Zeliha Yaşar

Zeliha Yaşar
@ kitapsev60
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
Lisansüstü
152 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
9/10
·904 syf.··
2026 1. kitabı
Fyodor Dostoyevski’nin kitaplarını bitirdiğimde içimde derin bir hüzün beliriyor. İnsanları o kadar güzel anlatıyor ki, bu hüzün kalbimin en derin ve ulaşılması zor yaralarına dokunuyor. “Yangın zihinlerde, evlerin çatılarında değil.” (sf. 650) Ecinniler, Dostoyevski’nin romanları arasında bana göre en zor olanlardan biriydi. Yaklaşık 600 sayfa boyunca “kitap ne zaman başlayacak?” diye düşündüm. Ancak son 200 sayfada zirveye çıkan anlatımı, eseri adeta bir başyapıt hâline getiriyor. “Dünyayı dize getirmek istiyorsan, önce kendini dize getir.” (sf. 154) Eser, 1870’lerin Rusya’sında değişim arayan bir toplumu anlatır. Bu değişim, karakterler üzerinden derinlemesine işlenir. Ahlaki çöküşün bireyler üzerindeki etkisi, nihilizm düşüncesinin gençleri nasıl etkilediği ve modern dünyanın dönüşümünün topluma yansımaları güçlü bir şekilde ele alınır. Aynı zamanda eser; din, ahlak, inanç, psikoloji, aile, aşk ve siyaset gibi pek çok temayı yoğun bir biçimde işler. Karakter sayısının fazla olması, zaman zaman olayların ve ilişkilerin karışmasına neden olabilir. Nikolay Stavrogin ve Ivan Şatov beni en çok etkileyen karakterler oldu. İnsan, yaşadığı sürece hatalar yapar; ancak sevdiği ve değer verdiği insanlar onu iyileştirebilir. Şatov’un iyileşmesi ve bir anlamda “kazanan” olması buna güzel bir örnekken, Stavrogin’in iyileşememesi onu kaybeden taraf yapıyor. Bu düşünsel yoğunluğu yüksek, derin ve etkileyici eseri herkese tavsiye ederim.
Fyodor Dostoyevski
Fyodor Dostoyevski
Roman
EcinnilerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20197,3bin okunma
Reklam
Puan vermedi·188 syf.··
Beğendi
·
2025 14. kitabı
Binbir Gece Mektupları: #binbirgecemektupları Murat Gülsoy bu kitapta “Binbir Gece Masalları”nın biçimsel yönünden esinlenerek, bir kadın ile erkek arasındaki mektuplaşmaları anlatıyor. Her mektup bir hikâye gibi, hem içsel bir yolculuğun hem de dış dünyaya karşı bir yüzleşmenin izlerini taşıyor. Bu anlatılar içinde aşk, sadakat, ayrılık, yalnızlık, umut ve yazı yazmanın kendisi gibi temalar var. Her gece bir mektup… Her mektup, bir başka gecenin anahtarı… Bu mektuplar zamanla bir aşk hikâyesine mi, yoksa bir ayrılık ritüeline mi dönüşüyor, okuyucu karar veriyor. Yine postmodern bir eser,Murat Gülsoy’un kendine özgü anlatımı…Edebî, düşünsel ve duygusal yoğunluğu yüksek bir dil kullanıyor. Mektuplar hem samimi hem de felsefi; hem kişisel hem de evrensel bir derinlik taşıyor. … “ “Gerçi insan mutlu olduğu anlarda yazmaya da, okumaya da daha az ihtiyaç duyuyor.” … “ “Mutluluğu resmetmek meselesi... Belki resmi yapılabilir ama hikâyesini yazmak?
Binbir Gece Mektupları
Binbir Gece Mektupları
Binbir Gece MektuplarıMurat Gülsoy · Can Yayınları · 2014164 okunma
Puan vermedi·234 syf.··
Beğendi
·
2025 13. kitabı
#kamelyalıkadın Kamelya, Uzak Doğu’da çok sevilen bir çiçek “ sabır, sevgi ve zarafet”anlamına gelmektedir. Bizde park ve bahçelerde dinlenmek için oturma yerleri olarak bilinir. Demek ki bahçe yapısına bu zarif çiçek ilham vermiş. Adını bu zarif çiçekten alan kahramanımız Marguetire Gautier çok güzel, ihtişamlı,gören gözleri büyüleyen bir hayat kadını gerçek aşkı Armand Duval’de bulur. Yalnız bu aşk toplumun ve aile baskısına yenik düşer. Marguerite’in zarif ama acıklı hayatı beni çok etkiledi. İnsanların dışarıdan yargıladığı bir kadının, aslında ne kadar sevgiye ve anlayışa muhtaç olduğunu görmek çok dokunaklıydı. Armand’ın duyguları ise zaman zaman beni sinirlendirdi; bir yandan Marguerite’i çok seviyor ama bir yandan da onun hayatını tam anlamıyla anlayamıyor gibi hissettim. Belki de aşk, sadece sevmek değil, anlamak ve kabullenmekle ilgili… “Ey insanın kibri! Kılıktan kılığa giriyorsun.” Kitabın en güzel öğüdü Dumas’ın deyimiyle herkes kötü olamaz, insan gerçek sevgiyi görünce değişir, dürüstlük toplumun damga vurduğu insanlarda da vardır, ama biz görmek istemiyiz. İnsanları başkalarının yorumlarıyla, yargılarıyla değerlendirmemek gerekir maalesef en yakınımız zarar görmesin diye bu insanları çok çabuk harcarız. “Ne zavallı, ne zayıf yaratıklarız!” “Hey gidi insan gururu! Ne kılıklara girmezsin ki!” “Bence bir dil nasıl ancak öğrenilince konuşulabiliyorsa, karakterler de ancak insanları iyice inceledikten sonra yaratılabilir.”
Kamelyalı Kadın
Kamelyalı Kadın
Roman
Kamelyalı KadınAlexandre Dumas (fils) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201924,1bin okunma
Puan vermedi·368 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
zamir #hakangünday Sınırları zorlayan bir romanla geldim, sevgili okurlar. Hakan Günday kitaplarını daha önce okuyanlar bilir; insanı dağıtır, allak bullak eder, sarsar. Zamir de bu geleneği
ZamirHakan Günday · Doğan Kitap · 20216,2bin okunma
Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2025 11. kitabı
Anton Çehov – Hayatım: Bir Taşralının Hikâyesi Üzerine Aile olmak, yalnızca çocuk dünyaya getirmekten ibaret değildir. Bir çocuğun karnını doyurmak ya da üstünü başını temiz tutmak, iyi bir anne ya da baba olunduğu anlamına gelmez. Sevgi ve güvenin eksik olduğu bir evde, şiddetle ya da baskıyla verilen her “terbiye” çocuğun ruhunda korku ve kaygıdan başka bir şey bırakmaz. Çehov’un kaleminde bu durum, kahramanımız Mihail Vasilyeviç’in hayatında somutlaşır. Babasının despot ve baskıcı yapısı, onun kişiliğini ve özgürlük arayışını derinden etkiler. Mihail’in kız kardeşi Kleopatra da aynı baskının altında ezilir; babanın otoriter tavırları ve annenin yokluğu, iki kardeşi yalnızlığa ve yanlış tercihlere sürükler. Özellikle Mihail’in, taşrada sıradan bir yaşam sürmek ile kendi yolunu çizme arzusu arasındaki çatışması, romanın merkezindedir. Kleopatra’nın kırılganlığı ve çaresizliği ise bu aile yapısının yarattığı travmanın farklı bir yüzünü gösterir. … …”Yaprakbiti otu, pas demiri, yalan da ruhu yiyip bitirir.” … …”Tanrım, bütün hayatım boyunca boş inançlarla savaşıp durdum!” … …”Emek vermek kendileri için zorunlu ve kaçınılmaz olan, beygir gibi çalışan, emeğin ahlaki değerinin çoğunlukla farkında olmayan, hatta konuşma esnasında “emek” kelimesini hiçbir zaman kullanmayan insanların arasında yaşıyordum artık.” …
HayatımAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20252,615 okunma
Reklam