Güneş Demirel

Güneş Demirel

8.2/10
209 Kişi
·
429
Okunma
·
47
Beğeni
·
4.985
Gösterim
Adı:
Güneş Demirel
Unvan:
Çeviri Editörü ve Yazar
Doğum:
İzmir,Türkiye, 1979
1979 yılında İzmir’de doğdu. İzmir Amerikan Koleji’ndeki orta ve lise eğitiminin ardından, Koç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun oldu ve İzmir Ekonomi Üniversitesi Avrupa Çalışmaları bölümünde yüksek lisans yaptı. 2 sene özel sektörde, toplam 8 sene de iki farklı vakıf üniversitesinin idari kadrosu bünyesinde Uluslararası İlişkiler Ofisi Uzmanı ve Kurucu Koordinatörü olarak görev aldı. Sonunda kitaplara olan tutkusunu İngilizce bilgisiyle harmanlayarak tam zamanlı kitap çevirmeni olmaya karar verdi. 2013 yılından beri serbest çevirmen olarak İngilizce-Türkçe ve Türkçe-İngilizce dil çiftleri arasında çeviriler yapmaktadır. Redaksiyon ve çeviri editörlüğü çalışmalarında Ömer Asım Aksoy’un güncelleştirilmiş Ana Yazım Kılavuzu esaslarına uymaktadır.
Peki ben neden hiç kimseye dur diyemiyorum? Yatağa uzanıyorum yine, dizlerimi karnıma çekip yastığıma gözyaşlarımı salıyorum. Umutsuzum artık. Yorgunum. En kötüsü de yaşadıklarıma ve yaşayacaklarıma tutsak.
O pis herif aklıma geldikçe hiddetleniyorum. İçimdeki nefreti her geçen gün büyüterek yaşıyorum, buna ne kadar yaşamak denirse…
En kıymetlinizi tereddüt etmeden

Bırakabileceğiniz kim var diye hiç düşündünüz mü?



Peki o kişi sizin için tüm varlığıyla,

Aşkı karşısına alıp savaşabilir mi?



İpek, birlikte büyüdüğü çiçek için bunu yapabilecek kalbe sahipti.

Lakin kendisine bırakılan emanet öyle kıymetli ve büyüktü ki

Bunun için cemal’le savaşması gerekiyordu.

Savaştıkça dengeler değişecek,

Aşk büyüyüp hem cemal’i hem ipek’i tüm gücüyle örseleyecekti.





Farklı yönlere savrulmak çözüm olsa da

İnsan tüm kalbini dolduran bir özleme ne kadar dayanabilirdi?

Gurur, aşktan daha mı kuvvetliydi?

O aslında çoğu zaman, mutsuzluğun kapılarını kuvvetle aralayan bir duygudan başka bir şey değildi.



