, farklı şeylerle iç içe olmak.

    - Mizah, romanınız boyunca kendini içten içe hissettiriyor. Mizahı, düşünceyi besleyen bir etken olarak mı görüyorsunuz? Mizah, kimilerince ‘hafiflik’ de sayılabiliyor…

    - İngiltere’de büyük bir mizah, ironi geleneği var. Bu yaptığımız her şeyde ortaya çıkabiliyor. Özellikle de politik konularda… Aynı zamanda İrlandalılarda bir hazırcevaplılık, bir mizahî yön vardır. Biraz karanlıktır o, baskılar yüzünden. Ama anlık olarak gerçekten korkunç olan dünyanın içinden çıkmayı sağlayan bir mizahî yön vardır. Bunu kendimde de keşfettim. Mizahı eserlerime katarken bilinçli bir şekilde yapmıyordum. Kesinlikle öyle bir çabam yoktu. Ama yazarken kendimi öyle buluyorum, bir bakmışım öyle yazıyorum. Karar vererek yapmaya çalışsam zaten komik olmaz.

    ...

    - Roman kahramanlarınız Wittgenstein ve Bakhtin’di. Özellikle ‘Wittgenstein’ ismi Türk okur-yazarlarından epey saygı görüyor. Sizi Wittgenstein ile Bakhtin’i roman kahramanı yapmaya iten neydi?

    - Kitabı yazmadan önce kurmaca bir şey keşfetmiş gibi, Wittgenstein ile Bakhtin’in arkadaş olduklarını, birbirlerini tanıdıklarını hayal ettim. Kitabı yazdığım sırada birçok insan bunu bilmiyordu. Bunun benim kurgum olduğunu zannettiler. Ama gerçekte Wittgenstein ile Bakhtin birbirlerini tanıyorlar. Wittgenstein hayatımda beni çok kovalayan bir isim oldu. Cambridge’te Trinity Koleji’nde çalışırken benim hocam Wittgenstein’ın bir arkadaşıydı. Wittgenstein sürekli olarak Cambridge’ten kaçmaya çalışırmış. Ama Cambridge onu sürekli yakalayıp üniversiteye çekiyormuş. Aynı zamanda hocam ile Derek Jarman, birlikte Wittgenstein hakkında bir film yapmışlar. Senaryosunu hocam kendisi yazmış. Çok sorunlu bir süreç olmuş. Çünkü yönetmen Derek Jarman görselliği çok iyi bilse de dil hakkında hiçbir şey bilmiyormuş. Senaryo yeniden yazılmış. Çok zorlu ama keyifli bir süreç olmuş bu, hocam için. Wittgenstein, Cambridge’ten birçok kez kaçtı, ayrıldı, geri döndü. Bir keresinde de Batı İrlanda’ya gitmiş –ki benim yazdığım hikâye de orada geçiyor– oradaki ufak bir kulübede kalmış. O kulübeye ufak bir tabela yerleştirdim. Wittgenstein’ın orada kaldığını belirten bir seremoni yapıldı. İrlanda devlet başkanının da bulunduğu seremonide bir konuşma yaptım. İrlandalı filozoflar ve balıkçılar o kulübenin içinde bir aradaydılar. Aynı konuşmada Wittgenstein’ın bu kulübede yaşarken “hizmetçi”liğini yapan biri de vardı. Bu kişi, Wittgenstein’ın biyografisinde de yer alıyordu. Wittgenstein kendi elyazmalarını hizmetçisine verip “Al bunları yak!” diyormuş, hizmetçisi de yakıyormuş. Paha biçilemez şeyleri hiç bilmeden yakıyormuş. Ben hizmetçi ile ilk tanıştığımda kendisine bu biyografiyi gösterdim. Bak burada sen de varsın, dedim. Hizmetçi baktı ve hiç umursamadı bile.
    (kronos.news, 05.02.2017)

    “… Ama bunu anlamazlar, çünkü bu ülkede meydana gelen hiçbir şeyi ciddiye almıyorlar aslında. Bana postanede, İngiliz başbakanının ayaklanmamızın haberini aldığı zaman, 'Yaa, bak sen şunlara,' deyip yatmaya gittiğini anlattılar. İngilizler, İrlanda'nın gerçek olduğuna inanmıyorlar; burada sadece fantezilerini uyguluyorlar."(James Connoly, s. 152)

    İhtimal ezelden İrlanda kültürüne yakınlık duymam da eseri çok beğenmemde etken. Kitabın, okumadan önce ya da sonra, İrlanda-İngiltere tarihini baştan sona öğrenme ya da hatırlama arzusu uyandırması da başka bir güzellik; bir romanın peşine takılıp tarih ve felsefe deryâsına iskele almak, dilinde Câhit S. Tarancı’nın dizeleri, kulağına küpe:

    "Gitmekle bitmiyor umman / Sular azgın, tekne delik"
  • ciddi #SPOİLER# içerir !

