Doğum, hastalık, ölüm Allah'ın emri. Anladık! Fakat ne bileyim, özlediğin bir işte çalışmadan, içine doğduğun şu dünyanın ötesini berisini hiç görmeden, taş üstüne bir taş koymadan, bir ağaçcağız olsun dikmeden, bir günceğiz olsun şunun bunun eteğini öpmeden yaşayamamak ve böylece dünyadan defolup gitmek de
Allah'ın emri değil a!." diye bağırdı ve elindeki çekici tezgâha öyle bir vurdu ki, tezgâhın -Halil Usta’nın tabiriyle- alabandasını, yani kenarını parçaladı.
Kaç kez bir hastanın, “Varoluşumun anlamını ve amacını bir bilebilsem sinirsel sıkıntılarımdan da kurtulurdum!" diye bağırdığını duymuşumdur. Zengin ya da yoksul, evli ya da bekâr, ne durumda olursa olsun burada önem kazanan, yaşama bir anlam verilmiş olmasıdır.