1000Kitap Logosu
Truman Capote
Truman Capote
Truman Capote

Truman Capote

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
7.7
738 Kişi
1.954
Okunma
99
Beğeni
4.952
Gösterim
Unvan
Abd'li Roman,öykü ve Oyun Yazarı
Doğum
New Orleans, 30 Eylül 1924
Ölüm
Los Angeles, 25 Ağustos 1984
Yaşamı
Truman Capote (1924-1984), ABD’li roman, öykü ve oyun yazarı. Küçük kasabalarda yaşlı akrabalarının yanında geçirdiği hayatını Bir Noel Anısı ve Şükran Günü Ziyaretçisi adlı kısa otobiyografik yapıtlarda anlattı. Daha sonra,Başka Sesler Başka Odalar (1984) adlı romanıyla umut veren genç bir yazar olarak ilgi gördü. Sevgisiz, yalnız insanları anlattığı öykülerini Gece Ağacı’nda, topluma uyum göstermeyi reddeden masum insanları Çimen Türküsü’nde ve daha sonra bir fahişenin öyküsünü Tiffany’de Kahvaltı’da anlattı. Bu arada müzikal, film senaryoları ve gezi izlenimlerini kaleme aldı. Gazeteciliğe karşı gittikçe artan ilgisi, bir grup ünlüyü konu aldığı Gözlemler adlı yapıtına da yansıdı. Köpekler Havlıyor (1973) ve Bukalemunlar İçin Müzik (1990), hem kurmaca hem olgulara yazılarını kapsar. Capote, özellikle 1950’lerden ‘70’lere değin yüksek sosyetedeki varlıklı kişilerin gözdesi oldu. Kabul Edilmiş Dualar’dan seçme bölümler Esquire dergisinde yayımlanmaya başlayınca, yapıttaki sert üslup büyük bir fırtına kopardı. Bunun üzerine Capote önceden arkadaşı olan ünlüler tarafından dışlandı. Fırtınalı ve skandallarla dolu yaşamını büyük bir yalnızlıkla noktaladı. Kurgudan çok gerçeğe dayandığını söylediği Soğukkanlılıkla, Capote’nin yazarlık yaşamında bir sıçrama tahtası, dünya edebiyatında da bir kült roman olmuş, Tiffany'de Kahvaltı gibi filme çekilmiştir. Truman Capote'nin fırtınalı yaşam öyküsünü konu eden Capote filmi ise Oscar ödülüne layık görüldü.
Mustafa yaşan
Tiffany'de Kahvaltı'ı inceledi.
128 syf.
·
1 günde
·
7/10 puan
Genç, güzel, çekici bir parti kızı olan Holly’nin başına buyrukluğunun altında yatan derin mutsuzluğunu ve hissettiği ancak ne olduğunu bilmediği arayışını anlatır Truman Capote.. Anlatıcı olarak da parti kızının komşusu ve ona aşık genç bir yazarı kullanır.. Sanki bir romantik kitap gibi görünse de bilinçaltı olan bir roman..Kalbini bir yabaniye verirsen başına ne gelebileceğini görmek için Holly’nin ev partilerine katılmak gerekir..
Tiffany'de Kahvaltı
7.3/10
· 1.058 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
26
Tamer
Tiffany'de Kahvaltı'ı inceledi.
128 syf.
·
7/10 puan
''İyi ve kaliteli çevirisiyle okumaktan keyif aldığım bu kitabı okuyup irdeledikçe karşımıza bambaşka bir dünyanın ruh halini, değerini, etiğini ve psikolojisini gözlemlerken buluyoruz. Belirli bir zümrenin yaşayış tarzını, insani ilişkilerindeki sahteliğini ve çıkara dayalı suni ilişkilerini Holly'in kişiliğinden yola çıkarak öğreniyoruz. Bir çırpıda okuyup keyif alabileceğiniz bir kitap.'' Yukarıdaki yorum, genel ortalama bir okuyucunun bu kitap için yapabileceği en standart yoruma bir örnek teşkil edebilir. Ama; Bu kitabın hiç de sanıldığı gibi bir çırpıda okunup anlaşılacak bir kitap özelliği taşımadığını özellikle vurgulamak istiyorum Birçok kitapseverin genel olarak gözden kaçırdığı şeyler vardır. Bunlardan bazılarına hiç dikkat etmediği zaman; bir kitabın sadece düz bir metinden meydana geldiğini, her kitabın farklı katmanlardan oluştuğunu, satırlar arasında başka bir metnin gizli bulunduğunu düşünüp ayırt edemez. Kısacası, her kitap da bir BİLİNÇALTI'na sahiptir. Bu kitabın da her katmanına kazma sallayıp derinlerini eşeledikçe baş karakter Holly aracılığı ile kitabın geneline serpiştirilen bir bilinçaltı tutumunun tüm ayrıntılarını; son derece bariz çelişkileriyle, bir takım özdeştirmeleriyle, psikolojik yansıtmalarıyla, sofistike ve pragmatik tavırlarıyla çok rahatlıkla görebiliyoruz. Holly'in kardeşi Fred'e ( Freud'a gönderme) olan zaafı(ensest), kedisi ile kendi karakterinin benzeşmesi(nankörlük ve ait olamama), atlara olan