Giriş Yap

Susan Forward

Yazar
8.7
446 Kişi
1.466
Okunma
52
Beğeni
3.474
Gösterim
Reklam
·
Reklamlar hakkında

Hakkında

Ülkenin önde gelen terapistlerinden biri, ayrıca çok satan bir yazar, dinamik öğretim görevlisi ve sıkça konuşma gösterisi yapan konuk. Özel stajına ek olarak, birçok Güney California psikiyatri ve tıbbi tesislerinde terapist, eğitmen ve danışman olarak görev yapmıştır. New York Times'ın en çok satan Numaralı Erkeklerden Nefret Eden ve Onları Seven Kadınlar ve Zehirli Ebeveynler'in yazarıdır. Ayrıca ABC Talk Radio'da altı yıl boyunca ulusal olarak sendikasyon programına ev sahipliği yaptı.
Unvan:
Amerikalı Terapist, Yazar
Doğum:
Amerika Birleşik Devletleri, 14 Mayıs 1938

İncelemeler

Tümünü Gör
327 syf.
·
6/10 puan
ailenin kutsallığı palavranın büyüğü. şu yaşıma kadar "yediği önünde, yemediği arkasında. eli sıcak sudan soğuk suya değmemiş" bir çocuk olarak büyütüldüm. hiçbir zaman, içinden çıkılamaz maddi imkansızlıklarla karşılaştığımı hatırlamıyorum. kendime ait bir odam, istediğim -ve ölçüyü kaçırmadığım takdirde- bana her an para vermeye hazır bir babam, akşam yemekte ne istediğimi soran bir annem var(dı). çocukluğumda da sevgi konusunda çok şanslıydım. epey kalabalık bir sülalede ilk torun olmak,, zaman zaman hak etmediğimi düşündüğüm bir lütuf gibiydi. mutlu, şımartılmış, dertsiz ve sevgi dolu bir çocuk. neden bu kitabı okudu? ya da daha iyi bir soru; tüm bu saydıklarımı hiç edebilecek ne var? ne gibi bir sebep ailemin bana sağladığı tüm bu imkanları sanki hiç vermemeliymişçesine geri aldırttı? aileniz dini inancınıza, cinsel yöneliminize, karakterinize, davranışlarınıza, kullandığınız kelimelere yani aslında bütünüyle size, varlığınıza saygı duyuyor mu bilmiyorum. bana sorarsanız, hiç sanmıyorum. coğrafyamızda aile kurumu akılalmaz bir biçimde kutsallaştırıılan, en ufak eleştireye tahammül gösteremeyen, sizi inşa ettiğiniz değerlerinizden ayırıp "istenilen altın çocuk, annesinin kuzusu, babasının gurur kaynağı" haline getirmeyen çalışan bir yapıdan ibaret. din belledikleri islam'da bunu besliyor. "anne babaya öf bile denmez!" peh. "karnın toksa, okula gidiyorsan, her ihtiyacın karşılanıyorsa, sesini kes. daha ne istiyorsun allah'tan?" şu ana kadar yazdıklarımı okuyanlar arasında "şükürsüz geri zekalı işte, zamane gençleri hep böyle" diyen de var, kendi ailesini zihninde canlandırdığı ve ailesini çok sevmesine(?) rağmen eksikliğini hissettiği şeyleri düşünmekten kendini alıkoyamadığı için suçluluk duyan da var, ailesine tapmaması gerektiğini bilip, onları her zaman iyilikle anma zorunluluğundan kendini kurtarmış birileri de var. hepsini kademe kademe deneyimlemiş biri olarak bu incelemeyi yazdığıma emin olabilirsiniz. kitap önyargısız okunduğu takdirde okuyan herkes için faydalı olacaktır. açıkçası bu isteği nasıl uyandırırım bilmiyorum. sadece, ailenizi seviyor ve hiçbir probleminiz olmadığına inanıyorsanız, okuyun. ailenizi seviyor ama zaman zaman size haksızlık edildiği hissiyle başa çıkamıyorsanız, okuyun. ailenizi sevmenize rağmen karşılık alamıyorsanız, okuyun. ailenizi sevmiyorsanız, okuyun. ailenizden kendinizi kurtaramıyorsanız, okuyun. bazı zamanlarda yarınınız yokmuşçasına onları