Sacide

Sacide
@SSacide
İki ömrüm olsun isterdim; biri yaşamak, diğeri okumak için.
Bir zamanlar dünyanın güzel bir yer olduğunu düşünürdüm. çocuktum, aptaldım. panjurları kapadım, sürgüyü çektim. dünya orada kalsın.
Ellerini özledim*
"Ellerime bakıp ellerini özledim. Bu bir masal değildi; Öyle olsa çoktan sarılmak için dönerdin bana." //Kabuğunu Arayan Yara Onur Köybaşı
İnsan ve Duygular
Hayatta bizi acıdan, öfkeden, hüzünden daha çok yoran şey her ne hissediyorsak bunları yaşayamamak, yok saymaktır. Yok saymak, bu duyguları derinlere doğru bastırmak, özellikle de çevreye hissettirmemektir. Bunlar öyle çok yorar ki bizi.
"Adımla Nasıl Berabersem"
hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların bir dakika bile çıkmıyorsun aklımdan koşar gibi yürüyüşün karanlıkta bir ışık gibi aydınlık gülüşün hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların uzak uzak yıldızlarla çevrilmiş kainatin karanlık boşluklarında akıp giderken zaman adımla nasıl berabersem öylece beraberiz seninle her saat seninle her dakika seninle her saniye gönlümüz mutluluğa inanmış olmanın gururuyla rahat koltuğumuzun altında birer dinamit gibi kellemiz ve sonra her zaman her ölümlüye aynı şartlar altında kısmet olmayan gerçekleri görmenin aydınlığı alınlarımızda hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların sen bana kalbim kadar elim kadar yakınsın..
Aşk
Benim onu sevmemin nasıl bir mucize olduğunu bilmiyor. Belki de sıradan ve vasıfsız bir şey gibi görüyor bunu. O da haklı. Neredeyse tanıyan herkes sevmiş onu. Farklı boyutlarda elbet. Ama bir şekilde sevmiş. Zaten onu birazcık tanıyan birinin kayıtsız kalması, sıradan biri gibi davranması mümkün değil. Fakat ben ne yapabilirim? Anlatamıyorum. Anlatamamamın sıkıntısı içimdeki telaşı kat be kat artırıyor... Seni en çok ben seviyorum desem, en başka ben seviyorum ve en başta, herkesten çok, en çok, en... Ne en? İçimden geçenleri bilse koşup boynuma sarılır. Oysa sadece anlatabildiğim kadarını biliyor. Anlatabildiğim kadarını... Anlatabildiğim kadarıyla ne yapılabilir? Birer çay içilebilir belki.. Ali Lidar