• Yerli üretimin ithalata göre daha pahalı olduğu gerekçesiyle ithalata bağımlı hale gelen Türkiye’de yayıncılık sektörü çok zor günler geçiriyor. Yayınevi, dergi ve gazeteler kâğıt fiyatlarının dövizdeki ani artış nedeniyle kapanma tehlikesi ile karşı karşıyalar. Bu durumun orta vadede kültürel tüketim alışkanlıklarına da etki etmesi son derece olası. 8 Eylül Dünya Okuma Günü vesilesiyle Türkiye’de ve Avrupa’da okuma alışkınlığı ile ilgili yapılan çalışmaları inceledik.

    Yılda Ortalama 7,2 Kitap Okunuyor
    Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2011 yılında hazırlattığı Türkiye Okuma Kültürü Haritası çalışması Türkiye’de okuma alışkanlıkları ile ilgili ilgi çekici bilgiler içeriyor. 6.200 kişi ile yapılan anket çalışması Türkiye’de kişi başına yıllık 7,2 kitap okunduğunu ortaya koyuyor. Genel ortalamanın yanı sıra kendisini düzenli kitap okuyucusu olarak tanımlayanların yıllık ortalama okuduğu kitap sayısı ise 14,5. Çalışmaya göre İller düzeyinde yılda ortalama 12’nin üzerinde bir sayıyla en çok kitap okunan iller Erzincan ve Erzurum olurken, en az kitap okunan iki il ise Şanlıurfa ve Diyarbakır olmuş.

    Günde 7 Dakikamızı Kitap Okumaya Ayırıyoruz

    Dünya genelinde kitap, gazete, dergi gibi yazılı materyallere olan ilgilinin azaldığı savını destekleyen veriler de var. Örneğin Eurostat verileri kitap ve diğer yayınlara yapılan masrafların hanehalkı içerisindeki payının 1995’te %1,8’den 2016 itibariyle %1,1’e gerilediğini gösteriyor. Avrupa genelinde 15 ülkeyi kapsayan anket çalışması kitap okumaya ayrılan sürenin günde ortalama 2 ila 13 dakika arasında değiştiğini gösteriyor. Bu konuda günde ortalama 13 dakika ile Estonya ilk sırada yer alırken, Fransa’da bu süre 2 dakikaya kadar inmiş. Türkiye’de ise kitap okumaya ayrılan süre ortalama 7 dakika.

    Nüfusun %10,1’, Düzenli Kitap Okuma Alışkanlığına Sahip
    Aynı anket çalışması kitap okuma alışkanlığına sahip olan nüfus oranını da inceliyor. Çalışmaya göre kitap okumayı günlük temel aktiviteleri arasında sayanların oranı Norveç’de %18,3, Finlandiya’da %16,8 ve Polonya’da ise %16,4. Fransa bu alanda da Avrupa ülkeleri arasında en düşük ortalamaya sahip (%2,6). Fransa’yı %6,2’lik kitap okuma alışkanlığıyla Romanya takip ederken Türkiye’de düzenli kitap okuyanların oranı %10,1.

    https://www.dogrulukpayi.com/...sco-dunya-okuma-gunu
  • UNESCO'nun açıklamasına göre dünyada 750 milyon insanın okuma yazması yokmuş. 750 milyon insan! Yani dünya nüfusunun yüzde 10'u.
  • Sonraki yıllarda Unesco tarafından özgün bir model olarak nitelendirilmişve bir kalkınma yöntemiolarak gelişmekte olan ülkelere önerilmiştir.
  • UNESCO süslü kutularla sunulan bir afyon. Amacı Asya'yı, Afrika'yı terbiyeli bir şirk hayvanı haline getirmek, kurdun dişlerini törpülemek ve köpekleştirmek onu.
    Cemil Meriç
    Sayfa 124 - İLETİŞİM YAYINLARI
  • UNESCO kapitalizmin binbir mistifikasyonundan biri. UNESCO ideali bir nevi afyon.
    Cemil Meriç
    Sayfa 126 - İLETİŞİM YAYINLARI
  • eski başbakanın eski yardımcı mehmet şimşek, türkiye'de okuma oranının binde 1 olduğunu söyledi.. unesco'nun raporunda ise, türkiye, kitap okuma oranında 86. sırada.. türkiye'de kitap, ihtiyaç listesinin 235. sırasında yer alıyor.. tüm bu raporlar doğrultusunda 1000kitap sitesine giriyorum ve yükselen yazarlar bölümünün ilk 10 sırasındaki yazarların okunma oranlarına bakıyorum.. o da ne, ilk 10 sıradaki yazarlar sadece bu sitedeki kişiler tarafından 1.4 milyon okuma oranına ulaşmışlar.. senede kişi başı kitap ihtiyacı için ayrılan paranın 25 cent olduğu güzide ülkemizin sadece bir internet sitesinde milyonlarca kitap okunuyor (!!) tüm bu iftiralar dış mihraklardan ve onların batı hayranı yerli işbirlikçilerinden kaynaklı.. milyonları milyarlara ulaştıracağımız kutlu milli okuma günlerine, bahtiyarım...
  • Divriği Ulu Cami

    Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası, Sivas'ın Divriği ilçesindeki tarihi cami ve hastanehalen dünyanın en özel yapılarından biri olarak biliniyor. Cami 1228–29 yıllarında Mengücekli beyi Ahmed Şah tarafından; Dârüşşifa ise aynı tarihte, Ahmed Şah'ın eşi ve Erzincan beyi Fahreddin Behramşah’ın kızı olan Turan Melek tarafından Ahlatlı Muğis oğlu Hürrem Şah adlı bir mimara yaptırılmıştır. Darüşşifa caminin güney duvarına dayanmıştır. Orta bölümü bir ışıklık kubbesi ile örtülmüştür, giriş ile birlikte dört eyvandan oluşur. Darüşşifanın kuzeydoğu köşesinde türbe yer alır. Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası 1985 yılında UNESCO Dünya Miras Listesine alınmıştır.


    Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası olarak bilinen bu yapı topluluğu, cami, darüşşifa ve türbeden meydana gelen bir külliyedir. Anadolu Selçuklu Devleti’ne bağlı Mengücek Beyliği döneminde inşa edilmiştir. Ulu Cami, Süleyman Şah’ın oğlu Ahmet Şah tarafından; Darüşşifa ise eşi Melike Turan Melek tarafından yaptırılmıştır. 1228 yılında başlanıp 1243 tarihinde tamamlanan yapı kompleksinin Baş Mimarı Muğis oğlu Ahlatlı Hürrem Şah'tır.
    Başta kapılar ve sütunlar olmak üzere, külliyenin bir çok yerinde bulunan, Ahlatlı ve Tiflisli ustaların ellerinden çıkan, taş işçiliğinin en nadide ve en ince örneklerini yansıtan harikulade motifler tüm dünyanın ilgi ve dikkatini çekmektedir. Bu eseri farklı ve özgün kılan bir diğer özellik de, uzaktan bakıldığında simetrik olduğu düşünülen, fakat özünde asimetrik olan bezemelerde yer alan on binlerce motifin hiç birinin bir daha kendini tekrar etmemesi; kâinattaki farklı varlıkların muhteşem bir ahenk ve denge içerisinde olduklarının taşa nakşedilerek gözler önüne serilmesidir. Mimari üslubu, süsleme ve örtü sistemlerinin dengeli ve uyumlu tasarımıyla önem kazanan bu şaheser, dünyada, görülmeye değer eserler listesinin başında yer almaktadır. Bu büyüleyici eseri anlatmaya sözlerin yetersiz kalacağını Evliya Çelebi yüzyıllar önce şöyle ifade etmiştir: "Methinde diller kısır, kalem kırıktır". Görenleri kendisine hayran bırakan bu muhteşem abide eser, sanat tarihçileri tarafından "Divriği mucizesi", "Anadolu’nun Elhamrası" gibi ifadelerle tanımlanmıştır. 1985 yılında UNESCO tarafından "Dünya Kültür Mirası" listesine alınan, İslammimarisinin bu başyapıtı, aynı zamanda T.C. Cumhurbaşkanlığı makamının koruması altındadır.