esra.

esra.
@unesr
sanırım geri döndümm.
Kont, 1 Ramazan 517/23 Ekim 1123'te es-Sa'di'ye geldi, ağaçları yaktı, halkı evlerinin içinde katletti. Haçlılarla baş edemeyen Halep, şehir içinde Hıristiyanlara karşı bir dizi yeniliğe gitti. Haçlıların o güne kadar Müslümanlara yönelik gerçekleştirdikleri katliamlara rağmen Halep'teki kiliseler açıktı. Kadı İbn Haşşab, Haçlıların Müslümanlara yönelik faaliyetlerine karşılık şehrin önde gelenlerini toplayıp kiliselerin kapatılıp camiye çevrilmesini teklif etti. Teklif kabul görünce Büyük Kilise, Serracin Mescidi; Haddadlar Kilisesi, Haddadlar Mescidi olarak dönüştürüldü; sonradan İbn Mukkadem Medresesi olarak açılan bir kilise de aynı dönüşüme tabi tutuldu. Bu dönüşümle şehirde sadece iki kilise açık kaldı.
Tarih
Organlar her ne kadar kalbe tâbî ise de -onların başkanı ve hükümdârı olmasına rağmen- kalp organların işlediklerinden etkilenir. Çünkü zâhir ile bâtın arasında bir ilişki vardır.
1000Kitap
Son zamanlarda fikir kirlenmesi olarak; modern Müslüman, ılımlı İslam, light İslam, çağdaşlık diye birtakım kavramlar kullanılıyor. Dünyayı ifsat eden odaklar birkaç asır önce nasıl Hristiyanlığı protestanlaştırdılarsa şimdi de bu kavramlarla İslam'ı protestanlaştırmak istiyorlar.
Din
Müslümanlar hakikaten eski Mısırlıların, eski Yunanlıların ve eski Hintlilerin ilimlerini inceleyip almışlardır. Fakat bu alışta, üç önemli özellik vardır: Birincisi, bu ilmi, bu bilgiyi kimin kitabından aldıklarını açıklamışlardır. "Biz Batlamyus'un kitabında okuduk, biz Öklid'in kitabında okuduk, böyle diyor, biz Pisagor'un kitabında okuduk, şöyle diyor." diye daima aldıkları kaynağı belirtmişlerdir. İkincisi, İslam alimleri eskilere ait bu kitapları okuyarak bilgileri alırken bunları ezbere almamışlardır. Bunları hemen kabul de etmemişlerdir. Bu bilgileri tashih etmişlerdir. Üçüncüsü de İslam alimleri; Yunanlılardan, Mısırlılardan, Hintlilerden ilim alırken kendileri yüksek seviyedeyken ilimlerini inceledikleri milletler aşağı seviyede bulunuyorlardı. Müslümanlar kendinden önceki ilmi alırlarken aşağıdan yukarıya doğru almışlardır.
Tarih
Bölgenin sıradan Müslümanları, gayrinizami bir savaşla Haçlıları taciz ediyorlardı. Şehirler arası yollarda pusu kurup Haçlılara ani baskınlar düzenlemekle kalmıyorlardı. Gece karanlığında Haçlıların korunaklı konaklarını dahi basıyor, öldürebildiklerini öldürüyor ve zaman zaman onlardan esirler alıyorlardı. Bu akınlar, o kadar yaygınlaşmıştı ki surların ardındaki Haçlılar dışında kimse, kendini emniyette hissetmemişti. Bununla beraber Müslümanlar, ekilecek arazisi sınırlı olan Filistin'de toprağı ekip biçmeyerek Haçlıların açlığa maruz kalmasına yol açmışlardı. Neticede Haçlılar, bu ülkede kalırlarsa ya öldürülecekleri ya da açlıktan ölecekleri korkusuna kapılmışlar ve fırsatını bulan her Haçlı, Filistin'i terk etmeye başlamıştı.
Din