Ali Çankırılı

Ali Çankırılı

YazarÇevirmen
8.2/10
96 Kişi
·
269
Okunma
·
27
Beğeni
·
2.473
Gösterim
Adı:
Ali Çankırılı
Unvan:
Pedagog, Yazar
Doğum:
Çankırı, 1947
ALİ ÇANKIRILI : 1947 yılında Çankırı’da doğdu. İlk ve ortaokulu Çankırı’da, Liseyi
Üsküdar Fen Lisesinde bitirdi. Gazi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünden
mezun olduktan sonra bir hocasının tavsiyesi üzerine Ankara Üniversitesi Psikoloji
bölümüne devam etti ve mezun olduktan sonra Amerika’da Alabama Üniversitesi’nde
Çocuk Psikolojisi ve Davranışları konusunda yüksek lisans ve araştırmalar yaptı. Başarılı
çalışmalarından dolayı kendisine Onursal Amerikan Vatandaşlığı belgesi verildi.
Yurda döndükten sonra değişik kamu ve özel eğitim kurumlarında görev aldı, 1990 yılında
kendi isteği ile emekli oldu. Gazete ve dergilere çocuk eğitimi ve psikolojisi alanında makaleler
yazan, Anne Baba Okullarında sunumlar yapan, yurt içinde ve yurt dışında konferanslar
veren Pedagog Ali Çankırılı’nın çok sayıda çeviri ve telif eserleri bulunmaktadır.
Rabbimiz, “Yiyin için ama israf etmeyin, ben israf edenleri sevmem” buyuruyor. Allah’ın bu emrini bilmeyen, duymayan Müslüman neredeyse yok gibidir. Buna rağmen ülkemizde tonlarca ekmek ve yemek artığı çöpe gidiyor. İstatistiklere göre bir senede çöpe atılan ekmeğin parasıyla beş yüz okul binası yapılabiliyor. Çöpe atılan yemek artıklarını da buna katarsanız her sene bin okul binası çöpe gidiyor demektir.
''Gençler bir meslek sahibi olmak için senelerce tahsil yapıyorlar, ancak aile kurmak ve anne baba olmak için bir eğitim almıyorlar. Bu konularda kitap okuyan, evlilik okullarına ve anne baba okullarına devam eden gençlerin sayısı oldukça az. Evlenip, çocuk sahibi olunca kendi anne babalarından gördükleri hataları farkında olmadan tekrar ediyorlar. Çalışan annelerin çocuklarına ya bakıcı ya da büyük anne bakıyor. Anne babalar çocuklarını yeterince tanımadan çocuklar büyüyor, okula başlıyor, elektronik bakıcılarla (televizyon, İnternet, akıllı telefon vs.) vakit geçiriyor.''
''Yine çocukluğumdan hatırlıyorum. Sizin de temas ettiğiniz gibi büyüklerin yanında çocuk sevmek ayıp sayılır, saygısızlık olarak değerlendirilirdi. Babam beni severken dedem içeri girdiğinden beni dizinden indirir, ileriye doğru iterdi. Çocuk aklıyla neden böyle yaptığını anlayamazdım. Beni sevmediğini zannederdim. Büyükler konuşurken küçüklerin lafa karışması ayıp sayılırdı. Eleştiri ve suçlamalara cevap veremez kendimizi savunamazdık. Cevap verdiğimizde “Utanmadan bir de cevap veriyor” diye azar işitirdik. Saç tıraşımızdan giydiğimiz elbiseye kadar seçme hakkımız yoktu, bizim adımıza anne baba karar verirdi.''
Erkeğin yeni rolünü kabul etmediği ve direnç gösterdiği ailelerde karı koca arasında güç savaşı başlıyor. Güç savaşı çoğu zaman kadına şiddete dönüşüyor. Toplumda ve medyada kadına şiddet uygulayan erkeklerin eğitimsiz, kültürsüz, maganda tipler olduğuna dair bir önyargı var. Trakya Üniversitesi Edirne Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı tarafından yapılan bir araştırmanın sonuçları bunun doğru olmadığını gösteriyor. Araştırmaya göre üniversite mezunlarının % 24'ü kadınlara şiddet uygularken, bu oran hiç eğitim almamış erkeklerde % 2'lerde kalıyor.
Otobüs durağında, lokantada veya dişçinin bekleme odasında otururken, çocuğunuzdan etrafınızda gördüğü kırmızı renkli, sarı renkli, turuncu renkli… nesneleri saymasını isteyebilirsiniz. Bu arada henüz bilmediği renkleri öğrenme fırsatı da bulacaktır.
Çocuğunuzun size iyi bir güzellik bakımı uygulamasına izin verin. Önce yüzünüzü pamuk ve suyla nemlendirsin. Sonra havluyla kurulasın, bu işlemi pamukla da yapabilir. Tırnaklarınıza manikür yapsın. Saçlarınızı tarasın, tokalarla şekil versin. Sonra eserini aynada görün. İsterseniz rolleri değiştirebilirsiniz.
Eğer dış dünyaya körü körüne uyacak derecede, kendi aklımızla sorgulamadan toplumsal kalıba uyarsak, özümüzü tanıyamaz, "ben" olamayız, özümüzle ilişkimizi kaybederiz.
...çocukları Allah'la ve cehennemle korkutmak doğru değildir. Çünkü yaramaz çocukları cehennemine atan bir Allah yoktur. Allah, çocuklara karşı annelerinden daha şefkatlidir. Öyle ise çocuklarımıza önce cenneti olan Allah'ı anlatmalıyız. Çocuklar ancak cennet fikri ile Allah'ı sevebilir ve ölüm korkusunu yenebilir.
25. Saklambaç Oyunu