Gururla aşkın bu döngüsel savaşında

İkisi de birbirini yok sayamazken

Hayatın onları nerede ve nasıl birleştireceğini

Sadece zaman gösterecekti.
Suskunluk, söylenecek her sözden daha iyi gelirdi insana...
Kendi ruhuyla baş başa kalması en güzeliydi.
Güneş Demirel
Sayfa 110 - Ephasus yayınları
Nasıl seviyorum Türk yazarları okumayı anlatamam.Çay içip, menemen yemelerini, "Haydi hayırlısı" demelerini, sanki bir arkadaşım hikayesini okuyormuşum hissini veren her şeylerini. Güneş Demirel'le Katran Karası'nda tanıştık o kitabı da çok sevmiştim ama bu kitapla anladım ki seri yapmam lazım.Bu kitapta da sıcak,dramatik, ihtiraslı ama mutlu sonlu biten bir hikaye, bir aşk hikayesi var. Okuyalım yaa, hep okuyalım kendimizden olanı :)
Berbattı tiksinerek okudum. Bir kitaptan bu kadar nefret edeceğimi düşünmemiştim. Hiç kimse mi düşünmedi "ya Abi biz böyle kitap basıyoruz ama bunları küçük çocuklarda okuyacak, başka insanlarda okuyacak küçük büyük herkes okuyacak" hiç kimse mi düşünmedin bunu? Bu kitabı hiç kimseye tavsiye etmiyorum yazarı da, bu kitabı basan yayın evini de kınıyorum. Bu kitap resmen tecavüzü meşrulaştırıyor bunu okuyup da "Ay canım Fırat" ya da "ay canım Elif" diyen insanlar var ve bunu söyleyen 14-13 yaş arasındaki kızlar ki kendileri böyle bir olay yaşasın kesinlikle intihar ederlerdi böyle bir kitabı basına sunmak, böyle bir kitabı küçük büyük herkes okutmak gerçekten de kötü bir şey ki günümüz Türkiyesi'nde böyle olaylar çok fazla yaşanmakta üstüne üstlük kitapta tecavüzün üstünü "töre dedi" ya da "aşık oldum" diye kapatıyor. Bu çok saçma kimsenin bu kitabı okumasını önermiyorum.
Çaresizlik diyince artık aklıma gelen tek şey bu kitap olacak hele de elif ve fıratın aşklarının o şekilde bittiğini duyunca bu saatte hıckırılar içinde ağladım 2 günde bitti ama şunu anladım hayat o kadar kısa ki hiç bir şey için zaman yok tıpkı ölüm gibi gerçekten sonunu iple çekip bir çırpıda okuyabilirsiniz bu kitabı.:'(
güzel başladı güzel devam etti ama o son yakıştı mı bu kitaba güneş. sen yaz yaz yaz sonu ocakta unutulan yemeğe yetişme hızıyla bir çırpıda getir. hakkaten sevdim gidişi. fıratın aşkını falan sevdim de elif sok sönük olmuş. herşeye boyun büken bi karakter gibi duruyor. yani bu sıkıntıları görmezden gelirsek okuyun tabikisi:)
Nasıl OKUNASI bir kitap anlatamam. Sevgili Güneş Demirel ile beni tanıştıran ilk kitap Sen Yokken... Hani derler ya adıyla müstesna, işte öyle güzel bir roman. Tıpkı romanın adındaki gibi yüklü anlamlar taşıyan hikayesiyle yüreklere dokunan duru anlatımıyla neden daha önce tanışmadım ki yazarla ve kitaplarıyla dedirtti bana. İpek ve Çiçek , birbirlerine dostluğun ötesinde bir bağlılıkla kenetlenmişler ve sonrasında acı, tatlı, aşklı, hüzünlü ve mutlu sonlu çok güzel bir roman. Konu itibari ile aile bağlarını ve dostluğu en üst seviyede tutarak kurgulanmış gerçekten OKUNASI bir kitap.. Kesinlikle tavsiye ediyorum. Güneş Demirel'e selam olsun, sırada Katran Karası var :)
Kesinlikle çoook beğendiğim kitaplar arasın da yerini aldı bu roman...
Konusuna gelince; Kardeş gibi iki arkadaş. Çiçek ve İpek.
Çiçek kanser ve hamile. Eğer bebeği doğurursa ölecek,doğurmazsa bi daha bebek sahibi olamayacak. Bebeğin babası dersek annesini babasını görmek için Türkiyeye gittiğinde tanıştığı birinden. Ama kanser olduğunu bilmiyor... Ve öğrenmesin diye de bir sabah söylemeden geri dönüyor İngiltereye. İpek tabii ki kahroluyor. Ama Çiçek bebeğini İpek'e emanet ediyor... Ölmeden önce iki defter veriyor İpek'e. Biri İpek için diğeri bebeği için. Tabii doğumdan önce bebeğin babasına mektuplar yolluyor. Hasta olduğunu anlatıyor,bebeği olacağını söylüyor ve mektupların tümünde İpekten bahsediyor...