sevgisi(özgürlük-kaçış) ve özellikle baba yerini tutan yaşlı karakterle (Elektra kompleksi) olan münasebetleri; Holly'in özelinde, insanoğlunun belli bir ruhsal döneminin ve arayışının sergilenişi niteliğinde. Aslıda Holly bir arayışın içinde. Hissettiği ama ne olduğunu bilmediği bir arayış. Yer yer bu arayışın bir ev hanımlığı görünümünde içgüdüsel bir şekilde ortaya çıktığını bir aileye sahip olup yuva kurma isteğinde görüyoruz; zaman zaman da başka bir ülkede yaşama isteğinde; ama aradığının o olmadığını daha sonra anlıyoruz. Holly aynı zamanda gelecek kaygısıyla yaşayan bir çeşit tutunamayan. Ayrıca metnin yerleşik kalıp düşüncelere karşı, başka değerlere de sahip olunabileceği mesajı gizlilikle veriliyor. Bunu da bir kadın kimliği üzerinden verilmesi kitabın feminist yönünü açığa çıkarıyor. Aslında Holly de kendisinin bir feminist olduğunu bilmiyor. Kitabın birçok bölümünde ironik durumlarla da karşılaşıyor okuyucu. Bu ironik durumlarla birlikte o dönemin genel bir panaroması da arka temada incelikle işlenmiş. Özellikle ''zencilere ve japonlara'' karşı ırkçı alaylar, savaş döneminin toplumsal psikolojisini başarıyla yansıtmış.
Tiffany'de Kahvaltı
7.3/10
· 1.058 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
2
81
Çınar B.
Tiffany'de Kahvaltı'ı inceledi.
128 syf.
·
8 günde
·
Beğendi
Tiffaniy'de Kahvaltıya Bekleniyorsunuz... :)
Soğuk bir cumartesi gününden herkese merhaba :) Yıllardır filmini izlemek istediğim ve her internette gezinirken artık ikonik hale gelmiş olan Audrey Hepburn’nun film afişinde ki fotoğrafını gördükten sonra nihayet önce kitabını okudum ve sabah bitirdim akabinde hemen filmini de izledim ve az önce bitti. Bence önce kitabı okuyun ve sonra filmi izleyin. Kitap güzel ve 128 sayfa olmasına rağmen dolu doluydu okurken keyif alarak okudum. Ancak 2 sorun vardı benim için; ilki kısa olmasından dolayı bir çok olay ve karakterlerin derinliklerine inilmemişti ki ben betimleme sevmem bu kitapta çokça betimleme istedim. :) İkinci nokta ise o nasıl son öyle arkadaş ben öyle hayal gücüne bırakılan sonlardan nefret ediyorum ve bu da öyleydi. Film izlerken kitapta kafamda oturmayan çok fazla şeyin güzelce genişletildiğini gördüm ve özellikle Holly ve Paul karakterleri tam olarak hayalimce canlandırdığım şekilde olmuşlar ve izlerken gözlerimde kalplerle izledim. Sadece Paul’ün kitapta çok mazbut olup filmde eskort olması durumu ve kitapta yer alan Bar sahnelerinin çok yüzeysel olmasına şaşırmıştım. Dönemine göre çok çok iyi çekilmiş ve o sonu ile bayıldığım bir uyarlama oldu. Eyyy yazar bey o son öyle olmalıydı işte… Kitapta pat diye bitiyor ve belirsizlik hakim.. Kısaca Konusuna Gelirsek ; Newyork sosyetesinin renkli simalarından olan Holly , üst katına taşınan genç bir yazar olan Paul ile arkadaşlığa başlamasıyla hikayemiz de başlıyor. Holly daha 20 yaşında olmasına rağmen geçmişinde bir takım sırlar bulunduran zengin ve yaşlı erkeklerle takılan bir ortam kızı olarak tasvir ediliyor. Bizim masum Paul ise tanıştığında etkileniyor ve olaylar başlıyor. Holly aslında canı istediği her erkeği kendisine aşık edebilen bir kadındır. Gönlünce geçirdiği gecelerin sabahında mücevher dükkanı Tiffany vitrini önünde kahvaltısını yapıyor. Bu hep böyle devam ederken Paul devreye giriyor. Zamanla aralarında Paul’ün kabul ettiği ama Holly’nin inkar ettiği bir platonik aşk yaşanırken biz de Holly’nin geçmişini ve hayatında olanları okuyoruz. Kitabın başlangıcında aradan çok uzun yıllar geçmiş ve Paul eski mahallesine geldiğinde maziyi hatırlaması ile başlıyor ve geçmişe gidiyoruz. Sonunda ise beni çok tatmin etmeyen o son ile kitabı noktalıyoruz. Filminin çekilmesi o kadar yerinde ve güzel olmuş ki kitap sonrası içimde kalan o eksiklik hissi film sonrası ve o güzel mutlu son ile tamamlanmış oldu. Filme Puanım 10 – Kitaba Puanım : 8 :)
Tiffany'de Kahvaltı
7.3/10
· 1.058 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
41