Gerekli Olanlar

Yok
Oyuna başlamadan önce birlikte kuralları belirleyin. “Ebe” kim olacak, kaça kadar sayacak gibi. Ayrıca, ebenin neden gözlerini kapatması gerektiğini açıklayın. Önce çocuğunuzu ebe yapın. Eğer çocuğunuz çok küçükse ve sizi bulmakta zorlanıyorsa, ıslık çalarak yerinizi birazcık belli edebilirsiniz.
Çocuklar diyorum ve susuyorum. Ne tuhaflar öyle değil mi? İç dünyaları kim bilir nasıl? Kim bilir neler yaşıyorlar, neler hissediyorlar? Konuşamıyorlar ama resim yapabiliyorlar, bir şeyler çizebiliyorlar. Ve biz insanlara (daha çok anneler ve babalara) düşen görev resimleri okuyabilmek.

Kitabın içeriği çok güzeldi. Öncelikle çocukların yaş aralıklarını ve belli dönemlerini anlatıyor. Bu dönemler bittikten sonra ise resimler nasıl okunur, kullanılan renkler ve dilleri, çizimlerin parçaları tek tek nasıl yorumlanır, ve bir bütün olarak nasıl incelenir.
Örneğin, bir ev çiziminde çatı nasıl çizilmiş? Pencereler nasıl? Kapısı nasıl? Baca var mı, yok mu? Varsa tütüyor mu?
Evin çevresinde neler var? Nasıl ve hangi konumdalar?
Aile resimlerinde aile üyelerinin konumları, en önemlisi resmi çizen çocuğunun nerede bulunduğu...
Çocuk psikolojisini merak eden herkes okuyabilir bu kitabı. Özellikle anneler okumalı bence. Sonuçta en değerli varlıkları olan çocuklar söz konusu.
Ayrıca kitabın sonunda birkaç çocuğun çizdiği resimler yorumlanmış.
İlgilenenlerin severek ve merakla okuyabilecekleri bir kitap.

