Ezilenler, Dostoyevski’nin sürgün dönüşü kaleme aldığı ilk büyük eser olmasının ötesinde, yazarın edebiyat tarihindeki en güçlü karakter arketiplerini ilk kez sahneye çıkardığı "büyük laboratuvardır." Kitapta karşımıza çıkan figürler, yazarın erken dönemindeki arayışların olgunlaşmış ve gelecekteki başyapıtlara yön veren en keskin halleridir. Bu eser sadece toplumsal adaletsizliği değil, ruhun kendi kendine uyguladığı şiddeti de anlatır.
Natasa karakteri ile mazoşist bir aşığı anlatirken, Prens Valkovski ile de rafineri bir kötülük timsali pragmatist bir karakter islemistir. Küçük Nelli ile
yasadiklari ile erkenden yaslanmis ruha sahip, kin tutan kırık kalpli hasta bir çocuğu işlemiştir.
Usta yazarin derin gozlem yetenegi ve karakterleri dantel gibi islemesi ile yazilan
Ezilenler, sadece bir ezen ve ezilen hikayesi değildir. zamansiz derinlikli bir ruh otopsisidir.
²