Bu sabah bir gönlü güzel ile aramızda şöyle bir ân yaşandı:
İşe gitmek için evden çıktım, servise yetişmek için ellerim cebimde, kafamda binbir türlü düşünce ile yürüyordum ki arkamdan birinin sesi ile irkildim;
- Hayırlı sabahlar evlat!
- Hayırlı sabahlar.
- Ellerin cebinde yürüme evlat!
İçimden 'nasıl yani, ne demek istedi acaba?' diye düşünürken yüzümdeki ifademden şaşkınlığımı anlamış olacak ki cevabı da kendisi verdi.
- 'Sabahın nasibi ellerdedir evlat. Ellerini cebinden çıkar ki nasibine ulaşasın.'
Dedi ve birkaç nasihat daha ekleyerek uğurladı. Neden bilmem lâkin çok etkiledi beni. Binbir düşünce ile çıktığım evden, belki günlerce zihnimi meşgul edecek bir düşünce ile yoluma devam ettim.
Yolumuzu böyle gönlü güzellere rast getiren Allah'a ﷻ hamdolsun.
Ben hisseme düşeni aldım.. sizler de nasiplenin istedim.
Selâmetle 🌾
Dün Hz.Hüseyin'i (r.a) davet edip Kufe'de Şehit edenlerle, bugün İsmail HANİYE'yi davet edip şehit edenler arasında hiç bir fark yoktur. Dün de ihanet vardı bugün de ihanet var.
Siyonist yazarı 'ayın yazarı' seçen Kitapyurdu yayınevini boykot ederek, üyeliğimi iptal ettim.
Bknz: Kitapyurdu üstenci bir dille; kitap okurlarına Harari’nin görüşlerini araştırmalarını tavsiye etmiş. Oysa Harari, 19 Ekim’de Washington Post’ta yayınlanan yazısında Hamas'ın İsrail'de 'katliam' gerçekleştirdiğini ve İsrail'in vatandaşlarını korumaya hakkı olduğunu söylüyor. Tüm dünyada binlerce okuru, Gazze soykırımına karşı “tarafsız kalma” tavrından dolayı Harari’yi ağır cümlelerle eleştirip boykot ederken, Harari Türkiye’de ayın yazarı seçildi. Peki Kitapyurdu ne yaptı dersiniz... haklı tepkileri küçümseyerek, “az okuyun araştırın” diye aşağılayıcı bir üslup kullanarak üste çıkmaya çalıştı.
Madem öyle o zaman #kitapyurduboykot
Kitapyurdu.com