Zaman, ırk gibi, kendisi mevcut olmadan meydana gelmeyecek kudretleri egemenliği altında bulundurur. Bütün inançları geliştirir ve öldürür, inançlar zaman sayesinde güç kazanırlar ve yine onun etkisiyle güç kaybederler. Zaman kitlelerin fikir ve inançlarını yani bunların filizleneceği zemine hazırlar. Bundan şu sonuç çıkar; bir devirde gerçekleşen fikirler, diğer devirde artık gerçekleşemez. Zaman, bir devirde fikirlerin olmasına neden olan, inanç ve düşüncelerin yığdığı, dibe çöktürdüğü tortulanmalarını sinesinde toplar. Bu fikirler gelişi güzel ve kendi kendine gelişmezler, kökleri uzun bir geçmişe dalar. Çiçeklendikleri zaman da, bunların açılmasını hazırlamış bulunur. Bu fikirlerin nasıl doğduklarını anlamak için daima gerilere doğru bakmak lazımdır. Bu fikirler geçmişin evlatları, geleceğin anaları ve her durumda zamanın eserleridir.
Böyle olunca, zaman bizim hakiki hakimimizdir ve her şeyin değiştiğini görmek için zamanı kendi hareketi durumuna bırakmak yeter. Bugün kitlelerin tehdit edici tahriklerinden ve çıkarmaları muhtemel kargaşalıklardan ve tahriplerden korkuyoruz. Zaman, bozulan dengeyi yalnız başına tekrar yerine getirmeyi taahhüt eder.