öldürmeyi düşünüyorsanız, okuyun. onlara karşı, onlar tarafından büyütülmeniz sebebiyle herkese karşı çok itaatkarsanız okuyun. nefretinizde boğulacak gibi hissediyorsanız yine okuyun. provakatif bir söylem olacak ama tam olarak böyle düşünüyorum, iyi aile olduğuna inanmıyorum. ailemin iyi olduğuna inanmıyorum. en başta sorduğum sorunun cevabını şimdi veriyorum, "bu kitabı neden okuyorum?" hayal ettikleri özelliklere sahip bir çocuk olmayı bıraktığım anda "kötü" ilan edildiğim için. beni sanki kendilerinden bir parçaymışım ve asla kendi başıma bir birey olamayacakmışım gibi gördükleri için. tüm bunlara (ergenliğinde etkisiyle biraz ayarı kaçırarak) karşılık verdiğimde evden kovulduğum için. evim sandığım yerden kilometrelerce uzakta bir mağazada köpek gibi çalışırken babamın arayıp sadece amaçsızca ettiği küfürleri dinledikten sonra yangın merdiveninde kendimi boğmak isteyerek hıçkıra hıçkıra ağladığım için. bir işvereni babama benzetip bana emir verdiğinde müşterileri umursamadan sinirlenip bağırdığım, günün sonunda da kovulmadan önce kendi isteğimle işten ayrıldığım için. yaşadıklarımı dörde beşe katlayacak şeyler yaşamış olabilirsiniz. benzerlerini yaşamış olabilirsiniz. ya da daha şanslısınızdır. her türlü ihtimalde, zor bir ailede büyüdünüz. hepimiz için üzgünüm ama bu hiçbir boka yaramıyor. bir şekilde hayatımızı kazanmalıyız ve ben bu kitabın yardımcı olacağına inanarak okudum. yardımcı oldu. onlara olan nefretimin beni bağımsız bir birey olmaktan epey uzaklaştırdığını öğrendim. ensest gibi korkunç felaketlerin üstesinden gelen çocuklar varken, sonsuza kadar bu şekilde yaşamayacağıma inandım. öfke, nefret, kin ve düşmanlık gibi içten içe beni çürüttüğünü bildiğim ama varlıklarından zevk aldığım duyguları bir gün kenara bırakabileceğimi bilerek kitabı tamamladım. uzun ve belki de gereksiz ayrıntılarla dolu bir giriş oldu. ama her şeyden çok, kendim için yazdım. sizi sıktıysa, kusuruma bakmayın. kısaca kitabın içindekiler bölümünden bahsetmek istiyorum. 1. kısım 8 bölümden oluşuyor, sırasıyla; mükemmeliyetçi, yetersiz, kontrolcü, alkolik, duygusal tacizci, fiziksel tacizci, cinsel tacizci ailelere değiniliyor. en sonunda anne babaların neden böyle davrandığına dair kısa bir değerlendirme var. 2. kısım 7 bölüm. bu ksıımda tamamen hayatınızı geri kazanmanın yollarını okuyorsunuz. ilk bölüm, affetmek zorunda değilsiniz. sonsöz ve okuma önerilerinin ardından kitap bitiyor. 6 puan verme sebebim, kitabın ilk bölümünün benim zaten içselleştirdiğim savlardan oluşması nedeniyle faydasız olmasından kaynaklanıyor. yani ben zaten zor bir ailede büyüdüğümün, onlara tapmaman gerektiğinin farkındaydım. dolayısıyla bildiğim şeyleri tekrarlamaktan öteye geçmedi. çoğu kişi farkında olmuyor, olsa bile "beni bu yaşıma kadar büyüttüler, nankörlük edemem" minvalinde cümlelerle geçiştiriyorlar. kitap uzun uzun değiniyor bunlara. o yüzden daha fazla deşmeyeceğim. istisnasız herkesin okuması gerektiğini düşündüğüm bir eser oldu. umarım siz de ona bir şans tanırsınız. son.
·
5 yorumun tümünü gör
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Reklam
·
Reklamlar hakkında
2
4
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.27.30