    ''Godot yu beklerken ....''

    Aslında ....otobüs bekliyorum ..karanlık ..eve gitmek.... temizlenmek,beslenmek.....insan olmak arzusundayım...
    seyyarda yeni kapaklar var kırmızılar..beyazlar...siyah üstüne altın yaldızlı isimler...en siyah olanını alıyorum......ardında bu kadar karanlık bir ömür ..böyle buzlu kelimeler olduğunun farkına varmadan...

    sekiz gündür '' Samuel Beckett'' ile dolaşıyorum ..kah koltuğumun üzerinden çökmüş avurtlarıyla bana bakıyor ..kah koltuğumun altında İstanbul'u arşınlıyor ...yeni tanışmamıza rağmen ...birbirimizden hoşlanmış olabiliriz :)) gerçi o ..hiç gülmüyor ...dünya derdinden muzdarip.

    bir Otobiyografik inceleme diyebiliriz adına çunkü hem Beckett in hayatını hemde yazarın fikirlerini aynı potada eritiyoruz.. 189 sayfa güle oynaya biter dediğimiz kitap bir tavşan ebatında ...ama tavşan ''dag doğuruyor'' bilin diye söylüyorum...

    daha 16. sayfada kalbim çarpıyor...kitap benimle konuşuyor ..diyor ki '' beni bilindik yerlerde arama ..çünkü ben oralarda bulunmam''...

    Kökü Dublin ..kalbi Fransa da bir adam..
    1920 Portora kraliyet okulu...21 KASIM '' Kanlı pazar' Belfastta katliamlar vardı İngiltere -irlanda savaşı kapıdaydı..

    1923-1926 Trinity College ..''.BECKED EDEBİYAT FAKÜLTESİNDEN MEZUN OLMAK İSTİYORDU '' İrlanda iç savaşa giriyordu..

    ve Fransız Ekolü nedir öğrendiğimiz :)) ECOLE NORMALE SUPERİEURE ..
    işte bu okul bir buz dağı arkadaşlar :) lütfen incelemeden geçmeyin

    (bkz: Ecole Normale)

    burada adı geçen ve ekleyemediğim bir çok yazar ..düşünür..felsefeci nin listeme eklenen kitapları 10 larca ..:)) binleri bulan kitap listelerimize 10 / 20 itap daha eklemişiz çok mu ..:))

    1936-1937 -1938 endişe yıllarıydı ...Almanya kaynıyor Beckett kaygılarıyla boğuluyor ..bedeni bu kadar kötülüğe tepki veriyordu

    ...(bkz: "Metaforik ")


    Beckett in o yıllarda yazdığı ''Alman günlükleri'' nin herhangi bir baskısına rastlamadım ..ki çok merak ediyorum ...

    joyce un henüz deviremediğim '' ULYSSES''kitabındaki Stephen Dadalus karekterine şaşırıtrıcı benzerlikleri var denilerek anlatılan ...bir adam Samuel Beckett

    belki bu yıl olmasada bir sonraki yıl oyunlarını ..kitaplarını listelerime dahil ettiğim bir karanlik adam...kitap uzerine yazılacak daha yüzlerce not var..hemen hemen her sayfasını çizerek ..katlederek okudum...sizinde okumanızı dilerim

    sevgiyle kalın ...



    BECKETT i tanımak adına ...


    https://youtu.be/oSWRHQWzeXY

    ''Ve arada ağzımızda bir ömür dolandırıp durduğumuz onca laf, kağıtlara döktüğümüz onca kelime sadece bir tür duygu kalabalığıdır."



    .
  • "Kendi bilmediğim şeyi başkalarına öğretmeye katlanamam "
    -Beckett
    Andrew Gibson
    Sayfa 61 - Yapı kredi yayınları..