Söz Düğümleri

10/10
·139 syf.··
Beğendi
·
2023 2. kitabı
·
110 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2023 17:36
Bu kitabı Ramazan ayı içerisinde okudum ve Ramazan'ıma o kadar anlam kattı ve o kadar zenginleştirdi ki anlatamam. Orucun aslında benim bildiğimden çok daha fazla yöne sahip olduğunu öğretti bana. Her Ramazan dönüp bakabileceğim, kendime hatırlatmalarda bulunabileceğim bir kitap. Her yazısı ayrı güzeldi ama ben en çok "Oruç ve Diriliş" yazısını beğendim. "Orucun Ömrü" yazısı da çok güzeldi. Orucun; çocuk, eşya, ruh, beden üzerindeki etkileri anlatılmıştı bu yazılarda. Özellikle de "Oruç ve Diriliş" yazısındaki eşya kavramının üzerine olan düşünceler beni çok etkiledi. Batı ile olan karşılaştırmalı anlatımlar da etkileyici ve ufuk açıcıydı. Ben bu kitaptan birçok ders çıkardım. Bunlardan biri şu oldu: "Oruçta bir süre yemek yemeyiz ve nimetlerin kıymetini anlayıp açın halini de idrak ederiz" diyerek orucu özetlemek bana kalırsa orucun içini boşaltmaktır. Evet elbette orucun böyle bir yönü de vardır ancak adeta bir derya nimete sahip oruç için küçük bir kısımdır. Yani Ramazan gidince ne değişti sende? Önceden belli saatlerde yemek yiyemiyordum şimdi yiyebiliyorum mu? Önemli olan, bu aydan bize geriye ne kaldığıdır. Hatalarımızı fark edip düzeltebildik mi? Ruhumuzda gerekli temizliği yapabildik mi? Bu aydan sonra da devam ettireceğimiz güzel alışkanlıklar edindik mi? Mümin kardeşliğimize yakışır hal ve muhabbetlere ulaşabildik mi? Bir diğeri ise: Maddiyatımızı ve maneviyatımızı dengeleyebilmek, gerçek anlamıyla yaşamanın -bu hayatın hakkını vermenin- anahtarıdır. Ancak bu denge halini sağlayan şey eşitlik hali değildir çünkü maddeyi, maddi varlığımızı şekillendirip anlamlandıran da maneviyatımızdır. Yani denge halini, her iki dünyamız için gereken değerleri bilmek ve ona göre davranmak sağlar ve bu değerler eş değildir. Bu kitap daha birçok öğreti barındırıyor
Samanyolunda ZiyafetSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20254,588 okunma
Reklam
8/10
·207 syf.··
Beğendi
·
2022 5. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2022 17:53
Kitap aktı gitti, hikayenin güzelliği anlatımındaki sadelikteydi. Nur'un bazı sorularına cevap alamasa da bazen yalpalasa da pes etmeden bir arayış içinde olması etkileyiciydi. Aynı zamanda Nur'un bu arayışta karşılaştığı hiçbir insanın onu yargılamadan, eksikliklerine takılmadan soruları için yardımcı olmaya çalışması o kadar güzeldi ki günümüz insanlarının birbirlerine karşı tavrı düşünülünce adeta bir ütopya gibiydi. Sinan'ın her anlamda bir teslimiyet içinde olması, ruhunun daima dingin olması çok göze çarpıyordu. Ulaşılması çok güç bir anlayışa sahipti, her ne kadar etkileyici olsa da bu karakter özelliklerinin her zaman için iyi olduğunu söylemek güç geliyor bana. İskender, Dilber, Cemil, Çiçek... Her karakterin hikayesi arka plana atılmadan verilmişti. Herkesin kendi hikayeleriyle kendi yolunda ama birbirine de kaderin ipleriyle bağlı olduğu çok güzel bir şekilde anlatılmış. Kitapta geçen mahalle ve aidiyet duygusunun bağlantısı, beton evlerdeki sıkışmışlık, eski mimari anlayışının taşıdığı ruh yani maddeye geçen ruh, kalp ile düşünmek üzerine ayetler gibi konular çok ilgimi çekti. Belli ki bu konular üzerinde ayrıca düşüneceğim. Benim bu hikayeden çıkardığım şu oldu: Herkes eksik, herkes bilerek veya bilmeyerek bir arayış içinde ve herkes yolda. Bize düşen kurtulmak için kurtarmak. Sırt çevirmeden, bizim de eksiklerimiz olduğunu bilip kötü zanlarımızdan arınarak insanlarla muhabbet hali içinde olabilmek...
NurMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 20144,915 okunma
9/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2022 2. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2022 21:37
Serenad... Oğlu karşısındaki ilginç tepkisizliği ve değişimiyle Maya, kaderlerine kimliklerini gizlemek düşen üç kadın, gözlerinin önünde yaşanan facianın yükünü yıllarca taşıyan Maximilian, akranlarının zorbalığı ve iyi yetişememenin etkilerini gözler önüne seren Kerem ve daha nice derinlikli karakter... Aslında gözlerimizin önünde, elimizin altında duran fakat bilincinde olmadığımız trajedileri anlatıyor çok güzel bir olay örgüsüyle. Kişiler üzerinden anlatılması daha etkileyici kılıyor gerçek hayatta yaşananları. Bir hikaye içerisinde günümüzde tartışılan hemen hemen her konuya değiniyor. Ancak benim en çok üstüne düşündüğüm, tarihimiz ve bizim için yaptığı "yılanlarla, karanlık kuyularla dolu olan bahçede oynamasına izin verilmeyen çocuklar" betimlemesi. Aslında çok da uzak olmayan tarihimize ne kadar yabancı büyüyoruz, o bahçeye girmemek adına nasıl da sessiz bir anlaşma var; kitap bunu birçok kez vurguluyor hem karakter üzerinden hem de açıkça. Bitince insanın sindirmek adına kendisine zaman tanıması gereken bir kitap. Karakterlerini anlamak, tarihin belki de birçoğumuzun bilmediği olaylarını öğrenip araştırmak için kitabın kapağını kapattıktan sonra da çalışmamız gerekiyor. Yazarın kitapla ilgili sorulara verdiği cevaplar için arkada bir kod bulunuyor, son tahlil için dinlemenizi tavsiye ederim.
SerenadZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 2021164bin okunma
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2021 12:10
Okuduğum ilk Sabahattin Ali romanıydı. O kadar etkileyiciydi ki... Yazarın müthiş tasvirleri vardı, hele İsmet Şerif karakterini tasvir ettiği bir yerde gözümde canlanan hali dayanılmazdı. Günlük hayatta aslında çokça karşılaştığımız o insan tiplerini en gerçekçi haliyle veriyor ve yaşananları gözünüzün önünden bir sinema izler gibi geçiriyor. İnsanların düştüğü boşluğun onları nerelere savurduğu; düşüncesizce, hesaplanmadan üstlenilen sorumlulukların insanda oluşturduğu büyük değişim ve iç çatışmaları göz önüne seriyor. Ömer'in kendine olan yabancılaşması ve içinde kendinden ayrı bir varlık olduğuna kendini inandırması, Nihat'ın kendini bir mücadeleye bağlamış olduğunu sanması ancak aslında fiil ve düşüncelerinin özündeki kötülüğe bir kılıf bulmuş olması... Her karakterin kendine özgü hali insanı düşünmeye ve sorgulamaya sevk ediyor.
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019209bin okunma
10/10
·131 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2021 23:16
İdam gibi derin tartışmalara sebebiyet veren bir konuyu bir de Victor Hogo'nun kaleminden, bir idam mahkûmunun gözünden okuyun. Gerçekten çok etkileyici bir kitap. Belki de idama hiç bakılmayan bir noktadan pencere açıyor ve sizi kitabın içine çekip duyguları çok iyi aktarıyor. Ölüm kavramı üzerine sizi düşündürüyor. Benim için tartışılabilir noktaları da vardı, bunlar üzerine kafa yormak da ayrı keyif verdi. Herkesin okumasını tavsiye ederim.
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,5bin okunma
Reklam