Birçok rubaisinde de insanlar hakkında kendilerinden gayet emin bir tavırla hükme varan alimleri ve imamları hedef almaktaydı:
Ferman sende, ama güzel yaşamak bizde
Senden ayığız bu sarhoş halimizde
Sen insan kanı içersin, biz üzüm kanı
İnsaf be ey softa, kötülük hangimizde?
Softa fahişeye demiş ki: Utanmaz kadın
Her gün sarhoşsun, onun bunun kucağındasın
Doğru, demiş fahişe, ben öyleyim. Ya sen?
Sen bakalım şu göründüğün adam mısın?
Büyük ölüleri yaşar bir toplumun geleceğini,
Sen bundan yeşermektesin
Anıtkabir’de her yıl.
Büyük ölüleri yaşar bir toplumun geleceğini,
Sen bundan kalıcısın
Toprakta, yerde, taşta... çocukta.
Büyük ölüleri yaşar bir toplumun geleceğini,
Sen bundan ölmüyorsun
Mustafa Kemal Atatürk.
Montesquieu öncelikle inançlı bir insancıdır, öncelikle toplum yaşamıyla ilgilenir, insan için yararlı olanı araştırır.(...)
( Montesquieu: Aydınlanma’nın Öncü Kişisi )
(...)Bir akşam çok istediği bir toplantıya gelemeyecek kadar ateşli olduğunu duymuştuk. Geç vakit geldi: “İki aspirin aldım, sıcak bir banyo yaptım, ateşi yendim,” demişti.(...)