Saygılarımla, iyi okumalar. :)
Kitap güzel arkadaşlar. Hatta mükemmel. İlerde pedagog olmak isteyen biri olarak çok beğendim. Fakat yarıda bıraktım aslında bırakmak zorunda kaldım diyelim. Teyzem hamile olduğu için ona verdim. Ama geri alıp mutlaka ve mutlaka okuyacağım. İlk 100 sayfasını okumuş biri olarak kesinlike tavsiye ederim. Ayrıca yazar hakkında söylemek istediğim bir kaç şey var; okuyucuyu nasıl kendine çekeceğini biliyor. Öğretici bir şeyler anlatırken eğlendiriyorda ve acayip bir yöntemi daha var mesela " Çocuklara yalan söyletmemenin yolları" yerine " Çocuklara yalan söyletmenin yolları" yazmış. Bayıldıım. Okumalısınız
Bir çocuk üzerinde,ahlak ve eğitim konusunda,en etkili olacak kişi annedir görüşünden yola çıkan ve anneyi muhatap alan,( çocuk ve ruh sağlığı ) ve pedagoji konusunda uzman olan yazar,bu kitabında yılların tecrübesini,herkesin ( annelerin ) anlayacağı bir şekilde kaleme almış.
Kitap,doğumdan okul çağına kadar adlı birinci bölümde yirmisekiz mektuptan,okul çağından ergenliğe kadar olan ikinci bölüm ise on mektuptan,ve ergenliğe geçiş ve gençlik çağı adlı üçüncü ve son bölüm ise onyedi toplamında ( ellibeş ) mektuptan oluşuyor.
Her anne ve babanın mutlaka okuması gereken,el altında bulundurulması gereken bu kitabı tavsiye eder,iyi okumalar dilerim.
Annelik.. güzel ve özel duygudur muhakkak.. Bir kadın için apayrı olan, muhteşem bu duyguyu yaşamadım, henüz..Kendimi bildim bileli çocuklari çok sevdim, ve hep anne olmayi istedim.. Allah nasip eder inşaallah..

Ben bu duyguyu tatmadan, (yeğenlerimi de büyütmüş olarak) okuyarak araştırarak bışeyler ögrenmek annelik adına bana hep heycan verdi veriyor da. İşte bu sebeple bu tarz şeyler seviyorum.

Çocukken oynadığım her bir eşya hâla duruyor saklarım, oynadığım beş taşlar, hatta bebeklere dikilen elbiseler bile Gerçi biz bunlara gerek olmadan da oynuyorduk, çamurlara şekil verip damlara koyup beklerdik kurumasını, sonrasında saklamak isterdik ama çatlardı, çocukluk iste, yine yapardik, beklerdik defalarca, bayramlarda yediğimiz şekerlerin ambalajlarını atmazdık, herbirini taşla ezip birbirine tutturmaya çalışır, onu uçurtmaya eklerdik..Nice nice oyunlar düşünüyorum da eskiden çocuk olmak çok daha guzeldi galiba..


Kitaba gelecek olursak, yazarın ilk okuduğum kitabı, dili oldukça yalın.İçinde zaman zaman paylaştığım güzel oyunlar ve faydalı bilgiler bulunmakta, eğlenceli kısımlar da bulunmakta.

Çocuğunuza aylarda bulunan gün sayılarını öğretmek adına
Ocak, eylül, kasım, nisan
Otuz gün sayıyor insan
Diğerlerini sayarsan
        Hepsi otuz bir çekiyor.
Şubat ayı yirmi sekiz
Dört yılda bir gün ekleriz.
Eder yirmi dokuz deriz. (Sy103) gibi.


Fakat bi kaç oyunun çok az farkla yazılmış olması, hatta aynı denilecek kadar olması tekrar okumak, açıkçası yer yer yine aynı oyun dediğim oldu..

