Melek Sustu | Heinrich Böll
8/10
·184 syf.··
2026 2. kitabı
Sinema izler gibi okudum bu kitabı. Özellikle Hans ve Regina’nın birlikte yaşadığı odadaki anlatımlar kesinlikle bir filme yakışır şekildeydi. Ayrı bir yeri var bende Böll’ ün kitaplarının. Hangisini okusam önceliği her zaman insan oluşunun hissiyatını derinden hissediyorum. Melek Sustu kitabı da böyle oldu benim için. Savaşın, çaresizliğin, kötü şartların insan ruhunda bıraktığı acıların bir hafızası gibi. • Melek sustu savaş sonrası Almanya’da insanların hayata tutunma çabalarını anlatıyor. Savaş sonrasında verilen mücadele de gerçek bir savaştır aslında. Açlığa, barınmaya, paraya karşı verilen savaş… Dürüstlük, güven, dostluk, sevgi ve aşk gibi duygular insana yabancıdır artık. • Hans bir asker kaçağıdır. ölüm cezasına çarptırılır. Katip olan Wili, Hans tutsakken ona yaşayıp yaşamak istemediğini sorar. Aslında Wili tercihini çoktan yapmıştır. Barış sonrası hayatında savaştan farklı olmayacağını düşündüğünden ölümü seçer. Bunu da, yaşamak isteyen bir insanı kurtararak yapar. Hans ‘ın yaşamak istediğini söylemesi üzerine Hans’ın kıyafetleri ni giyer ve onun yerine geçer. Hans kurtulmuş ancak Wili kurşuna dizilmiştir.  • Hans yaşadığı şehre dönmüştür ancak yıllarca savaşta sahte kimlik kullandığı için gerçek ismini unutmuştur. Kendi, kendisine de bir yabancıdır aslında. Regina ile tanışır. O da savaşta bebeğini kaybetmiştir. Hans kendine barınacak bir yer arar, Regina’ın evine sığınır. Regina yalnızlığından ve acısından Hans’ın evine girmesine, onunla yaşamasına ses çıkarmaz.Hatta onunla her gün bir parça ekmeğini de paylaşır.Zamanla birbirlerine karşı hissettikleri sorumluluk bir sevgi ve bağlılığa dönüşür. İnsani duyguların insana yabancılaştığı bir ortamda Hans ve Regina’nın duydukları sevgiyi bir mucize gibi hissettiriyor Böll.  • Kitabın sonunda melek gibi bir
Melek SustuHeinrich Böll · Can Yayınları · 202461 okunma
Katharina Blum ve Medyanın çiğnenmesi gereken onuru
7/10
·136 syf.··
2026 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2026 21:32
Bu kitapta dikkatimi çeken noktalardan biri, hikayedeki bazı karakterlerin kendi işlerini 'en iyi şekilde' yapma iddiasıyla başkalarının hayatını yok etmeyi sorun olarak görmemeleri oldu. Gazeteciler için iyi bir haber, polis için başarılı bir operasyon ya da savcı için güçlü bir dava üretmek öncelik haline geliyor. Bu süreçte ise bir insanın özel hayatının parçalanması önemsiz bir meseleye dönüşüyor. Karakterlerin belki niyetleri iyi olsa dahi, bencillikleri tüm hikayeyi şekillendiriyor. Metnin bugün hâlâ güncel görünmesinin bir nedeni de medya eleştirisi. Günümüzde dikkat ekonomisinin giderek güçlenmesiyle birlikte insanların odak süreleri kısalıyor ve bu durum haber dilini doğrudan etkiliyor. Okurun dikkatini çekebilmek için manşetlerin giderek daha sert ve daha sansasyonel hale geldiğini görüyoruz. Böll’ün eleştirdiği tablo aslında bugün (sosyal medya sayesinde) çok daha görünür durumda. Kitap aynı zamanda okuduğumuz haberlerin arkasındaki gerçekliği sorgulamaya da zorluyor. Gazetede gördüğümüz bir başlık, çoğu zaman olayın yalnızca küçük ve dikkat çeken bir kısmını yansıtıyor. O başlığın arkasında hangi bağlamın, hangi insanların ve hangi kararların olduğunu çoğu zaman bilmiyoruz. Katharina Blum’un yaşadıkları da tam olarak bu noktayı gösteriyor, gazeteden okunulduğunda gördüğümüz kötü karakter, yakından incelendiğinde tamamen farklı bir yaşam sürüyor. Katharina Blum'un Çiğnenen Onuru Heinrich Böll
Katharina Blum'un Çiğnenen OnuruHeinrich Böll · Can Yayınları · 2016822 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bir Cyborg Masalı: Cinder
8/10
·425 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2026 16:40
Kitabımız 2054 yılında oldukça gelişmiş bir gelecekte geçiyor. Hikayemiz oldukça teknolojik bir hal almış ve cyborglar bile yapılabilecek kadar gelişmiş bir dünyada bir türlü çaresi bulunamayan bir vebayı temel alıyor. Ana karakterimiz Cinder ise hem kendi dertleriyle hem de ülkesinin sorunlarıyla uğraşmak zorunda kalıyor. Açıkçası kitaba başlarken ön yargıyla başlamıştım çünkü teknolojinin çok gelişmiş olduğu alemlerin ben ilgimi çektiği söylenemez. Ancak hikaye hiç sıkmadan kendi okutturdu ve beni gerçekten içine çekmeyi başardı. Bence çok başarılı bir uyarlama olmuş. Bir peri masalının olaylarına bu şekilde farklı yorumlar katmanın hiç de kolay bir şey olduğunu düşünmüyorum. Açıkçası ben Cinder karakterini sevdim prensi de başlarda çok sevmiştim ama sonradan sevgim azaldı. Karakter bana biraz toy geldiği için sanırım çok hoşlanmadım. Iko favori karakterlerimden biri oldu, çok sevimli bir şekilde canlandı gözümde. Kitabın aurasını da çok sevdim. Bu kitap yazardan okuduğum ikinci kitap ve iki kitapta da beni masalsı dünyalara götürmüş gibi hissettim. Bu kitabı okurken neden bilmiyorum ama Sailor Moon izlerken hissettiklerimin aynısını hissettim ve bu bence çok keyifliydi. Yazım dili bence biraz basit kaçıyordu ve olaylarda tahmin edilebilirdi ama yine de keyifli bir okuma sundu. Seriye devam etmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.
1000Kitap
CinderMarissa Meyer · Artemis Yayınları · 20237,1bin okunma
9/10
·624 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2026 12:27
''Yıllar 2054'ü göstermektedir ve teknoloji bir hayli gelişmiştir. Oxford profesörleri geçmişe gidip tarihi olayları araştırmaktadırlar. Tarih bölümü öğrencilerinden biri olan Kivrin yapılan hazırlıklar sonucunda 1920 yılına gönderilmek istenmiştir fakat yaşanan bir aksilikten dolayı 1948 yılına yani Kara Veba olarak bilinen Avrupa'nın yarısını öldüren hastalığın olduğu zamana gitmiştir. Kivrin'in akıl hocası olan Dunworthy, Kivrin'in gönderiliş şeklinden dolayı kuşku duymaktadır ve bir terslik olduğunu düşünmektedir. Tam da bu sırada günümüzde bir virüs meydana gelir ve insanlar teker teker hastalığa yakalanarak ölmeye başlarlar. Dunworthy bilim insanlarını Kivrin'in gittiği tarih ile ilgili bir yanlışlık olduğunu anlatmaya çalışırken bir yandan da hastalıklarla uğraşırken, Kivrin'de gittiğinde tanıştığı insanlarla kaynaşıp onları tanıyıp yaşarken başından geçen olayları okuyoruz kitapta. Kıyamet Kitabı; oldukça iyi yazılmış bir kitap. Yazar tarihi olayları, Kara Veba döneminde insanların başlarından geçenleri, çektikleri çileleri oldukça etkileyici ve okuyucuyu sıkmayan bir şekilde hikâyeleştirip anlatmayı başarmış. Kitabın dili oldukça sade, okurken kendimi hikâyeye kaptırıp gittiğim birçok zaman oldu ve kitabı okuyacak birçok kişinin de böyle hissedeceğini düşünüyorum. Kesinlikle öneridir.''
Kıyamet KitabıConnie Willis · İthaki Yayınları · 2026205 okunma
Puan vermedi·126 syf.·
2025 65. kitabı
Heinrich Böll kitabında bir kadının reyting uğruna nasıl aşağılandığını medyanın gücünü insanın onurunu yok etmek için nasıl kullanabildiğini, devletinde desteğiyle halkın nasıl maniple edildiğini rapor tarzında okuyucuya sunuyor. Katherina’nın yanında yer alan karakterlerler hakkın sağ duyusu olarak simgelenebilir. Kitabın yazım dilinin akıcı oluşu ve yazım stili okumayı keyifli hale getiriyor. Ben beğendim umarım sizde beğenirsiniz. Kitapla kalın sağlıcakla kalın:)
1000Kitap
Katharina Blum'un Çiğnenen OnuruHeinrich Böll · Can Yayınları · 2019822 okunma
Alman Dehası İncelemesi
8/10
·711 syf.··
Beğendi
·
2025 33. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 24 Eylül 2025 21:46
16. yüzyıla Osmanlılar, 17. yüzyıla İngilizler ve 18. Yüzyıla Fransızlar, 19. Yüzyıla ise Almanlar damga vurmuştur. 20. Yüzyıldan itibaren ise ABD’nin hükmü başlamıştır. Felsefeciler; Johann Wolfgang Von Goethe , Immanuel Kant , Georg Wilhelm Friedrich Hegel , Gottfried Leibniz , Arthur Schopenhauer , Karl Marx , Friedrich Engels , Anselm Ritter von Feuerbach , Friedrich Nietzsche , Martin Heidegger , Max Weber . Müzisyen ve besteciler; Beethoven, Mozart, Brahms, Wagner, Bach, Strauss. Şairler ve Edebiyatçılar: Gotthold Ephraim Lessing , Friedrich Schiller , Friedrich Hölderlin , Heinrich Von Kleist ,
Araştırma-İnceleme Tarih
Alman DehasıPeter Watson · Kronik Kitap · 202430 okunma