Olaylar öyle bağlantılı gelişiyor ki... Hiç sıkılmadan okuyacağınız,çok yerde duygulanacağınız bir roman.
Kitabın ilk sayfasında ağlamaya başlayıp son sayfasında gözlerim şişmiş bir halde bıraktığım kitap. Klasik bir töre hikayesinin güzel bir uyarlaması olmuş. Biraz klasik bir hikaye olmasına rağmen kitabı genel olarak severek okudum. Ancak sonu öyle bitmeli miydi bilemedim. Tabi ki yazarın takdiri ancak benim için sonu biraz hüsran oldu.
Nereden başlasam bilemiyorum. Bende öyle bambaşka, öyle muazzam bir yer edinen bu kitabı, hangi kelimelerle süsleyerek anlatsam bilemedim. Bana -ilk defa aşk romanı okuyup da- bunu sevdiren ilk kitabım. Delice bir istek duyup, anında satın aldığım bu kitabın gün gelip de en çok sevdiğim kitaplardan birisi olabileceğini bilmezdim. Aşka inanmayan beni, aşkın var olabileceğine inandıran bu kitap, başta hayal kırıklığı daha sonra sevginin saf halini gösterdi bana. Fırat'ın aşkı.. Ne mecnun ne Ferhat. Fırat bambaşka biri. Sırf sevdiği kadın onu affetsin diye senelerce beklemiş bir adam. Öyle çok sevdi ki Elif'i kelimeler yetmezdi anlatışına. Ne yaptıysa da kendisini sevdiği kadına affettirememek ona çok koymuştu. Böyle zamanlarda onunla ağlardım. Yalan değil, ağladım. Çünkü ben kitapta, Elif'in çektiği acıları, yaşadığı hüznü, kırılan gururunu, Fırat'ın pişmanlığını, üzüntüsünü, aşkını, onlarla birlikte yaşadım. Ve ben bir kez daha Güneş Demirel'e teşekkür ediyorum. Beni ve diğer okuyucuları bu kitapla tanıştırdığı için..
Yağmur hafta sonu kaçamağı yaptığı bir gün başına yediği top darbesi ile topu atan kişiye sinirlenmiştir ve aynısını da onu yapmıştır. Bilmez ki iki gün sonra anlaşma yapacağı şirketin Ceo'su olduğunu. Yine de bozuntuya vermez ve işine bakar. Bu karşılaşmadan mutluluk duyan Özgür intikamını almak ister çünkü kafasında darbenin yeri halen daha şiştir ve acımaktadır. İntikam amaçlı başlayan bu tanışma ilerde unutulmaz bir aşka dönüşür.
Bakalım neler olacak ...
Size iyi okumalar..
Sevgisiz bir Çiçeğin zamansız solması. Giderken ardında bıraktığı tomurcuğu ve ondan ayrılmak istemeyen kardeşten öte can yoldaşı İpeği bütün geleceğini hiç düşünmeden feda eden İpeğin hayatla mücadelesi. Yine yeniden muhteşem bir hikaye kalemine yüreğine sağlık yazarım Güneş Demirel

Yazarın biyografisi

Adı:
Güneş Demirel
Unvan:
Çeviri Editörü ve Yazar
Doğum:
İzmir,Türkiye, 1979
1979 yılında İzmir’de doğdu. İzmir Amerikan Koleji’ndeki orta ve lise eğitiminin ardından, Koç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun oldu ve İzmir Ekonomi Üniversitesi Avrupa Çalışmaları bölümünde yüksek lisans yaptı. 2 sene özel sektörde, toplam 8 sene de iki farklı vakıf üniversitesinin idari kadrosu bünyesinde Uluslararası İlişkiler Ofisi Uzmanı ve Kurucu Koordinatörü olarak görev aldı. Sonunda kitaplara olan tutkusunu İngilizce bilgisiyle harmanlayarak tam zamanlı kitap çevirmeni olmaya karar verdi. 2013 yılından beri serbest çevirmen olarak İngilizce-Türkçe ve Türkçe-İngilizce dil çiftleri arasında çeviriler yapmaktadır. Redaksiyon ve çeviri editörlüğü çalışmalarında Ömer Asım Aksoy’un güncelleştirilmiş Ana Yazım Kılavuzu esaslarına uymaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 47 okur beğendi.
  • 429 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 190 okur okuyacak.
  • 7 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları