"Saksı içindeki Ortanca, en dolgun haline gelince, kendi kendini tehdit etmeğe başlar: beslendikçe çiçekleri ağırlaşır, dalları da onların yükünü çekemez hale gelir yavaş yavaş — öyle olur ki, az beslense, dalları sertleşip çiçeklerini taşıyabilecek; ama çiçekleri gelişebilecekleri kadar gelişemeyecek — çok beslense, çiçekleri iyice gelişecek; ama dalları onların ağırlıklarını taşıyamayacak, kırılacak —– umarsızlık..."
2008 yılında itrail'in Dökme Kurşun operasyonu adı altında Gazze'ye yönelik düzenlediği saldırılarda 313'ü çocuk, 116's kadın olmak üzere toplam 1417 Filistinli hayatını kaybetmişti.
Zamanın soytarısı değildir sevgi...
O değişmez kısacık günlerle haftalarla.
Direnir ve katlanır mahşerin ucuna dek.
Yanılıyorsam bunda ve çıkarsa yanlışım,
Ne hiç kimse sevmiştir, ne ben şiir yazmışım.
Ebû Said el-Hudrîden nakledildiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Ey Ebû Said! Kim Rab olarak Allah'tan, din olarak İslâm'dan ve peygamber olarak Muhammed'den razı olursa ona cennet vacip olur" (Müslim, İmâre, 116). Rab olarak Allah'tan razı olmak ne demektir? Rab isminin öğretmenlik ve terbiye edicilik manalarını düşündüğümüzde, Cenab-ı Hakk'ın insana öğretmenlik yaptığını, yani Rububiyetiyle onu yetiştirdiğini anlarız. Bu açıdan baktığımızda Rabbimizin önümüze koyduğu ve karşımıza çıkardığı bütün faktörler öğretici malzemeler durumundadır. Yani, "Rab olarak Allah'tan razı oldum" demek; başıma her ne gelirse gelsin, bu durumun ilahi eğitimin bir parçası olduğunu idrak ediyorum ve bu eğitimden memnunum, anlamına gelir. İlahi eğitim bazen okullarla, bazen verilen nimetler aracılığıyla olduğu gibi, bazen de hapse düşmekle, hastalıklarla, bela ve musibetlerle olabilmektedir. İnsan başındaki musibetleri rıza ve memnuniyetle karşılayabiliyorsa Cenab-ı Hakk'tan ve O'nun rububiyetinden; yani O'nun tercih ettiği eğitimin şeklinden razı oluyor demektir.
Okulu sevmek, öğretmeni sevmek için yeterli koşul değilse de öğretmeni sevmek, okulu sevmek için kâfidir. Kâinat bir okulsa, Rab esması onun muallimi gibidir.