Bir gün belki herkes gider, dostların azalır, destek beklediğin omuzlar birer birer çekilir. O an şu ayeti hatırla: "Eğer onlar yüz çevirirlerse de ki: Allah bana yeter. O'ndan başka ilah yoktur. Ben yalnız O'na tevekkül ettim.” (Tevbe, 9/129) İmanlı bir yürüyüş, kalabalıklara rağmen değil, kalabalıklara aldırmadan yürüyebilmektir. Çünkü bizim yürüyüşümüz, Rabbimizin belirlediği yolda ve O'nun rızasına doğrudur.
Sayfa 93
Dünyalı erkekler çok akıllıdırlar. Niçin?
8 Mart 1857'de, yeni şehirde, yani New York'ta eski ya-salarla çalışmak istemeyen, çalışma koşullarının biraz iyileştirilmesini, mesela sekiz saat filan çalışmayı isteyen tekstil işçisi kadınlar, fabrikalarının önünde barışçıl bir gösteri yaptılar. Erkek egemen dünyanın erkek polisleri, şüphesiz ki onlar toplumdaki herkesin, bu arada tekstil fabrikasının sahibinin de polisleriydi, kadınları zorla fabrikaya soktular, kapıyı dışarıdan kilitlediler. Aksiliğe bakın ki tam o anda bir yangın çıktı. Paniğe kapılan polisler kapıyı açamadılar ve o yangında 129 kadın birbirlerine sarılmış halde yana-rak öldü. Yıllar sonra uzaktaki birileri bu olayın anısı için 8 Mart gününü Emekçi Kadınlar Günü ilan etti. Hemen dev-reye giren dünyalı erkekler Emekçi Kadınlar Günü'nü önce Çalışan Kadınlar Günü'ne, az sonra da Kadınlar Günü'ne çevirdiler ve Kadınlar Günü'nde de karınıza pırlanta yüzük alın dediler. Nereden nereye? Bir parça hak istedikleri için öldürülen kadınların anısından yola çıkıp, sonunda, karınıza pırlanta yüzük alın diyen dünyalı erkekler, şüphesiz ki evrenin en akıllı varlıklarıdır. Bu erkekler aynı zamanda kadınlara olan saygılarından ötürü pırlantadan alınan vergiyi de kaldırmışlardır, fakir erkekler eşlerine daha rahat pırlanta alabilsinler diye. Her neyse, bence siz siz olun Kadınlar Günü'nde karınıza pırlanta almayın, hırka alın. En azından sarıp sarmalamış olursunuz onu.
Sayfa 103·Kitabı okudu
Reklam
Can suyunun boşa harcanışı, utançlı bir boşalmadır İş başında şehvet; işini görünceye kadar da, U Yalancı, katil, baştan ayağa suçlu, eli kanlıdır; Vahşi, amansız, zorba, kıyıcı, kaypaktır daima. Tadına varılmasıyla, utanç vermesi birdir; Anlamsızca kovalanır ve ele geçirildiğinde, Anlamsızca horlanır; oltaya takılmış bir yemdir; Sanki özel hazırlanmış, yutanı çıldırtsın diye. Kovalarken de çılgındır artık, yakalasa da çılgın; Elindeyken, elde ederken, etmeye niyetliyken azgındır; Tadımı mutluluktur onun, tadımdan sonrasıysa hüzün; Çoşkulu bekleyiştir öncesi, sonraya ise bir düş kalır. Bilmeyen yok bunu ama, bilende yok ne yazık ki, Kişiyi cehenneme götüren o cennetten sakınmayı. (Soneler, 129)
Sözcükler·Kitabı okuyor
Şu'ara 128 her tepede cehalet eseri putperestçe anıtlar tapınaklar mı yükselteceksiniz ? 129 ve sonsuza kadar yaşayacağınız kuruntusuyla sapasağlam malikanerler mi edineceksiniz ? 130 ve başkalarının hukukuna el uzattığınız zaman hiçbir sınır tanımadan hep böyle zorbalık mı yapacaksınız ?
Sayfa 326·Kitabı okudu
Devrim Otomobilleri Projesi...
Tarık : "Haziranın ortasında Devlet Demiryolları ve Cer Dairesinden yönetici ve mühendisleri bir toplantıya çağırmışlar. Fikrin Erbakan’dan alındığı, Cemal Gürsel’in uygulamaya koyduğu
Sayfa 191·Kitabı okuyor
Alıntı
İnsan, akıl nuruyla aydınlanmadıkça, kendi nefsini göremez. s.12 "Şu sağındaki de, düşünmeden iş yapar; hemen harekete geçer. Yerinden bir kez heyecanla kalkacak olursa, kulağına hiçbir güzel
Sayfa 156 - yky·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Reklam