Yine de ilgisi olanlar, farklı oyunlar ögrenmek adına okuyabilir..
Çocuğunuzla aranızdaki bağları güçlendirmek istiyorsanız okumalısınız diyebileceğim bir kitap. Uygulama kısmı biraz sıkıntılı olsada deneyin derim çocuklarınız varsa :)
Aile mefhumunu ayakta tutan unsurlardan en önemlisi babadır. Babanın eksik olduğu aile kurumunun meydana getirdiği marazlar bir psikiyatristin yerinde teşhisleriyle uygulanması zaruri tavsiyelere dönüşmüştür. Bilinçli ebeveyn kültürünün beslenebilmesi adına kaleme alınmış olan kitap okunmasi halide ailede çıkması muhtemel tehlikelerin bertaraf edilmesi için iyi bir rehber olabilir. Yazanın kalemine sağlık...
Ebeveynler ve çocuk gelişim öğrencileri için güzel bir kitap olmuş. Aynı zamanda kitabın içinde çok güzel örnekler verilerek uygun ve doğru çözümler sayesinde çocuğa yaklaşımlar gösterilmiş.
Her ebeveynin okuması gereken bir kitap. Çoklukla yanlış yaptığımız davranışların farkına varmamızı sağlayan ve örneklerle açıklayan bir eser olmuş. Dönem dönem tekrar okumak gerek bence.
Evli değilim ama kişisel gelişim tarzındaki öğretici kitapları severim. Açıkçası kişisel gelişim kitaplarının beni diğer türlere göre daha iyi dinlendirdiğini düşünmüşümdür. Bu kitabın içeriğine gelecek olursam, küçük çocukların ve biraz daha büyümüş olan çocukların yetiştirilmesi konusunda yol gösterici bir rehber niteliğindedir. Anne olanlar çocuğunuzla kaliteli ve eğlenceli bir vakit geçirme isteğindeyseniz bu kitabı okuyun. Yazarın size harika önerileri var...
Bu kitap bildiğimiz, alışkın olduğumuz kitaplar gibi "bunu yapın", "şunu yapın" tarzından öte, olaya tersinden bakarak, "çocukları kindar yapmanın yolları" ya da "çocukları inatçı yapma çareleri" şeklinde başlıklarla ilerlemektedir. Her başlığın altında bir ya da birkaç hikaye ile konulara açıklık getirilmektedir. Elimdeki 1995 basımı olmasına rağmen, okunması gayet kolay, sıkmayan bir kitaptı. Yeni basımın çok daha rahat okunup, eski kelimelerden arındırıldığına eminim. Çocuk gelişimi kitaplarını sevenlere öneririm.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ali Çankırılı
Unvan:
Pedagog, Yazar
Doğum:
Çankırı, 1947
ALİ ÇANKIRILI : 1947 yılında Çankırı’da doğdu. İlk ve ortaokulu Çankırı’da, Liseyi
Üsküdar Fen Lisesinde bitirdi. Gazi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünden
mezun olduktan sonra bir hocasının tavsiyesi üzerine Ankara Üniversitesi Psikoloji
bölümüne devam etti ve mezun olduktan sonra Amerika’da Alabama Üniversitesi’nde
Çocuk Psikolojisi ve Davranışları konusunda yüksek lisans ve araştırmalar yaptı. Başarılı
çalışmalarından dolayı kendisine Onursal Amerikan Vatandaşlığı belgesi verildi.
Yurda döndükten sonra değişik kamu ve özel eğitim kurumlarında görev aldı, 1990 yılında
kendi isteği ile emekli oldu. Gazete ve dergilere çocuk eğitimi ve psikolojisi alanında makaleler
yazan, Anne Baba Okullarında sunumlar yapan, yurt içinde ve yurt dışında konferanslar
veren Pedagog Ali Çankırılı’nın çok sayıda çeviri ve telif eserleri bulunmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 27 okur beğendi.
  • 269 okur okudu.
  • 7 okur okuyor.
  • 196 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.