"Edebiyat nasıl okunur?" Öncelikle şunu söylemek istiyorum. Bu konu hakkında incelemeyi okuyacaklara vaaz verecek kadar kendimi yetkin görmüyorum. Bu incelemede yazacaklarım, İngiliz
Kitap, kötülüğün kaynağına dair; roman, mitoloji ve kimi yazarların düşünceleri üzerinden açıklama yapmaya çalışmaktadır.
Terry Eagleton, kötülük üzerine oluşturmaya çalıştığı fikriyatını
Öyle bir kitle var ki, bu kitlenin düşüncesi her şeye muhalefet olmak. Siyah ayakkabı ister, neden daha koyusunu getirmedin derler. Daha koyusunu getirirsin, bu da çok koyu oldu ya derler. Sürekli
Terry Eagleton Sevdiğim bir kuramcı. Onun İdeoloji kitabı mutlaka okunmalı ve kütüphanede de yerini bulmalı. Bu kadar iyi bir kuramcı roman yazımında da iyi olabilir mi şüphesiyle bu kitabı okudum.
Dünyayı bir fıçıya sığdıran Diyojen ile dünyalara sığamayan Everest'teki insanın aradığı şeyin adı ne olabilirdi?
Veya, o gün ilk merakı sınayan 'anlam' o elma ısırılmasa şimdi
Eagleton’ın bu metinde kurduğu dünya, aslında biz okurların zihninde hep var olan o devasa boşluğun, yani "bilmek" ile "yapmak" arasındaki o tekinsiz uçurumun minyatür bir maketi